{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/403 Esas<br>KARAR NO:2024/1795<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/05/2022<br>NUMARASI:2020/701 Esas, 2022/391 Karar <br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 11/02/2019 tarihli Franchise sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin yürürlüğü sürecinde sözleşmeden kaynaklanan her türlü yükümlülüklerini usulüne uygun şekilde ifa ettiğini, buna karşın davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan birçok yükümlülüğünü müvekkili şirketin iyi niyetli tüm uyarılarına rağmen birçok kez ihlal ettiğini, davalının  süreklilik arz eden ihlalleri nedeni ile müvekkili tarafından Beyoğlu ... Noterliğinin 11/06/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile franchise sözleşmesinin feshedilerek, feshe konu ihlal nedeni ile cezai şart talebinde bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan 2.944,66 TL bakiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek, 2.944,66 TL-bakiye alacak ile  500.000-TL cezai şartın mevduata uygulanacak en yüksek banka faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının  müvekkiline ait işletmenin oturması ve ilerleme kat etmesi için herhangi bir destek vermediği gibi tek taraflı olarak fahiş fiyat artırım politikasıyla müvekkilinin borç batağına sürüklenmesine neden olduğunu, franchise veren davacı şirketin sözleşmede yer alan hükümlerden faydalanarak müvekkiline sattığı ürünlerin fiyatlarını tek taraflı olarak piyasanın 2-3 kat üstünde belirlediğini, belirtilen tutanakların bir çoğunun müvekkilinin işletmesiyle alakalı olmadığını tek taraflı olarak ne şekilde tutulduğunun müvekkilince bilinmediğini, farklı ürünlerin ve farklı ambalaj  ürünlerinin kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının talep ettiği cezai şartın fahiş olduğunu savunarak, davasının reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  sözleşmede kar vaaadi, finansal desteğe ilişkin bir hüküm bulunmadığı, denetim tutanaklarının içeriği, sunulan resimler ve görüntü kayıtları ile davacı tanık anlatımlarının birbiri ile örtüşmesi nedeniyle denetim tutanakları delil olarak kabul edildiği, davalı taraf ürünlerin piyasa fiyatının 2-3 katına kendisine satıldığını savunduğu, diğer şubelere çok daha uzuca ürün satıldığı ispatlanamadığından davalının bu savunmasının yerinde görülmediği, dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi incelemesi ile davalının sözleşmeye aykırı şekilde; ... konseptinden farklı ambalaj malzemesi kullandığı, sözleşmede belirlenen marka dışında elverişsiz koşullarda muhafaza edilen başka patates ve ayran bulundurduğu, işeyerinde hijyen kurallarına aykırılıklar olduğu, döner tezgahının önünü kapatacak şekilde kumpir tezgahının bulundurulduğu,  kumpir tezgahının mağazanın önünde olduğu ve tezgahın başında da üzerinde ... logolu tişört bulunan personelin bulunduğu, yağdaki polar madde miktarının yasal limitin üzerinde olduğu, eksik gramajlı döner satıldığı, döner ocağında bir önceki günden kalmış olan dönerin takıldığı ve kesildiği, ... standartına uygun olmayan kaşar peyniri kullanıldığı, davalının davacıya  haber vermeden kapalı olduğu, davalının Paşa Döner standartlarına uygun olmayan ambalaj malzemesi kullandığı, böylelikle Franchise Sözleşmesinin 8,9,10,15, 25. maddelerinin ihlal edildiği ve davacının sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği, yine bilirkişi incelemesinde yapılan defter, fatura ve kayıtların incelenmesi ile davacının  2.944,66 TL bakiye alacağı bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 200.000,00 USD cezai şart talep etme hakkı bulunduğu, bilirkişilerce bu miktarı davalının ekonomik yıkımına yol açabileceğinin belirtildiği, 400.000-TL cezai şartın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 400.000-TL cezai şart bedeli ve 2.944,66 TL bakiye alacak olmak üzere toplam 402.944,66 TL nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının müvekkilin hijyen kurallarına uymadığı ve farklı ambalaj kullandığı iddialarının, mahkeme nezdinde dinlenen tanıklarının beyanlarına bakıldığında yersiz olduğunun görüleceğini, dava dilekçesinde ve yerel mahkeme gerekçeli kararında müvekkiline ait işletmede farklı ürünlerin ve farklı ambalaj ürünlerinin kullanıldığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, bahsi geçen Kumpir tezgahının müvekkile ait olmayıp komşu dükkana ait olduğunu, çevredeki işletmelerle rekabet edemeyip ciddi borçlar altına giren müvekkilinin bu durumunun makul bir sebep olarak sayılmamasının   anlaşılamadığını, bilirkişi raporunda davacının sözleşmeyi feshetme yolunu tercih etmediği bunun yerine tutanak tutmaya devam ettiği ifade edildiğini, davacı tarafın denetim tutanaklarını tutup, ihlallerin farkında olmasına ve de müvekkilinin 18/10/2019 tarihli ihtarına rağmen sözleşme feshini gerçekleştirmeyip tutanak tutmaya devam ettiğinin ifade edildiğini, davacı taraf kötü niyetli olduğunu, müvekkilini ekonomik olarak zayıflatarak en sonunda müvekkilinin sözleşmeyi feshettiği sırada işbu haksız ve kötüniyetli davayı davacının yükümlü olduğu hiçbir borcu düzenlenmeyen sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak ve cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  taraflar arasında 11/02/2019 tarihli franchise sözleşmesi imzalandığı,  sözleşme serbesti çerçevesinde akdedilen sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin  8.maddesine göre franchise alanın, mağazada franchise verenin ürettiği veya ürettirdiği ve kendi şubesinde sattığı döner, patates ve buna eklenen ürünler ile içecek olarak franchise veren tarafından onaylanan markaları satabileceği, aksinin satılamayacağı, şayet franchise alan sözleşme hükümlerine aykırı olarak satışa sunduğu malları kendisi imal ederse, üçüncü şahıslardan temin ederse, franchise veren tarafından izin verilen malların dışında herhangi bir malı satar veya mağazada farklı bir ticari faaliyet icra ederse 200.000 USD tutarındaki cezai şart ödemeyi gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt edeceği, davalının işletmesinde sözleşmede kararlaştırılan markaların aksine başka marka  patates, ayran ve peynir kullanarak,  restaurant önünde kumpir tezgahının bulundurarak sözleşmeye aykırı davrandığı, bu hususlarda davacı tarafça tutulan tutanakların fotoğraf ve video ile desteklendiği, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, kumpir tezgahının mağazanın önünde olması, tezgahın başında da üzerinde ... logolu tişört bulunan personelin bulunması ve davalının işletmesinin içindeki dolaplarda kumpir malzemelerinin bulunması karşısında, kumpir tezgahının komşu dükkana ait olduğu iddiasının dinlenemeyeceği, davacının davalıya piyasa fiyatının 2-3 katına ürün sattığı iddiasının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince davacı lehine cezai şarta hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hüküm kısmının 1.bendindeki davacının talebi olan 500.000-TL yerine sehven yazılan 50.000-TL'nin her zaman düzeltilebilecek maddi hata olduğu anlaşılmakla,  davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 27.525,15-TL harçtan, peşin alınan 6.881,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.643,87-TL harcın davalıdan  alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b303c6be64872de0","SID":"25399c86972a363c"}}