{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1418 Esas<br>KARAR NO: 2024/1432<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/08/2024<br>NUMARASI: 2024/335 D.İş, 2024/344 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı adına düzenlenen 8 adet fatura alacağından kaynaklı şimdilik 2.298.432,48 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında imzalanan 16/07/2024 tarihli mutabakat mektubu tarihi itibariyle 2.186,521,00 TL borç bakiyesinin bulunduğu hususunda tarafların mutabık kaldığını, bahsi geçen fatura alacaklarının teminata bağlanmadığını, hakkında yasal takibe başladıkları borçlunun bundan sonraki süreçte mallarını kaçırmasından endişe ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.298.432,48 TL karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 01/08/2024 tarihli değişik iş kararı ile; somut olayda talep eden tarafça delil olarak sunulan cari hesap ekstresinin incelendiği, sunulan belgelerin yaklaşık ispatın gerçekleştiğini kabule yeterli olmadığı, hesap ekstresi gereğince hizmetin verildiği ve  alacağın varlığı ile muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, karşı tarafın mallarını kaçırmaya yönelik işlemler yaptığına yönelik bir emarenin de bulunmadığı, belirli bir adresinin olduğu gerekçelerine istinaden şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirketin mallarını kaçırma ihtimali bulunmakta olup bankalardaki paralarını kaçıracağından endişe ettiklerini, ihtiyati haciz taleplerinde yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, müvekkilinin aldığı duyumlar ve şahit olduğu hal ve tavırlar neticesinde davalının 8 aylık borcunu ödeme niyetinde olmadığının anlaşıldığını, bu husus dikkate alındığında davalının sabit adresinin olmasının mal kaçırma niyeti olmadığı şeklinde yorumlanamayacağını, zaten davalı toplu konut sitesi olduğundan adres değiştirme olasılıklarının da olmadığını, ortada bariz bir mağduriyet olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istinaf ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İİK'nun 258. maddesinin 2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\" denilmektedir. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Somut olayda, faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu ileri süren talep eden tarafça dosyaya sunulan 16/07/2024 tarihli \"Mutabakat Mektubu\" başlıklı belgede, bu tarih itibariyle cari hesabın 2.186.521,00 TL olduğu konusunda mutabık kalındığı belirtilmiş olup her iki tarafın şirket kaşesi üzerinde imzasının bulunduğu görülmüştür. Buna göre Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulduğu ve yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı sabit olmasına karşın bunun aksine olarak Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin talebin reddine yönelik kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında 2.186.521,00 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin %15 teminat karşılığında kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABÜLÜNE, 2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/335 D.İş, 2024/344 Karar sayılı ve 01/08/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-İcra ve İflas Kanununun 257/1. fıkrasına uygun görülen ihtiyati haciz talebinin 2.186,521,00 TL yönünden KISMEN KABULÜNE, b-İcra ve İflas Kanununun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın %15'i oranında (327.978,15 TL) nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda borçlu tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının borç tutarı (2.186,521,00 TL) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanununun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE, c)İhtiyati haciz kararının, teminatın ibrazından sonra İcra ve İflas Kanununun 261. maddesi gereğince yetkili icra dairesince infazına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 704,50 TL peşin harç ile yapılan 195,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.327,10 TL'nin borçlu şirketten alınarak ihtiyati haciz talep eden şirkete verilmesine, 4-İhtiyati haciz talep eden şirket kendisini vekil ile temsil ettiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.500,00 TL vekalet ücretinin borçlu şirketten alınarak ihtiyati haciz talep eden şirkete verilmesine, 5-İstinaf harçları peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 6-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı, 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan 232,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.829,00 TL'nin borçlu şirketten alınarak alacaklı şirkete verilmesine, 7-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.28/11/2024<br>KARŞI OY Somut olayda, alacağın dayanağı olduğu belirtilen faturalar Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık/2023 ve Haziran, Temmuz/2024 tarihlerine aittir. Talep eden tarafça sunulan 16/07/2024 tarihli \"Mutabakat Mektubu\" başlıklı belgede, bu tarih itibariyle cari hesabın 2.186.521,00 TL olduğu konusunda mutabık kalındığı belirtilmiş olup her iki tarafın şirket kaşesi üzerinde imzasının bulunduğu görülmüştür. Bu faturalar ve mutabakat mektubuna dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiştir. Salt fatura düzenlenmesi malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiğinin kabulü için yeterli değildir. Kaldı ki dosya kapsamına bahsi geçen faturalara dayalı bir sözleşme ilişkisinin olduğuna yönelik sunulmuş bir delil bulunmadığı gibi borçlu taraf icra takibine yönelik itirazında taraflar arasında faturaya dayalı bir borç ilişkisinin bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir. Ayrıca mutabakat mektubunun talebe dayanak faturalara dayalı bir borç ilişkisi sebebiyle düzenlendiği hususu da ispata muhtaçtır. Dosya kapsamına bu hususu tevsik eden bir belge sunulmamıştır. Öte yandan talebe dayanak 24/07/2024 tarihli faturanın mutabakat mektubu tarihi itibariyle henüz düzenlenmediği de anlaşılmaktadır. Buna göre yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde ihtiyati haciz talebi değerlendirildiğinde, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşul öngörülmemekle birlikte somut olayda, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, zira İİK'nun 258. maddesinde belirtildiği şekilde mahkemeye kanaat getirecek nitelikte delillerin sunulmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olup yaklaşık ispat şartının sağlandığından bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmadığımdan bu sebeplerle karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb0aaa8b87d9ed53","SID":"5138d0da67bd0548"}}