{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1335 <br>KARAR NO:2024/1559<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/12/2020<br>NUMARASI:2016/239 E. - 2020/679 K.<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çimento üretimi, paketlemesi ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, işin gereği ikmal aşamasında \"gaz analizör cihazı\" kullanıldığını, bu nedenle davalı şirket ile ticari iş birliğine gidildiğini, davalı şirketten gaz analizörü cihazı satın aldıkarını, bu cihazın 2 ayı dahi bulmadan arızalanması nedeni ile davalı şirkete gerekli bildirimlerde bulunduklarını, önce yenisini gönderiyoruz diyerek cevap verdiklerini, cihazın iade edildikten sonra arızanın giderilmesi için davalı şirketin 3.750.Euro talep ettiğini, garanti kapsamındaki bir cihazın arızasının giderilmesi için yekünlü bir ödeme yapılması isteminin izahı sorgulandığında da bir takım gerçek dışı ve müvekkili şirketin çalışma ortamı ile uyuşmayan gerekçelerin öne sürüldüğünü, aradan geçen 8 ay zarfında da ticari ve yasal yükümlülükleri yerine getirme hususuna en küçük ve olumlu bir davranış gösterilmediğini, Kayseri .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ise 25/02/2014 tarihinde davalı şirkete ihtarnamenin keşide edildiğini, yine bir sonuç alamadıklarını, bunun üzerine Niğde Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2014/40 değişik iş sayılı dosyası üzerinden tespit talebinde bulunulduğunu, makine mühendisini bilirkişisinin verdiği raporla kendi taleplerinin örtüştüğünü ; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03/04/2013 tarihli teklife bağlı olarak satın alınan bir adet \"...\" kodlu \"gaz analizörü cihazının, tamamen imalat ve satıcı sorumluluğundan kaynaklanan sebeplerle arızalandığını iddia ederek; çalıştırılmaması ve yararlanılamaması nedeniyle ,  makinenin mevcut haliyle aynen davalı şirkete iadesi ve karşılığı alım bedelini teşkil eden 13.200.Euro(38.000,00.TL)'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle yetki ve görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin davalının ikametgah yer mahkemesi olduğunu ve Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğini, davaya konu gaz analizörünün 14/06/2013 tarihinde alıcı davacı şirket tarafından satıldığını, alıcının uzman mühendislerince kontrollerini takiben aynı tarihte teslim edildiğini, 14/06/2013 teslim tarihinden sonra alıcıda önceden bulunan gaz alma sondası ile gaz şartlandırma ünitesine yine alıcının teknisyenlerince monte edildiğini, ... A.Ş. Bakım Planlama Mühendisi ...'ın 20/09/2013 tarihli elektronik postasında da ifade ettiği gibi 14/06/2013 teslim tarihniden itibaren 4 ay sorunsuz çalışarak fonksiyonlarını yerine getirdiğini, daha sonra oluşan arızanın ... A.Ş. nin denetimi ve sorumluluğunda olduğunun açık olduğunu, gözden geçirme ve muayene , ihbar yükümünü yerine getirmeyen alıcı ... A.Ş.'yi satılan cihazı kabul etmiş olduğunu, ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kaybettiğini, dolayısıyla cihazdaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını, Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/40 değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespite ilişkin bilirkişi raporunun  tebliğ edilmediğini savunarak, alıcı ... A.Ş. elindeki gaz analizörünün mahkemece emanete alınmasını, öncelikle yetki ve görev itirazlarının değerlendirilerek davanın usulden reddine, mahkemenin davanın esasına girmesi halinde haksız, usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davacı taraf arızalanan gaz analizör ünitesinin garanti kapsamında yapılmasını istemekte davalı ise kullanıcı hatası nedeniyle  oluşan  bu  bozukluğun giderilmesinin garanti kapsamında kalmadığı ve ayrı bir ücretlendirme gerektiğini iddia ettiğinden  arızanın sebebi ihbarın süresince yapılıp yapılmadığı  davalıdan söz konusu  seminin iadesinin talep edilip edilemeyeceği yönünde araştırma yapmak gerekmiştir.Davacı taraf Niğde 1. asliye hukuk mahkemesinin 2014/40 De,iş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırmış  bilirkişi  raporunda cihazın arızasının sebebi ve çalışır durumda olup olmadığı yönünde yapılan inceleme sonucunda; ABB uras 26 model ... tipindeki  güaz analiz cihaz ve bu cihazın kullandığı  sistemde çalıxan diğer devre elemanları  analiz panosu ve  gaz şartlanma ekipmanları  kurutucu pompa  incelendiğinde; Cihazın  üzerinde  elektronik kartlar üzerinde kireçlenmeye benzer kirliliğin olduğu ve gaz sızması ile bu kirliliğin oluşabileceği ,gaz şartlanma ünitesi ve analiz panosunun çalıştğını ,cihazdaki arızanın ölçüm hücresi dışına  gaz sızmasından kaynaklandığını söylemiştir.De.İş dosyasında  aleyhe tespit istenene tebligatın yapılamadığı görülmüştür.Niğde 2 Asliye Hukuk mahkemesinin 2018/61 tal sayılı  dosyasında yaptırılan incelemede :\"Gaz analizörünün  temel prensibinin  gaz analizörü içindeki emiş  pompası ile bacadan atık gazı numune çekilerek toz tutucu ön  filiktreden ve nem  tutuculardan geçirilerek  gaz analizör iindeki ölçüm sensörlerine gönderildiği,gaz analizör cihazlarında ölçüm yaparken  dikkat edilmesi gereken  ene önemli hususun analizör içindeki gaz ölçümsensörlerine nem ve partikül maddelerinin ulaşmaması olduğu,gaz analizörü  cihazına giren  taz ve nemin cihazın performansını etkileyip hasara sebep olacağı  cihazın da  bu  maddelere maruz kalarak  bozulduğu  bunu önlemek için analizi yapılacak gaz numunesinin gaz  analizörüne  gönderilmeden  önce  tozlarının tutulması için iyi bir filiktrasyon  sisteminden geçirilmesi gerektiği ,nemin de aynı yöntem ile bertaraf edilmesi gerektiği netice olarak  gaz analizörüne gelen gazın nemli ve kirli ortamdan arındırma işleminde  yetersiz kalınması nedeniyle  kullanım hatasının bulunduğu söylenmiştir.Bu rapor itirazı uğradığından yeni bir teknik heyet dosyaya atanarak mütalaalarına başvurulmuştur.Sonuç olarak cihaz arızasının istenmeyen nem ve  diğer birleşenlerin analizöre girmesinden kaynaklandığı,Cihazdan önce şartlandırma ünitesinin bulunduğu  ancak  yeterle  olarak  gaz şartlandırması   yapmadığı gaz şartlandırma ünitesinin uygun şaratlarda  gaz numunesi hazırlamamasının kullanım hatası olduğu ,gaz analiz hattından  cihaz iç haczine  gaz sızıntısı olması durumunda  davalı tarafın kusurlu bulunduğu ,gaz  kalitesinin  kontrol sisteminin mevcut olmamasının  üretici kusuru olduğu, bu sistem  yoksa davalının davacıya bu konuda bilgi vermiş olması gerektiği,böyle bir kontrol sistemi varsa  çalışmamışsa davalının kusurlu olduğu yönünde rapor aldırılmıştır.Yapılan itirazlara üzerine  alınan ek raporda bilirkişi heyeti gaz şartlandırma ünitesinin uygun şartlarda   gaz numunesi hazırlamamasının kullanım hatası  olduğu ve davacının kusurlu olduğu ,gaz analiz hattından cihaz iç hacmine gaz sızıntısı olması hususunun da davalının kusurunda bulunduğu söylenmiştir.Dosya tüm deliller ışığında incelendiğinde,Davacı tarafın davalı firmadan  gaz analizör cihazı  aldığı, bu cihazın bir sistem dahilinde çalıştığı ,sisteme giren  bağlantıların davacı firma tarafından yapıldığı,gaz analizör cihazına gelen  gazın şartlandırma ünitesinden geçerek  nem ve kirden arındırılmış vaziyette  gaz analizörüne gelmesi gerektiği, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarında  da cihazın üzerindeki kireçlenmenin nem ve partükülden kaynakllandığı ( gaz şartlandırma ünitesinden  geçerken arındırılmamış) bu ünitenin ve sistemin diğer parçalarının davacı tarafından monte edildiği  bu nedenle de  davacının kusurunun bulunduğu yönünde mahkememizde oluşan kanaat uyarınca... \" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde başlatılan yargılama öncesi yine aynı mahkeme tarafından icra edilen tespit ve alınan bilirkişi raporu ile dosyanın şekillendiğini, ret kararının son  derece sığ ve kapsamdan uzak olduğunu, davanın haksız gerekçe ile reddedildiğini, açıklamada fiili gerçeğin tamamen ters anlatıldığını, davaya konu cihazın herhangi teknik veya yapı marketin rafından alınarak müvekkili şirkete getirilip şirkete monte edilmediğini, davalı firmadan alındığını ve davalı firma tarafından monte edilen bağlantıları kurulan bir sistem halinde çalıştırılan bir cihaz olduğunu, davanın haksız bir gerekçe ile reddedildiğini, bilirkişi heyeti tarafından gaz şartlandırma ünitesinin uygun şartlarda gaz numunesi hazırlamamasının kullanım hatası olduğu ve davacının kusurlu olduğu belirtildiğini, buna rağmen karara esas alınan raporda gaz analiz hattında cihaz iç hacmine gaz sıkıntısı olması hususunun davalının kusurunda bulunduğunun söylendiğini, müvekkili şirketin ülkenin lokomotif kuruluşlarından  çimento sektöründe önde gelen şirketlerden biri olduğunu, Niğde Fabrikasında sadece davaya konu gaz analizör cihazı olmayıp davalı şirketten alınan aynı marka ve model onlarca gaz analizör cihazının kullanıldığını, hepsi çalışırken davaya konu cihazın çalışmamasının ise kullanıcı hatası olarak kabulünün fiili gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, tespit raporunda kusur durumuna ilişkin kesin bir kanaat ortaya konulmamakla birlikte davalı şirketin kusuru üzerinde çok durulduğunu, tespit raporunun son derece kapsamlı olduğunu, fotoğraflarla detaylandırıldığını, davalı tarafa dava öncesi ve yaklaşık olarak yedi yılı dolduran hukuk sürecinde davaya konu cihazın arızalanması hususunda defalarca kez yapılan görüşmelerde cihazın bulunduğu odada SO2 yoğuşması sonrasında gaz şartlandırma olmamasınında bahsedildiğini, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporundan dahi aksi ve ters yönde bir karar verildiğini, ayrıca mahkeme veznesine yatırılan 5.000,00 TL bilirkişi ücretinin tamamınında davalı tarafça ödenmiş gibi müvekkili şirketten alınarak davalı tarafa ödenmesi yönünde karar verildiğini, son derece yanlış olduğunu, 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalı tarafa yüklendiğini, 3.000,00 TL bilirkişi ücretinin ise müvekkili şirkete yüklendiğini, tahsilat makbuzunun göz ardı edildiğini belirterek, müvekkili tarafından ödenmesine rağmen davalı lehine hükmedilen 3.000,00 TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere usul ve yasaya aykırı olan kararın kaldırılmasını ve yeniden davanın kabulü yönünden hüküm kurulmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım konusu emtianın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülerek satım bedelinin tahsili ve makinenin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı satıcıdan davacının dava konusu gaz analizörü satın aldığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, satım konusu cihazdaki hasarın üretim kaynaklı olup olmadığı, mahkemece kullanım hatasından kaynaklanan ayıp nedeniyle verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı ve yargılama giderlerinin isabetli olarak hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, 14.06.2013 tarihli fatura ile davalı şirketten davacı şirketin bir adet gaz analizörü satın aldığı, fatura bedelinin KDV dahil 37.898,17 TL olduğu, 14.06.2013 tarihinde sevk irsaliyesinin düzenlendiği, taraflar arasında mail yazışmalarının gerçekleştirildiği, davacı şirket tarafından Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 21.04.2014 tarihli dilekçe ile tespit talebinde bulunduğu, dilekçede satın alınan cihazla ilgili tespitin talep edilmiş olduğu, 21.04.2014 tarihli tespit sonucunda, 05.04.2014 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiği,  tespit bilirkişi raporu ekinde fotoğrafların yer aldığı, raporda; keşif esnasında ... model gaz analiz cihazı ile bu cihazın kullandığı sistem diğer devre elemanları ve halen sistemde çalışan aynı marka ve model diğer gaz analiz cihazının gösterildiği, cihazın üzerinde bir tanesi arkada ve bir tanesi yan yüzeyde olmak üzere iki adet tanıtım etiketinin bulunduğu, dava konusu cihazın çalışıp çalışmadığının kontrolü için yetkili teknik elemanların desteğinde cihaza enerji verildiği, güç ışığının yanmasına rağmen cihaz ekranının görüntü vermediğinin tespit edildiği, bu durumun dosyadaki taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşıldığı, cihazın incelenmesinde, cihazın içinde ve elektronik katlar üzerinde kireçlenmeye benzer kirlilik göründüğü, cihazdaki arızanın analizi yapılacak olan gazların sızması sonucu ortaya çıktığı kanaatine varıldığının belirtildiği, sonuç olarak tespit konusu cihazda ortaya çıkan arızanın ölçüm hücresi dışına gaz sızmasından kaynaklandığı, diğer sistem ünitelerinin düzgün çalışmadığı ve tespit gaz analiz cihazının arızalanmasına neden olduğunu gösterecek herhangi bir tespitin olmadığı, dava konusu cihazın garanti kapsamında değerlendirilerek gerekli onarım ve değişimlerin yapılması gerektiği, cihazın arızalanması ve kullanılamamasından kaynaklanan maddi zararın hesaplanamadığının belirtildiği, tespit raporunun davalı tarafa tebliğ edilmediği, davacı şirket tarafından 10.02.2014 tarihinde Kayseri ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin davalı şirkete gönderildiği, ihtarnamede; satın alınan cihazla ilgili teknik sorunların giderilmesi aksi takdirde yasal müeyyidelerin uygulanacağının belirtildiği ve 29.05.2014 tarihinde dava konusu cihazın tamamen imalat ve satıcı sorumluluğundan kaynaklanan sebeplerle arızalanması, çalıştırılamaması ve yararlanılamaması iddiası ile makinenin iadesi ile karşılığı alım bedelinin tahsilinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Taraflar dosyaya delillerini ibraz etmişlerdir. Mahkemece, gerek talimat yoluyla keşfen inceleme yaptırılarak ve gerekse de dosya üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Ayrıca tanıklar dinlenilmiştir. Talimat yoluyla gerçekleştirilen 26.10.2018 tarihli keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; bilirkişi heyeti olarak adrese 26.11.2018 tarihinde gidilerek, dava konusu “ Gaz Analiz Ölçme”cihazının yerinde incelemesinin yapıldığı, ayrıca dosya içerisindeki yazışmalar, teknik açıklamalar ile tarafların beyanlarının incelendiği, cihazda meydana gelen asitik etkilerin yerinde görüldüğü, gaz analizör cihazlarında ölçüm yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli hususun analizör içindeki gaz ölçüm sensörlerine nem (su buharı) ve partikül maddelerin ulaşmaması olduğu, özellikle nemin sensörlere gitmemesinin çok önemli olduğu,  elektrokimyasal prensiple çalışan gaz sensörlerinin bozulmasına sebep olduğu, gaz analizörü cihazına giren partikül madde (toz) ve nem cihazın performansını etkileyeceği,  ciddi ölçüm hatalarına ve cihazın bozulmasına sebep olacağı, dava konusu somut olay irdelendiğinde, gaz anazilatör cihazının fazladan nem ve partikül maddelere maruz kalarak cihazın elektronik parçalarının etkilendiği ve nemin yoğuşması ile birlikte gaz analizörü cihazı içine kaçan tozlarla birleşerek gaz analizör cihazının parçaları üzerinde keleşmiş katı katmanlar oluşturduğu (Fotoğraf 1....7) dolayısıyla , yukarıda anlatılan sebeplerle cihazın çalışamaz hale geldiği, bu durumu önlemek için analizi yapılacak gaz numunesinin gaz analizörüne gönderilmeden önce; tozlarının tutulması için iyi bir filitrasyon sisteminden geçirilmesi gerektiği, aynı şekilde, gaz numunesinin, uygun bir yöntem kullanılarak, nemin de bertaraf edilmesi gerektiği, dava konusu gaz anazilatör cihazının fazladan nem ve partikül maddelere maruz kalarak cihazın elektronik parçalarının etkilendiği ve nemin yoğuşması ile birlikte gaz analizörü cihazı içine kaçan tozlarla birleşerek gaz analizör cihazının parçaları üzerinde keleşmiş katı katmanlar oluşturduğu, analizi yapılacak gaz numunesinin gaz analizörüne gönderilmeden önce; tozlarının tutulması için iyi bir filitrasyon sisteminden geçirilmediği, gaz analizatörüne giren gazın nemli ve kirli ortamdan arındırılma işleminin yetersiz ve kuru gaz verilmemesinden kaynaklanan kullanım hatası olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; raporun kabul edilemeyeceğini, fotoğraflarda da görüldüğü üzere sensör ve ölçüm hücresinin kapalı sistemler olduğunu ve gazın hiçbir şekilde elektronik kartlara ulaşamayacağını iddia ederek, raporun hiçbir şekilde kabulünün ve karara esas alınmasının mümkün olmayacağını belirterek İstanbul Teknik Üniversiteden seçilecek öğretim üyesi bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; davacının aynı marka ve model analizörlerini yıllardır kullandığını, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 03.04.2013 tarihli teklifin davacı tarafından kabul edilerek cihazın davacıya 14.06.2013 tarihli fatura ve aynı tarihli irsaliye ,İngilizce ve Türkçe kullanım kılavuzu cd ile teslim edildiğini, davacının cihazı müvekkilinden destek almadan kendi mühendisleri tarafından devreye alınarak yaklaşık 4 ay çalıştırdığını, cihazın davacı tarafça kurulduğunu, 4 aylık süre boyunca çalışmasına ilişkin sorun yaşanmadığını, teklif formunda belirtildiği üzere montaj, test ve kontrollerinin davacının sorumluluğunda olduğunu belirterek, kullanıcı hatası olduğunun tespiti nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.13.03.2020 tarihli 2. bilirkişi heyet raporunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre gaz analizörünün ölçme hücresi ve hücre dışındaki elektronik kart ve aksamların bir kısmının zarar gördüğü, cihazdaki zararın, ölçme numunesi gazda olması, istenmeyen nem ve diğer bileşenlerin analizöre girmesinden kaynaklandığı, gaz analizöründen önce gaz şartlandırma ünitesi mevcut olmasına rağmen yeterli olmadığından veya arızalandığından dolayı analizörün ilk çalışma anından arızalanmasına kadar geçen sürenin tamamında veya belli bir kısmında analizör için gerekli özellikte gaz şartlandırması yapmadığının anlaşıldığı, gaz şartlandırma ünitesinin uygun şartlarda gaz numunesi hazırlamamasının kullanım hatası olduğu ve davacının kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, istenmeyen şartlardaki gazın ölçme hücresi hariç elektronik kart ve cihazın diğer aksamlarına zarar vermesi, sızdırmaz olması gereken gaz analiz hattından dışarıya, analizör iç hacmine, gaz sızıntısı olduğunu gösterdiği, gaz analizörü ilk devreye alınmadan önce gaz sızıntısının olup olmadığının davalı tarafından kontrol edilmesinin gerekli olduğu,  gaz analiz hattından cihaz iç hacmine gaz sızıntısı olması hususunda davalının kusurlu olduğunun kanaatine varıldığı, gaz şartlandırma ünitesinin uygun şartlarda numune hazırlamaması durumunda (nemli gazın analizöre gelmesi durumunda) gaz analizörün kontrol sisteminin gaz akışını durdurması ve uyarı vermesi gerektiği, ancak dosyadaki belgeler dikkate alındığında dava konusu cihazda böyle bir kontrol ve koruma sisteminin olup olmadığının anlaşılamadığı, gaz kalitesinin kontrol sistemi mevcut değilse bu durum üretici kusuru olduğu, bu sistem şayet yoksa davalının davacıya bu konuda bilgi vermiş olması gerektiği, şayet böyle bir kontrol ve koruma sistemi varsa uygun olarak çalışmadığı, kontrol sistemi varsa ve çalışmamışsa bu konuda davalının kusurlu olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; haklı davaları yönünden katıldıkları rapor olduğunu, sadece raporda varsayıma dayalı olarak belirtilen değerlendirmenin ise dosyadaki tespit raporu ile ortadan kalkacağını iddia ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, bilirkişi heyetinin kullanım hatasına ilişkin görüşünü kabul ettiklerini, hasarın davacının sorumluluğunda olduğunu, dosyada mevcut teklif formunun incelenmesi ile kurulum ve montajın alıcı davacıya ait olduğunu, analizörün İstanbul adresinde teslim edileceğinin belirtildiğini, bu sebeple bilirkişi raporundaki aksine tespitlerin kabul edilmediğini ve itiraz ettiklerini belirterek, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep etmiştir. 01.10.2020 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; gaz şartlandırma ünitesinin gereği gibi çalışmaması (istenmeyen bileşenler gaz içinde kalması durumunda) gaz analizör cihazının gaz hattında ve sensörlerinde hasara sebep olduğu, gaz analiz cihazının gaz yolu içindeki istenmeyen şartlardaki gazın cihaz içine sızması halinde ise analizör içindeki elektronik kart ve ekipmanın hasara uğramasına sebep olduğu, gaz şartlandırma ünitesinin uygun şartlarda gaz numunesi hazırlamamasının kullanım hatası olduğu ve davacının kusurlu olduğunun kanaatine varıldığı, gaz analiz hattından cihaz iç hacmine gaz sızıntısı olması hususunda davalının kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili, ek rapora karşı beyan dilekçesinde; raporun 2.nolu bendinde yer alan tespitlere itiraz ettiklerini, müvekkili tarafından davacıya teklif neticesinde cihazın fatura ve irsaliyesi ile birlikte, İngilizce, Türkçe kullanım klavuzu cd'si ile teslim edildiğini, davacının aynı marka ve model analizörleri yıllardır kullandığını, dava konusu cihazı da dört aydır sorunsuz kullandığını bu nedenle arızanın kullanım hatasından meydana geldiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Hükümde, davalı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine de karar verilmiştir.Taraflar arasında, ticari satım konusu cihazın arızalandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, arızanın kullanım hatasından meydana gelip gelmediğine ilişkindir.TBK'nın 219. maddesine göre, \"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Buna göre maldaki ayıp; satıcının beyan ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir.Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir. Bunlardan yola çıkılarak; satıcı ve dolayısıyla teselsül ilişkisi nedeniyle ithalatçıyı maldaki ayıptan sorumlu tutmanın maddi koşulları; ortada ayıp sayılan bir eksikliğin olması, ardından maldaki eksikliğin önemli olması ve ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya  geçtiği anda varolması, tüketicinin ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması, olarak sayılabilir.Borçlar Kanunu'nda tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır (TANDOĞAN, Haluk: Özel Borç İlişkileri, c. 1/1, Ankara 1988, sh 163; YAVUZ, Cevdet: Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2007, 7. Baskı, sh 97). Diğer bir anlatımla ayıp, satılanın normal niteliklerinden ayrılmasıdır. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Aynı zamanda satıcının bu borcu kanuni bir borç mahiyetindedir (YAVUZ, Nihat: Ayıplı İfa, Ankara 2010, 2. Baskı, sh. 91- 92).Somut olayda, davalı şirket tarafından davacı  şirkete gönderilen 03.04.2013 tarihli teklifte, malzemenin ambalajlı olarak İstanbul adresinden teslim edileceği, malzeme ve işçilik hatalarına karşı analizör sevk tarihinden itibaren on iki ay süre ile firma garantisi altında olduğu belirtilmiştir. Dava konusu cihazın, davacı alıcı şirket tarafından kurulumunun yapıldığı ve çalıştırıldığı, davalı şirketin fatura ve sevk irsaliyesi ile birlikte İngilizce ve Türkçe kullanım kılavuzunu CD ile birlikte davacı alıcıya teslim ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu cihazın davacı şirket tarafından kurulumu yapılarak dört ay süre ile çalıştırıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Cihaz üzerinde gerçekleştirilen inceleme sonucunda düzenlenen tespit raporunda, davalı satıcıya yönelik herhangi bir  kusurdan söz edilmemiştir. Yargılama aşamasında talimat yolu ile keşfen yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi heyet raporunda ise;gaz analizatörüne giren gazın nemli ve kirli ortamda arındırılma işleminin yetersiz ve kuru gaz verilmemesinden kaynaklanan kullanım hatası olduğu belirtilerek cihaz fotoğrafları rapora eklenmiştir.Dosya üzerinde inceleme sonucu alınan 2. bilirkişi heyeti raporunda, gaz analiz hattından cihaz iç hacmine gaz sıkıntısı olması hususunda davalının kusurlu olduğu, gaz analizörünün ilk devreye alınmadan önce gaz sızıntısının davalı tarafından kontrol edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu tespite karşılık, davalı vekili tarafından dava konusu cihazın kurulum ve montajının davacı alıcıya ait olduğu ve tüm evraklarla birlikte kullanım kılavuzunun teslim edildiği, bu anlamda satıcının kusurunun bulunmadığı ifade edilmiştir.Dosya kapsamından ve özellikle yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu neticesinde, dava konusu cihazda meydana gelen arızanın kullanım hatasından meydana geldiği, davacı satıcının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, TBK'nın 219. maddesi gereğince sorumluluğunu gerektiren herhangi bir hususun mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davacının TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen satılanı geri vererek sözleşmeden dönme ve satım bedelinin iadesine dair isteminin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.HMK'nın 323 vd maddelerinde, yargılama giderleri düzenlenmiştir. Yargılama giderlerinin hangi tarafta alınması gerektiği aynı Yasa'nın 326. madde düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkemece 5.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de dosya kapsamından 04.05.2017 tarihli celse ara kararı gereğince 1.000,00 TL bilirkişi ücretinin davalı tarafça karşılanmasına (toplam 2.000,00 TL) 05.07.2019 tarihli celsede ise bilirkişi masrafı olarak 3.000,00 TL'nin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı tarafça sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücretine dair yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekir iken davacının karşılamış olduğu bilirkişi ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Ne var ki, söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama gideri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60 TL ilam harcının, peşin alınan 648,95 TL haçtan mahsubu ile artan 221,35 TL harcın  talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince, artan gider avanslarının yatıran taraflara iadesine,7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, peşin istinaf karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL başvuru harcı gideri ile 54,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 216,60 TL kanun yolu giderinin, takdiren 1/2'si olan 108,30 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6c5402a4e2f9f60","SID":"3914ec1949f5c732"}}