{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1523 Esas<br>KARAR NO:2024/1961<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:31/05/2024<br>NUMARASI:2022/507 E. - 2024/473 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, davalı tarafından davacı müvekkile borç olarak 500.000,00-TL para verdiğini, borç karşılığında davacı müvekkili davalıya 13/07/2019 tanzim ve 15/01/2020 tarihli senedi düzenleyerek verdiğini, senet taraflar arasındaki borç ilişkisinde borcun ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda davalının alacağını garanti altına almak istemesi nedeniyle düzenlendiğini, müvekkili davalıya olan 500.000,00-TL borcunu düzenlediği senedin vadesi gelmeden 16/07/2019 tarihinde 100.000,00-TL , 16/08/2019 tarihinde 250.00,00-TL, 15/09/2019 tarihinde 180.000,00-TL olmak üzere ödediğini ancak davalı bununla yetinmeyerek kötü niyetli olarak verilen senedi İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 20/01/2020 tarihinde icra takibine konu ederek davacı müvekkili zarara uğratmayı çalıştığını, müvekkili davalıya 30.000,00-TL fazla ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından yapılan icra takibi neticesinde müvekkilinin bütün banka hesaplarına haciz konulduğunu ve müvekkilinin itibarının sarsıldığını bu nedenle de aile bağlarının kopma noktasına geldiğini belirterek, takibin iptalini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini, icra takibinin durdurulması şeklinde ihtiyati tedbir konulmasını, davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili ... ile davacı ... kardeş olup ve aynı zamanda uzun yıllardır araç alım satım işiyle uğraştıklarını, taraflar birbirine sürekli olarak banka yoluyla ya da elden olmak üzere para alışverişinde bulunduklarını,  ticari ilişkinin ve akrabalık ilişkisinin gereği olarak davacının senede istinaden sunmuş olduğu dekontlar, aslında senedin borç ödemesi olmadığını ve  ticari ilişki içerisinde gönderilen diğer paralar olduğunu, davacının icra dosyasından gönderilen ödeme emrini 25/02/2020 tarihinde tebliğ aldığını ve itiraz etmediğini, müvekkili ile davacı arasında İstanbul Anadolu 12. ASCM'sinin 2021/520 E sayılı dosyasında hakaret, tehdit, konut konulmazlığı, yaralama suçlarına ilişkin ceza yargılaması devam ettiğini, 500.000,00-TL tutarlı bir borcun olduğunu ve aile arasında bu borca ilişkin tartışma ve kavgaların yaşandığının anlaşılacağını belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini, talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI;İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin   31/05/2021 tarihli  2022/507 E- 2024/473 K sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU;Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, müvekkilinin davalı tarafa borçlu bulunmadığının, bizzat davalının kendi tanıklarının ifadeleriyle ispatlanmasına rağmen davanın reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu, davalı tanığı ...'ın beyanında müvekkilinin davalıya olan 1.000.000 TL borcunun 500.000 TL'lık kısmının elden ve peşin olarak ödendiğini, kalan kısım için senet düzenlendiğini söylediğini, dekontlar gösterildiğinde ödemelerin borca ilişkin olduğunu düşündüğünü söylediğini, mahkemece tanık anlatımlarının aleyhe yorumlanmasını anlayamadıklarını, davacı tanığı ...'ın beyanının da davacının haklılığını ispatladığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava bono bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 355. Madde de, istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzeniyle ilgili hususlarla sınırlı olarak yapılacağı düzenlenmiştir.492 sayılı Harçlar Kanunu Madde 30; \"Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.\"Madde 28 - \"(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir.:a) (Değişik bent: 23/07/2010-6009 S.K/18.md.) Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır.Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez....\" Madde 32; \"Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.\" hükümleri düzenlenmiştir.Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeden; harç alınması veya tamamlanmasının yanların isteğine bırakılmadığı peşin harcın yatırılıp yatırılmadığının, mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağının vurgulandığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davacı vekilinin tevzi formunda dava değerini \"0,00 TL\" olarak göstererek 59,30 TL maktu harç yatırarak dava açtığı anlaşılıyorsa da; dava dilekçesinde davanın \" ... sayılı dosyasına dayanak, 13/07/2019 düzenleme ve 15/01/2020 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli senede konu borcun ödendiğinden bahisle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti \" olarak açıklandığı  görülmüştür.Kamu düzeniyle ilgili olan bu hususun mahkemece resen gözetilerek,  492 Sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince dava değeri üzerinden nispi harç ve başvuru harcının yatırılması için, davacı vekiline kesin süre verilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi, harç yatırılmadıkça müteakip işlemlere devam edilmemesi ve HMK 150. Madde gereğince işlem yapılması gerekirken, harç yatırılmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmış, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a-4-6. Maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2024 tarih, 2022/507 E. 2024/473 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63060c50200dd847","SID":"25a5d2d799e61e22"}}