{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/749 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1992<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/725 Esas - 2022/181 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 15.10.2021<br>KARAR TARİHİ \t: 22/11/2024  <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 22/11/2024            <br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2022 tarih 2021/725 Esas 2022/181 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t<br>\tDAVA :Davacı vekili, 26.07.2021 tarihinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün geri manevra yaptığı esnada park halindeki davacıya ait ... plakalı yabancı araca tam kusurlu olarak çarptığı, müvekkilinin kazadan sonra Almanya'ya dönüp, aracını yabancı bir ekspertiz firmasına inceletmesiyle düzenlenen 09.08.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplamasına göre hasar miktarının KDV dahil 3.642,23 Euro olarak tespit edildiği, bunun yanında ekspertiz ücreti olarak KDV dahil 759,70 Euro ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. maddesi gereği şimdilik 100,00 Euro’nun teminat limitleri içinde, temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini istemiştir. <br>\tCEVAP:Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı  ... plakalı aracın kusuru olmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, dava şartı olan zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/07/2021 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı hasar tutarının 3.642,23 Euro olduğu, davalı sigorta şirketine yapılan 20/08/2021 tarihli başvuruya herhangi bir cevap verilmediği, başvuru tebliğ tarihine 8 iş günü eklenmekle davalının 03/09/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.642,23 Euro'nun temerrüt tarihi olan 03/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ekspertiz bedelinin dava tarihi olan Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı yönünden yapılan incelemede 1 Euro =10.6470 TL olduğu göz önüne alındığında ekspertiz ücretinin TL karşılığının 8.088,52 TL olacağı tespit edilerek davacı lehine bu tutarda yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacı hasarı olarak hükmedilen 3.642,23 Euro'nun da dava tarihi itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı tutarın dava değeri olduğu anlaşılarak bu tutar üzerinden harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu miktarın da açıkça belirtilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 07.02.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, kazaya konu araç için 09.08.2021 tarihli yabancı büro tarafından düzenlenen raporun esas alındığını, yeni bir değerlendirme yapılmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, hasar bedelinin fahiş olup, değiştirilecek parçalar arasında illiyet bağının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketçe yapılan araştırmada araçta meydana gelen hasara yönelik ekspertiz raporunda; arka tampon, sağ arka çamurluk, sağ ve sol stop ile sağ arka çamurluk davlumbaz parçalarının onarımla giderilebilecek hasarları olduğunu, araçta bulunan değişim ile onarım yapılması gereken parçalar arasında çelişki olup, bu çelişkilerin giderilmediğini,  işçilik bedeline ilişkin değerlendirmenin farazi olduğunu, işçilik bedeli için yapılan tespitin kaynağının belirli ve açıklanabilir olmadığını, KDV'ye ilişkin müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz rapor ücretinin fahiş olduğunu, ekspertiz raporunun uzman görüşü niteliğinde olması bu gidere davacının katlanması gerektiğini, VUK hükümleri gereğince geçerli bir ekspertiz ücret belgesi sunulmadığında, ayrıca makul masraf olarak kabulünün mümkün olmadığını, raporda yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin piyasada ve anlaşmalı olduğu servislerle karşılaştığı en az %40'ı bulabilen iskonto oranının dikkate alınması gerektiğini, anlaşmalı olmayan serviste yapılacak onarım için iskonto uygulanacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t   <br>\tGEREKÇE :Dava, trafik kazasında hasarlanan davacıya ait Alman plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin ZMMS kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.  <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K) <br>\tDavacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir.  (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih  ve 2014/17-28 E - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.\t(Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un \"Yabancı para borcunda faiz\" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.<br>\tSigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin,  zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.<br>\tEkspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve  2017/1822 E.- 2019/9723 K. )<br>\tİstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )<br>\tYerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu bulunup davacı sürücünün ise bir kusurunun bulunmadığı, bu kaza nedeni ile Almanya'da aldırılan ekspertiz raporuyla belirlenen hususların kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, aracın kayıtlı olduğu Almanya piyasa değerlerine göre araçtaki hasar miktarının hesaplandığı, talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan dava değerinin davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı içerisinde kaldığı anlaşılmakla düzenlenen raporun dosya kapsamına ve kazanın oluşumuna uygun bulunduğu, mahkemece yalnızca yabancı eksper raporuna dayalı olarak karar verilmediği anlaşılmıştır.<br>\tDiğer taraftan, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 - 017/5498 K. )<br>\t Somut olayda, kaza tarihi olan 26.07.2021 tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin araç başına 43.000,00 TL olup, Mahkemece sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekirken infazda tereddüde yol açacak sekilde poliçe limitinin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması isabetli olmadığı, ancak iş bu hususun da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği değerlendirilerek, yerinde görülen istinaf itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.\t    <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2022 tarih 2021/725 Esas 2022/181 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın KABULÜ ile; 3.642,23 Euro hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 03/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranıyla işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının (asıl alacak yönünden poliçe limiti olan 43.000,00 TL'yi aşmamak kaydı ile) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.665,60 TL karar harcından, peşin alınan 59,30 TL ve ıslah harcı 932,68 TL'nin  mahsubu ile bakiye 1.673,62 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 1.051,28 TL (59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru ve 932,68 TL ıslah harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 764,50 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama gideri ile 8.088,52 TL ekspertiz ücreti toplamından oluşan toplam 9.904,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>\tDavacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 5.816,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından talep edilen A.A.Ü.T. 16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklı  vekalet ücret talebinin reddine,<br>\tDava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta hazineye müzekkere yazılmasına,<br>\t3-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 22/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f98c920db087c2b8","SID":"3e4928288657cfa8"}}