{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1261 <br>KARAR NO\t: 2024/1513<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \tK A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/161 E.  -  2021/146 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/04/2021 tarih ve 2020/161 E. - 2021/146 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/96110, 2015/75992, 2015/75989, 2015/75987, 2015/48121, 2013/30812, 2013/30811, 2013/40635, 2014/66482, 2014/28347, 2014/100719, 2013/94046, 2013/59406, 2013/59405, 2013/59404, 2013/43650, 2013/41448, 2013/41447, 2013/40656, 2013/40653, 2013/40652, 2013/40651, 2013/40641 sayılı ve \"...\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/24021 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük un üreticilerinden biri olduğunu ve 1974 yılından beri gıda sektöründe aktif bir şekilde var olduğunu, \"...\" ve \"...\" markalarıyla tanınmış saygın bir firma olduğunu, müvekkili şirketin tanınmış markasına iltibas yaratacak derecede benzeyen, aynı veya benzer ürün ve hizmetleri kapsayan, halk arasında karıştırılma ihtimali arz eden ve ayrıca kötüniyetle yapıldığını sabit olan söz konusu başvurunun SMK madde 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, ve 6/9 gereğince tümden reddinin gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2020-M-2768 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/24021 başvuru numaralı “... ...+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığını, diğer taraftan başvuruya konu “... ...” markasının, başvurunun eşya listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından SMK'nın 6/3. maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye’de markasal olarak aktif ve yoğun kullanımının ispatlanamadığını, aynı şekilde SMK madde 6/5’te belirtilen koşulların oluşmadığını, markalar arasındaki benzerliğin ise tek başına marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına karine teşkil etmeyeceğini, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki 29, 30, 35. Sınıftaki mallar ve hizmetlerin \"toptan ve perakende satışı hizmetleri\" hariç davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış “... ...+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın standart karekterle yazılı \"...\" ibarelerinden oluştuğu, davalının dava konusu marka başvurusu şekil ve kelime markası olup kelime unsurunun ... ... ibareleri olduğu, davacının markalarının sadece ... ibaresinden teşekkül markası hariç diğer markalarda ... ibaresinin yanına tali veya asli unsurlar eklenerek oluşturulduğu, taraflar markalarına bir bütün olarak bakıldığında ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde, markaların rahatlıkla ayırt edilebildiği, tarafların markalarını oluşturan genel kompozisyon ve şekillerin farklı olduğu, diğer yandan her ne kadar davacı markalarının esaslı unsurunun ... olduğunu iddia etse de bu iddianın davacının tüm markaları yönünden kabulü mümkün olmadığı gibi davacının sadece ... ibaresinden müteşekkil markasının da davalının dava konusu markası ile benzer olmadığı, davalının dava konusu marka başvurusunda ... harfleri yanı sıra şekil unsuru da yer almakta ve markalar bu unsurları ile sadece ... ibaresinden oluşan davacı markasından da ayırt edilebildiği, ... ve ... ibarelerinin anlamsal bir karşılığının olmadığı da dikkate alındığında markaları anlamsal olarak benzer kabul etmek de mümkün bulunmadığı, gerçek hak sahipliği iddiasına bağlı sonuçların oluşmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas oluşmadığını, markalardaki farklı unsurların farklılaştırma sağlamadığını, şekil+kelime markalarından oluşan markalarda şekil unsurunun esaslı unsur olarak iltibas değerlendirmesine alınabilmesi için yüksek derecede bir ayırt ediciliğe sahip olması gerektiğini, oysaki somut olayıda oldukça basit bir şekilde çizilen güneş şekil unsurunun herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, taraf markalarının esaslı unsurları (...-...) incelendiğinde, 4 harften oluşan kelimelerin 3 harflerinin aynı ve benzer harfler olduğunun görüldüğünü, taraf markalarının esaslı unsurlarında (...-...) bulunan (N-K) harflerinin farklı olmasının iltibası engelleyebilip engelleyemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini, eksik bir değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin ... markasının tanınmış bir marka olduğunu, NOODLE ürünü ile müvekkilinin ... markasını Ülkemizde özdeşleştirilmiş durumda olduğunu, işitsel, görsel ve anlamsal açıdan yalnızca bir harf fark bulunduran markaların dikkat ve algı seviyesi düşük ortalama tüketici tarafından karıştırılabileceğini, en azından markaların ticari kökeni bakımından bir çağrıştırma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin ... markası sadece Türkiye’de değil yurt dışında da bilinir hale geldiğini, somut olayda davaya konu ... markanın orta seviyede dikkat düzeyine sahip bir tüketici hafızasında müvekkile ait tanınmış seri ... marka ailesinin yeni bir parçası olduğu imajını uyandıracağını, bir an için tescili talep edilen mal ve hizmetlerin müvekkilinin markasının kapsamı ile benzer/bağlantılı olmadığı düşünülse dahi ... markasının tanınmışlığı (SMK mad. 6/5) uyarınca da itiraza konu başvurunun tümden reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının “... ...+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibaresini içeren itirazına mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, markaların rahatlıkla ayırt edilebildiği, tarafların markalarını oluşturan genel kompozisyon ve şekillerin farklı olduğu, diğer yandan davalının dava konusu marka başvurusunda ... harfleri yanı sıra şekil unsurunun da yer aldığı, ayrıca gerçek hak sahipliği iddiasına bağlı sonuçların oluşmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı, marka başvurusunun kötüniyetli yapılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c07fdb67afe49b6","SID":"4399fcf7f6bf69ac"}}