{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1272 - 2024/1511<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1272 <br>KARAR NO\t: 2024/1511<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 \t K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/71 E.  -  2021/78 K.<br><br>DAVACI\t<br>DAVACI\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, <br>\t\t  Men'i ve Tecavüzün Önlenmesi<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve 2020/71 E. - 2021/78 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ... A.Ş.’nin, “...” ibaresi geçen onlarca tescilli markasının bulunduğunu, logolu tanınmış “...” markasının 2008/40228 sayı ile adı geçen müvekkili Şirket adına tescilli olup ... Grup Şirketleri entegrasyonu sonrası oluşturulan yeni logonun da 2015/85054 sayı ile bahsi geçen şirket adına tescil edildiğini, aynı kapsamda 2015/90112 ve 2015/90105 sayılı ve şekil markalarının da müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili Şirket ... A.Ş.’nin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde “...” ibaresi geçen onlarca tescilli markası bulunduğunu, logolu tanınmış ... markası,  2008/24027 sayı, 2008/30264 sayı ve 2008/51783 sayı ile adı geçen müvekkili şirket adına tescilli olup ayrıca, “...” markasının da düz yazı ile 2007/ 19161 sayı ile müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkillerinin “www.....com.tr” adlı resmi internet sitesi kanalıyla ürün ve hizmetlerini tanıttığını, müvekkillerinin bayilerinin, fiziki ortamda müvekkili şirket adına internet abonelik işlemlerini yaptığını, bunun dışında, hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, ilgili markaları kullanma ve abonelik işlemi yapma hak ve yetkisi bulunmadığını, ancak davalı tarafından müvekkili şirketlere ait “...” ve “...” markaları hukuki dayanaktan yoksun olarak, tabelalarda, afişlerde ve her türlü görsellerde kullandığını, davalının sadece müvekkili şirketlere ait tescilli markaları kullanmakla yetinmeyip müvekkili şirketlerin ürünlerinin tanıtımı için hazırladığı görsel, afiş vb. dokümanları da kullanarak müvekkili şirketlerle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen tüketici nezdinde yetkili bir ... bayisi imajı oluşturduğunu, müvekkillerinin bu durumdan zarar gördüklerini ileri sürerek müvekkili şirket adına tescilli “...”, “...” ve “...” markalarını başta dış cephedeki tabelasında ve bayi içerisinde çeşitli materyaller üzerinde hukuki dayanaktan yoksun olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunan ve yine  müvekkillerinin ürün ve hizmetlerini tanıttığı broşür, afiş vs. görselleri yetkisiz şekilde kullanarak abonelik toplamak suretiyle müvekkilleri aleyhine haksız kazanç elde eden, davalı eylemlerinin tespitinin yapılması, haksız rekabetin ve marka tecavüzünün men’i ile önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı, kendilerinin daha önce ... bayiliğini yaptığını, dava süresinden önce ... A.Ş./... A.Ş. ile aralarındaki hukuki bağa istinaden noter aracılığı ile firma tabela ve görsellerin kaldırılması hususunda ihtar edildiğini ve yargılama konusu tüm tabela ve görselleri kaldırdıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyası ve ekinde fotoğraflar dışında başkaca bir bilgi ya da delil bulunmadığı, fotoğraflar incelendiğinde, dava konusu işyerinin tabelasının açık mavi renkte olduğu, bu tabelada \"...\" ibarelerinin bulunduğu, fibernet ibaresinin ise esas unsur konumunda bulunduğu, tabelanın alt kısmında ise ortada yer alacak şekilde akın ibaresinin yazılı olduğu, diğer fotoğraflar incelendiğinde de işyerinin içerisinde kasa arkasında yine mavi bir tabelada \"...\" ibarelerinin yazılı olduğu, bunun dışında, farklı pano-tabelalarda “30 gün bedava ev interneti, ..., İnternet, Mobil, telefon, fatura ödeme, fatura, 74 TL. 3 ay bedava, powerbank hediye” ibarelerinin göze çarptığı, davacının davasına mesnet ettiği ..., ..., ... ya da logo(şekil) unsuru içeren markaların kullanımının tespit edilemediği, davalının işyerinde marka hakkına tecavüze yönelik bir kullanımın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının işyerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, sadece bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, keşif talebine rağmen davalının işyerinde keşif yapılmamasının usulen hukuka aykırı olduğunu, dava konusu marka tecavüzünün giderilmesi istemi olduğundan uyuşmazlığın niteliği gereği yerinde inceleme yapılması usul hukuku bakımından bir gereklilik olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketlerin markalarının hukuki dayanaktan yoksun şekilde kullanıldığını, müvekkili şirketlerin tescili olan marka haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>   <br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ihtiyari dava arkadaşlığı başlıklı 57. maddesi \"Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması. b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması.\" hükmünü haiz olup, aynı Kanunun 58. maddesi ise \"İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.\" şeklinde düzenlenmiştir.  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tSomut olayda davacılar, ayrı ayrı markalarının bulunduğunu ileri sürerek, talepte bulunduklarından, davacılar arasında, yukarıda belirtilen HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. <br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince dava açılırken her bir davacı için ayrı ayrı başvurma ve peşin karar ve ilam harçlarının alınması gerekirken, dava açılırken tek bir harç alınarak yargılamaya bu şekilde devam edilmesi ve gerekçeli kararda da tüm davacılar için tek harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim benzer şekilde açılan başka bir dava hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2022 tarih, 2021/2830-2022/6914 E-K sayılı ilamında da aynı tespitlere yer verilmiştir.<br>Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/02/2021 gün ve 2020/71 E. - 2021/78 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90733afda17c00a8","SID":"707ef2021684a649"}}