{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1476 <br>KARAR NO:2024/1902<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/05/2024<br>NUMARASI:2024/339 E.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı tarafça sunulan tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davacı İİK 72. Madde gereğince açtığı menfi tespit davasında, davalı tarafından ... sayılı dosyasında takibe konan 810,000 USD'lik senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, sahte olduğunu belirterek senetten ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, aleyhine başlatılan icra takibinin de tedbir yolu ile durdurulmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 13/05/2024 tarihli ara kararı ile; \"Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, Davacı her ne kadar imza sahteciliğinden dolayı ...sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; HMK'daki sahteciliğe ait düzenlemeye nazaran İİK 72'deki düzenlemenin özel düzenleme niteliğinde olduğu, bu nedenle menfi tespite konu olan senedin sahteciliği öne sürülse de icra takibi başlamış ise artık tedbirin durdurulmasına karar verilemeyeceği nazara alınarak;Sadece  ... sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, \" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı taraf her ne kadar İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/149 Esas 2023/652 Karar sayılı dosyası kapsamında davalı aleyhinde verilen kabul kararının davalı tarafça ... sayılı dosyası kapsamında takibe konulduğunu ileri sürmüş ise de, müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 6 İcra Hukuk Mahkemesi 2023/635 esas sayılı dosyası ile takas mahsup talebinde bulunduklarını ve takas mahsup taleplerinin kabul edildiğini ve Davacı ...'nin İstanbul Anadolu 8 İcra Hukuk Mahkemesi 2023/30812 esas  sayılı dosyasından mevcut bir alacağı kalmadığını, Mahkemece teminatsız bir şekilde verilen ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin alacağını zora soktuğunu, müvekkilinin, davacı borçlu ... den alacağını tahsil edemediğini,  ilk derece mahkemesinin hem yazılı şekilde ... nin kendi imzası ile İstanbul Anadolu 31 Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu 850.000 USD aldım imzalı yazısını dahi dikkate almadan yetersiz şekilde inceleme yaparak teminatsız şekilde tedbir kararı verdiğini,  Müvekkilinin kesinleşen icra dosyasından alacağını tahsil edemediğini,  bu hususun gözönüne alınmadığını, -Davalı müvekkilinin, davacı ...  hakkında ... sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, dosya borçlusu ... tarafından imzaya itiraz edildiğini, imzaya itiraz edilen İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/176 esas ve 2023/281 Karar sayılı dosyasında farklı bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda imzaların ... ye ait olduğunun tespit edildiğini,  ''Bilirkişi raporu taraflara tebliğe çıkarılmış, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, delil avansı davacı tarafından karşılandığından dosya bu defa farklı grafoloji bilirkişisine tevdi edilmiş, 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda \"...İnceleme konusu senedin arka yüzünde ...'ye atfen atılmış ciro imzası ile davacı ...'ye ait karşılaştırma imzaları arasında, imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, inceleme konusu senedin arka yüzünde ...'ye atfen atılmış ciro imzasının davacı ... ’nin eli ürünü olduğu\" tespit edilmiştir şeklinde rapor tazmin edildiğini, Davacı tarafından her ne kadar müvekkilinin '' takip dayanağı bonoda cirantadır. Bononun keşidecisine izafeten atılan imzaya keşideci itiraz etmiştir. İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/176 Esas 2023/281 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda keşideciye izafeten atılan imzanın sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Keşideci imzasının sahte olması sebebiyle bono kıymetli evrak vasfında değildir. Kıymetli evrak vasfında olmayan bir belgenin ciro yoluyla devri de hukuken mümkün değildir. Ciro edilmesi caiz olmayan bir belgeden dolayı davacının ciranta sıfatıyla sorumlu tutulması hukuka aykırıdır '' şeklinde beyanda bulunmuş olsa da gerek yargıtay kararları ve ilgili mevzuat gereğince kambiyo senetleri üzerinde yer alan her bir beyanın ve imzanın geçerliliği senette yer alan diğer beyan ve imzaların geçerliliğinden bağımsız olduğunu,  TTK-677 gereği geçerli imzaların sahiplerinin , başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacaklarını,  bono ile ilgili olarak İstanbul Anadolu C. Başsavcılığı'nın 2023/183998 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında başlatılan soruşturma da müvekkili adına yapılan itiraz da müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, -Davacı taraf her ne kadar davacı ile müvekkili arasında olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/149 Esas 2023/652 Karar sayılı dosyası kapsamından bahsetmiş olsa da söz konusu hukuk dosyasının taraflarınca istinaf edildiğini,  ilgili İstanbul Anadolu 8 Asliye Hukuk Mahkemesi  yeterli incelemeyi yapmamış süreler geçmiş olsa da davacı tarafın ıslah için süre verdiğini, kendi iddialarının değerlendirmediğini, kesinleşen bir alacak durumu söz konusu olmadığını, -davacı ... Tarafından İstanbul Anadolu 31 Asliye Hukuk 2022/244 Esas Sayılı Dosyasına 16/02/2024 tarihinde kendi el yazısı ile vermiş olduğu beyanda söz konusu satıştan kendisine verilen 850.000 dolar verildiğini kendi beyan ettiğini, gerek almış olduğu 850.000 dolar tutar gerek oğlu üzerine devir etmiş olduğu taşınmaz ve teknelerinden elde etmiş geliri ile adli yardım talebinde bulunmaları ve bunun sayın mahkemece kabul görmüş olmasının akla mantığa uymadığını, Davacının kirada oturduğunu beyan etmesinin adli yardımdan yararlanmasını gerektirmediğini, yasada adli yardımdan yararlanma gerekçelerinin açık şekilde belirtildiğini, Davacı tarafın adli yardım şartlarını sağlamadığını, Davacının üzerine kayıtlı bir çok taşınmaz kaydı varklen bunlarla fakirlik belgesi bile alamıyorken sayın mahkemece adli yardımı kabul gördüğünü, Davacının madem maddi durumu kötü 2 ayrı özel avukat ile kendisini temsil ettirmesinin de akla mantığa uymadığını, Davacının yalnızca müvekkiline değil bir çok kişiye borçlandığını ve borçlarını geri ödemediğini, davacı taraf için verilen adli yardım talebinin ivedilikle kaldırılmasını ve davacı tarafça harçların ödenmesine karar verilmesini, ara kararın  reddine ve teminatlı olarak tedbir karraına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava ve tedbir, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle tedbirin teminatsız  kabulüne karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/176 Esas 2023/281 Karar sayılı dosyası kapsamında keşideciye izafeten atılan imzanın sahte olduğuna yönelik tespitin yapıldığı anlaşılmıştır. İcra mahkemesinde yapılan yargılamada bononun üzerindeki davacıya ait ciranta imzasının kendisine ait olduğuna dair karar verilmiş ancak davacı tarafça istinaf edilmiştir.Davalının 2012 yılında davacıya ait bir taşınmazı kendisine vekaleten üçüncü bir şahsa sattığı ve  ancak satış bedelini davacıya vermediği gerekçesi ile açılan davada, davalı hakkında İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/149 Esas 2023/652 Karar sayılı dosyası kapsamında kabulüne karar verildiği kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.Davalının İstanbul Anadolu 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/46 Esas 2021/170 Karar sayılı dosyası kapsamında dava dışı başka senet nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ceza aldığı anlaşılmıştır.Bonoda bulunması zorunlu olan şekil şartları 6102 sayılı TTK’nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bu unsurların yanı sıra, yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlar da bulunmaktadır. TTK 776/ 1 maddesine göre takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını taşıması için düzenleyenin imzasının bulunması zorunlu olup 6098 sayılı TBK’nin 15. maddesine göre de imzanın borç altına girenin el yazısı ile atılmasının zorunlu olduğu bu durumda her ne kadar İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/176 Esas 2023/281 Karar sayılı dosyasında verilen karar kesinleşmemiş ise de, imzanın sahteliği nedeniyle bu belgenin \"bono\" niteliğinde bulunmadığı, başka bir deyişle kambiyo senetlerindeki illetten mücerretlik ilkesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, tedbir kapsamında yaklaşık ispat olarak değerlendirmeye alınabileceği,  sunulan dava dosyaların kesinleşmemiş olduğu, adli yardım talebinde ise adli yardım talebinin istinaf talebine konu edilemeyeceği, adli yardım talebine yönelik itiraz edildiği ve Mahkemece itiraz hakkında karar verildiği bu karara yönelik istinaf isteminde bulunulamayacağı, sonuç olarak mahkemece tedbirin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,HMK.355 mad. Gereğince kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususun bulunmaması nedeniyle, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi, dosya kapsamı ve delil durumu değerlendirildiğinde istinaf olunan kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2024 tarih ve 2024/339 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c92e1cab98f2daf6","SID":"3f4b9d05d14ef93a"}}