{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1338 <br>KARAR NO: 2024/1739<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2016<br>NUMARASI: 2013/236 Esas -  2016/1044 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Bekirpaşa Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu lehdarı ...arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini davalı kefilin de bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeni ile sözleşmenin verdiği yetkiye istinaden Kocaeli .. Noterliği nin 30.01.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlu kefilin yetkiye, asıl borca, işlemiş faize ve ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunun beyan edilerek nakdi 34.762,74 TL ile gayrinakit 10.450,00 TL alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davacı banka ve dava dışı .... arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, bu suretle müvekkilinin kefil olduğu, müvekkilinin ortak olduğu dönemde kullanılan kredi borçlarının ödendiğini, müvekkilinin 20.01.2012 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, anılan tarihten sonra kullanılan kredi borçlarından sorumlu olmadığını, kefilin sorumlu olacağı limitin sözleşmede gösterilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davalı borçluların müteselsil borçlu oldukları ve alacaklının birden çok borçlunun bulunduğu takipte borçlulardan birinin yerleşim yerinde takip başlatmakta haklı olduğu, keza, kredi kullandırımının İzmit olması sebebi ile mahkememizin ve icra dairesinin uyuşmazlıkta yetkili olduğu, bu itibarla davalının icra dairesinin itirazına yaptığı itirazın haksız olduğu, Davacı bankanın dava dışı Melkar şirketine davalının kefil sıfatı ile imza koyduğu sözleşmeler gereği nakdi kredi kullandırdığını ıspat edemediği, asıl borcun varlığına bağlı feri borç niteliğinde olan davalı kefaleti sebebi ile, hangi sözleşmeye istinaden kullandırıldığı belli olmayan kredi sebebi ile davalının sorumlu tutulamayacağı, nakdi alacaklar yönünden davacının alacak iddiasını ıspat edemediği; Davacının kefil sıfatı ile imzalamış olduğu kredi sözleşmeleri gereği, dava dışı şirkete verilen çek sorumluluk bedellerinden kefil sıfatı davalı imzasının bulunduğu ve dolayısı ile nakit olmayan alacaklar yönünden davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğu ve bu sebeple gayrınakit risk bedelinin davalıca depo edilmesi gerektiği görülerek, gayrınakit alacaklar yönünden takibin devamına, davacının fazlaya dair alacaklarının reddine; Kabul edilen alacak, nakit ve likit alacak olmayıp, depo bedeli olmakla davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, keza, reddedilen kısım yönünden, davacının kötüniyetli olduğu sabit görülmediğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşmenin, davalı yanca müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borçluların, borçlarını ödememesi üzerine asıl borçlu hesapları kat edilerek asıl borçlu ile kefile hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ödememenin devam etmesi üzerine temlik eden banka tarafından Kocaeli ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yasal takip işlemlerine girişildiğini, takibin davalı/kefilin itirazı üzerine durduğunu, işbu dava ile itirazın iptali talepli dava ikame edildiğini, dosyadan aldırılan 25/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda usul ve yasaya uygun tespitler yer almakta olup, aksi görüş bildirilen 20/08/2014 ve 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporlarına istinaden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 25/03/2014 tarihli bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle, nakit alacaklar yönünden 31.310,73 TL asıl alacak, 2.958,85 TL Faiz, 147,94 TL vergi olmak üzere toplam 34.417,52 TL; gayrinakit alacaklar yönünden 10.450,00 TL alacaklarının olduğunun tespit edildiğini, söz konusu raporda dosyaya sunulu sözleşmeler incelenerek usul ve yasaya uygun şekilde hesaplama yapıldığını, akabinde dosyadan aldırılan 20/08/2014 ve 13/07/2015 tarihli raporlarda, dosyaya sunulu 04/03/2011 ve 31/05/2011 tarihli sözleşmelerden davalı/kefilinin sorumluluğunun tespit edilemediği kanaati ile yalnızca garinakit alacak yönünden alacakları olduğu görüşü bildirildiğini, davalı kefil, temlik eden ile dava dışı şirket arasında akdedilen çerçeve sözleşmeyi müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olup, çerçeve sözleşme ile bağlantılı tüm borçlandırıcı sözleşmelerin ödenmemesinden sorumlu olduğunu, o halde mahkeme tarafından, 25/03/2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi gerekir iken davalının müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla akdettiği sözleşmenin çerçeve sözleşme olduğu değerlendirilmeksizin 20/08/2014 ve 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verilmesinin kaldırmayı gerektirdiğini,  borçlunun şahsi kefaletinin devam ettiği, kefalet sebebiyle sorumluluğu bulunduğunun açıkça ortada olduğunu, açıklanan sebeplerle, öncelikle istinaf talepleri doğrultusunda Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/236 E., 2016/1044 K. ve 04/11/2016 tarihli ilamı tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile  10.450 TL gayrinakit alacak yönünden takibin devamına karar verilmiş,davacı vekilince nakdi alacak talebinin reddi yönünden verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takip konusu kredinin asıl borçlu ile imzalanan kredi sözleşmelerine  dayanılarak kullandırılıp kullandırılmadığı  noktasındadır. Temlik eden davacı banka ile dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti  arasında 04.03.2011 ve 31.05.2011 tarihlerinde 100.000 TL ve 150.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri  imzalanmış ve davalı ... bu sözleşmelere aynı tarihlerde toplam 250.000 TL limit ile müteselsil kefil olmuştur. Temlik eden davacı banka tarafından kredi borçluları ... San ve Tic. Ltd. Şti, ...(...), ...  ve davalıya çekilen Kocaeli ... Noterliği'nin 30.01.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edilerek  kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Temlik eden davacı takip alacaklısı tarafından, dava dışı takip borçluları ... San ve Tic. Ltd. Şti, ... (...), ... ve davalı hakkında Kocaeli ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"kredi sözleşmesi ve  ihtarname\" sebebine dayalı olarak nakdi alacak yönünden 31.310,73 TL asıl alacak, 3.287,63 TL muacceliyet tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş faiz, 164,38 TL BSMV ile gayrinakdi alacak yönünden 10.450 TL gayrinakdi çek kredisi alacağı olmak üzere toplam 45.212,74 TL alacağın tahsili istemiyle 11.03.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı kefilin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerin 36.maddesinde kefillerin müşterinin bu sözleşmelerden gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediden borçlandığı veya borçlanacağı bütün meblağları bankaya karşı kredi limitine veya limit arttırımı halinde ilgili limit arttırımı tutarına kadar üstleneceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre kefil, imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan/kullandırılacak kredilerden sorumludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 599/1. Maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir. Kaldı ki, TBK'nun 599/1. maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin ortaklığından ayrılma  kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte  banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözleşmeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir . Somut olayda dava dışı asıl borçluya kullandırılan ve icra takibine konu edilen kredinin, 33.500 TL tutarındaki kredi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 20.08.2014 ve 13.07.2015 tarihli bilirkişi raporlarında, icra takibine konu edilen kredinin, hangi kredi sözleşmesi kapsamında verildiğinin anlaşılamadığı, kullandırılan kredi ile davalının kefil olduğu sözleşmeler arasında bağlantı veya atıf bulunmadığı belirtilmiştir. Temlik eden davacı banka tarafından başlatılan icra takibinde, hakkında takip yapılan ...'in de kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti ile imzalanan 27.06.2012 tarihli 100.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi ibraz edilmiş olup,  takibe konu kredinin bu sözleşmeden sonra kullandırıldığı ve sözleşmede davalının kefil olarak imzasının bulunmadığı dikkate alındığında davalı, takibe ve davaya konu krediye dayalı nakdi alacaktan sorumlu değildir. Bu nedenle mahkemece nakdi alacak isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3422d1afcea0c591","SID":"642517da499bdb1f"}}