{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/828 <br>KARAR NO: 2024/1822<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2021<br>NUMARASI: 2019/64 Esas - 2021/1096 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nın 23/11/2014 tarihinde arkadaşı ile birlikte Zeytinburnu Sahil yolunda bisikletlilere ait kaldırımda oldukları halde davalı ...'nun diğer davalılara ait olan ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu, geriye mirasçı olarak eşi ... ve çocukları ... ve ...'in kaldığını, kazanın ardından davalı ...'ın olay yerinden kaçtığını, Bakırköy 13. Asliye ceza mahkemesinin 2015/180 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, müvekkillerinden ...'nün çocuklarına tek başına bakmak zorunda kaldığını, maddi sıkıntılar yaşadıklarını, eşini kaybettiğini, kızlarının babalarını kaybettiğini, psikolojilerinin bozulduğunu,elem ve üzüntü çektiklerini,  bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı eş için 10.000,00-TL, her bir çocuk için 5.000,00 er TL den 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı eş ve küçük çocuk ... için 50.000,00-TL, çocuk ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açıldığını, ... plakalı aracın 28/09/2014-2015 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk  sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin kazada kusurlu olmadığını ve ceza dosyasından beraat ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin istihdam eden olarak kazadan sorumlu tutulamayacağını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Kazada sahibi olan aracın ve sürücüsünün kusuru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından ceza yargılamasından bağımsız bir yargılama yapması gerekirken ceza yargılamasındaki beraat kararının etkisinde kaldığını, kusur durumuna önemli ölçüde etki edecek ifadelerin kusur durumuna etkisinin olamayacağından mahkemece söz edilmesinin de verilen kararın hatalı ve yanlış değerlendirme sonucu verildiğinin göstergesi olduğunu, kararın gerekçesi olarak yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler ve ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna gereğinden fazla yapılan atıflarla TBK'nın emredici hukuk kuralına aykırı bir rapor olarak dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporunun mahallinde keşif yapılmadan düzenlendiğini, Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki olayın anlatımına bakıldığında, müvekkilinin müteveffa eşine %100 kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, trafik kazası neticesinde müteveffa ...'nın ölümünde davalıların Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki yasal sorumlulukları, bu sorumlulukların özellilkle davalı sürücü bakımından tam olarak yerine getirilmediği, ebatları geniş bir araç sürerken olması gereken süratin ve temkinli bir şekilde trafikte seyretmesi gerekirken seyretmediğinin dava dosyasında dinlenen tanık beyanları ile sabit olmasına karşın, bilirkişi raporunda mahkemenin ara kararına aykırılıklar ve kendilerinin dava dosyasında alınan daha önceki bilirkişi raporuna karşı itirazlarını karşılamaktan uzak tespitlerle yetinilmesi karşısındaki itirazları üzerine, ölümlü bir kazada olay yerinde kaza mahallinin görülmesi elzem teşkil etmesine karşın eksik ve hatalı incelemeler bütünü olan bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulması ve hüküm kurulurken araç sürücüsünün beyanları ile kişiye çarptığını fark etmemesi dahi aracın sürücüsünün trafik düzeninde gereken dikkat ve özeni göstermediğinin en başlıca delili olmasına karşın son derece hatalı bir şekilde yapılan delil değerlendirilmesi neticesinde  verilen davanın reddine dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep ettiklerini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davaya konu trafik kazasına ilişkin tutulan 23/11/2014 tarihli kaza tespit tutanağında ; bisiklet sürücüsü maktul ...'nın KTK 84/1-c maddesinde belirtilen devrilme sonucu araçtan, kaldırımdan taşıt yoluna düşme kod nolu  kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. Davalı sürücü hakkında ceza yargılamasının yapıldığı Bakırköy  13. Asliye Ceza Hukuk Mahkemesi 2015/180 E. 2018/190 Karar sayılı dosyasında mahallinde yapılan keşif sonrası aldırılan  bilirkişi raporunda \"maktul bisiklet sürücüsü ...'nın KTK  47/1-D (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere Uymak zorundadırlar.) ve 84/1-C maddelerindeki kuralları ihlal etmekle, iki tekerlekli özel beceri ve yetenek gerektiren bisikleti ile fiziki genişliği yeterli 2,60 metre genişliğindeki yaya- bisiklet yolu üzerinde ilerlediği sırada yeterince havanın karanlık oluşu ile birlikte bisikleti üzerinde bulunan çantasının ağırlığı ve diğer oluşabilecek yol ve fiziki şartların durumunu gözeterek ve hemen sağında taşıt yolu bulunması nedeniyle bu taşıt yoluna hiçbir şekilde inmek zorunda kalmayacak uyanıklıkta dikkatte ilerlemesi ve denge şartı bulunan bisikletiyle dengesini koruyacak hızda ve dikkate ilerlemesi gerekmekte iken tüm bu huşulara yeterince dikkat ve özen göstermeyerek 2,60 metre genişliğindeki bisiklet yolu üzerin bisikletini tutamayarak ve bisikletini burada kullanması için gerekli tedbirleri ve dikkati asgari düzeyde almayarak ve bisiklet ile birlikte karşı istikametinden gelmekte olan taşıt yolu içerisine sanık sürünün yanından taşıt yolu içerisinde ilerlediği sırada sanık sürücünün aracının altına devrilerek düşmesi ve yarı römork tankerin altında kalarak kendisinin ölümüyle sonuçlanan bu olayda göstermesi gereken en basit asgari düzeyde dikkat ve özen göstermeyerek önceden teknik olarak belirlenmiş bisiklet yolu üzerinde bisikletini tutamayarak gerçekleşen bu ölümlü, trafik kazasının oluşumunda önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici hukuk kurallarını açık bir şekilde ihlal etmesi nedeniyle objektif olarak öngörülebilir ve oluşumu önlenebilir olan bu olayda 1.dereceden asli tam kusurlu olduğu\" belirtilmiştir. Sonrasında  ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden  alınan bilirkişi raporunda \"sanık sürücü ... idaresindeki çekici ile seyir halinde iken yaya ve bisiklet yolundan direksiyon hakimiyetini kaybedip kaplama içine düşen müteveffaya karşın alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından olayda atfı kabil bir kusuru görülmediği, müteveffa sürücü ... idaresindeki bisikletle ile yola gereken dikkat ve özeni göstermemiş, seyir halinde olduğu yolunun daraldığını dikkate almamış ve mevcut hızıyla bu bölüme girip sevk ve idare hatası ile dengesini kaybederek kaplama üzerine düşmesi ile meydana gelen olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli ve tam kusurluğu olduğu\" belirtilmiştir. Yargılama sonucunda mahkemece \"Her ne kadar sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılamada mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ve katılan itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden alınan bilirkişi raporları birbirini doğrulayıp, olayın oluş şekline uygun bulunmakla sanığın olayda kusurunun bulunmadığı subuta ertiğinden CMK nun 223/2-c maddesi uyarınca sanığın müsnet suçtan beraatine\"  karar verilmiş, bu kararı istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 2019/3036 Esas ve 2020/66  Karar sayılı ilamı ile  istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi ile beraat kararı kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan 17/09/2020 tarihli İTÜ Trafik heyetinden oluşan kusur kusur bilirkişi raporunda; dava konusu olayda davacıların murisi bisikletli ...nın % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ya atfı kabil bir kusur  olmadığı belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından aldırılan 13/09/2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda; dava konusu olayda davacıların murisi bisikletli ...nın % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ...ya atfı kabil bir kusur oranının olmadığı belirtilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Mahkemece  kusur tespiti için alınan İTÜ Trafik Uzmalarından oluşturulan bilirkişi heyeti  raporları ile ceza yargılaması aşamasında alınan kusur raporlarının birbiri ile uyumlu oldukları, ceza yargılamasında mahallinde yapılan keşif tarihinde yolun yapısının değiştiğinin tespit edilmesi nedeni ile kaza mahallinde keşif yapılmasının sonuca etkisinin olmayacağı, kaza anına ilişkin fotoğrafların bilirkişi heyetleri tarafından değerlendirildiği gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun ve  ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgu hukuk mahkemesi içinde bağlayıcı olduğundan İTÜ Trafik kürsüsünde bilirkişi heyetinin düzenlediği 17/09/2020 göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacılardan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25f4c33e341a50fe","SID":"98757270e4721bd6"}}