{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1352 <br>KARAR NO: 2024/1417<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/102<br>KARAR NO: 2024/781<br>TARİHİ: 17/07/2024<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 31/01/2023<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya muhtelif tarihlerde ürün satışı yaptığını ancak davalı tarafça ürünlerin karşılığının ödenmediğini, davalının müvekkili şirkete bakiye 239.022,39 TL borcunun bulunduğunu, cari hesap ekstresindeki bakiye alacağın tahsil edilemediğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturalara mesnet yapılan mal/hizmetler müvekkiline teslim edilmediğini, teslim yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilmediğini, imzaya itiraz ettiklerini, faturaların da tebliğ edilmediğini, talep edilen faiz oranın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, davacının faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 239.022,39 TL asıl alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 09/08/2023 havale tarihli raporunda; davacı ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, davalı firmanın davacı firmaya 238.839,50 TL borcunun göründüğünü, davacı firmanın davalı firmadan 9.022,38 TL alacağının göründüğünü, tarafların defter kayıtlarına göre davacı firmanın alacak tutarı ile davalı firmanın borç tutarları arasında mutabakat bulunmadığı nedenin ise davalı firmanın davacı firmaya bulunan borçlarına karşılık olarak davacı firma emrine düzenlemiş olduğu 29.09.2021 vadeli 115.000,00 TL ve 28.10 .2021 vadeli 115.000,00 TL ... Bankasına ait çeklerin davalı firmaya iade edilmesinden kaynaklandığını, toplam tutarı olan 230.000,00 TL tutarındaki çeklerin davalı firmaya iade edildiği göründüğünden bahsi geçen tutar davacı firmanın kayıtlarında davalıdan alacak olarak göründüğünü, davalı firmanın kayıtlarında ise bahsi geçen çeklerin geri iade alınmadığı göründüğünden çek tutarlarının toplam tutarı olan 230.000,00 TL davacı firmaya borç olarak görünmediğini, dava dosyasının tetkikinde, çek bedellerinin davalı firma tarafından davacı firmaya ödendiğine ilişkin banka dekontu ve benzeri herhangi bir belgeye rastlanılmadığını, davalı firmanın davacı firmaya bulunan borçlarına karşılık olarak davacı firma emrine düzenlemiş olduğu 29.09.2021 vadeli 115.000,00 TL ve 28.10 .2021 vadeli 115.000,00 TL ... Bankasına ait çeklerin ödenmiş olarak değerlendirilmesi halinde davalı firmanın davacı firmaya 9.022,38 TL borcunun bulunduğunu, ödenmiş olarak değerlendirilmemesi halinde ise, davalı firmanın davacı firmaya 239.022,38 TL borcunun bulunduğunu, takdir yetkisinin de tamamen yüce mahkemenin uhdesinde olduğunu, davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen ve dava konusu edilen faturaların e-fatura olduğunu, davalı firmanın defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava konusu borcun doğmasına ilişkin olarak davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen faturaların davalı firmanın defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu, dava dosyasının tetkikinde davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen faturaların üzerinde, malların taşınmasına ilişkin irsaliye bilgilerine, araç plaka bilgilerine ve araç şoför bilgilerine yer verildiğini, e-fatura her iki tarafında elektronik fatura kullanıcısı olduğu durumlarda kullanılan elektronik fatura çeşidi olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden alıcı ve satıcıya iletildiğini, iletildiği tarihten itibaren 8 gün içerisinde iptal edilmediği veya fatura içeriğine itiraz edilmediği takdirde otomatik olarak tebliğ olunduğunu, dava dosyasının tetkikinde, davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacı firma tarafından davalı firma adına 2021 yılında düzenlenen 6 adet belge toplamı KDV hariç 264.810,00 TL'nin davacı firma tarafından verilen BS formuyla, davalı firma tarafından verilen BA formuyla bildirimlerinin yapıldığını, 2021 yılında davalı firmanın BA formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı ile davacı firmanın BS formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı arasında mutabakat bulunduğunu, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı şirket hakkında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/596 Esas sayılı dosyasıyla iflas kararı verildiği, Bakırköy ... İcra Dairesinin ...İflas dosyasında ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı ve sıra cetvelinin düzenlendiği, davaya konu edilen alacağın takip çıkışı miktar itibariyle tamamen iflas masasına kaydedildiği, davacının dava açmasında haklı olduğu, iflasın açılmasıyla icra takibinin durduğu ve iflasın kesinleşmesiyle de düştüğü bu nedenle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü ve neticede konusuz kaldığı anlaşılmakla icra takibi düştüğünden icra inkar tazminatı talebinin reddiyle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın gelinen safhasında kusur tayini ve itirazın haklılığı değerlendirilmediğinden ve müflisin davanın konusuz kalmasında herhangi bir kusuru da bulunmamakla birlikte hükmedilen nispi vekalet ücreti yerinde olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın istinaf edilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin hükümleri yönünden bozularak ortadan kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, satış sözleşmesi kaynaklı cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış olup, davalı şirketin dava devam ederken iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibindeki alacağın davalı şirketin iflası sonrası düzenlenen sıra cetveline yargılama sırasında kaydedilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı uyuşmazlık konusu değildir.Davalı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin hangi taraf üzerine bırakılacağı ile davalı taraf üzerinde bırakılacak olması halinde ise mahkeme hükmedilen nispi vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 331/1. maddesinden göre; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Somut olayda, mahkemece aldırılan 09/08/2023 tarihli mali müşavir raporuna göre icra takibindeki borcun sebebi cari hesap ekstresine konu faturaların davacı ve davalı tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça BA formu ile bildirildiği, davalı tarafından verilen çeklerin ödendiğine dair kayıtların bulunmadığının tespit edildiği ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile başlatılan icra takibine konu borcun yargılama sırasında iflas idaresince sıra cetveline kaydedildiği anlaşılmakla davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu kanaati ile mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu husustaki davalı istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalı tarafın nispi vekalet ücreti belirlenmesinin hatalı olduğuna ilişkin istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirme yönünden ise; Yargıtay 6. HD 2023/211 E.  2024/205 K. Sayılı içtihadı: \"...kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.\" şeklinde olup mahkemece yargılama sırasında kayıt kabul istemine dönüşen davada maktu yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ise usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçeyle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.2 gereğince kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi ve 355.maddesi uyarınca KABULÜ ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2024 tarihli 2023/102 E. 2024/781 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Konusuz kalan davanın esası hakkında yer olmadığına,2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.886,80 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 2.459,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,b-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam  harcı olmak üzere toplam 607,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Davacı tarafça posta ve tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olarak yapılan toplam 2.597,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/3 ve 6/1 maddelerine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,f-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara ilk derece mahkemesi tarafından iade edilmesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazine'ye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, c-Davalı tarafından sarfedilen 1.597,00 TL istinaf harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından iade edilmesine, d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/11/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6e421e9ce7a25a0","SID":"e6d510eaa9810094"}}