{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/207 <br>KARAR NO: 2024/1689<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/07/2021<br>NUMARASI: 2019/220 Esas  2021/496 Karar<br>DAVA: Tenfiz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacılar vekili; davacı müvekkilleri ve diğer tahkim davalıları ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerdeki tahkim şartına istinaden, İsviçre'de bulunan ...Odası Tahkim Divanı nezdinde tahkim yargılaması yapıldığını, yapılan yargılama neticesinde 23/10/2018 tarihinde ... numaralı kararın verildiğini,... Divanı'nca verilen 23/10/2018 tarihli kararın 686.b ve 687.h numaralı hükümleri uyarınca, davalı ... Enerji'nin müvekkilleri ... ve ... ve dava dışı ...'a 133.920,28-İsviçre Frangı, 17.162,19-Euro ve 1.083,73-İngiliz Sterlini ödemesine karar verildiğini, işbu hakem kararının niteliğine nazaran New York Sözleşmesi'nin uygulama alanına girdiğini ve sözleşmede yer alan tüm tenfız şartlarını taşıdığını, Türkiye'nin New York Sözleşmesi'ne üye olduğunu, MÖHUK'un 60/1 maddesi uyarınca yabancı hakem kararlarının tenfızi için taraflar için bağlayıcı olmasının yeterli olduğunu, kaldı ki ICC tahkim kuralları ile hakem kararlarının New York Sözleşmesi gereği taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, uyuşmazlığın tahkime elverişli, kararın kamu düzenine de uygun olduğunu,hakem kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlıktan doğan alacaklar ve yargı giderlerinin hükme bağlandığını belirterek, ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ... sayılı tahkim kararının 686.b ve 687.h hükümlerinin  tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; tenfiz talebine konu tahkim kararının Türkçe'ye hatalı tercüme edildiği,tahkim kararının doğru ve anlaşılır bir biçimde apostil onaylı tercümesinin yaptırılması, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tahkim kararının kısmen tenfize konu edilmesi nedeniyle, mahkeme kararları arasında çelişki yaratılmaması adına aynı hakem kararının tenfizi için İstanbul 9. ATM'nin 2019/285 esas sayılı dava ile işbu davanın birleştirilmesi, aksi halde ise bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacılar tarafından tahkim şartını içeren sözleşmelerin Türkçe tercümesi, yabancı hakem kararının apostil şerhli aslı, kararın tamamının yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş Türkçe aslı ve kararın tenfizi talep edilen 686.b ve 687.c bentlerinin kesinleştiğine dair İsviçre 1. Federal Mahkemesi'nin 04/12/2018 tarihli, ... sayılı kararı ve bu kararın yeminli Türkçe tercümesi dosyaya ibraz edilmiş olup, buna göre tenfizi istenilen ICC Uluslararası Tahkim Divanı'nın 21294/EMT/GR dosya ve dava numaralı, 23/10/2018 tarihli kararının 686.b ve 687.h numaralı hükümlerinin kesinleştikleri, sözleşmede geçerli bir tahkim şartı bulunduğu, kararın zararın tazminine, tenfizi istenen bentlerin ise yargı giderlerine ilişkin olduğu,  tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...Divanı'nın ... dosya ve dava numaralı, 23/10/2018 tarihli kararının 686.b ve 687.h numaralı hükümlerinin tenfizine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; hakem kararının kesinleşme şerhinin dosyaya sunulmadığını,İsviçre 1. Federal Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli kararında, tahkim kararının kesinleştiğine dair hiç bir ifade yer almadığını, kararda duruşmalara devam edileceği hüküm altına alınmış olup, tenfizi istenen hükümlerin kesinleşmiş olduğuna dair bir ifadenin yer almadığını,alınan bilirkişi raporu, hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir konuya ilişkin olduğundan hukuken sonuç doğurmayacağını ve hükme esas alınamayacağını, nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tahkim kararının doğru ve anlaşılır bir biçimde apostil onaylı tercümesinin yaptırılması gerektiğini, işbu davaya konu tahkim kararının tenfizi için müvekkilince İstanbul 9. ATM'nin 2019/285 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu,davaların birleştirilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davacılar ile davalı şirket itibariyle İspanya ve Türkiye New York Sözleşmesine taraf olduğundan,hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Tenfizi engelleyen haller New York Sözleşmesinin V maddesinde düzenlenmiştir. Şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re'sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınacak şartlar; hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır. Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise; tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından  usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, hakem kararının tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması koşullarıdır. Somut olayda; 12.01.2010 tarihli iki adet hissedarlar sözleşmesinin 13. maddesinde,sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığı ICC tarafından nihai ve mutlak surette çözüme kavuşturulacağı, tahkim yeri Zürih olup İsviçre maddi hukukuna tabi olacağı düzenlenmiştir.İşbu davanın davalısı  ... Enerji tarafından, işbu davanın davacılarının da aralarında bulunduğu karşı taraf aleyhine ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesine başvuru yapılmış olup, tahkim mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... numaralı 23.10.2018 tarihli karar ile; dava dışı davalı ...'nin davacı ...ye tazminat ödemesine, ayrıca davacı ...'nin işbu davanın davacıları olan gerçek kişilere 133.920,28-İsviçre Frangı, 17.162,19-Euro ve 1.083,73-İngiliz Sterlini hukuk ve diğer masraf ödemesine hükmedilmiştir. Tahkim şartının yer aldığı hissedarlar sözleşmeleri, taraflar açısından tamamen sözleşmesel mali yükümlülükler içeren, iki tarafın iradesine tabi sözleşme niteliğinde olup,  tenfize elverişli niteliktedir.Kararda Türk kamu düzenine aykırılık da bulunmamaktadır. Hakem kararın yetkili makamca iptal edildiği veya hükmünün icrasının geri bırakıldığı hususunu ispat yükü, davalıdadır.Tahkim kararı aleyhine işbu davada davalı ... tarafından itiraz edilmiş olup, davaya bakan İsviçre 1. Federal Mahkemesinin 4A 628/2018 sayılı 04.12.2018 tarihli kararında; davacının (...) 1. davalı (Essentium) aleyhine açtığı davanın kısmen reddine ilişkin 23.10.2018 tarihli karara 29.11.2018 tarihli dilekçesiyle hukuk davası açısından temyize gittiği, bu kapsamda tahkim kararının a ve g maddelerinde (Essentium aleyhine tazminata hükmedilmiş) belirtilen talimatların iptalini talep ettiği, davacının davalılara 133.920,28-İsviçre Frangı, 17.162,19-Euro ve 1.083,73-İngiliz Sterlini tutarındaki ödemeleri yapmak zorunda kalmasını engellemek amacıyla erteleme talep ettiği, davacının temyiz talebinde sadece tahkim kararının a ve g maddelerinde belirtilen talimatın iptalini talep ettiği, fakat h maddesinde (davacının davalılara 133.920,28-İsviçre Frangı, 17.162,19-Euro ve 1.083,73-İngiliz Sterlini ödeme yapmasına ilişkin) belirtilen kısmın iptalini talep etmediği, bu nedenle davacının h bendindeki tutarların tenfizini engellemeyi amaçlayan erteleme talebinin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle, erteleme talebinin reddine, temyiz davasının bundan sonraki duruşmalarına adı belirtilen davalıların (işbu dava davacıları) katılımı olmadan devam edilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla işbu karardan anlaşılacağı üzere, işbu dava konusu tahkim kararı bakımından, davalı tarafça hakem kararının iptali yönünde bir başvuru yapılmamıştır. Bu itibarla somut olayda uyuşmazlığa konu hakem kararı, taraflar bakımından bağlayıcı nitelikte olup, davalı vekilinin hakem kararının kesinleşmediği ve kesinleşme şerhinin dosyaya sunulmadığına yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir.  Tahkim kararının dosyaya sunulan onaylı tercümesi açık ve anlaşılır niteliktedir. Davalı tarafça, aynı hakem kararının işbu dava dışı tarafı ... şirketi ile olan uyuşmazlığa ilişkin hükümlerinin tenfizi istemiyle İstanbul 9. ATM'nin 2019/285 esas sayılı dosyasında dava açıldığı belirtilerek davaların birleştirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak davalı tarafça açılan 2014/1392 esas sayılı davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1392 esas 2016/740 karar sayılı dosyada mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 14. HD'nin 2018/130 esas 2018/1042 karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine de Yargıtay 11. HD'nin 11.06.2019 tarihli 2018/5732 esas 2019/4264 karar sayılı ilamıyla; yabancı hakem kararı incelendiğinde, ... ile birlikte işbu davada davalı gösterilen şahısların da davalı olarak gösterilmiş olduğu, ancak hüküm kısmında şahıslar aleyhine bir hüküm kurulmadığı ve diğer tüm dava talepleri ve iddiaların reddedilmesine karar verildiği anlaşılmış olduğundan, davalı şahıslar yönünden tenfiz kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı şahıslar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının mümeyyiz davalı şahıslar yönünden bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla işbu davada davacı olan gerçek kişiler yönünden hakem kararında bir hüküm kurulmadığı sabit olmakla, davaların ayrı ayrı görülmesinde usule aykırılık yoktur. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih  2017/19-930 Esas 2019/812 Karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin davalar maktu harca tabi olup, mahkemece maktu harca hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan ‬59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacılar tarafından yapılan 16,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,  HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cdaa387a3f39d95","SID":"dc88e0a7e4a8bffe"}}