{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1813 <br>KARAR NO:2024/1183 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2024/528 D.İş Esas, 2024/530 D. İş Karar  <br>KARAR TARİHİ:07/10/2024<br>TALEP:Reddi Hakim<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ :20/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN  İDDİA  VE  SAVUNMALARININ  ÖZETİ :<br>Davacı ... Ltd. Şti vekili tarafından sunulan 20/09/2024 tarihli reddi hakim talepli dilekçesinde özetle; halen dava devam ederken ve Yargıtay incelemesi dahi yapılmadan konulmuş bulunan tedbir kararının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın hemen hemen her aşamasında davacı müvekkili ... Ltd. Şti taleplerinin hiç dinlenilmediğini ve gerekçeli kararda dahi taleplerinden bahsedilmediğini, bilirkişi incelemesinin sadece dosyanın diğer tarafı olan ... üzerinden yapıldığını, yapılan duruşmalarda taleplerin sadece zapta geçirilmekle yetinildiğini ve olumlu olumsuz bir gerekçe sunulmadığını Yargıtay ilamında da taleplerinin hiç değerlendirilmediğini belirterek reddi hakim taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin 01/10/2024 tarihli talep dilekçesinde; davacı tarafın duruşmadan 5 gün önce reddi hakim talebinde bulunduğunu, davacının reddi hakim talebinin açıkça davayı uzatma amaçlı olduğunu, istinaf ve temyiz gerekçelerini reddi hakim gerekçesi olarak sunduğunu, kanun hükümleri karşısında red gerekçesi olarak kabul edilmesinin doğru olmayacağını,tedbirin kaldırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğini, mahkemelerin eksik veya hatalı karar vermesinin reddi hakim gerekçelerinden biri olmadığını, davacılardan ...adına yapılan tahsis iptalinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bu hususun yargıtay kararı ile de kesinleştiğini, davacının dayanaksız ve gerekçesiz taleplerde bulunduğunu belirterek HMK 41. maddeye göre davacının reddi hakim talebinin reddini talep etmiştir.<br>Hakimin reddi istenilen müstemir yetkili hakimin mütalaa yazısında; \"Davacı vekilinin Hakimin reddi sebeplerinin hiç birisinin HMK. madde 36'da belirtilen sebeplerden olmadığı, tedbirin adli tatil döneminde kaldırılması nedeni ile işlemin müstemir yetkili Hakim tarafından yapılmadığı görülmekle talebin reddine karar verilmesi kanaatindeyim.\" şeklinde görüş bildirmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :<br>Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin  07/10/2024 tarih  2024/528 D.İŞ  esas ve  2024/530 D.İş Karar sayılı kararında;  davacı tarafın reddi hakim talebine ilişkin sebebinin HMK'nın 36. maddesinde yazılı sebepler arasında olmadığı, ayrıca hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek başkaca somut bir delil de sunulmadığı, iddiaların soyut mahiyette olup hukuki bir dayanak gösterilmediği kanaatine varılmakla davacı ...Ltd. Şti vekilinin reddi hakim talebinin reddine ve HMK'nın 42/6. maddesi gereğince disiplin para cezasına yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ :<br>Hakimin reddi talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından reddi hakim taleplerinin reddine karar verildiğini, buna ilişkin somut bir gerekçe sunulmadığını, mahkeme hakiminin tedbirin adli tatil döneminde kendisi tarafından kaldırıldığını beyan ettiğini, daha dava sonuçlanmadan hiçbir hakimin tedbiri kaldırmayacağını, ancak mahkeme hakiminin son duruşmada karar vermeden önce tedbiri kaldırdığını sonrasında da karar verdiğini, davanın bütün aşamalarında davada iki davacı olduğunu ve her ikisinin farklı talepleri olduğunun dile getirildiğini, ancak hakim tarafından ... yönünden inceleme yapıldığını diğer davacı ... 'in talepleri hakkında hiç bir şekilde inceleme yapılmadığını, ek rapor taleplerinin gerekçe gösterilmeden reddedildiğini,gerekçeli kararda müvekkil lehine para cezasına hükmolunmadığını, müvekkilinin haksız olarak kendisine tahsis edilmeyen arsasının peşinde olduğunu, davanın tam ve eksiksiz bir şekilde değerlendirilmesini talep ettiklerini, herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, hiçbir talebi karşılanmayan müvekkilininin reddi hakim talep etmesinin hayatın olağan akışına uygun bir hareket olduğunu belirterek reddi hakim taleplerinin kabulünü talep etmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan  istinaf incelemesinde;<br>Talep; hakimin reddi isteğine ilişkindir. <br>Hakimin reddini talep eden davacı...Limited Şirket vekili tarafından  halen dava devam ederken ve Yargıtay incelemesi dahi yapılmadan konulmuş bulunan tedbir kararının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu, davanın hemen hemen her aşamasında müvekkilinin  taleplerinin hiç dinlenilmediği ve gerekçeli kararda dahi taleplerinden bahsedilmediği, bilirkişi incelemesinin sadece dosyanın diğer tarafı olan ... üzerinden yapıldığı, yapılan duruşmalarda taleplerin sadece zapta geçirilmekle yetinildiği ve olumlu olumsuz bir gerekçe sunulmadığı,Yargıtay ilamında da taleplerinin hiç değerlendirilmediği iddiası ile reddi hakim talebinde bulunulmuştur. <br>HMK'nun 36.maddesinde ''(1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.<br> '' düzenlemesi yer almaktadır.<br>HMK'nun 38.maddesi hakimin reddinin dilekçeyle talep edileceğini ve incelikle reddedilen hakimin bir hafta içince dosyayı inceleyerek red sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazı ile bildireceğini düzenlemektedir.<br>HMK'nun 40.maddesinde incelemeyi yapacak mercii düzenlenmektedir. Buna göre ;  red talebi öncelikle toplu mahkemede reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece ve reddedilen hakim tek hakimli mahkemede görev yapan bir hakim ise maddede ayrıntılı olarak düzenlenen  merci tarafından incelenecektir.<br>HMK'nun 41.maddesine göre;  Hâkimin reddi talebinin, ret talebi süresinde yapılmamışsa. ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemişse ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa. bu hâllerde ret talebi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla; tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrileceği, ilk derece mahkemesinin bu kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki kararlarına karşı da temyiz yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilecektir.<br>HMK'nun 42/4 maddesinde: \"Ret talebinin, kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur.\" düzenlemesi bulunmaktadır.   <br>HMK'nun 43/2 maddesinde '' Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tefhim veya tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu hâlde 347 nci madde hükmü uygulanmaz. Bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Hakimin reddi talebinin reddine ilişkin mercii kararının, Hakimin Reddi talebinde bulunan davalı...vekiline  08/09/2024 tarihinde  tebliğ edildiği, davalı  vekilinin  13/09/2024 tarihli  dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu ve istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmaktadır.<br>HMK'nun 36.maddesinde hakimin red sebepleri sayılmış olup bu sebepler sınırlıdır.<br>Somut olayda hakimin reddini talep eden davacı ... Limited Şirket vekili tarafından  halen dava devam ederken ve Yargıtay incelemesi dahi yapılmadan konulmuş bulunan tedbir kararının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu, davanın hemen hemen her aşamasında müvekkilinin  taleplerinin hiç dinlenilmediği ve gerekçeli kararda dahi taleplerinden bahsedilmediği, bilirkişi incelemesinin sadece dosyanın diğer tarafı olan ... üzerinden yapıldığı, yapılan duruşmalarda taleplerin sadece zapta geçirilmekle yetinildiği ve olumlu olumsuz bir gerekçe sunulmadığı,Yargıtay ilamında da taleplerinin hiç değerlendirilmediğinin tespit edildiği iddiası ile  hakimin reddi talebinde bulunduğu,ileri sürelen hususların  Yargıtay incelemesinden  önce olan hususlar olduğu ve esasen HMK'nın 36.maddesinde  sayılan sebeplerden olmadığı,  Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 2023/1438  esas ve  2024/641 karar sayılı kararının karar tarihinin 15/02/2024 tarihi olduğu, Yargıtay ilamının  31/03/2024 tarihinde  davacı vekiline tebliğ edildiği, hakimin reddi dilekçesinin  20/09/2024 tarihinde verildiği, anlaşıldığından HMK'nın 38/1  maddesi uyarınca davacı vekilinin  süre yönünden  hakimin reddi  talebinin  usulden reddi gerektiği anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan  karar yönünden istinaf isteminin  HMK'nın   353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan  reddine karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış,aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın  353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60 TL  istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>6-Kullanılmayan gider avansı var ise 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra İlk Derece  Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2024 <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67bfd63a660c5937","SID":"f8e9433b5f24ed5c"}}