{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1505 <br>KARAR NO: 2024/1575<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/05/2021<br>NUMARASI: 2017/1071 E. -  2021/557 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Şirket yönetiminden azilden kaynaklanan) <br>Taraflar arasındaki tazminat  davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iki ortaklı limited şirket olduğunu, müvekkilinin 857.500 TL ile  %49 oranında, müvekkilinin eşi ...'in ise %51 oranında ortak olduğunu, diğer ortağın 02.03.2017 tarihinde davalı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduğunu, bu hareketin davalı şirketin değerini ve gelirini düşürdüğünü, davalı şirketin kiracı olduğu dükkana ilişkin kira sözleşmesinin feshedilerek yerin yeni kurulan şirkete kiralandığını, rekabet yasağına aykırı eylemler nedeniyle tazminat hakkının saklı tutulduğunu, şirkette yaşanan sorunlardan sonra taralar arasında yaşanan tartışma üzerine diğer ortağın müvekkilini darp etmesi nedeniyle, müvekkilince boşanma ve mal tasfiyesi davası açıldığını bu davalardan sonra diğer ortağın 09.11.2017 tarihli yazısı ile müvekkilinin şirketteki tüm görevlerinden haksız şekilde azledildiğini, müvekkilinin 2002 yılından azil tarihine kadar şirketteki görevlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin uzun süre münferiden şirketi temsil ettiğini, uzun yıllar şirketin pazarlama müdürlüğü yapan müvekkilinin şirketten aylık ücret veya kar payı almadığını, müvekkilinin sadece huzur hakkı aldığını ve bir kısım harcamalarını şirkete ait kredi kartı ile yaptığını, müvekkilinin işlerini yapan bir kişinin  en az 20.000 TL maaş aldığını, müvekkilinin ortaklıktan çıkma için dava açtığını, haksız azil nedeniyle müvekkilinin kıdem, ihbar, kar payı, sözleşmeye aykırı davranış  gibi eylemlerden doğan zararların tazminin gerektiğini ileri sürerek,  haksız fesih nedeniyle 5.000 TL kıdem tazminatının ve  5.000 TL ihbar tazminatının  faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilinin hizmet akdiyle çalışmadığına kanaat getirilmesi halinde haksız azil nedeniyle on altı yıllık çalışması karşılığında kanuni sosyal hakları elinden alınan müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için genel hükümler çerçevesinde 10.000 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin taleplerin iş mahkemesince karara bağlanabileceğini, davacının şirketin ortağı olduğunu, çalışan, işçi ya da sözleşmeli personeli olmadığını, aktif husumet ehlinin bulunmadığını, davacının, ciddi psikolojik hastalık, görevlerini yerine getirememe, şirket yöneticisi eşine çalışanlar önünde hakaret nedeniyle azledildiğini, haksız rekabet iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının emekli olması nedeniyle prim ödenmesine gerek bulunmadığını, şirketin her iki ortağına da maaş ödemediğini, huzur hakkı ödendiğini, daha önceki yıllarda kar payının şirkete devir edildiğini, bu yıl kar payını davacının almadığını, davacının birbiri ile çelişen talepler içeren davalarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, tazminat istemine ilişkindir. Dava konusunun davacının % 49 oranında ortağı bulunduğu davalı şirketteki tüm görevlerinden 09/11/2017 tarihli bildirim ile azledildiği iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsili; mahkemenin davacının davalı şirkette hizmet akdi ile çalışmadığına kanaat getirmesi halinde davalı şirketin haksız azli sebebiyle uğradığı iddia olunan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı, şirket ortağı ve müdürü sıfatında olması sebebiyle İş Kanunu kapsamında kalmadığından, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davacının Huzur hakkı istemi yönünden değerlendirme yapıldığında; davacı ortağın müdür olması sebebiyle ücret alacağı bulunduğu, şirket kayıtlarında davacıya bu alacağına binaen ödeme yapıldığının görüldüğü, bilirkişi heyeti tarafından toplam ödenmesi gereken miktar olarak 233.994,42 TL hesaplandığı, davacıya ise bu alacağın 184.542,44 TL' sinin ödendiği, bakiye 49.451,44 TL ödenmediği görülerek, davacının bu miktar kadar alacağı olduğu kabul edilmiştir. Davacının, dava dilekçesinde terditli talebi olduğundan ve taleplerinden biri tam kabul edildiğinden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeden( Yargıtay 2. HD, T. 14.12.2016, E. 2016/21587, K. 2016/15987)....\" gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, davacının huzur hakkı alacağı talebinin kabulü ile 49.451,44 TL huzur hakkı alacağının (10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, bakiye 39.451,44 TL'sine ıslah tarihi olan 13.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizle birlikte tahsiline,  karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talep edilen tazminatın huzur hakkı olmadığını, huzur hakkının VUK kapsamında ücret olarak değerlendirilemeyeceğini, 1973 yılında kurulan şirketin bir ortağının ayrılması üzerine davacının, limited şirketin iki ortaklı olmasının zorunlu olması nedeniyle bedelsiz olarak ortak olduğunu, davanın konusunun huzur hakkı/kar payı olmayıp, genel hükümler çerçevesinde davacının 16 yıllık çalışması neticesindeki mağduriyetinin giderilmesi amacı ile ödenmesi talep edilen maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, oysa mahkemenin TTK'nın 394. maddesinde de belirtilen ücrete karar verdiğini, huzur hakkının tazminat olmayıp ücret olduğunu, TTK'nın 409. maddenin ilk fıkrasında yönetim kurulu üyelerinin kazanç paylarının olağan toplantılarda karara bağlanacağının belirlendiğini, TTK'nın 513. maddesinde; “...yönetim kurulu üyeleri.. kazanç payı veya başka bir nam altında hizmetlerine karşılık olarak aldıkları ve fakat uygun ücreti aşan ve bilanço uygun bir ücret miktarına göre tedbirli bir tarzda düzenlenmiş olduğu takdirde...” hükmü bulunduğunu ve bu maddeye göre ücret tabirinin, yönetim kuruluna herhangi bir isim altında şirketteki faaliyetlerine karşılık olarak verilecek olan meblağı ifade ettiğini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre huzur hakkı ödemelerinin de ücret kapsamında gelir vergisi tevkifatına tabi olduğunu, Müvekkilinin tüm aşamalarda huzur hakkı ödemesinin yapılamasına hazır olunduğunun belirtildiğini, cevap dilekçesinde de bunun belirtilerek, şirkette maaş ödenmediği sadece huzur hakkı ödendiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda da 2012 yılından davacının görevine son verildiği 2018 tarihine kadar huzur hakkı ödendiğinin belirlendiğini, müvekkilinin huzur hakkını ödemeye amade olduğunun belirtildiğini, davacının huzur hakkına ilişkin talebi bulunmadığını, 16 yıllık çalışmasının karşılığı olan maddi tazminat istediğini, 16 yıllık süreçte son yıl dışındaki huzur hakkının ödendiğini, bu nedenle talep edilen tazminat ile hükmedilen alacağın farklı olduğunu, bu halde dahi ilk oturumda davanın kabul edilmesi karşısında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, huzur hakkının TTK' da tazminat olarak değil ücret olarak tanımlanması, davacının 16 yıllık çalışması karşılığındaki mağduriyeti nedeni ile maddi tazminat talep etmesi karşısında, davacıya son yıl hariç tüm huzur hakkı ödemelerinin yapılmış olması sebebi ile davacının talebi ile mahkemece hükmedilen alacağın alakasız olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının müdürü ve ortağı olduğu davalı şirketteki görevlerinden haksız şekilde azli nedeniyle ihlal edilen hukuki menfaatleri karşılığı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dilekçesinde, davacının şirkete ortak olduğu, 30.01.2002 tarihinde müdürlük görevinden azledildiği, 09.12.2017 tarihine kadar pazarlama müdürü ve genel müdür olarak çalıştığı, 20.01.2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 10 yıl süreyle münferiden yetkili müdür olarak çalıştığı, bu süre boyunca şirketten aylık ücret ve kâr payı almadığı belirtilerek haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talep edilmiş, mahkemece davacının hizmet akdi ile çalışmadığına kanaat getirilmesi halinde haksız fesih nedeniyle davacının on altı yıllık çalışması karşılığında tazminat talep edilmiştir. Davalı ise genel olarak mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının işçi olmadığını, huzur hakkı ödemesinin yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Cevaba cevap dilekçesine karşı sunulan 18.01.2018 tarihli dilekçede de genel olarak davalı şirkete 16 yıl hizmet verilmesine rağmen haksız şekilde azil nedeniyle uğranılan tazminat talep edilmiştir. Görüldüğü gibi davacının talebi, şirketteki görevinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle tazminata ilişkindir. Davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesinde ise zarar kalemi huzur hakkı alacağı olarak açıklanarak bu alacak talep edilmiştir. Dava dilekçesindeki tazminat talebinin açık olmaması nedeniyle mahkemece HMK'nın 31. maddesi uyarınca açıklama istenerek yargılama yapılması gerekirken, açıklama alınmadan yargılama yapılmasından sonra, sunulan ıslah dilekçesi ile zararın kaynağının açıklanması nedeniyle mahkemece belirlenen bu alacağa hükmedilmesi yerindedir. Davacının huzur hakkı alacağının bulunduğu davalının da kabulündedir. Huzur hakkı alacağının ödenmesine hazır olunduğunun beyan edilmesi, bu alacağın kabul edildiği anlamına gelmez. Bir davadaki talep sonucunun kabulünün kayıtsız şartsız olması gerektiğinden, davalı vekilinin bu beyanın kabul olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesince yargılama giderine hükmedilmesi yerindedir. Mahkemece yapılan inceleme ve verilen hüküm terditli dava türüne ve açılan davadaki talebe uygun olup, hüküm ve gerekçesinde bir eksiklik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.533,52‬TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e01aaae4358463f","SID":"b800c8c728a38136"}}