{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1254 <br>KARAR NO\t: 2024/1510<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/180 E.  -  2021/68 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/02/2021 tarih ve 2020/180 E. - 2021/68 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2004/02152, 2004/17890, 2004/02150, 2011/76454, 2014/109106, 2015/ 27750, 2015/27761 sayılı \"...\" ibareli  tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/41901 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin “...” markasının olarak ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, davaya konu marka ile müvekkili markasının benzer olduğunu, hemen hemen aynı harflerden oluştuğunu, ibarelerinin aynı harfle başlayıp aynı harfle bittiğini, baş ve son harflerinin aynı olduğunu, sesçil olarak birbirini çağrıştırdığını, ibarelerinin yazılış-okunuş, görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme/karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde olduğunu, “...” ibaresi Fransızca kökenli bir kelime olup Türkçe okunuşu esnasında “...” harflerinin “yon” olarak telaffuz edildiğini, “...” ibaresi ile “...” ibaresinin kulakta bıraktığı izin benzer olduğunu, müvekkili markası ile dava konusu markanın aynı sınıfları kapsaması nedeni ile iltibasın söz konusu olduğunu ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-2861 sayılı kararının iptaline ve 2019/41901 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, markaların, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, başvuru konusu marka ile itiraz gerekçesi markalar incelendiğinde markaların ka- hecesiyle başlayıp on- hecesiyle bitmesinin markaları benzer kılmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkilinin “... ... Teknolojileri A.Ş.” unvanlı şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, firmanın 28.01.2020 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacı yanca gerekçe olarak gösterilen markalar ile müvekkiline ait marka arasında iltibas bulunmadığını, davacı yanca markaların parçalara bölünerek benzerlik yaratılmaya çalışıldığını, müvekkili markasının bir bütün halinde farklı bir kelimeden oluştuğunu, taraf markalarını tüketici nezdinde bıraktığı izlenimin farklı olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markaların başvuru kapsamındaki 09. Sınıftaki \"Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar,fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları\" emtiası yönünden aynı/aynı tür olduğu, davaya konu markanın 35. Sınıfında bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri\"nin birebir şekilde davacı markalarında tescilli olduğu, diğer yandan davalı markasına tescilli müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (9. Sınıf mallar) malların bir araya getirilmesi hizmetleri ise davacı markalarında birebir yer almadığı, davacı markalarında 35. Sınıf altında malların “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri.” geneli tanımlayacak şekilde tescil edildiği, ilke olarak bu tip tescillerin genelden özele koruma sağlayamayacağı, 35. Sınıf altındaki tüm satış hizmetlerini kapsayamayacağı, bu sebeple davacının 35. Sınıf altındaki malların satışına yönelik hizmetlerinin, davaya konu markanın 9. Sınıf mallarını ve 35. Sınıf altında müşterilere satışa yönelik hizmete özel olarak sıralanmış mal grubunu (35-9) ilişkilendirmek için yeterli görülmediği, aynı şekilde davacı markalarının 35. Sınıfında genel olarak ifade edilen mal satışı emtiasının davalı markasına tescilli diğer mal emtiasına da etki etmeyeceği, davaya konu markanın 42. Sınıfında tescilli emtia birebir şekilde davacı marka emtiasında yer aldığı, başvuru standart karekterle yazılmış “...\" ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı \"...\"   ibarelerinden oluştuğu, davacı ve davalı markalarının ayırt edici esaslı unsurunun ... ve ... olduğu, ... kelimesinin; “Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz:” anlamına geldiği, ... kelimesinin; Latincenin köklerinden türediği ve Fransızca kökenli “...” kelimesinden yayıldığı, bu kelimenin, dünya üzerindeki birçok dilde anlamsal ve işitsel karşılığının bulunduğu, Türkçe’de “kamyon” anlamında olduğu, tarafların markaları arasında anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, “...-...” kelimeleri açısından harflerin dizilimsel bir ortaklığı yer almakla birlikte, “...” ile “...” sözcükleri arasında ise dava konusu markada ikinci hecede yer alan “Mİ” harflerinin markaları görsel anlamda birbirlerinden uzaklaştırmaya yeter bir algı oluşturduğu, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, somut davada davalı şahıs başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı şahsın  kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayırt edici özelliği bulunmayan \"...\" ibaresinin tescilinin mümkün olmadığını, “...” ibaresinin müvekkili adına tescilli bulunan “...”, “...+şekil”, “... ... ...” ibareli marka ile birebir benzediğini, davalı taraf markası ile müvekkilinin markaları arasında kanunun aradığı emtia aynılığı/benzerliği şartının gerçekleştiğini, dolayısıyla SMK'nın 6/1. maddesinin aramış olduğu mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleştiğini, davalı tarafa ait \"...\" ibaresi ile müvekkiline ait \"...\" markaları karşılaştırıldığında; -\"...\" ve \"...\" ibarelerinin hemen hemen aynı harflerden oluştuğunu, ayırt edilemeyecek düzeyde sesçil olarak birbirini çağrıştırdığını, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının yazılış-okunuş, görsel ve işitsel olarak birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, her iki ibare arasındaki bu benzerliğin aynı tür mal ve hizmetler bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme/karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde olduğunu, müvekkiline ait markaların sektörel tanınmışlığa sahip olup davalı tarafın, müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'ın \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, tarafların markaları arasında anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, dava konusu markada ikinci hecede yer alan “Mİ” harflerinin markaları görsel anlamda birbirlerinden uzaklaştırdığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceğinin ispatlanamadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şahsın başvurusunun kötüniyetli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d2c717d95494c3f","SID":"7e4af2e9dadee5c6"}}