{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2356 <br>KARAR NO: 2024/1636<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2023<br>NUMARASI: 2023/98 Esas - 2023/877 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>İlk derece mahkemesince verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacılar vekili, müvekkillerinin İran vatandaşı olup havayolu ulaşımı  alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkillerinin uçak kiralama ve uçuş lisansı hususlarında davalı ...'la görüştüklerini, davalı ...'ın eşi olan diğer davalı ...'le çalıştığını, ...'ın müvekkillerini ikna için kiralama konusu uçağı İran Havalimanı'na indirerek güven ve kendisine ödeme yapılmasını sağladığını, davalıların bu hileli davranışlarına inanarak müvekkillerinin iyiniyetle davalı ...'a 16/12/2016'da 120.000-USD; diğer davalı ...'e 21/12/2016'da 120.000- USD, 05/01/2017'de 50.000-USD, 11/01/2017'de 30.000-USD, 13/01/2017'de 150.000- USD, 09/02/2017'de 100.000-USD, 15/02/2017'de 50.000- USD olmak üzere toplam 540.000-USD ön ödeme adı altında ödeme yaptığını, bu ödemelere ilişkin belgeleri sunduklarını; ancak sonrasında müvekkillerinin davalılar tarafından dolandırıldığını anladığını ve Bakırköy CBS'ye şikayette bulunduklarını, soruşturmanın halen derdest olduğunu, yapılan ödemenin geri alınabilmesi amacıyla 540.000-USD asıl alacağın tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, takibe itirazın şimdilik davalı ... yönünden 5.000-USD; davalı ... yönünden ise 250.000-USD üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, müvekkillerinin evli olduklarını, müvekkili ...'in Romanya'da kurulu ... şirketinin sahibi olduğunu, şirketin envanterinde kiralama yöntemiyle bir adet ... model uçak bulunduğunu; kendisini havacılık sektöründe komisyoncu olarak tanıtan davalı ...'nin söz konusu uçağı İran Airtour Airlane hava yollarına kiralık olarak verebileceğini söylediğini, uçağın wet lease (uçuş ekibiyle birlikte) kiralanması  sözleşmesinin (...) 17/07/2017 tarihinde dava dışı ... ve ... arasında İran'da imzalandığını; kira görüşmeleri sırasında ... ile (diğer iki davacının ortağı olduğu) davacı ... Ltd. ile 19/12/2016 tarihli komisyonculuk sözleşmesi imzalandığını; kiralama sözleşmesinin akabinde de davacıların müvekkili ...'e ait olan ... şirketinin %50 hissesini satın alma talepleri üzerine, hisse satışı için 150.000-USD bedelle anlaşıldığını, davacıların hisse için 40.000-USD ödediklerini, kalan miktar ödenmediğinden hisse alımının tamamlanamadığını; davacıların ve müvekkillerinin wet lease sözleşmesinin tarafı olmadığından davacıların aktif ve müvekkillerinin de pasif husumetlerinin bulunmadığını; wet lese sözleşmesinin gereği için uçağın İran'a götürüldüğünü, fakat ...'un edimlerini (ödemelerini) yerine getirmediğinden ve gerekli izinleri alamadığından belli bir süre kalma izni olan uçağın geri döndüğünü; icra takibinde talebin 540.000-USD olarak gösterilmesine rağmen işbu davada 255.000-USD talepli belirsiz alacak davası açıldığını, böyle bir belirsiz alacak davasının açılamayacağını; davada İngiliz hukukunun uygulanacağını ve tahkimde çözülmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esasa girilirse husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ: Mahkemece, ilk olarak   2019/565 esas, 2019/1352 karar sayılı ve 19/12/2019 tarihli karar ile Romanya'da mukim dava dışı ... şirketi ile İran'da mukim ... firmaları arasında wet lease sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin \"yetkilendirme\" başlıklı maddesi uyarınca davacı ... Ltd.'nin sözleşmeye taraf ... şirketinin çıkarlarını temsil etmek ve ödemeleri bu şirket adına yapmak üzere yetkilendirildiği; davacıların bu sözleşmenin tarafı olmadığı, ödeme belgelerinde de işbu sözleşmeye atıf yapılarak yine sözleşmenin diğer tarafı olan ... adına ödeme yaptıklarını imza altına almaları; komisyon sözleşmesinde de bu wet lease sözleşmesine atıf yapıldığını, davacı tarafından sunulan makbuzlardan 21/12/2016 tarihli 120.000-USD, 05/01/2017 tarihli 50.000-USD, 11/01/2017 tarihli 30.000-USD, 09/02/2017 tarihli 100.000-USD ve 15/02/2017 tarihli 50.000-USD tutarlı makbuzlardan bahsi geçen ödemelerin davalı ... tarafından ... şirketi adına alındığının anlaşıldığından sözleşmenin tarafı olmayan davalılardan bu sözleşmeye dayalı alacak talep edilemeyeceği, davacıların ödemelere istinaden aktif dava ehliyetleri olmadığından bu talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği; hisse bedeli talebi yönünden ise, cevap dilekçesinden ve Bakırköy CBS'nin 2017/108030 sayılı soruşturma dosyası kapsamında dava dışı ...'in ifadesinden anlaşıldığı üzere, davacılardan ...'nin davalıların sahibi olduğu dava dışı ... şirketine ortak olmak istediği ve hisse satışı için 13/01/2017 tarihinde şirket ortağı davalı ...'e 40.000-USD ödeme yaptığı, ancak hisse devrinin tamamlanmadığından bu paranın iadesinin gerektiği ve kalan talepler yönünden davacıların aktif husumetlerinin olmadığı  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı ...'in takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 40.000-USD asıl alacak bakımından devamına, alacağın % 20'si oranında hesap edilen icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacılar ... ve ...'ya verilmesine; kalan talep yönünden davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından reddine reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2020/806 E., 2022/1586 K. sayılı ve 10/11/2022 tarihli ilamıyla, mahkemece ... adına yapıldığı belirtilen ödemelerin, belgelere göre davacı ... şirketi  tarafından yapıldığı, davacıların davalılar tarafından kandırıldıklarını, davalıların kirasında bulunan uçağın malikinin İran'da uçak kiralamaya muvafakatı olmadığını ve uçağın da ellerinden hukuk zoruyla alındığını ileri sürdüklerinden davanın haksız fiil nedenine dayandığı; Bakırköy CBS dosyasında dava dışı ... şirketine uçağı kiralayan ... yetkilisinin beyanına göre uçak sahibinin uçağı Çorlu'dan alarak Romanya'ya götürdüğünü ve davalı ...'ın uçağın İran'a götürülmesine muvafakatının olduğu beyanının doğru olmadığını ifade ettiği; ödemelerin ... şirketi ile yapılan anlaşmaya atıf yapılarak  davacı şirket tarafından  yapıldığı yazılı olduğundan anlaşmanın akıbetinin tespitinin gerekli olduğu, ... şirketinin beyanı alınarak davacı şirketin ödemeyi  kendi adına yaptığı iddiasının değerlendirilmesinin, aktif husumetin tespiti bakımından gerekli olduğu, uçak kiralama yapılması için malik olmak gerekmemekte ise de malikin kiracısına kiralama yasağı koyması imkan dahilinde olduğu belirtilerek, uçuş bilgilerinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden getirtilmesi, ... şirketinin sözleşme ve ödemeler hakkındaki beyanlarının resmi bir belge ile dosyaya ibrazı için davacılar vekiline mehil verilmesi, davalıların İran'a kiralama yapma yetkileri bulunup bulunmadığı ve davalıların Romanya'da bulunan şirketlerin temsil yetkileri hakkındaki belgenin, yabancı dilde sunulan belgelerin tercümesi de istenilerek, konusunda uzman  kurul aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hükme tesir edecek deliller toplanıp değerlendirilmeden karar verildiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ve davalı ...'in istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın kaldırılmasından sonra Mahkemece, sözleşme ve alacağın ispat yükünün davacılarda olduğu, Dairemizin kararı doğrultusunda 30/03/2023 tarihli celsede davacılar vekiline ... şirketinin sözleşme ve ödemeler hakkındaki beyanlarının resmi bir belgeyle sunması, ayrıca 16/06/2023 tarihli ara karar ile bilirkişi heyeti belirlendiği ve heyet için toplamda 12.174-TL gider avansının mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verildiği,  yine 30/03/2023 tarihli celsede davalılar vekiline İran'a kiralama yapmaya yetkilerinin bulunup bulunmadığı ve davalıların Romanya'da bulunan şirketlerin temsil yetkileri hakkındaki belgelerin sunulması için kesin süre verildiği, ancak davacı vekilince istenilen belge ve kayıtların mahkemeye sunulmadığı, bilirkişi ücretlerinin kesin süreye rağmen yatırılmadığı, bilirkişi incelemesi dışında ispatın mümkün olmadığı ve dosyadaki mevcut deliller kapsamında davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, önceki beyanlarını tekrar ederek, esasen davalılarda kiralık olarak bulunan uçağın hukuken ve fiilen kiralanması mümkün olmamasına rağmen, davalıların müvekkillerini kandırarak toplamda 540.000-USD haksız para aldıklarını; mahkemece 15/06/2023 tarihli ara kararla dosyanın bilirkişiye tevdi ile bilirkişiler için  (4.000-TLx3=) 12.000-TL ücret takdirine hükmedildiğini, duruşmalarda da beyan ettikleri üzere İran vatandaşı olan müvekkilinin uzun süredir yurt dışında olduğunu, bu ücretin hem çok fahiş olması hem de müvekkiline ulaşılamaması nedeniyle dosyaya yatırılamadığını, mahkemece süre verilmesi gerekirken davanın reddinin doğru olmadığını ve bilirkişi ücretinin yatırılmaması durumunda dahi mahkemenin yargılamaya devam edip mevcut delillere göre karar vermesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirket hisse devri ve uçak kiralama sözleşmesine istinaden yapılan ödemelerin istirdatı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacılar tarafından başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra  dosyasında 16/12/2016 tarihli 150.000-USD, 21/12/2016 tarihli 120.000-USD, 05/01/2017 tarihli 50.000-USD,11/01/2017 tarihli 30.000-USD, 13/01/2017 tarihli 40.000-USD, 09/02/2017 tarihli 100.000-USD, 15/02/2017 tarihli  50.000-USD   olmak üzere 7 adet ödeme belgesine dayanarak toplam 540.000 USD talep edilerek bu miktarın 16/12/2016 tarihli 150.000-USD'nin iadesinden davalı-borçlu ...'ın; diğer toplam 390.000-USD'nin iadesinden ise davalı-borçlu ...'ın sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak eldeki davada davalı ... açısından 5.000-USD; ... açısından ise şirket hisse devri için 40.000-USD dahil olmak üzere 250.000-USD, için itirazın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Dava değeri toplam 255.000-USD gösterilmiştir. Ödemeler ile ilgili 21/12/2016, 16/12/2016, 05/01/2017, 11/01/2017, 13/01/2017, 09/02/2017 ve 15/02/2017 tarihli belgeler incelendiğinde davalı ...'nın sorumlu tutulduğu 16/12/2016 tarihli belgede ... şirketi ile ... firmaları arasında wet lease (uçak kiralama) sözleşmesine istinaden 150.000-USD'nin davacı ... adına, davacılardan ...'den ... şirketini temsilen ... tarafından teslim alındığı, diğer ödeme belgelerinde ise ... şirketi ile ... firmaları arasında wet lease sözleşmesine istinaden davacı ... adına davacı ...'den ... şirketi adına ... tarafından toplam 350.000-USD teslim alındığının imzalandığı  anlaşılmaktadır. Limited şirket hisse devri için yapılan ön ödeme hususunda ise 13/01/2017 tarihli ödeme belgesinin incelenmesinde ... şirketinin %50 hisesinin davacılara-asillere satışı için sözlü olarak anlaşmaya varıldığı, toplam hisse satış bedeli 150.000-USD olup,  ...'a 40.000-USD ön ödeme yapıldığı, soruşturma dosyasındaki ifadelerin de aynı doğrultuda olduğu ve hisse devrinin yapıldığı yönünde delil bulunmamaktadır. Ayrıca Dairemizin kaldırma kararından sonra davalılar tarafından dosyaya tercümesi sunulan dava dışı ... şirketinin Romanya Adalet Bakanlığı'ndan verilmiş 17/05/2017 tarihli kaydına göre şirketin %49 hisseli ortağının davalı ..., %51 hisseli ortağın dava dışı ... ve 14/01/2016-14/01/2020 tarihleri arasında şirket yetkilisinin davalı ... olduğu görülmüştür. Kaldırılan ilk kararda ödemelerin davadışı şirket olan ... adına yapıldığı belirtilerek davacıların aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, sadece ... şirketi hisse devri amacıyla ödendiği belirlenen 40.000-USD için davalı ... açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karar, Dairemizin yukarıda belirtilen kararıyla kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine mahkemece,02/02/2023 tarihli tensip zaptında davacılar vekiline 2 haftalık süre verilerek; ... şirketinin sözleşme ve ödemeler hakkındaki beyanlarının resmi bir belge ile dosyaya ibrazının istenilmesine; davalılar vekiline 2 haftalık süre verilerek, davalıların İran'a kiralama yapmaya yetkilerinin bulunup bulunmadığı ve davalıların Romanya'da bulunan şirketlerin temsil yetkileri hakkındaki belgelerin mahkemeye sunulmasına, sunulduktan sonra tercümesinin yapılmasının istenilmesine ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, kiralamaya konu uçağın uçuş bilgilerinin bildirilmesinin celbine karar verilmiş ve duruşma 30/03/2023 tarihine bırakılmıştır. Tensip zaptı, davacılar vekiline 08/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, fakat dosyaya süresinde her hangi bir bilgi-belge sunulmamıştır. 30/03/2023 tarihli 1. celsede davacılar vekili, müvekkilinin yurtdışında olduğundan bahisle kendisiyle iletişim kuramadığından sözleşme ve resmi belgeleri sunamadıklarını, kendilerine yeniden süre verilmesini istemiştir. Bu talebe istinaden mahkemece, davacılar vekiline gelecek celseye (01/06/2023 tarihine) kadar kesin süre verilerek, ... şirketinin sözleşme ve ödemeler hakkındaki beyanlarının resmi bir belge ile dosyaya ibrazının istenilmesine karar verilmiş ve aksi halde mevcut delillere göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Takip eden 01/06/2023 tarihli celsede davacılar vekili tarafından kesin süreye rağmen dosyaya her hangin bir bilgi-belge sunulmamış, davacılar vekili \"Elimizdeki bütün belgeleri mahkemeye sunduğunu müvekkilim belirtti, bilirkişi incelemesi yapılsın\" beyanında bulunmuş, mahkemece tarafların sunduğu belgeler ve deliller dikkate alınarak,celse arasında uyuşmazlık konularında bilirkişi heyeti seçimine dair ara karar oluşturularak taraflara tebliğine şeklinde karar verilmiş ve bir sonraki celse 28/09/2023 tarihine bırakılmıştır. Kiralamaya konu uçağın anılan tarihlerde uçuş bilgileri, ... şirketinin sözleşme ve ödemeleri, davalıların İran'a kiralama yapmaya yetkileri bulunup bulunmadığı ve davalıların Romanya'da bulunan şirketlerin temsil yetkileri hakkındaki belge hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin 15/06/2023 tarihli ara kararda, 21/07/2023 tarihi saat 14'te inceleme yapılmasına,  mali müşavir, sivil havacılık ve taşımacılık uzmanı bilirkişi heyeti için 12.174-TL masrafın ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde davacılar vekili tarafından ödenmesine aksi takdirde HMK 324 uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacılar vekiline ihtarına karar verilmiş; ara karar, davacılar vekiline 24/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş ancak verilen kesin sürede veya sonrasında bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Takip eden 28/09/2023 tarihli celsede, davacılar vekili \"Müvekkilimize ulaşamadık, bilirkişi masraflarını yatırmak üzere tarafımıza ek süre verilmesini talep ederiz\" şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece bu talep kabul edilmeyerek, sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın \"Kesin süre başlıklı 94. maddesinde, (1) kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğu; (2) hâkimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceği, bu takdirde hâkimin, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacağı ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar edeceği, kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan tarafın yeniden süre isteyebileceği, bu şekilde verilecek ikinci sürenin kesin olduğu ve yeniden süre verilemeyeceği; (3) kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı; \"Delil ikamesi için avans\" başlıklı 324/2'de de taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ara kararlardaki tespitlere istinaden Dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususların yerine getirilmesi için 02/02/2023 tarihli tensip zaptıyla davacılar vekiline 30/03/2023 tarihine kadar yaklaşık 2 aylık süre verilmiş, akabinde davacılar vekilinin talebine istinaden 30/03/2023 tarihinden 01/06/2023 tarihine kadar 2 aydan fazla olacak şekilde usulüne uygun ihtarı içeren kesin süre verilmiş, buna rağmen davacılar vekili ara kararın gereğini yerine getirmemiştir. 01/06/2023 tarihli celsede davacılar vekili, müvekkiliyle yaptığı görüşmeye istinaden tüm belgelerin dosyaya sunulduğundan bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talep beyanı ve uyuşmazlığın özelliğine göre özellikle uçak kiralama hususlarında bilirkişi incelemesi için usulüne uygun verilen kesin sürede gerekli ücret yatırılmamıştır.  Buna göre mahkemece, HMK 94 uyarınca davacılar vekiline  yeniden süre verilemeyeceği ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davanın mevcut delil durumuna göre sonuçlandırılması gerekmekte olup, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın tümden reddi isabetli bulunmamıştır. Eldeki davada, davaya dayanak teşkil eden icra takibinde davalı ...'dan 150.000-USD, ...'den ise 390.000-USD olmak üzere toplam 540.000-USD talep edilmiştir. Davada ise wet-lease sözleşmesine istinaden davalı ...'ın itirazının 5.000-USD ve davalı ...'in itirazının wet-lease sözleşmesi kapsamında 210.000-USD ve hisse devri kapsamında 40.000-USD dahil olmak üzere 250.000-USD üzerinden iptali istenilmiştir. Davacılardan ... Ltd. Şti. ile davalı ...'in ortağı olduğu Romanya şirketi ... arasında simsarlık sözleşmesi imzalanmıştır. Davadaki talep, simsarlık sözleşmesinden değil, wet lease (kiralama) sözleşmesinden ve hisse devrinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, davacı ... Ltd. Şti.'nin davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, davanın bu davacı yönünden aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Diğer davacıların talebine dayanak teşkil eden wet lease sözleşmesinin tarafları dava dışı şirketler ... ile ...'dır. Davacılar ... ile ... ve davalılar ... ile ... bu sözleşmenin tarafı değildir. Buna ek olarak, adı geçen davacılarla, davalı ... arasında şirket hisse devir sözleşmesinden dolayı bir hukuki ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacılar ... ile ...'in, davalı ...'a ve wet lease sözleşmesinden kaynaklanan talep için davalı ...'e yönelttikleri dava açısından, aktif husumetleri bulunmamaktadır. Hisse devri sözleşmesi açısından ise, davacılar tarafından dava dışı ... şirketinin hisseleri için davalılara 150.000-USD ödendiği iddia edilmiş, dosyaya sunulan 13/01/2017 tarihli belgede anılan şirketin %50 hissesinin davacılar ... (...) ve ... veya onların belirleyeceği bir şirkete satışı için anlaşmaya varıldığı, toplam %50 hisse satış bedelinin 150.000-USD olduğu, bu hisse satışından dolayı şirket ortağı davalı ...'e 40.000-USD'nin ön ödeme olarak davacı ... (...) tarafından teslim edildiği görülmektedir. Mahkeme de ilk kararında, şirket hissesi adı geçen davacılara veya onların gösterdiği şirkete devredilmediğinden 40.000-USD için ve Nesrin açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararında, sadece davacıların istinaf istemi incelenerek kararın kaldırılmasına, davalı ...'in belirtilen hususa ilişkin istinaf başvurusunun incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin yargılamadaki beyanlarında ve ilk karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, şirket hisse bedeli kapsamında müvekkiline 40.000-USD ödendiğini fakat bedelin tamamı olan 150.000-USD ödenmediğinden hisse devrinin yapılmadığını kabul etmektedir. Dolayısıyla, hisse devri yapılmadığından bu kapsamda davacılar ... ve ...'nın davalı ...'e ödediği 40.000-USD üzerinden bu davacılar için itirazın iptaline, fazla istemin reddine ve likit olan alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu alacak açısından da reddine hükmedilmiş olması yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı ... Ltd. Şti.'nin davasının aktif husumet yönünden reddine; davacılar ... ile ... (...) ...'in wet lease sözleşmesine dayanarak davalı ...'a  ve diğer davalı ...'e yönelik davasının aktif husumet yönünden reddine; davacılar ... ile ... (...) ... açısından davalı ...'in takibe itirazının 40.000-USD asıl alacak yönünden kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 Tarih  2023/98 Esas - 2023/877 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"1- Davacı ... Ltd. Şti. bakımından davanın aktif husumet yönünden reddine, 2- Davacılar ... ile ...'in davalı ...'a yönelik davanın ve wet-lease sözleşmesinden kaynaklanan talep için davalı ...'a yöneltilen davanın aktif husumet yönünden reddine, 3-  Davacılar ... ile ... açısından davalı ...'ın Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptaline, 40.000-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankaları tarafından USD cinsi açılmış bir yıllık vadeli mevduatlara verilen en yüksek oranda temerrüt faizi işletilerek takibin devamına; Takip tarihindeki kur üzerinden %20 oranda hesaplanan 27.978,40-TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacılar ... ile ...'e verilmesine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; \"Alınması gereken 10.335,30-TL karar harcının davacılar tarafından mahkeme veznesine yatırılan 5.756,16-TL ile icra veznesine yatırılan 9.473,76-TL olmak üzere toplam 15.229,92-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 4.894,62-TL'nin davacılara iadesine, Davacılar tarafından yatırılan toplam ‬10.366,70-TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılar ... ile ...'e verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 669,40-TL posta-müzekkere masrafından ibaret yargı giderinin, hakkındaki dava reddedilen davalı ...'a özgü yapılan 103,70-TL gider ayrık tutularak kalan 565,70-TL'nin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 91-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacılar ... ile ...'e verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 82,50-TL tebligat-posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 14-TL'sinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, kalanın davalı ... üzerinde bırakılmasına, 30.000-TL vekalet ücretinin tüm davacılardan alınarak, davalılara ödenmesine 30.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılar ... ve ...'e ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Yatırılan 809,55-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde  davacılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan 306-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 49-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacılar ... ile ...'e verilmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ffdb7250683f387","SID":"fe2323470bc2ebb5"}}