{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t              : 2024/1261 <br>KARAR NO\t              : 2024/417<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/01/2023<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... -... -   <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t: ... - ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t               : 28/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 28/11/2024<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/01/2023 tarih ve ... Esas -  ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Keşideci ( davacı) ... ve Lehtar ... Basın Yay. İnş. Nak. Turz. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasında 09.09.2017 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada 1 nolu parsel zemin kat A blok 3 nolu dairenin satışı için sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 17. maddesinde ödeme planı düzenlendiğini  ve müvekkili tarafından 60.000 TL peşinat ödendiği, kalan 140.000 TL'nin ise 48 ay taksit yaptırarak karşılığında 09.09.2017 düzenleme tarihli toplam 48 adet senedi imzaladığını, müvekkilinin ilk 18 senedi elden ödemek suretiyle lehtar firmadan teslim aldığını fakat davaya konu diğer senetleri banka üzerinden ödeyip lehtar firmadan talep etmesine rağmen teslim alamadığını, lehtar firma kötü niyetli olarak vaktinde ödemesi gerçekleştirilen senetleri teslim etmediğini ve  kötü niyetli olarak ciro etmek suretiyle 3. kişilere teslim ettiğini, davaya konu senet/senetlerin davalıya ciro edilmiş, davalının da bu senet/senetleri ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icraya koyduğunu ve müvekkiline ait bazı taşınır ve taşınmazlara haciz konulduğunu, müvekilinin davaya konu senetleri daha önceden lehtar ... Basın Yay. İnş. Nak. Turz. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'e ödediğinden söz konusu senetlerle ilgili borcu bulunmadığını, bahsi geçen icra dosyasından davalının talep ettiği alacağın tahsil edilmesi halinde müvekkilinin aynı borçtan dolayı mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacağını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile müvekkiline ait ... plakalı araca konan haciz ve yakalama kararının, davacının maaşına konan 1/4 maaş haczinin ve davacının maliki olduğu ... ada 1 parsel A blok zemin kat No:3 .../...-...'deki taşınmazına konan icrai haczin kaldırılmasını veya takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 01/11/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; müvekkili tüketici ...'in  bu davaya konu senetlerini, lehtar ... Basın Yay. İnş. Nak. Turz. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığı konut dolayısıyla imzaladığını, bu senetlerin kanunun emredici hükmüne göre nama yazılı şekilde düzenlemesi gerekirken emre yazılı şekilde düzenlendiğini, dolayısıyla bu senetler tüketici yönünden geçersiz olduğunu belirterek, dava dilekçelerinde \"Müvekkilemin davaya konu senetlerden dolayı borcu olmadığının tespitine, borcun davalı tarafından tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davası olarak devamına,\" şeklinde olan sonuç ve talep bölümünün 4.bendini \"Müvekkilimin davaya konu senetlerden dolayı borcu olmadığının tespitine, borcun davalı tarafından tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davası olarak devamına, 6502 sayılı TKHK madde 4/5 uyarınca ilgili 16 senedin tüketici olan davacı yönünden geçersiz olduğunun tespitine,\" şeklinde ve yine dava dilekçesinde \"09.09.2017 düzenleme tarihli; sırasıyla 16.03.2019, 16.04.2019, 16.05.2019, 16.06.2019, 16.07.2019, 16.08.2019, 16.09.2019, 16.10.2019, 16.11.2019, 16.12.2019, 16.01.2020, 16.02.2020, 16.03.2020, 16.04.2020, 16.05.2020, 16.06.2020 vade tarihli toplam 16 adet senette borcumuzun olmadığının tespiti\" şeklinde olan konu bölümünü \"09.09.2017 düzenleme tarihli; sırasıyla 16.03.2019, 16.04.2019, 16.05.2019, 16.06.2019, 16.07.2019, 16.08.2019, 16.09.2019, 16.10.2019, 16.11.2019, 16.12.2019, 16.01.2020, 16.02.2020, 16.03.2020, 16.04.2020, 16.05.2020, 16.06.2020 vade tarihli toplam 16 adet senette borcun olmadığının tespiti veya 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 4/5 uyarınca ilgili 16 senedin tüketici olan davacı yönünden geçersiz olduğunun tespiti\" şeklinde kısmen ıslah ettiklerini beyan etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle: Kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, borçlunun ciranta veya lehtar ile ilişkisinin müvekkilini ilgilendirmediğini, bu soyutluğun kambiyo senedinin ciro ve zilyetliğin geçirilmesi yoluyla iyiniyetli üçüncü bir kişi eline geçtiğinde işlevsellik kazanacağını, maddi soyutluk temel ilişkiden kaynaklanan def’ilerin iyi niyetle senedi devralan üçüncü kişiye karşı ileri sürülmesini engelleyeceğini, müvekkilinin ticari hayatın olağan akışı gereği keşideci ile lehtarın aralarındaki hukuki ilişkinin vasfını ve mahiyetini müvekkilinin bilmesine imkan olmadığını,  davacı tarafın müvekkiline karşı yönelttiği kötü niyet iddiasının soyut olduğunu, davacı tarafın somut hiçbir delil sunamadığını, müvekkilinin hamil olduğunu dilerse senedin asıl borçlularına ( senedi düzenleyen ve aval verenlere) karşı doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapabileceğini, borçlu tarafın bu itirazlarını yöneltmesi gereken kişinin lehtar şirket olacağını, keşideci ile lehtarın aralarındaki hukuki ilişkinin vasfını ve mahiyetini müvekkilinin bilmesine imkan olmayacağını, borçlu tarafın bu konu ile ilgili olarak lehtar şirkete karşı kanunda düzenlenen yasal yollara başvurabileceğini, söz konusu takibe konu olan senetlerin emre yazılı bono olduğunu kamu güvenliğine mazhar senetlerden olduğunu, borçlu tarafın dilekçe ekinde sunduğu belgelerin davanın konusuyla ve müvekkiliyle alakası olmadığını, ticari hayatta borcun ödendiğine karine senedin geri alındığını, Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 104 üncü maddesi de aynı yönde düzenleme içerdiğini, anılan madde ile de borç senedi borçluya geri verilmişse borcun sona ermiş sayılacağının belirtildiğini, davacının dilekçesinin ekinde sunduğu belgelerden de anlaşılacağı gibi davacının ödediği senetleri geri aldığını, ödediği senetlerin bir kısmının verilip bir kısmının ise verilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının ödeme yaptığına ilişkin yaptığı itirazların kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece\"....Somut uyuşmazlıkta, davacının  dava dışı ... Basın Yay. İnş. Nak. Turz. Ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti'den  bir adet taşınmaz satın aldığı, taşınmazın satın alınmasındaki amacın sunulan dilekçelerden konut edinmek amaçlı olduğunun görüldüğü, senetlerin tüketici tarafından taşınmaz satışına istinaden verildiği gözetildiğinde, burada yanlar arasında tüketici ilişkisi olduğunu kabul etmek gereklidir (Örnek kararlar için bakınız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2021 tarihli, 2018/3617-2021/1266 E/K sayılı ilamı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli, 2021/1045-2021/1438 E/K sayılı ilamları). Bu nedenle; davaya bakmakla görevli mahkemeler 6502 sayılı Yasa'nın 3 ve 73.maddeleri uyarınca Tüketici Mahkemeleridir. Görev hususunun dava şartı olduğu gözetilerek; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın, HMK'nın 114/c ve115 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>1-HMK 114/c ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden davanın USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna,  ....\" karar verilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı keşideci ile lehtarın aralarındaki hukuki ilişkinin vasfını ve mahiyetini müvekkilinin bilmesine imkan olmadığını, borçlu tarafın bu konu ile ilgili olarak lehtar şirkete karşı kanunda düzenlenen yasal yollara başvurabileceğini, takibe konu olan senetler emre yazılı bono olup kamu güvenliğine mazhar senetlerden olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin davanın konusuyla ve müvekkilli ile alakası  olmadığını, davacının dilekçesinin ekinde sunduğu belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının zaten ödediği senetleri geri aldığını ödediği senetlerin bir kısmının verilip bir kısmının ise verilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,\tmüvekkilinin dava konusu senedi ciro yolu ile teslim alan ciranta konumunda olduğunu,\tmüvekkilinin ticari hayatın içinde senedi devraldığını, senet üzerinde \" tüketici sözleşmesinde kaynaklı olarak verildiği yönünde \" ifade   bulunmadığından da, senedin tüketici senedi olduğunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin senedi emre yazılı bono olması nedeni ile ... Basın Yayın  inş. Ltd Şti'den  devralmış iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı tarafın dahi ıslah dilekçesi öncesinde ileri sürmediği, mahkemenin davayı görmeye başladıktan sonra ıslah yaparak yeni vakalar öne sürmesi ve akabinde, yerel mahkemenin tüketici işleminden bahisle görev yönünden davanın reddi kararın aslında davanın esasına yönelik bir karar olduğunu, davacı tarafından da, müvekkili hakkında kötü niyet iddiasında bulunulmaması ve müvekkilinin burada iyi niyetli III. kişi olması sebebiyle, davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava İİK 72/3. maddesi uyarınca takibe konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti , istirdat ve senetlerin geçersizliğinin tespiti  istemlerine yöneliktir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.<br>Ticari davalar TTK. 4.maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.  Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.<br>28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-k Maddesinde Tüketici \" Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" olarak 3/1- ı-bendinde ise Tüketici işlemi \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" olarak tanımlanmış,“Temel İlkeler” başlıklı 4/5 m. ise “Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.” şeklinde düzenlenmiştir.      <br>Aynı  Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. <br>Somut olayda, mahkemece yapılan yargılama ile 05.01.2023 tarihli, ... Esas -... Karar sayılı karar ile tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı tarafça sunulan delillere göre dava konusu bonoların davacının tarafı olduğu Satış Sözleşmesi uyarınca düzenlenen sıralı  bonolar olduğu tespit edilmiş olup, bu durumda davacı,  tüketici sıfatını haiz ve söz konusu işlem tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu itibarla, tüketici konumundaki davacı tarafından cirantaya karşı açılan işbu davada Tüketici Mahkemesi görevlidir. (Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 07.03.2018 tarihli, 2016/19443 Esas - 2018/2823 Karar, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 22.01.2024 tarihli, 2023/860 Esas - 2024/281 Karar sayılı, İstanbul BAM 12.H.D  E: 2020/221 -K: 2020/234 sayılı emsal ilamları ) <br>Mahkemece, hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,  <br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2024\t\t<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Üye<br>...<br> e-imzalı<br>...<br>Katip<br>...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br>   <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f609051b364cf7dc","SID":"fdb54ab16ab436a5"}}