{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1204 <br>KARAR NO:2024/1532<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/02/2018<br>NUMARASI:2015/140 E. -  2018/111 K. <br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının ''...Yenibosna,Bahçelievler/İstanbul'' adresinde kağıt geri dönüşüm işletmesi olarak faaliyet gösterdiğini, davacının  söz konusu belirtilen adresinde 19.09.2014 tarihinde saat 04:44'te yangın çıktığını, işletmede ağır derecede hasar meydana geldiğini,  söz konusu yangın nedeni ile İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünce 21/09/2014 tarihinde yangın raporu düzenlendiğini, raporda yangının çıkış sebebinin  ''...park halindeki ... model lastik tekerlekli yükleyicinin kabin içerisinde tavan kısmına monte edilmiş vaziyetteki kasetçaların kablo bağlantı yerlerinde herhangi bir nedenle çıkan şerarelerin kablo izolelerini tutuşturması ile yangın başlangıç olayı meydana geldiği, gelişerek lastik tekerlekli yükleyicinin bitişiğindeki atık kağıt balyalarına ve diğer iş makinalarına sirayet ettiği'' olarak belirlendiğini, davalının ... model lastik tekerlekli yükleyiciyi müvekkili şirkete 30.06.2011 tarihinde...aracılığıyla finansal kiralama  sözleşmesi ile kiraladığını, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/127 Değişik İş sayılı dosyası ile  tespit yapıldığını,  alınan 07.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda yangının davalıya ait araç nedeni ile çıktığına dair kesin bir bilgi olmadığı belirtilmiş olsa da, yangının davalıya ait ... marka ... model araç neticesinde meydana geldiğini, davacının zararı oluştuğunu ileri sürerek,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının yol açtığı yangın sonucu meydana gelen zararın neticesinde şimdilik 10.000,00 TL'nin 19.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline   karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığını, dava konusu olayda, talep konusunun miktarının açıkça belli olduğunu, dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının alım satım ilişkisinden (ayıp nedeniyle) kaynaklanan nedenlerle talepte bulunduğu varsayıldığında  davacı  ile müvekkili arasında herhangi bir alım-satım ilişkisi olmaması sebebi ile  müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarını somutlaştırması gerektiğini,  davacının tazminat talebinin temelinin iş makinasının alım satım ilişkisinden mi kaynaklandığı yoksa hizmet nedeniyle mi olduğunun anlaşılamadığını,  davacının iddialarının temelinde yer alan yangının raporunda yangının çıkış nedeni olarak belirtilen kasetçalar orijinal ürün olmayıp davacı tarafça temin edilmiş ve yine davacı tarafın talebi doğrultusunda müvekkil şirketçe makineye sonradan sadece montajı gerçekleştirildiğini,  diğer taraftan davacı ve davalı şirket arasında herhangi bir alım-satım ilişkisi olmaması sebebiyle makinenin satışı ayıbı nedeniyle  davacının talepte bulunmasının mümkün olmayacağını,  davanın  \"satım ilişkisine dayanarak mı, kasetçaların montajından kaynaklı dava mı, yoksa haksız fiile dayanarak mı ikame edildiğinin anlaşılamadığını,  bu durum sebebi ile ne türde savunma yapılacağı konusunda tereddüte  düştüklerini, savunma haklarının kısıtlandığını, davalının alım- satım ilişkisi kapsamında  talepte bulunduğu düşünülürse talebin zamanaşımına uğradığını,  davacının iddialarının temelinde yer alan kasetçalar ve bağlantı kablolarının orjinal parça olmayıp sonradan takıldığını, işbu sebeple müşterinin temin ettiği kasetçalar sebebi ile çıktığı iddia edilen yangın neticesinden müvekkilinin tazminat sorumluluğu bulunmadığını,  itfaiye raporunda yangının çıkış sebebi olduğu iddia edilen tavan kısmında yer alan kasetçalar ve ekipmanlarının sonradan müşterinin talebi ve temin etmesi sonucunda takıldığını, 17.08.2011 tarihli servis formunda görüleceği üzere yangına sebebiyet verdiği iddia edilen kaset çaları orjinal ürün olmayıp, müşterinin talebi ve temini doğrultusunda makineye sonradan servis hizmeti verilerek takıldığını, bu durumda müvekkili tarafından üretilmeyen, ithal edilmeyen ve/veya satılmayan bir kaset çalara ilişkin müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı tarafça müvekkilinin  hukuka aykırı fiili ve kusuru, kusur sonucunda meydana gelen gerçek zarar ve zarar ile kusur arasındaki uygun illiyet bağını ispatlamaya yönelik hiçbir delilin sunulamadığını, bir an için söz konusu yangının kasetçalardan çıktığı düşünülse dahi şerarenin kasetçaların kablolarındaki aşınma sebebiyle mi, kasetçaların hatalı üretiminden mi kaynaklandığı,  hatalı kullanım ve/veya davacının kusuru sebebiyle mi yoksa dış ektenler sebebiyle mi, hatalı montaj sebebiyle mi çıktığı hakkında herhangi bir bilgi ve/veya bulgu ya yer verilmediğini, diğer taraftan müvekkilinin üretmediği ve/veya satmadığı bir ürün hakkında ancak ve ancak hatalı montajı sebebiyle sorumlu tutabileceğini,  yangına sebebiyet verdiği iddia edilen kasetçaların 17.08.2011 tarihinde makineye montajının yapıldığı ve aradan geçen 3 yılı aşkın süre boyunca yapılan montajla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı da dikkate alındığında müvekkilinin montajla ilgili herhangi bir kusurunun olmadığının  aşikar olduğunu, bir an için müvekkili tarafından sunulan hizmette (Kasatçalar Montajı) ihmalinin bulunduğu   varsayılsa dahi, söz konusu maddi tazminat taleplerinin taraflar arasındaki  iş  makinesi satış sonrası hizmetleri sözleşme hükümleri gereğince reddi gerektiğini,  taraflar arasındaki servis sözleşmesinin 4.maddesinde yer alan \"Taraflardan Hiçbiri, işbu sözleşmeden doğrudan ya da dolaylı olarak hafif ihmal neticesinde ortaya çıkan; kazançlardan kayıp,kullanım kaybı, özel dolaylı ve arazi zararlardan ötürü diğer tarafa karşı sorumlu olmayacaktır.\" hükmü  uyarınca da  davacının bu nitelikte bir talepte bulunamayacağını, kural olarak BK. 100/2 ve 3 maddeleri uyarınca tarafların sorumsuzluk sözleşmesi yapmanın mümkün olduğunu, BK'nın 99/1 maddesi gereğince ağır kusur halinde baştan sorumluluktan kurtulma şartının geçersiz olduğunun benimsendiğini, davacı tarafın delil tespiti talebi doğrultusunda Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/127 D.İş sayılı dosyasına istinaden hazırlanan 17.10.2014 tarihli bilirkişi raporunda da yangının ...Marka ... Model Makinenin kasetçalarından başladığına dair kanaat oluşmadığının belirtildiğini, bu sebeplerle davacı tarafın somut bir bilgi, bulgu  ve delil olmaksızın yangının ... tipi makinenden çıktığını ve müvekkilinin  yangının çıkış nedenine ilişkin kusuru ve kusur ile zarar arasındaki uygun illiyet bağı ispat etmeksizin zararlarını müvekkilinden  talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava; davalı tarafından, davacıya satılan iş makinesinin üretim hatası taşıdığını ve bu hataya dayalı araçta çıkan yangının davacının müsteciri olduğu iş yerinde hasara neden olduğundan bahisle, davacının oluşan zararının, davalıdan tazmini istemine; ilişkindir. Davacı tanığı ... 09/02/2016 tarihli oturumda dinlenmiş; beyanında özetle; \"... Şantiye içinde ...lvo markalı kepçenin motor bölümünden duman çıktığını gördüm ve arkadaşıma seslendim, ...duman çıkıyor  diyerek kepçeye doğru ilerledik, daha bir yanına varmadan alt tarafına bir top ateş düştü; kepçe kırma makinesinin yanındaydı ve iki kepçe yanyanaydı, bulundukları yerde kağıt vardı; ateş yangının etkisi ile kağıtları tutuşturdu ve alev etrafa dağıldı; ... çıkan alev yukarısındaki elektrik kablolarında kontak yaptırdı ve bizim artık müdahalemiz tamamen gitmiş oldu...\" şeklinde beyanda bulunduğu; görülmüştür.Davacı tanığı ... [Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/99 Talimat]; 12/10/2017 tarihinde dinlenmiş, \"...  alındıktan sonra sürekli yağ kaçırmış, bu yağ kaçırma nedeniyle kepçenin tüm aksanı çürümüş ve buralardan sürekli olarak alevlenmekte idi. Gündüz bu olaylar olduğunda çevrede çok sayıda yangın söndürücü olduğu için bu çıkan küçük alevleri söndürebiliyorduk. Ancak olay günü benimde fabrikada olduğum gece 3 saatlerinde bu kepçeden yine alev çıktığını ve dumanlar yükseldiğini gördük. Çok fazla rüzgar olduğu için alevler birden büyüdü. Fabrika kağıt fabrikası olduğu için ve ayıplı olan makine sürekli yağ ve mazot kaçırdığı için çabuk büyüdü. O sırada bir aracın, trafoya çarpmış olması nedeniyle elektriklerde kesilmişti. Biz yangına müdahale etsek de büyümesine engel olamadık, ... markalı makineni tamiri için sürekli servisi arıyorduk, hatta bir dönem serviste çalışmakta olan bir mühendis hergün gelerek makineyi kontrol etmek zorunda kalıyordu, ancak parçasının çatlak olduğunu başka bir sanayi ustası tespit etmiştir... \" şeklinde beyanda bulunduğu; görülmüştür. Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/127 D.İş sayılı tespit dosyasının incelenmesinde; 01/01/2014 tarihli .... Şti. vekilinin hasımsız tespit talebi üzerine mahkemece alınan karara istinaden bilirkişi marifetiyle, 02/10/2014 tarihinde talepte bulunan şirketin müsteciri bulunduğu iş yerinde tespit yapıldığı; bilirkişiler ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi kurulunda 17/10/2014 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu; raporun incelenmesinde; yangın sonucu iş yerinde oluşan hasar ve zarar-ziyanın toplam tutarının 306.000,00 TL olduğu; yangının ... marka ... model makineni kasetçalarından başladığına dair kanaatin oluşmadığı; yangının başka bir nedenden çıkmış olduğu hususunda rapor  düzenlenmiş olduğu; raporun bir nüshasının talepte bulunan vekiline davetiye ile tebliğ edildiği; görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler Yrd. Doç. Dr. ... , Prof. Dr. ... ve .... tarafından müştereken düzenlenen 23/01/2017 tarihli rapora göre; dava konusu ... plakalı ...model lastik tekerlekli yükleyicinin ... A.Ş. tarafından, davalıdan 01/07/2011 tarih ve ... seri nolu, KDV dahil 208.063,50 TL tutarlı fatura ile satın alındığı; dava konusu, lastik tekerlekli yükleyicinin ithal edilmiş orjinal halinde bünyesinde kendi teyibi olmadığını; yangınla ilgili dosya içerisindeki resimlerden ve olay mahallindeki tespitlerden lastik tekerlekli yükleyicinin motor kısmıda dahil olmak üzere tamamen yandığı ve kullanılamaz hale geldiğinin görüldüğü; sonradan monte edildiği ifade edilen kaset çalar, düşük güçlü bir cihaz olup devreden çektiği akımın da çok düşük bir seviyede bulunduğunu; böyle bir cihazın bağlantı kablosundaki gevşeklik sebebiyle kabloların tutuşmasına neden olabilecek derecede şerare ve kıvılcım oluşturmasının pek mümkün olmadığını; kaldı ki söz konusu cihazın yaklaşık 3 yıl boyunca davacı tarafından sorunsuz olarak kullanıldığının da anlaşıldığını; motor kısmının tamamen yanmış olması, yangının kabinde değil motor kısmında başladığı kanaatini güçlendirdiğini; ayrıca tanık ifadesinde de yangının kaset çaların bulunduğu kabin kısmında değil, motor kısmında başlatığını işaret eden önemli delil olduğunu; 19/09/2014 tarihinde meydana gelen yangında davacının müsteciri olduğu iş yerindeki hasarın, toplam tutarının 306.000,00 TL olduğunu; Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/127 D.İş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporunda belirlenmiş olan hasar ve zararın toplam bedeli 306.000,00 TL tutarın serbest piyasa koşullarında kadri maruf değer taşıdığının değerlendirildiğini; bu kapsamda, davacının müsteciri olduğu iş yerindeki zarardan, davalının sorumluluğunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği; incelenen bilirkişi raporundan anlaşılmıştır.İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu içeriğine göre;Taraflar arasında; davacı şirketin müsteciri bulunduğu kağıt geri dönüşüm işletmesinde 19/09/2014 tarihinde yangının çıktığı ve işletmede hasar meydana geldiği; söz konusu yangın nedeni ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İftaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İftaiye Müdürlüğü'nce 21/09/2014 tarihinde yangın raporu düzenlendiği;  davalı şirketin,  ... marka... tipi ... şasi nolu iş makinasını 07/01/2011 tarihli fatura ile ... A.Ş'ye sattığı; satım konusu iş makinasının ... A.Ş tarafından davacı şirkete sözleşme ile kiralandığı;  hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından dava dışı ... A.Ş'ye satışı yapılan iş makinasının davalı tarafından Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında, müsteciri bulunduğu iş yerinde bulunduğu sırada davacının iş yerinde çıkan yangının çıkış nedeninin iş makinasının tavan kısmına monta edilen kaset çaların bağlantı noktalarından çıkıp çıkmadığı; yangın bu nedenle çıkmış ise bu durumda davalıya atfıkabil bir kusurunun bulunup bulunmadığı; davalı tarafından dava dışı...A.Ş'ye satılan iş makinasının satım katalogu ve faturasında bu şekilde bir aksamın iş makinasına ekli bulunup bulunmadığı; buna göre, davacının müsteciri bulunduğu iş yerindeki maddi zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile oluşan hasarın miktarı na tazmin edilmesi gereken bir maddi zararın saptanması; noktalarında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; ... plakalı ... model lastik tekerlekli yükleyicinin dava dışı ... A.Ş. tarafından, davalıdan 01/07/2011 tarih ve ...seri nolu fatura ile satın alındığı ve davacıya finansal kiralama sözleşmesiyle kiralandığı; bu iş makinesinin alındığı tarihten sonraki süreçte tanıkların anlatımına göre imalattan kaynaklı kusurlu bulunduğu ve sürekli arıza çıkarttığı; davalı tarafından, bu iş makinesindeki arızaların giderilmesi için servis hizmeti verilmiş ise de imalattan kaynaklanan arızanın giderilmediği; bu durumun, davacı tarafından bilinmesine rağmen aracın, iş yerinde kullanılmaya devam edildiği; iş makinesini kullanılması sırasında küçük çaplı yangınların çıktığı ve iş yerin çalışanlarca anında müdahale edilerek söndürüldüğü; ancak, olay günü, iş makinesinin motor bölümünde çıkan yangının fabrikanın özelliğinden de kaynaklı olarak büyüyerek fabrika içerisinde maddi hasara neden olduğu; bu hasarın miktarının bilirkişi raporu kapsamında 306.000,00 TL olarak belirlendiği;  davalının, iş makinesinin üretim hatasından kaynaklı oluşan davacı zararını tazmin yükümlülüğünde bulunduğu; ancak, davacının, iş yerinde arızalı ve zaman zaman çalışırken yangın çıkartan bir iş makinesini bu şekilde kullanmasının TBK.m.52. uyarınca takdiren %50 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, davalının, davacının müsteciri olduğu iş yeri/fabrikada oluşan zararın [306.000,00 TL maddi zarar x davacının %50 müterafik kusuru=] 153.000,00 TL maddi zararın tazmin etme yükümlülüğü altında bulunduğu; davacı tarafından dava değerinin artırılmadığı ve/veya dava ıslah edilmediği halde davacı vekilinin 22/09/2017 tarihli yazılı açıklaması hatalı değerlendirilmek suretiyle bilirkişi raporundaki maddi zarar üzerinden somut olaya göre yukarıdaki değerlendirme yapılarak kısa kararın oluşturulduğu; kısa karara uygun şekilde gerekçeli karar yazılması gerekmekle; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, davalı aleyhine açılan işbu davanın sübut bulduğundan davanın kısmen kabulü ile 153.000,00 TL maddi tazminatın 19/09/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; karar vermek gerekmiştir. \"  gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.000,00 TL maddi tazminatın 19/09/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, dosyaya kapsamındaki bilirkişi raporlarında, yangının dava konusu iş makinasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, iş makinasında üretim hatası olup olmadığı tespit edilmediği halde  özel ve teknik bilgi gerektiren somut olayda imalattan kaynaklı arıza bulunduğu tespiti yapılmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, gerek yangın raporu, gerek delil tespiti dosyasındaki rapor gerekse dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda  iş makinesinde üretimden kaynaklı bir hata bulunduğu tespiti bulunmadığını, yangının nedeni tam olarak tespit edilemediğini,  davacının iddia ettiği zarardan müvekkilinin  sorumlu olmadığı teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,  ancak mahkemece,  özel veya teknik bilgiyi gerektiren dava konusu hakkında şahsi bilgi ile kusur belirlenmesinin hatalı olduğunu,   HMK'nın 266/1. maddesi \"Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir\" hükmün yer aldığını,  aynı Kanunun 282.maddesinde, bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı ve hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceğinin belirtildiğini,  HMK2nın 281.maddesine  göre hakimin bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor ya da sözlü açıklama alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceğini,   yoksa, hakimin bir kez bilirkişi incelemesine karar verildikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgiyle çözümlenebileceğinin  kabul edilemeyeceğini, kaldı ki, somut uyuşmazlığın  çözümünde bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu  olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yangının sebebinin tespit edilemediğini,  davalının, davacının zararından sorumlu olmadığının belirtildiğini,  bilirkişi raporu takdiri delillerden olup hâkim, bilirkişi raporu ile bağlı  olmamakla birlikte  hâkimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağını, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile kusur belirleyemeyeceğini, kaldı ki, davacı vekilince, 24.02.2017 tarihli dilekçede  bilirkişi raporuna itiraz edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasının talep edildiğini, mahkemece, bu talebin kabulü veya reddi hakkında ara karar oluşturulmadığını,  mahkemece, bilirkişi raporlarının yetersizliğinden bahsedilerek ek ya da yeni bilirkişi raporu tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmediği gibi o rapor kabul edilip  bir anlamda  davalının   kusurlu olmadığının benimsendiğini,  bir başka deyişle davalı yönünden, rapordaki, davalının kusuru olmadığı  tespitinin kazanılmış hak haline dönüştüğünü, dava konusunun, teknik ve özel bilgi içerdiğinden, hakimin yerleşik kararlara göre şahsi bilgisi ile kusur belirlemesi yapamayacağı somut olayda tanık dinlenmesinin de hukuken hatalı olduğunu, davacı tarafın kısmi dava açmakta hukuksal yararı bulunmadığını,  HMK'nın 109/2. Maddesine göre talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağını, maddede belirtilen haller dışında kısmı dava açılması durumunda dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ava konusu olayda, talep konusunun miktarı açıkça belli olup, taraflar arasında bu konuda herhangi bir tartışma bulunmadığından, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığını, hukuki yarar dava açıldığı anda var olmadığından, sonradan harcın tamamlatılması suretiyle bu eksikliğin giderilemeyeceğini, davacının  şimdilik  diyerek 10.000 TL olan zararını istediğini,  ancak delil tespiti dosyasında zararının  306.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini,  işbu durumda davacı tarafça zarar miktarı belirlenebilir olduğu için ve bu miktarın açık olması sebebi ile  davacı tarafın kısmi dava açmakta hukuki yararı  bulunmadığını, yangın çıktığı belirtilen ... Marka ... tipi ... Şasi nolu iş makinasının 01.07.20111 tarihli faturaya istinaden ... AŞ'ye satılarak finansal kiralama sözleşmesi kapmasında davacıya teslim edildiğini,   yanan makinaya ilişkin tazminat davasını ancak malın malikinin açabileceğini, bu nedenle davanın  ancak ve ancak iş makinasının maliki olan ... AŞ tarafından açılabileceğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zarar  ile eylem arasında illiyet bağının bulunmadığını, somut olayda haksız fiilin unsurlarının oluşmadığını, davalının üretmediği bir ürün hakkında ancak ve ancak hatalı montajı sebebiyle sorumlu tutabileceğini, yangına sebebiyet verdiği iddia edilen kasetçaların 17.08.2011 tarihinde makineye montajının yapıldığı ve aradan geçen 3 yılı aşkın süre boyunca yapılan montajla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı da dikkate alındığında müvekkilinin montajla ilgili herhangi bir kusurunun olmayacağını taraflar arasındaki servis sözleşmesinin 4.maddesinde yer alan \"Taraflardan Hiçbiri, işbu sözleşmeden doğrudan ya da dolaylı olarak hafif ihmal neticesinde ortaya çıkan; kazançlardan kayıp, kullanım kaybı, özel dolaylı ve arazi zararlardan ötürü diğer tarafa karşı sorumlu olmayacaktır.\"  hükmü uyarıncada, davacının bu nitelikte bir talepte bulunamayacağını, BK'nın 100/2 ve 3 maddeleri uyarınca tarafların sorumsuzluk sözleşmesi yapmalarının mümkün olduğunu, somut olayda, tarafların tacir olduğu, verilen hizmetin imtiyaz suretiyle verilen bir sanat icrası olmadığı, talep olunan zarar taleplerinin tamamının dolaylı zararları içerdiği ve  ağır kusur halinin bulunmadığı (hatta atfedilecek hiçbir kusurun bulunmadığı)  hususlarının aşikar olduğunu,  hukuken geçerli olan iş bu sözleşmesel düzenleme uyarınca da, iş bu maddi zarar talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın esası ile ilgili davanın yeniden görülerek esas ile ilgili karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, finansal kiralama konusu iş makinesinde davalının hatalı montajı sonunda çıktığı iddia olunan yangın sebebiyle davacının iş yerinde meydana gelen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili;  davalının  ... marka ... model lastik tekerlekli yükleyiciyi müvekkiline 30.06.2011 tarihinde ... finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığını, müvekkilinin kağıt  geri dönüşüm işletmesinde bulunan söz konusu iş makinesinde yangın  çıktığını,  yangının,  davalı tarafından temin edilen ve yine davalı tarafından iş makinesine montajı yapılan  kasetçalardan çıktığını, yangın sebebiyle  davacının iş yerinde  zararı doğduğunu, zarara ilişkin  Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/127 Değişik İş sayılı dosyası ile  tespit yapıldığını ve bilirkişi raporu alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik  10.000 TL'nin  faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamının incelenmesinde; dava konusu ... model lastik tekerlekli yükleyicinin ... AŞ ile davacı arasında imzalanan 30.06.2011 tarihli  finansal kiralama sözleşmesi ile davalıya verildiği, davacı ile davalı arasında ise 17.05.2011 tarihli, iş makinesi satış sonrası hizmetler sözleşmesi imzalandığı,  söz konusu iş makinesinde davacının iş yerindeyken  yangın çıktığı, davacı yanca, davalı tarafından iş makinesine montajı yapılan  kasetçalar nedeniyle  yangın çıktığı ve yangın sebebiyle iş yerinin hasar gördüğü iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 26. maddesinde, yargılamaya hâkim ilkelerden taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Buna göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesinde  10.000 TL talep edilmesine ve harcın da bu değer üzerinden yatırılmasına  rağmen davanın kısmen kabulü ile  talepten fazla olan 153.000.00 TL'ye hükmedilmiştir.Talepten fazlasına hükmedilmesi hâlinde buna  ilişkin bir istinaf başvurusu olmasa dahi bu mutlak istinaf sebebi olup ilk derece mahkemesinin  yargılamayı  tekrarlamasını gerektirecek usuli  bir hatadır. İlk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 297.maddesine uygun ve istinaf incelemesine elverişli bir karar olduğundan söz edilemez. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararı ile; davacı tarafça dava dilekçesinde  10.000 TL talep edilmesine rağmen davanın kısmen kabulü ile talepten fazlası olan 153.000.00 TL'ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu haliyle istinafa konu karar istinaf denetimine elverişli nitelikte  bulunmadığından davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Kabule göre de; mahkemece denetime elverişli  bulunan  bilirkişi raporunda kaset çaların düşük güçlü bir cihaz olduğu, devreden çektiği akımın da çok düşük bir seviyede bulunduğu, böyle bir cihazın bağlantı kablosundaki gevşeklik sebebiyle kabloların tutuşmasına neden olabilecek derecede şerare ve kıvılcım oluşturmasının pek mümkün olmadığı,  yangının  nedeninin tam olarak tespit edilemediği  kanaati bildirilmesine rağmen, çözümü teknik bilgi gerektiren somut olayda bilirkişi raporunun aksine karar verilmesinin gerekçesinin açıklanmaması da doğru olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.31.10.202024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d321a5bcbccb54e3","SID":"c7a0985d26dd98ee"}}