{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/969 Esas<br>KARAR NO:2024/1349<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R <br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/01/2021<br>NUMARASI:2018/875 Esas, 2021/27 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:15/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya reklam hizmeti verilmesi hususunda 40.000,00 TL+KDV olarak anlaşma yapıldığını, müvekkilinin, gerçekleştirdiği hizmet için 24/04/2017 tarihli fatura düzenleyerek davalıya tebliğ edildiğini, ayrıca e-mail üzerinden mutabakat da sağlandığını, davalı tarafından 07/08/2017 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapılmış ise de 27.200,00 TL bakiye alacağın ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu fatura içeriğinde belirtilen işlerin yapıldığı belirtilse de söz konusu işlerin sözleşmede belirtilen şekil ve şartlarda yerine getirilmediğini, karşılıklı yapılan görüşmelerde ayıplı ifaya denk gelecek şekilde indirime gidilmesi konusunda anlaşılması üzerine müvekkili tarafından 07/08/2017 tarihinde yapılan ödeme ile borcun sona erdiğini belirterek davanın reddine, kötüniyetli olduğu anlaşılan dava aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki reklam hizmet alımı işinin eksiksiz olarak yapıldığı, davalının faturaya dayanak teşkil eden reklam hizmeti işleri karşılığında takip tarihi itibariyle 27.200,000 TL borçlu olduğu, faturanın davalının ticari defterlerinde bulunduğu, bu haliyle taraf defterleri arasında mutabakat bulunduğu, işbu davada faiz talep edilmediğinden asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden  davanın kabulü ile davalı tarafından ...sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; reklamın TV kanalında yayınlandığı iddia edilmesine rağmen davacının buna ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, bilirkişilerin ise sunulmayan bu görüntüleri ... üzerinde araştırarak bulma gayreti içine girmesi sebebiyle bu tespitlerin dikkate alınmaması yönündeki itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, yine reklam hizmetinin belirlenen gazeteler dışında başka gazetelerde yayınlanması sebebiyle sunulan hizmetin ayıplı ve eksik olduğunu, karşılıklı yapılan görüşmelerde ayıptan kaynaklı yapılan indirimden sonra bakiye borcun ödendiğini ve davacının alacağının kalmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında ... sayılı dosyasında 27.200,00 TL asıl alacak ve 2.288,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.488,71 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 18/10/2019 tarihli raporda; incelenen davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahiplerine lehine delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 27.200,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacıya 27.200,00 TL borçlu olduğu, takip öncesi işlemiş faiz miktarının 2.305,81 TL olduğu bildirilmiştir.Mali müşavir bilirkişiye ek olarak seçilen bir reklam bilirkişisi ve bir borçlar hesap uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/10/2020 tarihli raporda; taraflar arasındaki reklam hizmet alımı işinin üç gazete ve bir tv programı olmak üzere eksiksiz olarak yapıldığı, ancak advertorial çalışmasının yapıldığı iki gazetenin dava dilekçesinde belirtilenlerden farklı olduğu bildirilmiştir.Davacı tarafından davalıya verilen reklam hizmeti sebebiyle düzenlenen icra takibine konu 24/04/2017 tarihli 47.200,00 TL bedelli faturanın 20.000,00 TL'sinin ödendiği sabit olup uyuşmazlık davalının hizmetin ayıplı verildiğine yönelik iddiaları kapsamında davacının icra takibine konu faturadan kaynaklı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/991 Esas 2018/5119 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, icra takibine konu faturanın usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil niteliği taşıyan taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 27.200,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ayıp iddiasında bulunan davalı tacir olup hizmetin ayıplı olarak verildiğine ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin bir delil sunabilmiş değildir.O halde davacının, sözleşme ile yüklendiği edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini kabul etmek gerekmekte olup faturaya süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek defterlerine kaydeden davalı fatura nedeniyle borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlayamadığından ve ödeme iddiasında da bulunmadığından davacının icra takibine konu bakiye fatura bedeline hak kazandığını kabul edilmiştir. Dava sadece icra takibine konu asıl alacak miktarı olan 27.200,00 TL üzerinden açılmış olup Mahkemenin gerekçeli kararında yapılan tartışmaya rağmen tesis edilen hükümde takibin asıl alacak yerine aynen devamına karar verilerek infazda tereddüt yaratılmıştır. Dolayısıyla infazı kabil bir hüküm bulunmadığından Mahkemece tesis edilen kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen nedenlerle kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle KABULÜNE, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/875 Esas, 2021/27 Karar sayılı ve 11/01/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜNE, davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN  İPTALİ İLE, takibin 27.200,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, b)Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.858,03 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 464,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.393,52 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 464,51 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı ile 753,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.259,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f)Hükmün kaldırılma nedeni de gözetildiğinde kendisini bir vekil ile temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 464,50 TL harçtan mahsubu ile kalan 36,90 TL'nin talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin hükmün kaldırılma nedeni de göz önüne alındığında kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"406a567f1b870741","SID":"4e30a3b9a8f86c0c"}}