{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2293 <br>KARAR NO: 2024/3214<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2024<br>NUMARASI: 2023/291 E - 2024/147 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2016 yılından beri ... Mah. ... Bulvarı No:... Ümraniye /İstanbul adresinde halen tekstil işiyle ilgili  ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin, 06/12/2016 tarihinde dava dışı ... ile ... sözleşme numarası ile elektrik aboneliği yaptığını, müvekkilin şirketin kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkili  şirkete şimdiye kadar herhangi bir ihtar ya da tutanak tebliğ edilmediğini, davacı şirketin 2016 tarihinden beri yapmış olduğu elektrik aboneleri dava dışı ... ile yapıldığını, kaçak elektrik kullandığına dair müvekkili şirkete herhangi bir yazılı bildirimden bulunmayan davalı kurumun 25/07/2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E.Sayılı dosyası ile müvekkili şirket hakkında icra takibi başlattığını,  icra dosyasında bulunan takip talebinde 17.04.2017 tarihli  5.798,00 TL ; 17.04.2017 tarihli  11.294,95 TL ; 17.04.2017 tarihli  8.546,48 TL ; 17.04.2017 tarihli  564,75 TL ; 17.04.2017 tarihli 112,95 TL ; 17.04.2017 tarihli  225,90 TL  (6 adet Asıl Alacak) toplam 26.543,03 TL, 1.226,30 TL işlemiş faiz, 220,74 TL  KDV ve toplam 27.990,07 TL olarak davacının borçlu  gösterildiğini, davacının itirazı sonrası icra müdürlüğü tarafından takibin  durdurulmasına karar verildiğini, davalı kurum tarafından yaklaşık 3 yıl boyunca herhangi bir işlem yapmadığı gibi dava da açmadığını, davacı şirketin  piyasada tanınan ve ticari itibari olan bir şirket olduğunu, yüzden fazla çalışanı olduğunu, bu nedenle bir saat dahi elektriklerin kesilmesi üretimin durması anlamına geldiğini beyanla, davalı aleyhine açmış oldukları istirdat  davasının kabulü ile  müvekkili şirketin, davalı kuruma (...)'a kaçak elektrikten dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesine; ödemek zorunda kalmış oldukları 54.256,55_TL arabuluculuğa başvuru tarihi olan 10/10/2020 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kurum aleyhine  %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin İstanbul Anadolu Yakasında elektrik dağıtım faaliyeti yürüttüğünü, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. Maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.09.2012 tarih ve 4019 sayılı kararı uyarınca, Elektrik Piyasası’nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 19.06.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmesi üzerine anılan tarih itibariyle ... A.Ş. (“...”) ve ... A.Ş. (“...”) olarak hukuki ayrışma sağlandığını, abonelik ile ilgili her türlü işlem perakende satış faaliyetini yürüten ...’ın faaliyet alanına girmekte olup, müvekkili kurumun faaliyet alanında abonelik işlemleri bulunmadığını, 30.05.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi hükmü uyarınca perakende  satış sözleşmesi olmadan enerji kullanılması sebebi ile bahsedilen mevzuata aykırı hareket edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca yapılan rutin araştırmalar esnasında davacının mevzuata aykırı şekilde elektrik kullandığı tespit edilmiş olup kanun çerçevesinde işlem yapıldığını, müvekkilinin haklı ve yerinde olan icra takibine; haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden  borçlunun alacağın tahsilini geciktirmek, engellemek amacıyla kötü niyetle hareket ettiğini beyanla davanın reddin talep etmiştir. Mahkeme \"Davanın reddine \" karar verdikten sonra  davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 06/04/2023 tarihli 2022/2830 E.2023/1077 K.sayılı ilamı ile; ilk ve ikinci bilirkişi raporlarında davacının kaçak kullanım nedeniyle davalıya borçlu olduğu belirlenmesine rağmen arada bir miktar fark hesabı bulunduğu,üçüncü bilirkişi raporunda ise hiç hesaplama yapılmadığı,sadece tespit yapıldığı görülmekle,üçüncü bilirkişi tarafından sunulan raporun açık hesaplamayı içermediği ve hükme esas alınamayacağı gözetilerek ayrıca üçüncü bilirkişi raporunda taraf sıfatlarının da karıştırıldığı görülmekle,üçüncü bilirkişi raporunun çelişkiyi gidermemesine rağmen mahkemece hükme esas alınarak karar verilmesinin  uygun bulunmadığı, ohalde ,bilirkişi raporları  arasındaki çelişkiyi giderecek başka bilirkişiden rapor alınması gerektiği  gerekçesi ile; \"Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine \" karar verilmiştir. İstinaf iade kararından sonra dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği anlaşılmıştır. Mahkeme,bilirkişi tarafından hazırlanan 14/12/2023 tarihli raporda özetle;  Tutanak tarihinde yürürlükte olan Epdk Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ nin 26.maddesinde tanımlandığı, Davacı şirket tarafından, yönetmeliğin 26. Maddesinin 1. Fıkrasının a. bendin de tanımlanan şekilde, “Perakende Satış Sözleşmesi” olmadan, kaçak elektrik kullanıldığı, davacı şirketin, davaya konu 06.12.2016 tarih ve ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağından ve bu tutanağa tahakkuk eden kaçak tüketim bedelinden sorumlu olacağı, davalı şirket alacağının; takip kapsamında, 26.542,74  TL kaçak tüketim bedelinden kaynaklı asıl alacak, 1.226,27 TL faiz ve 220,73 TL turlarındaki faizin KDV’si olmak üzere, toplam 27.989,74 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacı şirketin, takibe konu edilen kaçak tüketim bedelinden kaynaklı herhangi bir fazla ödemesinin bulunmadığı, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan faturaların, davaya konu edilen 06.12.2016 tarihli ... seri nolu kaçak/usulsüz Elektrik tespit tutanağı sonrasında ve sözleşme imzalandıktan sonra düzenlenen faturalar olup, davaya konu edilen kaçak bedeliyle herhangi bir ilgisinin olmadığı yönünde rapor verildiği, bilirkişi tarafından ayrıntılı hesap yapılarak davalı tarafından iadesi gereken bir para bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gibi, önceki raporlardaki hesap hataları, çelişkiler ve sebeplerinden de bahsedildiği, verilen ilk karardaki hukuki değerlendirmeler ve gerekçe ışığında BAM daire kararı sonrası alınan dördüncü bilirkişi raporunun da; gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edildiğinden davacının davasını TMK'nin 6 ile HMK'nin 190 maddeleri gereğince ispatlayamadığı gerekçesi ile; \"Davanın reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;istinaf iade kararından sonra alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediği,davaya konu edilen ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalmış olduğu kaçak elektrik bedelinin 54.256,55 TL olduğu,dosyaya sunulan 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda kaçak elektrik bedelinin  27.989,74  TL olarak hesaplanmdığı, davacı şirket tarafından  54.256,55 TL-27.989,74 TL = 26.266,81 TL fazla ödeme yapıldığını,davalı kurumun dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ödenen bedelin kaçak elektrik bedeli olduğunu beyan ettiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyanın haricen yapılan bildirim ile borcun ödendiğine dair davalı vekili tarafından beyan sunulduğunu,ancak gerek bilirkişiler gerekse yerel mahkeme  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası için yapılan harici ödemleri veya dosyanın kapak hesabının  ne olduğu hususlarının  dikkate alınmadığını,ayrıca dosyada alınan 14/12/2023 tarihli  son bilirkişi raporunun sonuç kısmının kendince yorumlar yapıldığı herhangi bir gerekçeye dayanmadan taraflı olarak rapor hazırlandığını,davacının   fazladan ödemiş olduğu meblağla ilgili bilirkişilerce herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dosyaya sunulmuş  faturalar emsal olarak sunulmuş ve kaçak elektrik tutanağından sonra davacı firmaya gönderilen faturaların tamamı bedelinin ... Bankasına verilen otomatik talimatla ödendiğini, davacı firma tarafından ayrıca kuruma ödemiş olduğu 54.256,55_TL ise kaçak elektrik bedeli olduğunu beyan ettiğini,  emsal olarak sundukları başka aylara ilişkin faturaların  bilirkişilerce farklı değerlendirildiği ve fazladan ödenen meblağın bu emsal olarak sunulan  faturalar için ödenmiş şeklinde değerlendirme yapıldığını,\"Davacı  adına kayıtlı olan ... Bankasına ... ait nolu hesap hareketlerinin ..\"  celbini talep etmelerine  rağmen yerel mahkeme tarafından bu talebin yerine getirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava ,kaçak tahakkuk bedelinin iadesine dair alacak talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında  davalı alacaklı tarafça davacı borçlu hakkında  5.798,00 TL alacak,11.294,95 TL asıl alacak,8.546,48 TL asıl  alacak,564,75 TL asıl alacak,112,95 TL asıl alacak,225,90 TL asıl alacak,267,87 TL işlemiş faiz,521,83 TL işlemiş faiz,394,85 TL işlemiş faiz,26,09 TL işlemiş faiz,5,22 TL işlemiş faiz,10,44 TL işlemiş faiz,220,74 TL KDV olmak üzere toplam 27.990,07 TL nın tahsiline yönelik ilamsız takip yapıldığı,itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından davacının  elektriği kesince kaçak bedelinin  faiziyle birlikte 54.256,55 TL nın haricen ödendiği bildirilmiştir. Kaçak tahakkukun tahsiline yönelik takip konusu borcun davacı tarafça haricen ödendiği davalı vekili tarafından icra dosyasına ayrıca bildirilmiştir. İstinaf sonrası alınan  14/12/2023 tarihli  bilirkişi raporunda; tutanak tarihinde yürürlükte olan Epdk Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ nin 26.maddesinde tanımlandığı, Davacı şirket tarafından, yönetmeliğin 26. Maddesinin 1. Fıkrasının a. bendin de tanımlanan şekilde, “Perakende Satış Sözleşmesi” olmadan, kaçak elektrik kullanıldığı, davacı şirketin, davaya konu 06.12.2016 tarih ve ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağından ve bu tutanağa tahakkuk eden kaçak tüketim bedelinden sorumlu olacağı, davalı şirket alacağının; takip kapsamında, 26.542,74  TL kaçak tüketim bedelinden kaynaklı asıl alacak, 1.226,27 TL faiz ve 220,73 TL turlarındaki faizin KDV’si olmak üzere, toplam 27.989,74 TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacı şirketin, takibe konu edilen kaçak tüketim bedelinden kaynaklı herhangi bir fazla ödemesinin bulunmadığı, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan faturaların, davaya konu edilen 06.12.2016 tarihli ... seri nolu kaçak/usulsüz Elektrik tespit tutanağı sonrasında ve sözleşme imzalandıktan sonra düzenlenen faturalar olup, davaya konu edilen kaçak bedeliyle herhangi bir ilgisinin olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda tüm itiraz ve çelişkiler de değerlendirilmiştir.Davacının kaçak elektrik kullanmadığı ispat edilemediği gibi,fazladan ödeme yaptığı da ispatlanamamıştır.Davacının takip dosyasına haricen  yaptığı kaçak tahakkuk hesabı,takip sonrası işleyen faiz, icra masraf ve vekalet ücretini de kapsamaktadır ve davalı tarafından haricen tahsil edilmiştir.Bu durumda mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"535f02b54ef0d79e","SID":"901e59c7b475e924"}}