{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/771 <br>KARAR NO\t: 2024/1405<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/552 Esas 2022/1025 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 04.04.2017 tarihinde davalı ...’un,sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde olduğu sırada davacı yayaya çarpmasıyla meydana gelen kazada davacının yaralandığını  belirterek  fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000-TL manevi tazminatın haksız filin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı ...’dan tahsiline, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 1.000-TL'nin haksiz filin gercekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi için poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini  talep etmiş, ıslah dilekçesi ile  sürekli  iş  göremezlik  tazminatı talebini 164.865,83 -TL olarak artırmıştır.<br>\t Davalı ... ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\t Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamış; ancak 15/02/2022 tarihli beyan dilekçesinde ve katıldığı duruşmalarda davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, maddi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş gücü kaybından kaynaklı 164.865,83-TL tazminatın, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı  ... ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt  tarihi olan 25/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/04/2017  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam  kusurlu olduğunu, davalı ... şirketi tacir vasfında olduğundan mahkemece hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\t Somut olayda kaza tespit tutanağında, 04.04.2017 tarihinde sürücü ...’un idaresindeki aracıyla seyri sırasında kavşağa geldiğinde karşıya geçmeye çalışan yaya ...’ya çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın ve sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’un % 60 oranında, davacı yaya  ...’nın % 40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 44. ASCM’nin 2018/734 Esas sayılı dosyasında sanık sürücü ...’un taksirle bir kişinin yaralanması suçundan  cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine itirazın reddi ile kararın 25/02/2020 tarihinde kesinleştiği, anılan ceza dosyasında alınan 22/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, katılan yaya ...'nın kusurunun olmadığının belirlendiği, dosyada ATK’dan alınan 04/12/2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, katılan yaya ...'nın kusurunun olmadığının belirlendiği, davalı sürücü tarafından sevk ve idare edilen aracın kaza tarihini kapsar ZMM sigorta poliçesinin davalı ... şirketi tarafından tanzim edildiği, mahkemece H.Ü.Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 01/12/2021 tarihli raporda davacının dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda, 04/04/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı davacıda meydana gelen sol ayak bileğinde pilon kırığı ve osteomyelit dikkate alınarak; “Özürlülük Ölçürü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında maluliyet oranının %16 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin çoklu ameliyatlar ve osteomyelit nedeniyle 12  ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin çoklu ameliyatlar ve osteomyelit göz önüne alındığında 24 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği,mahkemece aktüer bilirkişiden alınan raporda, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 164.865,83 TL, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 13.266,72 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’un % 60 oranında, davacı yaya  ...’nın % 40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 44.ASCM 2018/734 Esas sayılı dosyasında alınan 22/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda ise, kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, katılan yaya ...'nın kusurunun olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu halde kusur durumu ile ilgili olarak  Ankara 44.ASCM’de görülen dosya ile eldeki davadaki maddi olgu/kusur saptaması arasında çelişki doğmuştur. <br>\tBu durumda mahkemece, yargılamada birliğin sağlanması ve yargıya olan güvenin sarsılmaması bakımından  Ankara 44.ASCM tarafından alınan ve karara esas kabul edilen kusur bilirkişi raporu ile mahkemenin aldığı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, kusurun ve maddi olgunun belirlenmesine ilişkin olarak tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda tarafların itirazlarının tartışıldığı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderir şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette üç kişilik Karayolları Fen Heyeti üyelerinden veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre kazanılmış haklar da korunarak karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin  sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi tarafından verilen 26/12/2022 tarihli 2020/552  Esas - 2022/1025 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre,davacı vekilinin  sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t<br>\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1ffc1d3026bfa6e","SID":"589bed46675394fb"}}