{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1030 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1988<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/1248 Esas - 2022/320 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ \t: 22/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 22/11/2024<br>                     <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2022 tarih 2017/1248 Esas 2022/320 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDAVA :Davacı vekili, 10/06/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobili ile davacı ...'ın kullandığı ... plaka sayılı kamyonetin şeridine girerek çarpması neticesinde davacının yaralandığını, araç sürücüsü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ...Ş'nin kaza nedeniyle meydana gelen maddi tazminat, tedavi giderleri, bakım giderleri ve diğer sair harcamalardan sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı için, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 1.000,00.-TL alıcı ve geçici iş göremezlik ile 500,00.-TL bakıcı ve bakım gideri, 500,00.-TL tedaviye bağlı  ilaç, yol ve diğer giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının 28/10/2017 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP :Davalı vekili, trafik kazasının 10.06.2017 tarihinde meydana geldiğini, tazminat hesaplamalarında TRH-2010 yaşam tablosunu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, davacıya geçici iş görmezlik süresince SGK tarafında ödeme yapıldığından davacının zararı ortaya çıkmadığını, tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda  olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bakıcı gideri tazminatından %50 oranında indirim uygulanması gerektiğini, davacının maluliyet oranının %70 ve üzeri olduğu durumda bakıcı gideri hesaplaması yapılması gerektiğini, ancak davacının maluliyet oranının %9 olduğunun belirlendiğini, bu sebeple hesap bilirkişi raporunda hesaplanan bakıcı gideri tazminatının kabulünün mümkün olmadığını, fatura edilmeyen tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumluluğun bulunmadığını, davacının emniyet kemerini takmayarak kusuru ile zarar görmesine neden olduğunu, davacıya ödenecek tazminattan TBK 52. ve 53. Maddeleri gereğince hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 10/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, davalı ... tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı araçların çarpıştığı ve davacının kaza nedeni ile yaralandığı, davalı şirket tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu,  davacının meydana gelen kaza nedeni ile geçici iş göremezlik süresi, kalıcı iş göremezlik oranı, tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olup olmadığı yönünde sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği, ATK tarafından düzenlenen  08/05/2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporarı Hakkında Yönetmeliğe göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %9 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kazaya kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirildiği, söz konusu rapor uyarınca aldırılan aktüerya raporuna göre  davacının 5.616,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 169.537,24 TL sürekli iş göremezlik zararı, 1594.60TL bakıcı gideri, 1.759,50 TL tedavi amaçlı yol, pansuman, özel muayene vb gideri olmak üzere toplam 178.507,34 TL maddi zarar hesaplandığı, mahkemece söz konusu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, tarafça ceza dosyası suretinin dosyaya sunulması ve CMK kapsamında bir uzlaşma olup olmadığının tespiti ve uzlaşmanın varlığı halinde de başvurunun “aktif husumet yoksunluğu” nedeniyle reddi gerektiğini, davadan önce sigorta şirketine davacı taraftan ulaşan herhangi bir başvuru evrakı bulunmadığını, hesaplamada TRH 2010 tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılması gerekirken, raporda %10 artırım %10 iskonto ve TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının kanuna aykırı olduğunu,  hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının bakıcıya ihtiyaç duyacağına dair bir tespit bulunmadığını, geçici iş göremezlik gideri ve bakıcı giderlerinin tedavi giderleri kapsamında olup; 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirketin tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, fatura edilmeyen tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının emniyet kemerini kullanmamış olması nedeni ile ayrıca müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.  \t <br>\tGEREKÇE :Dava, 10/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.     <br>\t 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı ... ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)  <br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 - 2022/9633). Bununla birlikte  11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasındaki dönem itibarıyla çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60'ın altında kalması halinde 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanması gerekecektir. <br>\tHak sahiplerinin bakiye ömürleri yönünden yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K)    \t\t<br>\tDiğer taraftan, davalı ... poliçe limiti ile sorumludur. Davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde kaza tarihi itibariyle teminat  limitinin belirlenmesi gerektiği, poliçenin düzenlenme tarihinden sonra, yani kaza tarihi itibarıyla limitin yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni limit üzeriden geçerli olacağı, hükmün infazında tereddüte neden olmaması amacıyla poliçe limitini aşmayacak şekilde poliçe limiti belirtmek suretiyle davalının sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekmektedir.  <br>\t\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminat hesabının progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde kaldığının bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı ... tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 12.193,84 TL'den peşin alınan 3.048,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.145,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"391d616acd29189c","SID":"87bae76001fb5e13"}}