{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1688 <br>KARAR NO: 2024/1632<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/09/2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI: 2024/233 D.İş -  2024/233 D.İş Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin 2024/233 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin adresi itibariyle görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın, müvekkilinin davacı yanında çalıştığı dönemlerde müvekkiline ağır baskılar yaparak kendisinin yapmış olduğu gayri resmi işleri bildiğini düşünerek boş olan bonoya imza attırdığını, davalının davacı tarafla işçi iş veren ilişkisi dışında ticari faaliyetinin bulunmadığını beyan ederek dayandığı sebeplerle itirazlarının kabulüne, ihtiyati hacizlerin tamamının kaldırılmasına, icra takibine itiraz ve alacaklıya karşı tazminat ve  menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davaları sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyanla müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Mahkemenin 2024/233 D.İş sayılı kararı ile dava konusu 24/04/2023 düzenleme, 24/04/2023 ödeme tarihli 500.000-USD bedelli bono aslına  dayalı olarak ihtiyati haciz talep eden alacaklı lehine ve borçlu aleyhine alacağını alabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Karara dayanak olan 24/03/2023 tanzim tarihli bononun düzenleme yeri olarak Bakırköy ilçesinin belirtildiği, borçlu adresinin Başakşehir'de olması nedeniyle ticaret mahkemesi görevi alanında kalan bu talep nedeniyle mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, buna göre itiraz edenin yetki ve göreve ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı; bononun teminat olarak ve boş şekilde verildiği yönündeki itirazlarının ise itiraz yoluyla incelenmesi mümkün olmayıp ancak açılacak bir menfi tespit davasında tartışılabileceği anlaşıldığından yerinde olmayan itirazın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı tarafın yanında çalıştığı dönemlerde zor kullanarak boş olan bonoya imza attırdığını akabinde senedin üzerini doldurarak senet bedeli 500.000 ABD dolar, 24/04/2023 ödeme ve keşide tarihi ve sair hususları doldurarak 100.000 ABD doları üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davalının davacının yanında işçi olarak çalışıyor olduğu göz önüne alındığında böylesine yüksek bakiyeli bir borcunun olması hayatın akışına aykırı olup bu sebeple sön konusu alacağa ilişkin zorla karşılıksız senet alınmasının bedelsiz senede dayanılarak ihtiyati haciz talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, dava konusu olay ve verilen kararın ticaret hukuk hükümlerine göre değerlendirildiğinde bu senetlerin teminat kaydı içerdiğinde poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği için geçerli olmadığını, taraflar arasında asli bir işçi işveren ilişkisi olduğunu, iş ilişkisinde işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile bindiğini, bu durumun göz önüne alındığında alınan senedin teminat senedi niteliğinde sayılması gerektiğini, davacının, davalının kendisine zarar verdiğini ispatlaması gerektiğini, davacının hiç delil sunmadığını, davacının ticari defterlerinin incelenmesi talebinin mahkemece yerine getirilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  kambiyo senedine(bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı ve ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 24/04/2023 keşide ve vade tarihli, 500.000,00 USD bedelli bononun 100.000,00 USD bakiyesinin ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, senedin zor kullanılarak ve boş olarak imzalattırıldığı, senedin teminat senedi olduğu ve ihtiyati haciz şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.  Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden tarafından bononun zor kullanılarak boş olarak alındığı ve işçi-işveren ilişkisi kapsamında teminat senedi olduğunu ileri sürmüş ise de, bu hususlar bir menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olup, kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında sayılmadığı değerlendirildiğinde söz konusu itirazların ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3435cf097c0dca9","SID":"6f075a784719d3c5"}}