{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/801 <br>KARAR NO\t\t: 2024/2019<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.07.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/490 E. - 2021/422 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 28.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28.11.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.07.2021 tarih 2020/490 E. - 2021/422 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davalı ... Ltd.Şti vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 21.01.2020 tarihinde, müvekkili şirket tarafından “Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi” ile sigortalanan, dava dışı ... A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın park halindeyken, davalı ... Ltd. Şti.'nin maliki, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması nedeniyel hazarlandığını, ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalı araçta parça ve işçilik olarak 11.186,74-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından bu tutarın 26.03.2020 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, ödenen tutarın ve işlemiş faizlerinin tahsili amacıyla borçlular aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1953 Esas numaralı dosyasında icra takibine giriştiklerini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, takibin 11.186,74-TL asıl alacak, 572,54- TL işlemiş faiz olmak üzere 11.759,28-TL üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t: Mahkemece, hükme esas alınan 10.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalı ... Ltd.Şti'ne ait ... plakalı çekicinin sürücüsü davalı ...’in %100 oranında tam kusurlu olduğu, sigortalı kamyonun park halinde olduğu ve kurallara aykırı park ettiğine dair somut herhangi bir veri olmadığından dava dışı sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, asıl alacak miktarı 11.186,74 TL, işlemiş faiz 669,36 TL olmak üzere toplam 11.856,10 TL'nin 20.03.2020 ödeme ile 10.07.2020 takip tarihi arasında (112) gün için % 19,5 ile faiz ile toplam alacak talep edebileceği tespit edildiği, ancak davacı tarafından daha az miktarda faiz talep edildiği, %9 yasal oranına göre alacak miktarının 11.186,74 TL, işlemiş faiz 308,94 TL olmak üzere toplam 11.495,68 TL, 20.03.2020 ödeme ile 10.07.2020 takip tarihi arasında (112) gün için %9 ile faiz ile toplam alacak talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 11.186,74-TL asıl alacak, 572.54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.759,28 TL yönünden itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda  avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. <br>\tDavalı  ... Ltd.Şti vekili, 13.04.2022 havale tarihli dilekçesinde, müvekkili şirketin adresinin 17.10.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de yayınlanarak resmi olarak \"... OSB ... Sk No... ... ...\" olarak değiştiğini, ancak davacının gerek icra takibinde ve gerekse dava dilekçesinde müvekkili şirketin ilk kuruluş adresini yazdığını, tebligatların gönderildiği adresin konut niteliğinde olduğunu ve müvekkili şirket yetkilisi ile ilgisinin bulunmadığını, tebligatı alan kişinin ise şirkette çalışan ve tebligat almaya yetkili bir kişi olmadığını, usulsüz tebligatlar nedeniyle dava dilekçesinden ve diğer yargılama aşamalarından haberdar olunamadığını, savunma yapılamadığını, gerekçeli kararın da dava dilekçesinde yazılı adrese tebliğ edildiğini, bu nedenle istinaf yoluna da müracaat edilemediğini, 12.04.2022 tarihinde dosya içeriği incelendiğinde karardan ve içeriğinden haberdar olunarak hemen istinaf yoluna müracaat edildiğini belirterek,  kararın öğrenme tarihinin 12.04.2022 tarihi olduğunun ve eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince 13.04.2022 tarihli ek karar ile talebin istinaf dairesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle eski hale getirme talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı davalı  ...Ltd.Şti vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı  ...Ltd.Şti vekili,  müvekkili şirketin adresinin 17.10.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de yayınlanarak resmi olarak \"... OSB ... Sk No... ... ... olarak değiştiğini, icra takibinde ve eldeki davada tebligatların eski adrese gönderildiğini iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına ve davanın müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın karşı aracın işleteni ve sürüsünden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı  ...Ltd.Şti vekili, 13.04.2022 havale tarihli dilekçesinde, müvekkili şirketin adresinin 17.10.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak \"... OSB ... Sk No... ... ...\" olarak değiştiğini, ancak icra takip dosyasında ve itirazın iptali davası dosyasında davacı tarafça müvekkili şirketin eski adresinin bildirildiğini ve tebligatların eski adrese gönderildiğini, bu nedenle icra takibinden ve davadan haberdar olmadıklarını, kararı istinaf edemediklerini, 12.04.2022 tarihinde dosya içeriği incelendiğinde karardan ve içeriğinden haberdar olduklarını iddia ederek, eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tHMK'nın \"Eski hale getirme\" başlıklı 95. maddesinde \"(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. (2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz.\" Aynı kanunun 96. maddesinde \"(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. <br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesince verilen nihai kararın kesinleşmesinden sonra, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1953 Esas numaralı dosyasında davalı  ...Ltd.Şti vekili Av. ...'a e-tebliğ yoluyla ödeme emri gönderildiği; tebligatın 23.03.2022 tarihinde alıcının hesabına iletilmesine müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda 28.03.2022 tarihinde otomatik olarak okundu sayıldığı, davalı  ...Ltd.Şti vekilince HMK'nın 96. maddesindeki iki haftalık başvuru süresi (son başvuru tarihi 11.04.2022 olmak üzere) geçirildikten sonra 13.04.2022 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, davalı  ...Ltd.Şti vekilinin eski hale getirme isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda, davalı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, eski hale getirme isteminin süresinde yapılmadığının anlaşılmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 803,27 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 722,57 TL harcın harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27.11.2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db916eae533c5e5d","SID":"8c08d90e9d131636"}}