{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/657 <br>KARAR NO: 2024/4247<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2022<br>NUMARASI: 2021/75 Esas - 2022/743 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle )<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili tarafından giderildiğini, bu hasarın onarımında sarf edilen kayıpları müvekkilini maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalılar tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 20.948,53.-TL tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalıların  borca ve icra takibine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin dava konusu ... Mah. ... Sokak Üzeri Başakşehir/İstanbul adresinde veya yakınlarında şahsen kazı yapmadığını, davacıya hasar verecek bir eyleminin bulunmadığını, davaya konu edilen hasarın varlığı veya yokluğu müvekkili açısından meçhul olmakla birlikte, müvekkilinin davacıyla veya tesisatlarıyla hiçbir münasebetinin bulunmadığını, dava konusu hasarların ne olduğu, nasıl gerçekleştiği hasar miktarının ne şekilde hesaplandığı, müvekkili ile ilgisinin ne şekilde kurulduğuna ilişkin müvekkiline herhangi bir bilgilendirmenin yapılmadığını, davacının talebinin haksız olduğunu, müvekkili ile irtibatı olmayan bir yerde ve müvekkilinin gıyabında tutulan bir tutanak ile borçlandırılmasının mümkün olamayacağını, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı takip dosyalarına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi sebebiyle  inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.Takip dosyasının incelenmesinde her iki dosyada da ödeme emrinin usulüne uygun olduğu ve itirazın süresinde yapıldığı ve iş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Takip konusu alacağın kaynağı davalı tarafından davacıya ait olan elektrik hatlarına zarar verilmesi sebebi ile oluşan zararın tazmini talebidir. Talebin hukuki niteliği haksız fiile dayanmaktadır. Haksız fiilde doğan tazminat taleplerinde zarar gören öncelikle davalının hukuka aykırı bir eylemi olduğunu ispat etmek zorundadır. Somut olayda ilgili belediyelerden gelen cevabi yazılara göre davalının zararın meydana geldiği bölgede herhangi bir kazı veya inşaat faaliyeti yoktur. Davacı kurum tarafından tutulan tutanakta hasar veren olarak ...'ın gösterildiği, tutanakta davalı tarafın imzasının bulunmadığı ve tutanak ekindeki fotoğraflarda davalı tarafından kazı yapıldığına dair herhangi bir belge olmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yukarıda açıklanan sebeplerle zararın meydana geldiği bölgede davalı tarafından yapılan herhangi bir çalışma olmaması, davacı kurum tarafından tutulan tutanağın tek taraflı olması ve tutanağın ekindeki fotoğraflardan bölgede davalının kazı yaptığının ispatlanamaması sebebi ile davalının davacıya karşı hukuka aykırı olarak zarar verici bir eylemi ispatlanamadığından davanın reddine; açılan takipte davacının kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine.... 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatının REDDİNE,   ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalıların yaptıkları çalışma sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verdiklerini, kendilerine ödeme emri gönderildiğini, itiraz etmeleri üzerine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın haksız olduğunu, zararın müvekkili şirket tarafından karşılandığını ve davalı tarafın haksız fiil neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını belirterek kararın kaldırılmasın talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil iddiasına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Somut olayda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Bakım ve Alt yapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğü' nün 16/02/2021 tarih ve ... Sayılı cevabi yazısında 07/01/2020 ve 12/01/2020 tarihlerinde Başakşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde herhangi bir kurum ve şahısa kazı izni verilmediği belirtilmiştir. Davacı, hasarın davalı veya davalının yüklenicileri  tarafından gerçekleştirildiği iddiasını  ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/75 Esas  2022/743  Karar sayılı 05/12/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb56385d9e8a681c","SID":"d495672c39a63e79"}}