{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/708 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1940<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/143 E. 2021/975 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 08.11.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.11.2024<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2021 tarih 2019/143 E. 2021/975 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 30/07/2018 tarihli 525.000,00 Euro tutarlı kefalet taahhütnamesi imzalandığını ve bu şirkete müvekkili tarafından sağlanan kefaletle ... Bankası A.Ş. (...) tarafından ticari krediler kullandırıldığını, davalıların kefalet taahhütnamesi gereği 525.000,00 Euro ile müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, asıl borçlu firmanın bankaya karşı kredi sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle ... tarafından 27/12/2018 tarihinde müvekkilinden akit firma lehine verilen kefalet tutarının ödenmesinin istenmesi üzerine 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50 TL kefalet tutarının ilgili bankaya ödendiğini, borçlulara Ankara 40.Noterliği’nden gönderilen 17/01/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabın kat edildiğini, davalıların ödeme yapmamaları üzerine haklarında İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/1365 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın   iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar vekili,  kredi borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan müvekkili şirket ile dava dışı asıl borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 20/09/2018 tarihinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2018/1096 ve 2018/1119 Esas sayılı dosyalarda konkordato davaları açtıklarını, mahkemece 20/09/2018 tarihinden itibaren 3 ay geçici mehil verildiğini, daha sonra İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 21/12/2018 tarihinde dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında iflas kararı verildiğini, istinaf incelemesi üzerine iflas kararının ortadan kaldırıldığını, aynı mahkemede 2019/67 Esas sayılı dosyada 19/04/2019 tarihinden itibaren 2 aylık geçici mühlet ve tefrikten sonra 2019/263 Esas numarasına kaydedilen davada 19/04/2019 tarihinde bir yıllık konkordato kesin mehilinin verildiğini, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ...’a davacının kefil olduğu 04/05/2019 tarihli bononun verildiğini, bu bononun vadesi gelmeden tazmin edildiğini, davanın dayanağı olan 30/07/2018 tarihli kefalet taahhütnamesine göre davalılar yönünden muaccel hale gelmiş bir alacağın söz konusu olmadığını, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kredi borcunun ...’a vadesinde ödenmediği hususunun ispatlanamadığını, alacak muaccel hale gelmeden ve temerrüt koşulları oluşmadan takip konusu ödemenin yapılmasının usulsüz olduğunu, taahhütnamenin 4. maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, İİK’nın 294/3 ve 288/1 maddeleri gereğince faiz işletilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... Bankası A.Ş. arasında tarihsiz protokol düzenlendiği, bu protokol kapsamında ...’nin avalliğinde dava dışı asıl borçlu ... A.Ş.’ye 07/09/2018 keşide tarihli, 03/05/2019 vade tarihli, 375.000,00 Euro bedelli bono karşılığında teminat mektubu düzenlendiği, davacı tarafça 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50 TL kefalet tutarının ilgili bankaya ödendiği, davalılara gönderilen 17/01/2019 tarihli ihtarname ile tazmin edilen tutarın ödenmesinin istendiği, ödeme yapılmaması üzerine 05/02/2019 tarihinde icra takibine giriştiği, asıl kredi borçlusunun konkordato davasını ileri sürerek alacağın muaccel olmadığını savunduğu, bilirkişi raporunda göre konkordato dava tarihi olan 20/09/2018 tarihinde muaccel bir alacağın bulunmadığının belirtildiği, tazminin istinaf aşamasında mehil süresi dolduktan (21/12/2018 tarihinden) sonra 31/12/2018 tarihinde gerçekleştirildiği, takibin 05/02/2019 tarihinde başlatılmasına karşın, dava dışı kredi borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne 19/04/2019 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin konkordato mehili verildiği, İİK’nın 195. Maddesi uyarınca iflasın açılmasıyla müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi hususunun müflis şirket yönünden geçerli olup, kefillere ilişkin bir düzenleme olmadığını, dolayısıyla davalı kefiller yönünden TBK’nın 590. maddesi gereğince borçlunun iflası sebebiyle asıl borç daha önce muaccel olsa bile, belirlenen vadeden önce kefile karşı takibat yapılamayacağını, asıl borcun muaccel olmasının, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu sürenin, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlayacağı, alacağın muaccel hale gelmesi için hesabın kat edilmesinin yeterli olduğunu, hesap kat işlemi ile muaccel hale getirilen banka alacağı için yapılacak ihtarın noter aracılığıyla veya taahhütlü mektupla, ya da telgrafla yapılması zorunlu olduğunu, kredi kullandıran ... Bankası A.Ş. tarafından asıl borçluya ve kefillere usulüne uygun olarak gönderilmiş bir hesap kat ihtarnamesi bulunmadığını,  banka tarafından hesap kat edilmeden, davacı ... A.Ş. tarafından tazmin işlemi gerçekleştirildiğini, yani davacı ... A.Ş tarafından, bankanın ihtarı olmadan henüz ödeme yükümlülüğü başlamayan, kendisi yönünden de muaccel olmayan bir parayı ödediğini, diğer yandan dava dışı borçlu şirketten davacı ...’nin avalliğinde alınan bononun vade tarihinin de 03/05/2019 olup, itirazın iptali davasının niteliği gereği takiple sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, takip konusu alacağın kefiller yönünden muaccel olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı, somut olay bakımından eldeki davanın konusu olan kredi hesabının dava dışı banka tarafından kat edilmemiş olması nedeniyle takibe konu alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceği, başlatılan icra takibi de buna bağlı olarak geçerli bir icra takibi olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davalılar yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiş, davacı bankanın takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davalılar vekilinin tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dışı ... San.ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkili arasında imzalanan 525.000,00-EUR turarlı Kefalet Taahhütnamesi gereğince adı geçen şirkete, müvekkil kuruluş tarafından sağlanan kefalet ile ... Bankası A.Ş. tarafından ticari krediler kullandırıldığını, talep üzerine 31/12/2018 tarihinde 2.270.062,50-TL kefalet tutarının ilgili bankaya ödendiğini, İcra İflas Kanunu'nun 195/1 maddesi uyarınca iflasın açılmasıyla müflisin borçlarını muaccel olacağını, dava dışı asıl borçlunun  09.01.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ilanından da görüleceği üzere, iflasın 21/12/2018 tarihinde açılması ile birlikte muaccel hale gelen firmanın riskine ilişkin olarak müvekkilince 31/12/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkil Kurum ile ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokolün \"Tazmin, Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Genel Usul ve Esaslar\" başlıklı 5.1. Maddesinde \"Kurum, müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredinin her ne nedenle olursa olsun muaccel hale gelmesi halinde, kefalet borcunun da muaccel olacağını kabul ve taahhüt eder. Kurum, müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredinin muacceliyeti ile birlikte, borcunu derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" denildiğini, dava dışı ... Bankası A.Ş.'nin dosyaya sunduğu beyandan da görüleceği üzere, asıl borçlu şirketin ilgili banka nezdinde 6,7 ve 9 referans numaralı kredilerinin mevcut olduğu, bankadan kullanılan 6 referans numaralı kredinin vadesinde ödenmemiş olması sebebiyle tazmin işleminin yapıldığının bildirildiğini, buna göre kredilerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde var olan diğer kredilerin de muacceliyet kesbedeceğini ve kredi geri ödeme yazısının müvekkili kuruma ödenmesi ile tazmin zorunluluğunun doğduğunu, asıl borçlu ve müteselsil kefillerin temerrüde düşürülmesi için ilgili Banka tarafından ihtarname keşide edilmesi zorunluluğu bulunmadığını, firma ve kefillerin müvekkil kurum tarafından keşide edilen Ankara 40. Noterliği'nin 17/01/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü, dava dışı borçlu şirketten davacı ...'nin avalliğinde alınan bononun vade tarihinin 03/05/2019 olduğunu, ancak müvekkili Kurum tarafından ... Bankası A.Ş.'ye verilen avalli bononun bir teminat senedi niteliğinde olduğunu, yapılan tazmin ödemesinin dava dışı ... Bankası A.Ş. ile düzenlenen protokol gereği olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin ilgili gerekçesinin hatalı olduğunu, ... A.Ş. İle dava dışı borçlu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı müteselsil kefiller  ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan  30/07/2018 tarihli Kefalet Taahhütnamesi'nin \"Borcun Muaccel Hale Gelmesi\" başlıklı 4. Maddesinde \" Almış olduğumuz kredinin sözleşmesinde tespit edilen taksit vadelerinde veya faiz dönemlerinde gerekli ödemeleri yapmadığımız takdirde, banka ile akdettiğimiz Kredi Sözleşmesi ve ... Uygulaması/ ... Kefalet ve Uygulama Esasları Çerçeve Sözleşmesi ile ilgili sözleşme hükümlerine göre muaccel olacak kredi borcumuzun, tamamı veya bir kısmının fon hesabınızdan karşılanması halinde 1. Madde ile içeriğini kabul ettiğimiz Sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca iş bu kontr-garanti ile ...'ye karşı doğan mükellefiyetimizin de muaccel olacağını şimdiden kabul ve taahhüt ediyoruz.\" denildiğini, borçluların borcunun ... A.Ş. Tarafından kendilerine gönderilen ihtarname ile muaccel hale geldiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>\tDavalılar vekili, yerel mahkemece şartların oluşmadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile davalı taraf lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili davalıların İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinde 20/09/2018 tarihinde 2018/1096 ve 2018/1119 sayılı \"konkordato talepli\" davalar açmaları neticesinde mahkemenin 24/09/2018 tarihinden geçerli olacak şekilde \"konkordato geçici mühleti\" kararı verildiğini, davacının alacağına dayanak bononun vade tarihinin 03/5/2019 olup, davacının, ...'ın kefili olan müvekkili davalıların konkordato davası reddedilir reddedilmez, bononun günü gelmediği halde kötüniyetli olarak takip açtığı halde müvekkilleri lehine tazminata hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın esastan reddedilmiş olması ve harçlarını dahi nisbi olarak hesaplandığı halde davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karar gerekçesinde davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilme sebebinin açıklanmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE : Dava, dava dışı asıl borçlu şirketin davacı ... kefaletiyle yine dava dışı ...'tan kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı kefiller aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, kredi hesabının dava dışı ...  tarafından kat edilmemiş olması nedeniyle takibe konu alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceği, bu itibarla geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tTarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, özellikle  her ne kadar davacı tarafça dava dışı asıl borçlunun iflasına karar verilmesiyle İİK'nun 195/1 maddesi gereğince alacağın asıl borçlu yönünden muaccel hale geldiği iddia edilmiş ise de, TBK'nun 590. Maddesi uyarınca bu durumun yalnızca asıl borçlu yönünden geçerli olup, davalı kefiller yönünden geçerli olmadığı ve alacağın davalı kefiller yönünden muaccel hale gelmediği, diğer taraftan davacının haksız ve kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönündeki yerel mahkeme gerekçesindeki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına ve oluşa uygun olmasına,  uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90‬ TL harcın davalılar alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 08.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5de05d05ffb9109e","SID":"5de92fdcf414ef88"}}