{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/725 Esas<br>KARAR NO: 2024/1887<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2022<br>NUMARASI: 2018/1123 E. - 2022/40 K.<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2018/1142 ESAS - 2019/83 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA: <br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1142 ESAS - 2019/83 KARAR SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞEN  İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1191 ESAS-2018/975 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bank Tuzla Organize Sanayi Şubesi'nde bulunan TR... IBAN numaralı hesabına istinaden kendisine verilen çek koçanından ... ve ... seri numaralı çek yapraklarının boş ve imzalanmamış olarak rızası dışında elinden çıktığını, kaybolduğunu veya çalındığını, müvekkili tarafından yapılan incelemede bu çek yapraklarının kesinlikle kendileri tarafından doldurulmadığı ve imzalanmadığının anlaşıldığını, ilgili çek yapraklarının tüm aramalara rağmen bulunamadığından ve doldurularak kullanılma ihtimali bulunduğundan, taraflarınca 08/06/2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2018/116656 Soruşturma dosya numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak savcılık tarafından şikayet konusu çeki bulup kullanan bir şahıs mevcut olmadığından atılı suçun oluşmadığı, söz konusu çekin üçüncü bir şahıs tarafından bulunup kullanılması durumunda derhal soruşturma işlemine başlanabileceğinin bildirilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ayrıca İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/722 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, mahkeme tarafından çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmadığı ve boş çeklerin doldurulmak suretiyle ibraz edildiği takdirde hak talep eden hamile karşı İİK 72.maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanları bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin mağduriyetini önlemek adına bankaya da 12/06/2018 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirim yapıldığını, ...bank Tuzla Şubesi'nde bulunan ...IBAN numaralı hesabına istinaden müvekkiline verilen çek koçanından ... ve ...  numaralı çek yapraklarının kaybolduğu veya çalınmış olabileceğinin ihtar edildiğini, çeklerin bankaya ibrazı halinde herhangi bir ödeme yapılmaksızın şirkete bilgilendirme yapılmasının talep edildiğini, akabinde ... numaralı çek yaprağının 210.000,00 TL bedelli 04/09/2018 olarak doldurularak çek üzerinde lehtar olarak görünen davalı ... tarafından ... bank Isparta Şubesi'ne 04/09/2018 tarihinde ibraz edildiğini, bu durumunun banka tarafından müvekkiline bildirildiğini, çek görseli incelendiğinde üzerindeki yazıların ve imzanın müvekkiline ait olmadığının çıplak gözle  dahi anlaşılabildiğini, zira çek üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, çek yapraklarının doldurulmamış ve imzalanmamış şekilde müvekkilinin elinden çıktığını, davalı ...'ın kimlik ve adres bilgilerinin bankadan talep edilmesine rağmen Kişisel Veriler Kanunu gerekçe gösterilerek müvekkili şirket ile paylaşılmaktan imtina edildiğini, ... numaralı çek yaprağı doldurularak bankaya ibraz edilmiş olduğundan ve diğer çek yaprağı da doldurularak bankalara ibraz edilme ihtimali ortaya çıktığından müvekkili şirketin çok zor durumda kalabileceğinin açık olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/168639 Soruşturma sayılı dosyasından şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin çekte lehtar olarak gösterilen kişiyi tanımadığını ve kendisi ile herhangi bir şahsi ya da ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde bu kişiye borcu olmadığını ve müvekkilinin kendisine çek keşide ederek vermediğini, tüm bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak müvekkiline ait ...bank Tuzla Organize Sanayi Şubesi'nde bulunan ... IBAN numaralı hesabına istinaden kendisine verilen çek koçanından ... ve ... nolu çek yapraklarının ödenmemesi yönünde İİK 72/2.maddesi uyarınca öncelikle teminatsız olarak, anılan çek yapraklarının takibe konu edilmemesi, takibe konu edilmiş ise takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, anılan çek yapraklarına istinaden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek yapraklarının iptaline, çek asıllarının taraflarına iadesine ve davalının çekte yazılı miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline dava konusu çeklerin ciro silsilesine uygun olarak ve ... ile yatığı ticarete karşılık verildiğini, müvekkilinin üçüncü iyi niyetli kişi durumunda olduğunu, davacının her ne kadar çek üzerinde bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirttiğini, dolayısıyla mahkemenin aynı çek koçanına ait ve daha önce benzer imza ile imzalanmış çeklerden ödemesi yapılan çekleri de ilgili bankadan isteyip imza karşılaştırması yapması için bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, aldıkları duyum ve müvekkilince yapılan harici araştırmaya göre borçlu şirketin aynı imza ile çek ödemesi yaptığı ancak işbu dava konusu çeke imza itirazında bulunduğunu, dolayısıyla benzer imza ile daha önce yapılmış çek ödemesi var ise davacının dolandırma kastı ile hareket ettiğinin anlaşılacağını, yine aynı şekilde davacı şirket yetkililerinden çek imzalamaya yetkili kişilerin tespit edilip imza karşılaştırmasının tüm bu kişilerin el ürünü imzalarıyla da karşılaştırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine ve icranın durdurulması yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak daha sonra haksız çıkacak olan kötü niyetli borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatıma mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1142 ESAS SAYILI DOSYASI <br>DAVA Davacı vekili dava diekçesinde özetle, müvekkilinin ...bank T.A.Ş. Tuzla Organize Sanayi Şubesi'nde bulunan hesabına istinaden kendisine verilen çek koçanından ... ve ... nolu çek yapraklarını boş ve imzalanmamış olarak rızası dışında elinden çıktığını, müvekkili tarafından yapılan incelemede bu çek yapraklarının kesinlikle kendileri tarafından doldurulmadığını ve imzalanmadığının anlaşıldığını, tüm aramalara rağmen çek yapraklarının bulunmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2018/116656 Soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, akabinde İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/772 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açamayacağından bahisle açılan davanın reddedildiğini, bununla birlikte müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi adına bankaya ihtarname keşide edildiğini, ilerleyen tarihlerde müvekkilinin endişelerinde haklı çıktığını, ... nolu çek yaprağı 480.000,00 TL bedelli, 24/09/2018 vade tarihli olarak doldurularak çek yaprağı üzerinde lehtar olarak gözüken davalı... tarafından ... Bankası A.Ş. Van Şubesi'nden takas merkezine sunulduğunu, bu durumun banka tarafından müvekkiline bildirildiğini, çek yaprağı görseli incelendiğinde üzerindeki yazıların ve imzanın müvekkiline ait olmadığının çıplak gözle dahi tespit edilebildiğini, ... nolu diğer çek yaprağının 210.000,00 TL bedelli, 04/09/2018 vade tarihli olarak doldurularak çek üzerine lehtar olarak gözüken davalı ... tarafından ...bank T.A.Ş. Isparta Şubesi'ne 04/09/2018 tarihinde ibraz edildiğini, bunun üzerine 10/09/2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/168639 Soruşturma dosyasından şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1123 Esas sayılı tedbir talepli menfi tespit ve çek iptali davası açıldığını, müvekkilinin çekte lehtar olarak gözüken ...'nı tanımadığını ve kendisi ile herhangi bir şahsi yada ticari ilişkisinin bulunmadığını, çeki hiçbir şekilde kendisine vermediğini beyanla, TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca öncelikle teminatsız olarak, müvekkiline ait ...bank T.A.Ş. Tuzla Organize Sanayi Şubesi'nde bulunan ... IBAN numaralı hesabına istinaden kendisine verilen çek koçanından ... nolu çek yaprağının ödenmemesi yönünde ve İİK md 72/2 uyarınca öncelikle teminatsız olarak, anılan çek yaprağının takibe konu edilmemesi, takibe konu edilmiş ise takibin durdurulması yönünden İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi ve ihtiyati tedbir kararının ...bank T.A.Ş. Tuzla Şubesi'ne bildirilmesine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak da ... numaralı çekten dolayı davacının davalı ...'na borçlu olmadığının tespitine, çek yaprağının iptaline, çek yaprağı aslının davacıya iadesine, davalının çek yaprağında yazılı miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yanın cevap vermediği görülmüştür.<br>İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2018/1142 ESAS - 2019/83 KARAR SAYILI DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1191 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bildirdiği nedenlerle dava konusu çek yaprağına istinaden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek yaprağının iptaline, aslının davacıya iadesine ve davalının tazminatla sorumlu tutulmasına, bağlantısı nedeniyle dosyanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1142 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen davaların reddine, asıl ve birleşen  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1191 esas sayılı dava dosyasında tedbir kararı verilmiş oması nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin çekte lehdar olarak gözüken kişiyi tanımadığını ve kendisi ile herhangi bir şahsi ya da ticari ilişkisisi bulunmadığını, hiçbir şekilde bu kişiye borcu olmadığını ve kendisine çek keşide ederek vermediğini, Davaya konu çekle ilgili devam eden ve yukarıda bildirilen dosyalar haricinde davalı ... ile müvekkili şirket arasında hiçbir hukuki, ticari ve fiili ilişki, dava veya husumet bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sürekli yurt dışına çıkan şirket yetkilisi ... tarafından işlerin yürütümü için çek yapraklarını imzalanarak muhasebe sorumlusuna teslim etmesinin söz konusu olabildiğini, ancak kaybolan çeklerde şirket yetkilisinin imzasının olduğu bilinmediğinden çek yapraklarının imzasız şekilde kaybolduğu ihtimali göz önünde bulundurularak imzaya ve yazıya itiraz edildiğini, buna dair daha evvel şirket yetkilisinin yurda giriş çıkış kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, izah edilen sebeplerle çek üzerindeki yazıların da incelenmesi talep edilmiş ise de mahkeme tarafından bu talebin göz ardı edildiğini, müvekkilinin şirket ve/veya şirket yetkilisi tarafından hiçbir şekilde davalıya çek keşide ederek vermediğini, Taraflar arasında ticari bir ilişki ve kayıt olmadığının ispatlandığını, Müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ve sadece hakkını aramaya çalıştığını, Davalılar ... ve ... hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/19750 Soruşturma numaralı dosyasından başlatılan soruşturma kapsamında ... ifade tutanağında; ... isimli işyerinin yetkilisi olarak çalışmakta iken şu an hiçbir işle uğraşmadığını, ... ve diğer yetkilisi ... isimli şahıslarla İstanbul'da konuşarak anlaştıklarını, bu şirketin bayiliğini almak için 480.000,00 TL'ye anlaştıklarını, malın gelmesine karşılık ...'den teminat istediğini, anlaşmada yer alan hususlar gerçekleşmediği için ...'in kendisine senet vermeyi teklif ettiğini, kendisi kabul etmeyince yanında bulunan imza sirkülerini göstererek kendisine çek verdiğini, çek verilme sebebinin bayilik almak için yatırdığı para olduğunu, adresinin hatırlamadığı bir yerde 480.000,00 TL'yi ...'e elden verdiğini, arkadaşı ve aynı zamanda ortağı olan ...'in parasını almak için ... Bankasına takasa koyduğunu, ...'in çekin arkasında cirosu olduğunu, ...'in daha önce üzeri yazılı olarak bulunan çeki gözünün önünde imzaladığını beyan ettiğini, ancak delilinin bulunmadığını,  yeminli mali müşavir onaylı beyanda da belirtildiği şekilde müvekkilinin şirket deniz araçları, tarım ve iş makineleri, her türlü yedek parça ve hidrolik ve mekanik parçaların kalıp, aksam ve aksesuarlarının üretimi, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı konularında faaliyet göstermekte olup, kurulduğu günden itibaren hiçbir bayilik verilmediği gibi şirketin çalışma şeklinin bayilik vermeye ya da almaya uygun olmadığını, kaldı ki bayilikte ücret ve teminatın bayilik talebinde bulunan firma tarafından karşılandığını, beyanların asılsız olduğunu, Müvekkili şirket yetkilisi ...'in imza sirkülerindeki çek ve bono düzenleme yetkisi 30.000 Euro ile sınırlı olup, 2018 yılı ortalama Euro satış kuru dikkate alındığında (ortalama kur 5,6892 TL'den 170.676 TL civarı) belirtilen çek bedelinin bu rakamın çok üzerinde olduğunu, 480.000,00 TL'yi hiçbir belge ve kayıt olmaksızın elden teslim etmenin hayatın olağan akışında mümkün olabilecek bir olay olmadığını, bu iddianın ispatlanması gerektiğini, borç ilişkisinin açıklanamadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı, imza inkarında bulunduğu iki adet çekin, elinden rızası dışında çıktığını, çekler üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını iddia ederek, çeklerin lehdar, ciranta ve hamiline karşı asıl ve birleşen davaları açmıştır. ... nolu çek incelendiğinde; 24.09.2018 keşide tarihli, 480.000 TL bedelli, keşidecisi davacı olan ve davalı ... emrine düzenlenmiş çek olduğu, çek arkasında sırasıyla ..., ... cirolarının bulunduğu, çekin ibrazında; ''keşideci imzası ile çekteki imzanın birbirini tutmadığı'' gerekçesiyle işlem yapılamadığının banka tarafından şerh verildiği görülmüştür. Yine dava konusu ... nolu çek incelendiğinde; 04.09.2018 keşide tarihli, 210.000 TL bedelli, keşidecisi davacı olan ve davalı ... emrine düzenlenmiş çek olduğu, çek arkasında ... cirosunun bulunduğu, çekin ibrazında; ''keşideci imzası ile çekteki imzanın birbirini tutmadığı'' gerekçesiyle işlem yapılamadığının banka tarafından şerh verildiği görülmüştür. Davalı yan, çeklerdeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükü altında olup, bir kambiyo senedi olan çekin illeten mücerret olduğu, çekleri elinde bulunduran davalıların, çeklerin düzenlenmesine kaynaklık eden temel ilişkiyi ispatlamak durumunda olmadığı anlaşılmıştır. Asıl hem birleşen davalarda davalara konu çeklerin rıza dışında, boş ve imzalanmamış olarak elden çıktığı iddiasına ilişkin olarak, dosyanın imza incelemesine esas olmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas  Dairesinin 12/10/2021 tarihli raporu ile davaya konu 24.09.2018 keşide tarihli, 480.000 TL bedelli çekteki  imzanın davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olduğunun rapor edildiği, yine İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/359 Esas sayılı dosyasında üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 06/01/2022 tarihli raporda, davaya konu 24.09.2018 keşide tarihli, 480.000 TL bedelli çek ve  04.09.2018 keşide tarihli, 210.000 TL bedelli çeklerdeki keşideci yerine atılan imzaların şirket yetkilisi ...'in eli mahsulü olduğu beyan edilmiş, mahkemenin 27/01/2022 tarihli 2020/359 Esas-2022/57 Karar sayılı kararıyla imza inkarından kaynaklanan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu dava ile bağlantılı soruşturma dosyasına takipsizlik kararı verildiği, çek iptal davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedildiği, çekin verilmesinin karşılığının alındığına karine teşkil ettiği, aksini ispat yükünün davacıda olduğu, yazılı belge ile ispatı gerektiği, çekin ticari defterlere işlenmemesinin çekin sahte yada bedelsiz olduğunu göstermeyeceği, defter incelemesi yapılmamasının sonuca etkili olmadığı hale göre, ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacı yan kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüşse de,  asıl davada  mahkemenin 25/10/2018 tarihli tedbir kararı, birleşen 2018/1142 Esas sayılı dosya ile birleşen  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1191 esas sayılı dava dosyası kapsamında 30/10/2018 tarihli tedbir kararlarının teminat yatırılarak infaz edildiği görülmüş olup, Mahkemece İİK'nun 72/4.maddesine göre asıl ve birleşen davada tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2018/1123 E., 2022/40 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 427,60 TL, birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1142 Esas sayılı dosyası yönünden 427,60 TL, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1142 Esas 2019/83 Karar sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1191 Esas sayılı dosyası yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 1.282,8‬0 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 242,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.040,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.20/11/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e4e3fa0dde4ab36","SID":"c36e284ac666a850"}}