{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1538 - 2024/1750<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1538 <br>KARAR NO\t: 2024/1750<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/1095 E.  -  2022/434 K.<br><br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/05/2022 tarih ve 2018/1095 E. - 2022/434 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı - birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-birleşen davada davalı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin Türkiye-Almanya arası taşıma yaptığını, bu taşıma için 2.900,00 Euro tutarında e-fatura düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalıdan olan alacağın tahsili için Eskişehir 2.İcra Müdürlüğünün 2018/8096 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başladığını, davalının yetkiye, borca ve faize itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazların haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere borçlu tarafından Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8096 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve icra takibinin 2.900,00 Avro asıl alacak üzerinden 10.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Avro için bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada, müvekkilinin iddia edilen hasarın gerçekleşmesine ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, bir an için sorumlu olduğu kabul edildiğinde ise birleşen davada davacının zararının ispatlanamadığını, hasarın gerçekleşmesinden sonraki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> \tDavalı-birleşen davada davacı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, taşıma sırasında ihracat yaptıkları firmanın iki araçlık yükünde ürünlerde ıslanma meydana geldiğini, ... şirketi ve bu şirketin ürünleri sattığı üçüncü kişi konumundaki müşteriler tarafından ıslanan ürünlerin kabul edilmediğini, ürünlerin hurda edildiğini ve zayi olduğunu, müvekkili şirketin iyi niyetini suistimal edenin davacı şirket olduğunu, müvekkili şirketin ihraç ettiği ürünlerin bedelinden kesinti yapıldığını, bu kapsamda somut zararının varlığının da sabit olduğunu, alıcı firmanın müvekkiline eksik ödemede bulunduğunu, hasarın davacıya ait olduğunu, bu nedenle müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini ileri sürerek, birleşen davada 1.779,84 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca USD için bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsilini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 26 UK 554 plakalı araç ile Bolvadin/Afyon -Almanya arasında taşıma sözleşmesi imzalandığı, bu taşıma için 2.900 Euro tutarında e-fatura düzenlendiği, davalının bu borcu ödememesi üzerine davacının Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2018/8096 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı, taşıma sırasında ürünlerin ıslandığı ve müşteri tarafından ıslanan ürünlerin kabul edilmediği, bu sebeple ürünlerin hurda edildiği ve zayi olduğu, bu nedenle davacının hasar bedelini karşılaması gerektiği iddia edilerek karşı dava açıldığı, davalının hasarlanan ve imha edilen ürünlerin bedeli olan 1.779,84 USD talep ettiği, bahsi geçen taşımanın uluslararası karayolu taşıma olması nedeniyle CMR konvansiyonu ve 6102 sayılı TTK nun hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının 26 UK 554 plaka sayılı aracı ile davalının ürünlerini Bolvadin/Afyon-Almanya'ya taşıdığı, taşıma irsaliyesine herhangi bir hasar kaydı konulmadan malların teslim edildiği, dava dışı ... tarafından bu taşımada sevk edilen ürünlerin bedelinin davalının hesabına havale edildiği, herhangi bir kesinti yapılmadığı, bu sebeple davacı taşıyıcının taşımaya ilişkin herhangi bir hasar veya ürünün zayi olduğu yönünde kayıt ve evrakın olmaması sebebiyle davacının 2.900,00 Euro bedeli alması gerektiği; birleşen dava yönünden ise hasar bedelinin davacıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın  kabulü ile, davalının Eskişehir 2 İcra Müdürlüğünün 2018/8096 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 2900,00 Euro'nun takip tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı (7.5508 TL) 21.897,32 TL'nin %20'si oranında 4.379,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen davada davacı vekili, birleşen dava hakkında hiçbir inceleme yapılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, iki araçlık yükte ıslanma meydana geldiğini, alıcı firma yetkilisinin sigorta şirketi ve expere ilişkin yapılması gerekenleri yaptığını, davacı şirketin hasarlı ürünleri almadığını, ürünlerin hurda edildiğini, gönderilen firmanın 32 ıslak koli bedelini keserek ödeme yaptığını, hasarın davacının kusuruyla oluştuğunu, alıcının malı kabul ettiği ve bedelini eksik ödediği yönünde kurulan hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, müvekkili şirketten kesinti yapıldığının defterler mail kayıtları ve faturalarla sabit olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmediğini, raporda malın ayıplı olduğunun belirtildiğini, icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, asıl dava itirazın iptali, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı şirketin, davalı ile aralarındaki taşıma sözleşmesi uyarınca davalıya ait emaye tencere emtiasının Bolvadin/Afyon'dan Almanya'ya taşındığı, taşıma nedeniyle 2.900,00 Euro tutarlı e-faturayı düzenlediği, davalı tarafça fatura tutarının ödenmediği, tahsili için başlatılan takibe de itiraz edildiği, ancak, davalı-birleşen davada davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre de davacı tarafa 2.900 Euro borçlu olduğu, öte yandan, birleşen davada toplam 32 adet kolinin ıslandığı, sadece ambalajları hasarlanmış olan bu tencerelerin dava dışı alıcı ...'nın müşterisi tarafından kabul edilmediği, müşteri tarafından tencerelerin hurda edildiği ve bedellerinin de ... tarafından davalı şirketin alacağından kesildiği ileri sürülmüş ise de, emtiaların alıcısı tarafından davalı-birleşen davada davacının fatura bedeli karşılığı olan 43.884,18 USD'yi ...Bankası kanalı ile davalı-birleşen davada davacının hesabına havale edildiği, bu durumda birleşen davada davacının zararını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen davada davacı ... Emaye Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.173,27 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı - birleşen davada davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL maktu ve 374,00 TL nispi harç olmak üzere toplam 454,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 718,57 TL'nin davalı - birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/11/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ac034a58d906180","SID":"b01a3db4d948d58e"}}