{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/689 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1886<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/247 E.  2021/742 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t\t: 09.07.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 01.11.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.11.2024<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2021 2020/247 E. 2021/742 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA :Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8690 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dosya kapsamında beyan edilen şekilde borcu bulunmadığını, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/427 Esas sayılı dosyasında senet borçlusu ...'un davaya konu senedi kullanması sebebiyle  dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum olduğunu, kendisinin müvekkilini dolandırmak suretiyle davaya konu senede kefil yaptığını, bu itibarla senetten dolayı müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, borca kefil olma iradesinin bulunmadığını, açıklanan sebeplerle; Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8690 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında olan alacak verecek meselesi sebebi ile dava dışı ... tarafından bono verilmesinin teklif edildiğini, ancak müvekkilinin dava dışı ...'a güvenmediği için taşınmaz sahibi bir kişinin bonoya kefil olmasını istediğini, davacının bonoya kefil olmak üzere ...'un iş yerine geldiğini, müvekkilinin davacının sözüne güvenerek kendisini kefil olarak kabul ettiğini ve düzenlenen bonoyu alarak iş yerinden ayrıldığını, bononun süresi içerisinde ödenmediğini ve Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün dosyası ile takibe geçildiğini, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/427 E. sayılı dolandırıcılık dosyası ile müvekkilinin herhangi bir alakasının bulunmadığını, dava dışı ... ile davacı arasında gerçekleşen dolandırıcılığın müvekkilinin alacağı ile alakası olmadığını, davacının bononun ödenmediğinden haberdar olduğunu, ayrıca davacının, takibin ilk aşamalarında bono üzerindeki imzayı inkar etmesine karşın, söz konusu itirazın Karşıyaka 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/482 E. sayılı dosyası ile reddedildiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı ... arasındaki satım sözleşmesine davacının garanti veren sıfatı ile taraf olduğu ve davalının uğrayacağı zararları garanti altına almak amacı ile davaya konu senedi verdiği, aracın devrinin verilememesi ve davalı tarafından aracın iade edilmesi nedeni ile davalının araç için ödediği bedel kadar zarara uğradığı, bu zararın ise, 140.000,00-TL olduğu, davalının icra takibinde davacıdan ancak gerçek zararını talep edebileceği bu itibarla yapılan takipte ancak 140.000,00-TL talep edebileceği, bakiye kısmın davalının zararını aşmış olması nedeni ile bedelsiz kaldığı, davalının araç için 140.000,00-TL ödedikten sonra aracı iade etmek zorunda kaldığını, her ne kadar senet bedeli 220.000,00-TL ise de, davalının gerçek zararı 140.000,00-TL olup gerçek zararının 80.000,00-TL olduğunu bildiği halde 140.000,00-TL üzerinden değil, 220.000,00-TL yönünden takibe konu yapması nedeniyle davalının 80.000,00-TL yönünden kötü niyetle takip yaptığı gerekçesiyle bu miktar yönünden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verildiğini, kötü niyet tazminatı miktarı 16.000,00-TL olmasına karşın, sehven kısa kararda 6.000,00-TL kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmaması açısından  maddi hata ile ilgili herhangi bir düzeltme yapılmayarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Karşıyaka 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/427 E sayılı dosyasında dava dışı diğer borçlu tarafından alınan senetler yönünden inceleme ve tahkikat yürütüldüğü ve davalının sanık olmadığı gerekçesiyle bekletici mesele yapılmamış ise de, davanın nihayetinden tamamının kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davalı alacaklı ceza dosyasında sanık olmasa da, senedin asıl borçlusu ... yerel mahkemede hem dolandırıcılıktan hem de resmi belgede sahtecilikten hüküm giydiğini, müvekkilin iradesini sakatlayarak birden fazla senet imzalamasını sağladığını, ilk imzalattığı senetleri yok ettiğini iddia ederek müvekkilini kandırdığını, icra takibine konu edilen senet bakımından müvekkilinin kefil olma ve borçlanma iradesi bulunmadığını, diğer senetlerin de iade edildiği söylenerek müvekkile verildiğini, müvekkilinin başlangıçta borçlanma iradesi göstermesine karşın, daha sonra kendisinin yarar sağlamak amacı ile kandırıldığı ortaya çıktığından, senetler yırtılıp atıldığı ve son imzalanan senedin de kendisine iade edildiği söylendiğinden ve davalının da bu konuda bilgi sahibi olduğundan Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/427 e dosyası kapsamında yapılan yargılamanın iş bu dosyayı bağladığını, yerel mahkemenin icra takibine konu senetle ilgili yargılama yapılmadığı tespitinin yerinde olmadığını, dava konusu senedin yırtılıp atıldığı ve diğer senedin de müvekkile iade edildiği gerekçesi ile ceza mahkemesince mahkumiyet hükmü kurulduğunu, bu nedenle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/427 E sayılı dosyasının yüksek mahkemeden kesinleşip dönmesinin beklenmesi ve mahkumiyet kararının onanması halinde davacı müvekkilinin tüm dosya borcu kadar borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini, diğer taraftan müvekkilin bir günlüğüne senedi verdiği ve ertesi gün geri alacağı zannıyla hareket ettiğini, aracın devrinin ertesi gün gerçekleşeceğine olan inancı nedeniyle müvekkilinin bir adet senet imzaladığını, ancak o senette hata olduğu söylenerek buruşturulup çöpe atıldığı ve yeniden müvekkilinden imza alındığı,  İşbu ikinci senede de kaşe basılması sebebi ile alacaklı tarafça kabul edilmediği, sonrasında müvekkilinden üçüncü senedin alındığı, diğer ikisinin çöpe atıldığının beyan edildiği, izleyen birkaç gün içinde müvekkilinin senedi almak istediğini, en sonunda ...'un bir adet senedi müvekkiline verdiğini, ancak bu senedin son senet olmadığını anlayınca ikinci senedi de arkasına müvekkilin kefilliği ve borcu olmadığını yazarak geri verdiğini, müvekkilinin senedi sadece bir günlüğüne verdiğini, aslında kefil olma iradesi olmadığını, davalının da borçlunun bu durumundan haberdar olduğunu, yerel mahkeme kararının onanması halinde kötü niyet tazminatının 16.000,00 TL olarak düzeltilmesini talep ettiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>\tDavalı vekili, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/427 E sayılı dolandırıcılık dosyası ile müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, dava dışı ... ile davacı ... arasında gerçekleşen dolandırıcılığın müvekkilinin alacağı ile ilgili olmadığını, davacı taraf menfi tespit talebini ceza yargılamasına dayandırmasına karşın, mahkeme davacının talebinin dışına çıkarak HMK'nın 25. maddesini açıkça ihlal ettiğini, bononun teminat hükmünde olduğu, aracın değerinin tespiti ve müvekkilinin gerçek zararının tespiti gibi konularda delil toplaması ve iddia olunmayan olgulara dayanarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğini, müvekkilin alacağının 220.000TL olup, senet borçlusu tarafından işbu meblağ kabul edilmek sureti ile bono düzenlendiğini, davacının iş bu bedel ile ...'a kefil olduğunu, bonoya ilişkin borcu üstlenen borçlunun farklı bir hukuki uyuşmazlığa dayanarak menfi tespit isteminin de yerinde kambiyo senedinin sebebinden mücerret olması nedeniyle borçsuzluk iddiasının dinlenemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE : Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tTarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgele, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/427 E sayılı dosyası kapsamı ve bizzat davalının mahkeme huzurundaki beyanlarına göre; dava ve takip konusu senedin araç satışı için düzenlendiği, davalı tarafından dava dışı keşideciye araç bedeli olarak 140.000,00 TL ödenmesine karşın, aracın devrinin yapılmamış olması nedeniyle davalının uğradığı zararın 140.000,00 TL olduğu, buna karşın senedin davalı tarafça 220.000,00 TL üzerinden takibe konması nedeniyle davacının 80.000,00 TL tutar yönünden davalıya borçlu olmadığı, bu bedel yönünden davanın kısmen kabulü ile koşulları oluştuğu gerekçesiyle davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, mahkemece İİK'nun 72/5 maddesi gereğince davalı aleyhine 16.000 TL tazminata hükmedilmesi gerekirken, kısa kararda tazminat miktarının sehven 6.000 TL olarak belirtildiği, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu, taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2021 2020/247 E. 2021/742 K. sayılı kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;\t<br>\tDavanın kısmen kabulü ile,<br>\tDavacının Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8690 Esas sayılı dosyasında takip konusu olan  220.000,00-TL bedelli, 21/08/2017 tanzim ve 22/08/2017 vade tarihli bono nedeniyle davalıya 80.000,00-TL asıl alacak ve 560,96-TL işlemiş faiz 280,00-TL diğer asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\tKoşulları oluşmakla, İİK'nun 72/5 maddesi gereğince  80.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki (16.000,00-TL) kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tFazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,80-TL nispi harçtan, davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç ve 3.740,00-TL ıslah harcının mahsubu ile, eksik kalan 1.670,40-TL harcın davalıdan tahsil edilerek, hazineye irat kaydına.<br>\tDavacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç  3.740,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine.<br>\t1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanun'a ve göre davalıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına, <br>\tAAÜT. gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine.<br>\tAAÜT. gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalıya verilmesine.<br>\tDavacı tarafından sarf edilen, peşin ve ıslah harcı haricinde kalan 54,40 başvuru harcı, 89,60-TL tedbir harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 542,00-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 693,80-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı (%36) nazara alınarak takdiren 249,76-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tSarfedilmemiş gider avansının bulunması durumunda karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.464,80-TL'den peşin alınan 1.366,20-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.098,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 220,70-TL başvurma harcı, 28,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 249,20-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb812a4ef1d1371b","SID":"10ec3e1e25a8705e"}}