{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/788 <br>KARAR NO:2024/1814<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:16/11/2021<br>NUMARASI:2019/631 Esas - 2021/1238 Karar<br>DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/12/2018 tarihinde davacının maliki olduğu, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacıya ait araçta 76.546,01 TL'lik hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin aracında ekonomik değer kaybının olduğunu açıklanan nedenlerle 100,00-TL ekonomik değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın başvuru tarihi olan 08/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacak miktarının belirlenebilir olmasına rağmen davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan rücuen tazminat talebine istinaden davacı tarafın sigortacısına 27/06/2019 tarihinde 36.000,00-TL hasar ödemesi yapıldığını, maddi zararlarda poliçe teminatının  2018 yılı için 36.000,00-TL olduğunu, işbu poliçeye istinaden değer kaybı ödemesi yapılamayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın poliçe limitlerinin tükenmiş olması sebebiyle reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zarar görenler tek olmayıp, farklı kişiler olduğunu, öncelikle davacı müvekkili ile kasko şirketinin farklı kişiler olduğunun her türlü izahtan vareste olup, dolayısıyla zarar görenlerin çokluğu halinde garameten paylaşmaya gidilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin zarar görenlere ödemeleri garameten paylaştırma yaparak gerçekleştireceğini, davalı sigorta şirketinin daha önceki talepleri için hiçbir ödeme yapmayıp, kendilerinden 50 gün sonraki başvuru için kasko şirketine poliçe limitinin tamamı olan 36.000,00 TL'yi ödemesinin usule, yasaya ve Yargıtay kararına aykırı olduğunu ve bu nedenle davalı sigorta şirketinin, davacı müvekkiline karşı tazminat sorumluluğu devam ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 07/12/2018 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalının ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı tazminatı talep edildiği anlaşılmaktadır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır\" düzenlemesine yer verilmiştir.KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.Somut uyuşmazlıkla Kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçelerinde maddi hasar  limiti 36.000 TL'dir. Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın trafik sigortası kapsamında  davacıya ait ... plakalı aracın  ... Sigortacı olan dava dışı ... A.Ş'ye hasar bedeli olarak 27/06/2019 tarihinde 36.000,00-TL rücu ödemesi yapılmıştır. Davacı tarafından davalı sigorta şirketine 08/05/2019 tarihinde değer kaybı tazminatı ödenmesi talep edilmiştir. Anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı... A.Ş'ye (davacının işleteni olduğu ... plakalı aracın kasko sigortacısı) 07/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile ... şirketi tarafından davacı aracının hasar bedelinin karşılanması ve sonrasında davalı şirkete TTK'nın 1472. maddesi gereğince halefiyete dayalı olarak rücu edilmesi üzerine 36.000,00 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı da aynı kaza sebebiyle aynı araç için değer kaybı talep etmektedir. Bu durumda halefiyete dayalı olarak kasko şirketine ödeme yapılmış olması nedeni ile zarar görenin aynı kişi olduğu ve poliçe limitinin de tükenmiş olduğu anlaşıldığından  KTK 96. maddesine göre hesaplama yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62825e6a80e3ad50","SID":"cc6f1dba2bde6124"}}