{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1739 <br>KARAR NO: 2024/3216<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2024<br>NUMARASI: 2023/90 E - 2024/55 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında davacının ... ve ... numaralı 2 adet sayacına ilişkin olmak üzere imza altına alınan ... nolu elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedellerine ilişkin olmak üzere 2 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle Merkezi Takip Sisteminin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının ... tarihinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağının elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, her iki sayaç için aynı sözleşme imzalandığını, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, davalının müvekkili şirket tarafından SMS ve E-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, buna rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenlerle; davalarının kabulüne, davalının takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatın karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski ortağının  sözleşmeyi, müvekkili adına yaptığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sözleşme konusu hizmetin müvekkili tarafından alınmadığını,   yeniden elektrik alma yönünde girişiminin reddedildiğini, müvekkilinin cayma bedelinin sözleşmeye ek olarak konulduğunu bilmediğini, cayma bedelinin kullanma bedeli olmadığını, bu konuda yapılan icra takibine süresinde itiraz ettiğini, daha önceden müvekkiline yapıldığı iddia edilen fatura tebliğinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenlerle; asıl alacağa ve ferilerine ilişkin olarak açılan haksız davanın reddini  talep etmiştir. Mahkeme;\"Nitelikli Hesap Uzmanı ..., Elektrik Mühendisi ... ve Mali Müşavir ... marifetiyle hazırlanan 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\".uyuşmazlık konusunun davacı sağlayıcı şirket ile davalı kullanıcı şirket arasında imzalanan elektrik enerjisi sözleşmesi şartlarına göre davacı tarafından davalının fatura bedellerini süresinde ödememesi sonucunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği,..Sayın Mahkemenin ara kararı ile davacı ve davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, her iki tarafla görüşmeler yapıldığı, davacının edefter kullanıcısı olduğundan dijital ortamda kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığı, yerinde inceleme için geri dönüş yapılmadığı, usul ekonomisi gereği yargılamanın uzamaması nedeni ile davacı taraf ticari defter ve dosya içeriğine gelen mali kayıtlar üzerinde inceleme yapıldığı.. Davacı alacağı; davacı şirketin takip tarihi itibari ile davalı taraftan 77.325,49TL asıl alacak tutarı, 38.399,83TL faiz tutarı kadar alacaklı olacağı\" yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu\" gerekçesi ile; \"1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Merkezi Takip Sisteminin ... MTS sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 115.725,32TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-)Asıl alacağın %20 si olan 23.145,06TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl alacak ve faizin eksik olarak hesaplandığı, ... nolu 24.03.2021 tarihli elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı takibe ve davaya konu fatura bilgilerinin Bedeli Tanzim Tarihi Vade Tarihi Seri Fatura No 96.219,99-TL 23.12.2021 03.01.2022 Seri A ... 24.970,84-TL 23.12.2021 03.01.2022 Seri A ... Şeklinde olduğu,takibe konu edilen 96.219,99-TL ve 24.970,84 tutarlı olan faturaların  cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı,borca ve takibe dayanak faturaların, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiği ve davalı tarafından halen ödenmediğini,borçluyla akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT %10,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere ödenmemiş borçtan dolayı sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 23/12/2021 tarihli faturalara yansıtıldığını, elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet net bir şekilde yer aldığı üzere,  \"...sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından  herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.\" şeklinde hüküm altına alındığını,söz konusu hüküm, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşımasının  söz konusu olmadığını,davaya ve takibe konu olan cayma bedelleri ile iş bu cayma bedellerinin hesaplanmasında baz alınan faturaların  ekte sunulduğunu,ilgili faturalar incelendiği takdirde asıl alacak, faiz ve ferilerine ilişkin  haklılığın ortaya çıkacağını, mahkemece hükme elverişli olmayan rapor nazara alınarak karar verilmiş olup reddolunan kısım için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; icra takibinin  iki adet faturaya dayalı olarak yapıldığını,bu faturalar incelendiğinde 96.219,99 TL ve 24.970,84 TL lık ve fatura tarihlerinin 23.12.2021 tarihli olduğunu,2022 yılında davacı firma hiçbir şekilde müvekkiline herhangi bir hizmette bulunmadığını,sözleşmeyi fesh ettiğine dair herhangi bir tebligat dahi göndermediğini,davalının 2022 yılında 1. ay ile 9 .ay arasında her ay düzenli olarak bilirkişi raporunda da görüleceği üzere firmaya ödeme yapmaya devam ettiğini, firmanın bu ödemeleri her ay düzenli olarak aldığını,firmanın  28.10.2022 tarihinde müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını,davacı firma, müvekkili için cari hesap ekstresi açmış ve ödemeleri buraya kaydetmek suretiyle kayıt altına aldığını,bilirkişi yaptığı değerlendirmede davacı firmanın cari hesap ekstresi üzerinden müvekkilinin  2022 yılında hizmet almadığı halde ödemelere devam ettiğini ve mali kapanışın da 31.12.2022 tarihinde yapıldığını belirttiğini,ortada cari hesaba göre yapılan bir hesaplama olduğunu,TTK gereği cari hesap kesilmeden önce taraflardan hiçbirinin  borçlu sayılamayacağını, davacı firma son iki faturaya cezai şartı gerekçe göstererek icra takibi yapmış ise de 2022 yılında müvekkilinin  düzenli ödeme yaptığını,öncelikle firma tarafından  bu cari hesaba dayalı olarak cari hesabın kapatılarak davalıya  ihtar edilmesi gerektiğini,bu hususlar dikkate alınmadan takibin yapılması ve  icra inkar tazminatına hükmedilmesinin  hukuka aykırı olup öncelikle usul yönünden davanın reddi gerektiğini, TTK hükümleri gereği davacının öncelikle müvekkiline ait hesap ekstresini kapatması ve müvekkiline kalan bakiyeyi ödemesi yönünde ihtar çekilmesinden sonra diğer işlemlere geçmesi gerektiğini,davalıya hizmeti tek taraflı olarak sonlandıranın  davacı olduğunu,hiçbir gerekçe göstermeden  davalı ile olan sözleşmesini sonlandırdığını,bu yönüyle cezai şart talebinin yerinde olmadığını,sözleşmedeki cezai şartın haksız şart niteliğinde olduğunu,davacının kötüniyetli olduğunu, davacı  dava dilekçesinde \"ödenmemiş borçtan dolayı sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle 23/12/2021 tarihli faturalara bu cezai şartlarında eklenerek yansıtıldığını belirttiğini,oysa  müvekkilinin  ödemelerini yaptığı halde günün şartlarında elektrik ücretlerinin de yükseldiği dönemde bu hizmeti vermek istemeyen  davacının davalıya  verdiği hizmeti sonlandırdığı  ve yaklaşık 1 yıl sonra da icra inkar tazminatı ile birlikte cezai şartı da ekleyerek icra takibinde bulunmasının  hukuka aykırı olup davacının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu,davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava ,cezai şart alacağının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı takipte davacı tarafça davalı hakkında ;24.970,84TL fatura, 12.402,18TL ( 03.01.22-28.10.22 işlemiş faiz), 96.219,99 TL fatura,47.789,26TL (03.01.22-28.10.22 işlemiş faiz) olmak üzere toplam  181.382,27 TL  nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Alınan hesap bilirkişi heyet raporunda, ... tekil numarası için toplam düzenlenen fatura tutarının 49.941,68 TL olduğu, cezai şart oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde düzenlenmesi gereken tutarın 24.970,84 TL olacağı, ... tekil numarası için toplam düzenlenen fatura tutarının 192.439,98 TL olduğu, cezai şart oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde düzenlenmesi gereken tutarın 96.219,99 TL olacağı tespit edilmiş,ancak  davacı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 77.325,49 TL borçlu göründüğü, bu tutarın takipte talep edilen tutardan düşük olduğu, davalı şirketin hizmet almadığı 2022 yılında davacı yana önceki yıl borcundan kalan tutarları ödemeye devam ettiği, davacı şirketin takip tarihi itibari ile davalıdan 77.325,49 TL asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu, takip tarihi itibari ile ödenmeyen alacağına işleyecek faiz tutarının sözleşmeye göre aylık 905 oran üzerinden 38.399,83 TL olacağı hesaplandığı görülmüştür.Bilirkişi hesap raporundan da anlaşılacağı üzere, davacı ticari defterlerinde davalının davacıya ödenmemiş borcunun 77.325,49 TL olduğu belirlenmiş,davalı ise ticari defterlerini sunmamış, borcu olmadığına dair belge ve delil ibraz etmemiştir. Taraflar arasındaki 24.03.2021 Başlangıç Tarihli Elektrik Abonelik Sözleşmesinde; \"Sözleşme Süresi: Taraflarca imzalandığı takdirde yürürlüğe girer ve taraflardan birince 30 günlük bildirimle feshedilinceye kadar geçerlidir. Bu kapsamda abone fesih talebini ...” a 30 gün önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa tarife paketindeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir. 5.11. madde; ... tarafından tanzim edilmiş bir faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin eksiksiz olarak ödenmemiş olması halinde abone hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır ve bu durumda ... sözleşmeyi herhangi bir ihbara veya ihtara hacet kalmaksızın derhal feshetme ve abone aleyhine tüm alacak hak ve talebi için gider ve masrafları aboneye ait olmak üzere her türlü yasal yollara başvurma hakkına sahiptir. Sözleşmenin yürürlüğü; sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde abone, tedarikçi tarafından fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar, daha bir fatura düzenlenmemiş ise bile tahmini fatura tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak tedarikçiye derhal ödemeyi kabul eder.\" hükümleri mevcuttur. Davalının kullandığı enerjiye karşılık ... tekil numarası için toplam düzenlenen fatura tutarının 49.941,68.-TL olduğu, cezai şart  tutarı yönünden bunun ortalaması olan  tutarın 24.970,84.-TL olduğu, yine ... tekil numarası için toplam düzenlenen fatura tutarının 192.439,98.-TL olduğu, cezai şart  tutarı yönünden bunun ortalaması olan  tutarının  96.219,99.-TL olduğunun  bilirkişi raporunda  belirlendiği, bilirkişi raporunda ayrıca davalının  ödenmeyen fatura tutarının  77.325,49 TL olduğu  hesaplanmış olmakla,mahkemece talebe konu edilen  cezai şart bedeli yönünden hüküm kurulması yerine ,ödenmeyen fatura bedeli yönünden hatalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda alınan bilirkişi raporu cezai şart hesaplanması yönünden hükme elverişli bulunmakla,mahkemenin cezai şart yerine ödenmeyen fatura alacağı hakkında verdiği karar usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.Ayrıca alacak likit olduğundan  olayda icra inkar tazminatı koşulları oluşmuştur. Bu nedenle davalının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine, davacının istinaf talebinin  kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak; aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf talebinin HMK 353/1b-1.madde gereği reddine, B- Davacının istinaf talebinin  kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1-Davacının davasının kabulü ile Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı takipte davalının  takibe itirazının iptali ile takibin 24.970,84.-TL fatura, 12.402,18.-TL (03.01.22-28.10.22 işlemiş faiz), 96.219,99.-TL fatura,47.789,26.-TL (03.01.22-28.10.22 işlemiş faiz) olmak üzere toplam  181.382,27 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, Asıl alacak tutarı olan 121.190,83 TLnın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 12.390,22 TL nisbi karar ve ilam harcından  peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.210,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) 3- Davacının yatırdığı 179,90 TL harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 5.575,75‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalıdan alınması gereken 12.390,22 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.977,00 TL harcın mahsubu ile 10.413,22‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 400,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cff831035e29c52f","SID":"a8325b86cfdc3d16"}}