{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/997 Esas<br>KARAR NO:2024/1366<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/03/2024<br>NUMARASI:2022/409 Esas, 2024/161 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ:15/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirketin kuruluşunun İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunca 09.01.1978 tarihinde tescil edildiğini, merkez adresi 2015 yılında ... fabrika adresine taşındığını,  şirketin halihazırdaki tescilli sermayesinin 32.000.000,00 TL olduğunu, şirket ortaklarının sermaye taahhütlerinden dolayı borçları bulunmadığını, iflasın ertelenmesi davasında mahkemece şirketin iflasına karar verildiğini, söz konusu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulduğunu, şirket hakkında verilen iflas kararı neticesinde özellikle gayrimenkul satışlarının durduğunu, şirketin üretim faaliyetlerinin de kesintiye uğradığını, verilen iflas kararı nedeniyle gayrimenkul satışlarının durduğunu ve şirketin borç ödemeleri için biriktirmesi gereken kaynakları üretemediğini, Covid-19 salgınının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomiyi durma noktasına getirdiğini, tüm sektörlerde olduğu gibi üretim sektöründe ve gayrimenkul satışları üzerinde de olumsuz etki gösterdiğini, şirketin girmiş olduğu finansal kriz nedeniyle iflasın ertelenmesi davasını açtıklarını, söz konusu süreçte Hasılat Paylaşımı Esaslarına Dayalı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalanan inşaat şirketi ile yaşanan bazı sorunlar nedeniyle bir süre şirketin payına düşen rezidans dairelerinin satışının yapılamadığını bu şekilde elde edilmesi planlanan gelirlerin elde edilemediğini, borçların ödenmesi yönünde kaynak temin edilemediğini, bu durumun ise iflasın ertelenmesi müessesesinden bekledikleri faydanın temin edilmesini engellediğini belirterek davacı şirket ... A.Ş. için  3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesini, kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyaya alacaklı/asli müdahiller tarafından beyan dilekçeleri sunulmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; İcra ve İflas Kanunu'nun 286/a-e maddesinde öngörülmüş olan belgelerin dava dilekçesine ekli olduğu ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 14/04/2022 tarihi saat 14:00'dan itibaren davacıya 3 aylık geçici mühlet verilmesine  karar verildiği, yasada öngörülen tedbirlerin alındığı, geçici konkordato komiser heyeti tarafından dosyaya ön rapor ve ara raporların ibraz edildiği, 3 aylık mühlet sona ermeden ara raporun sunulduğu, nihai raporun hazırlanamadığı ve ek süre verilmesi halinde kesin mühlete çevrilmesinin uygunluğu konusunda raporun sunulacağının bildirildiği, 14/04/2022 tarihli geçici mühlet kararı ile verilen 3 aylık geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, konkordato geçici komiser tarafından düzenlenen ve konkordato projesinin başarıya ulaşacağına yönelik nihai rapordaki açıklamalar, oluşan kanaat, alacaklı vekilinin yazılı talebi, alacaklı vekilinin ve müdahil borçluların duruşmadaki sözlü beyanları hep birlikte değerlendirilerek konkordato projesinin başarıya ulaşacağı yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle 13/09/2022 tarihli duruşmada verilen kesin mühlet kararı ile  İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi kapsamında davacı yararına 14/09/2022 tarihinden itibaren  bir yıllık kesin mühlet verilmesine, kararın İcra ve İflas Kanunu'nun 288 maddesindeki usulle ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, komiserin görevine devamı ile komiseri  İcra ve İflas Kanunu'nun 298-302 ve mevzuatın diğer hükümlerinde öngörülen görevleri yerine getirmelerine karar verildiği, 03/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile Çerkezköy  Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Şirketi  hakkında verilen bir yıllık kesin mühlet süresinin dolduğu, alacaklılar toplantısının yapılmadığı, alacaklılarla görüşmelerin devam ettiği, bu nedenle nihai raporun dosyaya sunulamadığı, alacaklılar toplantısının sonucunun da sunulamadığı gerekçesiyle alacaklılar kurulunun görüşü, konkordato komiser heyetinin beyanı doğrultusunda İcra ve İflas Kanunun 289/5 maddesi uyarınca kesin mühletin davacı şirket yönünden sürenin bitim tarihi olan 14/09/2023 tarih saat:10:37'den itibaren 6 ay daha uzatılmasına karar verildiği, 05/01/2024 tarihli duruşmada konkordato komiseri tarafından dosyaya 04/01/2024 havale tarihli nihai gerekçeli rapor sunulduğundan konkordato hakkında karar verilmek üzere yargılamaya başlanmasına, nihai karar gününün 05/03/2024 günü saat 10:05 saati olarak tespitine karar verildiği, bu doğrultuda konkordato komiser heyetinden rapor alındığı, davacı şirket ve davacı gerçek kişinin çekişmeli alacakları yönünden 03/10/2023 tarihli ara kararın tesis edildiği, komiser tarafından davacının bilançosu itibariyle tespit edilen alacaklıların, borçlunun beyana daveti akabinde kabul edilen  alacaklıların konkordato projesi müzakerelerine katılma hakkına sahip olduğu, bu alacaklılar ve alacak miktarları nisapta esas alınarak komiser heyetince alacaklılar toplantısının yapılmasına karar verildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı'nda yapılan ilanla alacaklıların toplantıya davet edildiği, 05/01/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile İcra ve İflas Kanununun 305. maddesi gereğince konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderlerinin depo edileceği ifade edildiğinden kayyım ücreti ile gider avansı toplamının İcra İflas Kanunun 305. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114., 115./2 maddeleri gereğince davacı vekili tarafından  2 aylık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine yatırılmasına, 2 aylık kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı taktirde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesi ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddedileceği hususunda davacı vekilinin ihtar edildiği, konkordato komiser heyetinin 04/01/2024 havale tarihli konkordato projesi görüşmeleri toplantısı sonucuna göre harç oran ve tutarlarına ilişkin konkordato komiseri raporunda borçlu firmanın konkordato projesinde belirttiği ve eksik olduğu  tespit edilen 596.467,37 TL harcı ikmal etmesi için davacı vekiline 2 aylık kesin süre verildiği,  2 aylık kesin süre içerisinde eksik olan harç ikmal edilmediği takdirde dava dosyasının usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, konkordato talep eden davacı şirket vekiline, komiser heyeti tarafından sunulan raporda İİK 206/1. maddesi uyarınca belirlenen 2.085.895,94 TL imtiyazlı alacağın ödendiğini veya mahkemece kabul edilecek bir teminata bağlandığını gösterir belgeleri duruşma tutanağının tebliğinden  itibaren  2 aylık kesin süre içerisinde  mahkemeye sunmak üzere kesin süre verildiği, aksi takdirde İİK 305/1-d. bendi uyarınca konkordato talebinin reddine karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, ara karar uyarınca davacı tarafından tasdik harcı ile gerekli olan gider avansının yatırıldığı, davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde tasdik harcının yatırıldığı, yine bir kısım imtiyazlı alacaklıların alacağının ödendiğine dair belgelerin sunulduğu, kalan imtiyazlı alacaklar yönünden ise teminatın Mahkeme veznesine yatırıldığı, İcra ve İflas Kanunu'nun 292/son maddesi uyarınca nihai karar günü için davacı şirket temsilcisine çıkartılan duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafın gerek ön proje de gerekse de revize projelerinde vade konkordatosu talep ettiği, taşınmazlarının bir kısmının belirli tarihlerde satılarak elde edilen gelirin öncelikle rehinli alacaklılara ödenmesi, ardından da adi alacaklılara ödeme yapılacağının beyan edildiği, rehinli alacaklı olan banka ile bir yapılandırma sözleşmesinin yapıldığı, ancak yapılandırma sözleşmesine uyulmadığı ve rehinli alacaklılar toplantısında yapılandırma görüşmeleriyle ilgili olumlu oyun çıkmadığı, ancak davacı vekilinin duruşmalarda alınan beyanlarında ve komiser heyetinin raporlarında davacı şirketin revize projede yer alan bir kısım taşınmazlarının satım aşamasında olduğunu beyan ettikleri, bu kapsamda yapılan değerlendirmede rehinli alacaklının zaten rehinli alacaklılar toplantısında yapılandırma müzakerelerini kabul etmediği, konkordatoya tabi borçlar bakımından alacaklılar tarafından projenin kabul edildiği, şöyle ki adi alacaklıların projenin kabul edilmemesi halinde davacı şirketin tüm taşınmazlarının rehinli olmasından dolayı rehinli alacaklının icra yoluyla taşınmazları sattırması neticesinde kalan bedel olması halinde icradaki sıraya göre bedeli alabilme ihtimalini düşünerek projeye olumlu oy verdikleri ve çoğunluğu sağladıkları, zaten davacı tarafından taşınmazlarının hepsinin değil bir kısmının satılması yönünden ön projeler ile revize projeler dosyaya sunulduğundan vade konkordatosunun davacı tarafından talep edilmesinde hukuki yararının olduğu, taşınmazların hepsinin değil bir kısmının satılarak tasdik kararından itibaren kısa bir süre içerisinde vadenin öngörülmesi, yine taşınmazların bir kısmının davacı şirket tarafından satılması hususunda da davacı ve alacaklıların yararı bulunduğundan davacının vade konkordatosu talep edebileceği, davacı yönünden konkordatoya tabi olan borçların tasdiki yönünden yapılan değerlendirmede; tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi ekindeki belgeler, ön proje, revize proje, komiserin ara raporları ve tasdike ilişkin nihai rapordaki ve ek nihai rapordaki görüşleri, bilirkişi heyetinin değer tespiti hakkındaki ek raporu, bilirkişi heyetinin tasdik aşaması yönünden sunduğu rapor ile icra edilen tasdik duruşmasında davacı vekilinin, müdahil vekillerinin ve komiserlerin sözlü beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin Çerkezköy'de özel sektörde faaliyet gösterdiği, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam etmediği, ancak zaten davacı şirketin gerek ön projesinde gerekse de revize projelerindeki konkordato talebinin davacıya ait taşınmazların satılmasına dayandığı, bu kapsamda öncelikle rehinli alacaklının borçları ödenerek kalanının adi borçlulara ödenmesi teklifinde bulunulduğu, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu,  kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığı, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düştüğü, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçların bilançoda dürüst olarak beyan edildiği, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacının faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin olmadığı, borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmadığı, davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu, dürüst davrandığı, alacaklılar toplantısında kabul edilen revize proje ile yapılan ödeme teklifinin İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edildiği, İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde kesin kanaat oluştuğu gerekçesiyle bilirkişi heyetinin ek raporunda, konkordato komiserin nihai raporunda ve ek nihai raporunda dile getirilen görüş ve kanaatlere mahkemece iştirak edilerek davacı şirketin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulüne ile konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, davacı şirketin projesinin konkordatoya tabi borçlar bakımından tasdik edilmemesi halinde davacı şirketin konkordatoya tabi alacaklıların rehinli alacaklının yaptıracağı takipler neticesinde kalan bedeller kısmından sıraya göre icra kapsamında alacaklarını tahsil etme imkanlarının olabileceği, bu kapsamda zaten konkordatoya tabi borçların alacaklılarının adi alacaklılar yönünden toplantıda kabul bakımından gerekli çoğunluğun oluştuğu, davacı şirketin revize projesinde tasdik kararından itibaren kısa bir süre içerisinde 2 vadede borçlarını ödeyeceğini açıkladığı, bu hususun adi alacaklılar tarafından İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edildiği, İcra ve İflas Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı gerekçesiyle davacı şirketin konkordatoya tabi borçları açısından konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, davacı ... Şirketi'nin rehinli alacaklılar yönünden sunduğu projenin İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi kapsamında belirtilen çoğunlukla kabul edilmediği, davacı  ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verildiği, neticeten davacı ... Şirketi'nin konkordato revize projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin kabulüne, Çerkezköy Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... nolu sicilinde kayıtlı davacı  ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarının yarısının konkordato tasdik tarihi olan 05/03/2024 tarihinden itibaren 1 ay içerisinde, kalan yarısının ise 1 aylık sürenin bitimi olan 05/04/2024 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine, adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde asli müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Asli müdahil .... Şti. vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece verilen kısa kararın 3 nolu bendindeki \"adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına\" şeklindeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek işleyecek faiziyle birlikte dosya borcunun kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil .... AŞ. vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece verilen karardaki \"adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına\" şeklindeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato mühleti verilen davacı/borçlunun daha somut, gerçekçi ve açık mali verilerle ve borç tasfiye projesi ile konkordato talebinde bulunması gerektiğini, afaki, fiktif ve sonucu öngörülemeyen, ciddi bir borç tasfiye projesi sunulmayan konkordato davasının reddine karar verilmesi gerekirken tasdik talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, borçlu şirketlerin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.\"Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak malvarlığını korumaya amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatmin edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır...\" (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1481 Esas 2022/2121 Karar sayılı ilamı).\"Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.\" (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 Esas 2024/1969 Karar sayılı ilamı). 21/02/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; tespit konusu taşınmazların ek raporun hazırlarıdığı 08.02.2024 tarihi itibariyle taşınmazların toplam değerinin 2.700.538.908,00 TL olduğu, tüm taşımazlar içerisinde ... Şirketi'nin hissesine düşen miktar 1.567,342.908,00 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.Dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle kaydi özvarlık tutarının -144.795.250,06 TL olduğu borca batık olduğu, davacı şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle rayiç özvarlık tutarının 450.073,073,19 TL olduğu borca batık olmadığı, alacaklılar toplantısının 22/12/2023 tarihinde ilanda belirtilen adreste yapıldığı, gerek toplantı günü gerekse 7 günlük iltihak süresi içerisinde yapılan başvurunun değerlendirilmesinde, rehinsizler yönünden davacı şirketin  291 alacaklı 262.790.956,37 TL rehinsiz borcu olduğu,  İİK 302 b bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının %25'ten fazlası, kaydedilmiş alacaklılar tutarının %66,666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, firmasının İİK 302 b bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının % 25'ten fazlası, kaydedilmiş alacaklılar tutarının % 66,666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, 291 alacaklı yönünden  %25  fazlasının 73 kişi olması gerekirken 76 kişinin kabul oyu kullandığı, sayı yönünden yeterli nisaba ulaştığı, 175.193.970,91 TL olması gerekirken 213.887.503,06TL kabul tutarı oyu kullandığı, tutar yönünden yeterli nisaba ulaşıldığı, nisap yönünden hem sayı hem de tutarın birlikte kabulü gerektiği, her ikisinin birlikte yeterli nisaba ulaştığı, dolayısıyla rehinsiz alacaklılar yönünden 302/b bendi gereği tasdik şartlarının oluştuğu, rehinliler yönünden davacı şirketin 2 adet toplam 405.468. 163,60 TL rehinli alacaklısı olduğu, nisap şartlarının oluşmadığı, yargı harçları tarifesi uyarınca, B.I1L.2.b.aa bendi uyarınca, alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden rehinli (imtiyazlı) alacaklar için binde 1,13 ve adi alacaklar için binde 2,27 oranında harç ödeneceği, bu kapsamda rehinsizler için tasdik şartının var olduğu, bu kapsamda borçlar toplamı olan 262.790.956,37 TL tutarın binde 2,27 oranına karşılık gelen 596.535,47 TL harç bedelinin hesaplandığı, hesaplanan 596.535,47 TL harcın rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak harç aranılması, İcra İflas Kanunu 305. maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki için gereken koşulların iş bu davada var olduğu, davacıların tesis etmiş olduğu davada konkordato süresi ve bu konkordato süresinin ilerleyişi irdelendiğinde, 29 aylık sürenin 22,60 aylık süre kullanılmış olmasına karşın, alacaklılar toplantısının yapıldığı, iltihak süresinin bittiği, nisap hesaplama raporunun hazırlandığı, bu çerçevede konkordato süresinin kanunda belirtilen süreleri aşmamak kaydıyla kullanıldığı, adi alacaklılara faiz ödenmeyeceği, konkordato kapsamında adi alacaklılara teklif edilen tutarın (alacaklarının tamamı) şirketin iflası halinde alacaklıların ellerine geçecek tutardan fazla olacağı, borçlu tarafından teklif edilen tutarın, borçlu davacıların kaynakları ile orantılı olduğu, ücretlerden kaynaklı işçi alacağı olduğu ve İİK. m.206'nın birinci sırasındaki bir alacağının bulunduğu, davacının, konkordato revize proje kapsamındaki tekliflerinin tasdik tarihinden itibaren 1 ay içinde  % 50'sini kalan % 50'sini ise ilk taksit ödemesinden 3 ay sonra olacak şekilde ödeme teklifinde bulunduğu, konkordato azami süresinin 29 ay olduğu, davacılar tarafından 22,63 aylık sürenin kullanıldığı, sürecin tamamlanması nedeniyle, konkordato süresinin verimli kullanıldığı davacıların konkordatosunun tasdiki veya reddi noktasındaki nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Konkordato komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan 04/01/2024 havale tarihli konkordato komiserinin konkordatonun tasdiki hakkındaki gerekçeli raporunda; davacı şirket yönünden tasdik harcı olan 596.467,37 TL yatırılması ve işçi alacaklarından dolayı teminat altına alınması gereken 2.085.895,94 TL  tutarın ödenmesi halinde şirket yönünden adi alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, davacının da imtiyazlı alacaklılar ile yapılan toplantılarda İİK 308/h maddesinde belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı sağlayamadığı, rehinli alacaklılar bakımından konkordato projesinin kabul edilmediği bildirilmiştir.Komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan 29/02/2024 havale tarihli ek nihai raporda; davacı/borçlu şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle hazırlanan rayiç bilançosunda yapılan hesaplamalara istinaden Davacı/borçlu şirketin ibraz ettiği mali tablolar, mizanlar, defter kayıtları, mübrez belgeler ve teknik tespitlere esas tarafımıza ibraz edilen tüm belgeler kapsamında tanzim olunan rayiç değer bilançosu yukarıda arz edilmiş olup, davacı/borçlu şirketin öz kaynaklarının 31.12.2024 tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK'nın 376/3. maddesinde belirtilen değerleme yöntemlerine (aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle bilanço düzenlenmesi) göre + 450.073.073,19 TL tutarında pozitif olduğu ve TTK'nın 376/3. maddesi çerçevesinde borca batık durumda olmadığı, davacı tarafın 15.12.2023 tarihli revize ön projesinde ödeme teklifinin konkordato kapsamındaki borçlarının “Tasdik tarihinden itibaren 1 ay içinde %50'si , kalan %50'si ise ilk taksit ödemesinden 3 ay sonra ödenecek şeklindedir.” şeklinde olduğu, rehinli alacaklılar toplantısında İİK 308/h maddesinde belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı ile ödeme planının kabul edilebildiği, ilgili toplantıda bir kişinin  400.000,00 TL tutarında iltihak oyu kullandığı, rehinli alacaklılar bakımından konkordato projesinin kabul edilmediğinin hesaplandığı, adi alacaklılar toplantısının hazirunda alacaklı sayısının 291 kişi, hazirun toplamının ise 262.790.956,37 TL olduğu, rapor içeriğinde yapılan hesaplamalarda olası bir iflas halinde adi alacaklıların alacaklarına kavuşma oranının yaklaşık %0 olduğu, teklif edilip alacaklılar tarafından kabul edilen nihai projede ise alacakların %100'ünün faizsiz bir biçimde ödeneceğinin belirtildiği, bu durumda konkordatonun iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, davacı şirketin maddi duran varlıkları rayiç değerinin 1.567.342.908,00 TL olduğu, maddi duran varlıkların icra yolu ile satılmaması halinde şirketin adi alacak toplamı 262.790.956,37 TL, ipotekli ve imtiyazlı borç toplamı 931.024.976,39 TL olduğu, diğer cari, vergi ve sgk borçları dahil şirketin tüm borçlarını karşılayacak kadar mal varlığının olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, verilere göre nakde dönüşebilecek kısa vadede borçlarını ödeme imkanının bulunduğunun düşünüldüğü, genel toplamda kabul oyu kullanan 76 kişinin toplam alacaklı sayısının %26,12 ve kabul tutarı 213.887.503,06 TL toplam alacak tutarının % 81,39 olarak gerçekleştiği, alacaklı sayısı ve tutarı açısından nisap miktarının sağlandığı, ilanı mütcakip alacakları için başvuruda bulunarak kayıt yaptırdığı halde alacaklar toplantısında ve iltihak süresinde oy kullanmayan alacaklıların oyu ret sayılsa dahi İ.İ.K.md. 302 b maddesinin öngördüğü çoğunluk gerçekleştiği, borçlu projesinin alacaklılar tarafından onaylandığı, talebi yapan müdahil 10 işçinin toplam değeri 2.085.895,94 TL olan İİK. 206. madde kapsamında 1. sırada imtiyazlı işçilik alacaklarının bulunduğu, iş bu alacakların imtiyazlı alacaklılar listesine eklenerek İİK 305/d maddesi gereğince tasdik yargılamasından önce ödenmesinin yeterli teminata bağlanması gerektiği, ek rapor tarihi itibari ile henüz teminata bağlanmadığı, davacı şirket yönünden tasdik harcı olarak belirlenen 596.467,37 TL'nin dosya hesabına depo edilmesi ve işçilik alacaklarından dolayı teminat altına alınması lüzum gelen 2.085.895,94 TL'lik tutarın ödenmesi halinde adi alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, davacının imtiyazlı alacaklılar ile yapılan toplantılarda İİK 308/h maddesinde belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı sağlayamadığı, rehinli alacaklılar bakımından konkordato projesinin kabul edilmediği bildirilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 300. maddesi uyarınca konkordato komiseri, yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır. Borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hale gelir. Kanun çekişmeli alacaklara iki sonuç bağlamıştır. İlk olarak çekişmeli alacakların nisaba ne şekilde katılacağına mahkeme karar verir (İİK m.302/VI). Mahkemenin bu konuda verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu bağlamda çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkan sağlanmıştır (İİK m.308/b). Komiser heyetinin tasdike ilişkin raporunu sunması ile tasdik yargılaması süreci başlamış olmaktadır. Konkordatonun tasdiki yargılamasını, geçici veya kesin mühlet kararını veren Asliye Ticaret Mahkemesi, konkordato şartlarını içerik olarak incelemek suretiyle konkordato talebinin tasdikine veya reddine karar verir. Bu aşamada mahkemenin yapacağı iş dosyanın kendisine tevdinden önce yapılması gereken işlerin kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemek ve İİK. m. 305’te öngörülen konkordato tasdik şartlarının mevcut olup olmadığını tespit etmektir. (..., Konkordato ve İflas, 2. Bası, Ankara: Seçkin, 2018, s. 195; Öztek/Budak/Yücel/Kale/Yeşilova, Yeni Konkordato, s.355) Konkordatonun tasdiki için m. 305’te öngörülen şartlar kamu düzenine ilişkin olup bu şartların tamamının sağlanması gerekir. Mahkeme her ne kadar komiserin raporu ile bağlı değil ise de konkordatonun tasdiki veya reddi hakkında bir karar verirken komiserin beyanlarını ve kanaatini dikkate alması gerektiğinden eksiklik veya çelişki varsa mahkemenin eksiklik ve çelişkileri tasdik duruşmasından önce gidermesi gerekir. Bu nedenle mahkemenin lüzumu halinde komiserden ek rapor alması ve bilirkişi incelemesi yaptırması mümkündür. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını da isteyebilir.(m. 305/son)(Kuru, İcra ve İflas Ders,s.510) Tasdik yargılamasını düzenleyen Konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı İİK'nun 304. Maddesi; \"Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz.\"\"Konkordatonun tasdiki şartları\" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir.\"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.d) 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\"Somut olayda komiser heyeti ve bilirkişi raporundan; borçlu şirketin iflas tasfiyesinin olası süresi ve iflas halinde alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı gözetildiğinde teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı, konkordato projesinin İİK'nın 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu şirketlerce mahkeme veznesine depo edildiği, borçlu şirketini teminata bağlanmasını gerektirir borcunu mahkeme veznesine depo ettiği anlaşılmaktadır.Diğer taraftan komiser heyeti ve ayrıca alınan bilirkişi heyeti raporuna göre teklif edilen tutar borçlunun kaynakları ile orantılıdır. Buna göre  İİK'nın 305. maddesinde öngörülen tasdik şartlarının sağlandığı anlaşılmış olup istinaf talebinde bulunan asli müdahillerin bunun aksine somut hiç bir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, alınan bilirkişi ve komiser raporlarına göre borcun tamamının iki taksitle ödeneceğinin tespit edilmesi ve 4 ay içerisinde borcun tamamının ödeneceğinin hüküm altına alınması nedeniyle bu durumun borçlunun mal varlığı ile orantılı olduğu kanaatine varılmakla \"adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına\" şeklindeki kararın da yerinde olduğu gözetilerek borçlu şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden asli müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/409 Esas, 2024/161 Karar sayılı ve 05/03/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan asli müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harçları asli müdahiller tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a61dd46802a475a7","SID":"ed94e4ae17741d03"}}