{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1583 <br>KARAR NO: 2024/1891<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2021<br>NUMARASI: 2018/60 Esas-2021/198 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 27/09/2010 tarihinde, müvekkillerinin eşi ve babası olan ...’ın sevk ve idaresindeki, davalıya ZMM poliçesi sigortalı ... plakalı kamyonet ile dava dışı ... yönetimindeki ...  plakalı romörklü traktörün çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...’ın vefat ettiğini, müvekkili davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, müvekkilleri tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine daha önce Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1043 E. sayılı dosyası ile destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açılmış ise de,  mahkemece KTK.’nun 97. maddesi kapsamında sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu karar üzerine 28/04/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine davacıların zararlarının karşılanması için başvuruda bulunulduğunu, anacak bir sonuç alamadıklarını,  meydana gelen kazada müvekkillerinin destekten yoksun kalan 3. kişi konumunda olduklarını  ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra taleplerini artırmak üzere şimdilik davacı ... için 3.000,00-TL., ... için 1.500,00-TL., ... için ise 500.00-TL. olmak üzere toplam 5.000,00-TL. destekten yoksun kalma tazminatının ( belirsiz alacağın) kaza tarihinden  itibaren işleyecek avans faizi   ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 15.01.2021 tarihli dilekçesi ile, talebini davacı eş ... için 143.100,66 TL, davacı ... için 2.015,89-TL ve  ... için  4.883,45-TL o olarak artırmıştır. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisin davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunması  nedeniyle davacıların taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu,  belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... 28/07/2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların desteği olan ...’ın vefat ettiği,u nedenle davacıların kazada ölenin desteğinden yoksun kaldıkları, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/06/2020 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde maktul sürücü ...’ın % 85 ( yüzde seksen beş ) oranında, sürücü ...’ın kusursuz, olay mahallinde yol çalışması nedeniyle yola mıcır atarak ilerlemekte olan sürücü idaresindeki traktörün gerisine, mahalde yapılan bu çalışma ile ilgili araç sürücülerini uyaracak mahiyette gerekli önlemleri almayıp, tehlike ortamı oluşturan ilgililerin ise %15  (yüzde on beş ) oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği;  davacılardan ...’ın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın maliki ve işleteni olduğu, bu nedenle araç maliki ve sigortalı sıfatıyla zarar gören 3. kişi konumunda olmadığından bu davacının (...’ın) davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacağı, kazada ölenin kızı ... ile oğlu ...’ın ise müteveffa ...'ın trafik kazası sonucu ölmesi nedeniyle açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davasında  haklı oldukları, dosyadaki bilgi ve belgelere göre tüm davacılarca dava konusu maddi tazminat kalemlerinin kendilerine ödenmesi için davalı şirkete başvuruda bulunulduğu, ancak huzurdaki davadan önce davacılar tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1043 Esas sayılı dosyası ile 04/05/2016 tarihinde dava açıldığı, ancak bu davanın mahkemece özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiş olduğu, davacılar dava açmakla aynı zamanda davalı sigorta şirketine başvuruda da bulunmuş olduklarından, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin önceki (ilk) davanın açıldığı tarih olan 04/05/2016 tarihi olması gerektiği; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve davacıların talep artırım dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak ve fakat temerrüt tarihinden itibaren avans faizi değil, yasal faiz yürütülmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği '', gerekçesiyle, 1-Davacı ... yönünden açılan davanın reddine, 2-Davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulü ile; davacı ... için 4.883,45-TL., davacı ... için 2.015,89-TL. olmak üzere toplam 6.899,34-TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar  ... ve ...'a verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ölenin eşi olup desteğinden yoksun kaldığını, aracın işleteni olması nedeniyle davacı ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Eski (01.06.2015 tarihinden önce yürürlükte olan) Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava konusu çift  taraflı kazaya karışan, desteğin sürücüsü olduğu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş olan ZMMS poliçesinin başlangıç tarihi 21.02.2010 olup, her ne kadar poliçe başlangıç tarihinde yürürlükte olan eski ZMM Genel şartları ve HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1791 esas 2013/74 karar sayılı ilamları uyarınca trafik kazası sonucu destekten yoksun kalan 3. kişiler  tehlike sorumluluğu kapsamında sigorta şirketinden maddi tazminat talep edebilecek ve  desteğin kusuru bu kişilere yansıtılamayacak ise de; somut olayda davacı (eş)  ...,  desteğin sürücüsü olduğu aracın işleteni olup dava, desteğin sürücüsü olduğu aracın  zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılmış olmakla,  davacı  ... kendi işleteni olduğu aracın sigorta şirketi karşısında 3. kişi sayılamayacağından, yerel mahkemece davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran  davacılardan alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin yatırılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 368,30-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"864835b587e96e0d","SID":"1c304643e5bdd972"}}