{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/387 Esas<br>KARAR NO: 2024/1770 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2022<br>NUMARASI: 2021/66 E.  -  2022/198 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ... adı altında yayınlanan ve 2018 yılında basılıp satışa sunulan ISBN numarası ...olan, davalı ... tarafından yazıldığı iddia edilen \"...\" adlı kitabın müvekkilinin de arasında olduğu başka yazarlara ait eserlerden intihal ile basılmış bir kitap olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/22704 Soruşturma sayılı dosyasından 25.01.2018 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bahsedilen intihale yönelik tespit yapıldığını, yayınevi tarafından 2018 yılında yayınlanan ...'ın \"...\" adlı kitabın incelendiğinde intihal yapıldığını, 2015 yılında ... Yayınları tarafından çıkan ... numarası ...olan müvekkilinin \"...\" adlı kitabından izinsiz ve kaynak göstermeden yayınlandığını, herhangi bir kaynak göstermediğini, bilgileri verilen Savcılık dosyasından yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de tespit edildiğini ve doğrulandığını, bunun yanı sıra adı geçen eserde müvekkili haricinde Doç. ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlı akademisyenlerin çok sayıda eserinden de ciddi manada intihal gerçekleştirildiğini, bu konuda saygın sanat dergisi ...'in online yayınında detaylı bir rapor (http://www..../) yayınlandığını, davalılarca intihal edilen ve basılan eserin neredeyse tamamen çalıntı bir eser olduğunu, davalılara Beşiktaş ... Noterliği'nden gönderilen 06.11.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihlale son verilmesi, intihale konu eserin toplatılması, tazminat ödenmesinin talep edildiğini, yazarın gönderdiği yanıtta ''... ... adlı kitabi 29.10.1018 Tarihi itibari ile yayından kaldırdık.'' bilgisinin yer aldığını, verdikleri cevap ile sorumluluklarını kabul ettiklerini, kitabın toplatıldığı yanıtını vererek, aynı zamanda suç niteliğindeki eylemlerini kabul ettiklerini, intihal yapıldığını ama bunun istemeden yapıldığını ikrar ettiklerini, davalıların intihal konusu eseri toplatmadıkları, ihtarnameye karşın adı geçen kitabı satmaya devam ettiklerinin tespit edildiğini beyan ederek, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ISBN numarası ... olan, davalı ... tarafından yazıldığı iddia edilen “...” adlı  eserin toplatılmasını ve imhasını, rayiç bedel tespiti ile 3 kat tutarında 100,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAPLAR:Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; intihale ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/22704 Soruşturma sayılı dosyasında müvekkili yayınevi hakkında soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili yayınevinin suç işlemediği ve kusuru olmadığı yönünde verilen kararın kesinleştiğini, suç konusunda aleyhine verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararının olmadığını, müvekkilinin \"...\" adlı eserin mali haklarını ve mali haklara ilişkin kullanma ruhsatını 23.02.2018 tarihinde eser sahibi diğer davalı ... ile yapılan eser sözleşmesine istinaden devraldığını ve yayınevinin haklarını bu sözleşmeye dayanarak kullandığını, yayınevinin FSEK madde 52'ye uygun geçerli telif sözleşmesi ile davalı ...'a ait bir eser olduğu, 3. şahısların bu eser üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığı için eseri yayınladığını ve bir kusurunun ya da ihmalinin bulunmadığını, herhangi bir kusur bulunmadığı için tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, sözleşme dikkate alındığında telif hakkı ihlali nedeni ile üçüncü şahıslarca hak talebi veya açılacak davalarda müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, tüm sorumluluğun diğer davalı yazara ait olduğunun açık olduğunu, eser sahibi tarafından verilen bu taahhüt dikkate alındığında müvekkilinin kusurunun kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kitapları toplattığını ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, ''...'' isimli kitabın matbaada 1100 adet baskı yapıldığını, fireler çıktıktan sonra 1045 adet net basıldığını, kitabın sadece 95 tane satıldığını, kalan kitapların yayınevi deposunda olduğunu, kitabın hali hazırda başka baskısı ve satışının olmadığını, yayınevinin bu işten bir maddi kazanç sağlamadığını, istenen maddi ve manevi tazminattan yayınevinin mesul olmadığını, ayrıca miktarının da fahiş olduğunu, intihal yapıldığı iddia edilen bölümlerin incelendiğinde kimsenin tekeline alamayacağı anonim uygulamaların bölüm bölüm anlatıldığını beyan ederek, maddi ve manevi tazminatın reddine, vaki sözde tecavüzün durdurulması için gerekli özeni göstererek satışı durdurduğu ve piyasadan kitapları toplattığı anlaşılmakta olup, davanın yayınevi bakımından reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; İntihale ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/22704 Soruşturma sayılı dosyasına müstenit yargılamanın devam ettiğini, suç konusunda müvekkili aleyhine verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararının bulunmadığını, huzurdaki davanın hukuk davası olduğunu, ceza davası yargılamasından farklı olduğunu, intihal yapıldığı iddia edilen bölümlerin incelendiğinde kimsenin tekeline alamayacağı, üzerinde tasarruf yapılamayacak genel geçer bilgiler olduğunu, tiyatro teknik özelliklerine yönelik bilgilerin ve uygulamaların olduğunun açık ve aşikar olduğunu, müvekkilinin ''...'' isimli kitabında, tiyatroda teknik olarak ön plana çıkan tiyatro insanlarının, tiyatro anlayışlarını ve derslerinde yaptıkları çalışmaları anlatmaya çalıştığını, herhangi bir ihlalinin söz konusu olmadığını, eserinde özetle tiyatroda teknik olarak ön plana çıkan tiyatro insanlarının, tiyatro anlayışlarını ve derslerinde yaptıkları çalışmaları anlatmaya çalıştığını, bahsedilen uygulamaların tiyatro tarihine geçmiş uygulamalar olduğunu, müvekkilinin 223 sayfalık eserinde iddia olunan 6 sayfalık kısımların genel geçer tiyatro tekniği ile ilgili olduğunu, üzerinde inhisar iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu eserin internet üzerinden satışının yapıldığına ilişkin iddiaların kötü niyetli olduğunu, internet üzerinde eserden sipariş edildiğinde stokta bulunmadığından aktif bir satış yapılmasının mümkün olamadığını, kitaptan sadece 95 tane satıldığını, kalanının yayınevi deposunda olduğunu, kitabın hali hazırda başka baskısının ve satışının olmadığını, davacının kitabının satışına etki edecek bir durumun söz konusu olmadığını, üç adım testine de uygun bir kullanım olduğunu, istenen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunun söz konusu olmadığından manevi tazminat sorumluluğunun da doğmadığını, müvekkilinin herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığını beyan ederek, davacının maddi ve manevi zararın giderilmesi ve tecavüzün durdurulmasına ilişkin açtığı haksız ve kötü niyetli davasının reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul  2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03.11.2022  tarihli 2021/66 E. - 2022/198 K.  sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içeriği dikkate alındığında izahı yapılan gerekçelerle;1-Davanın KABULÜ ile, davaya konu ''...'' adlı kitabın davacıya ait ''...'' adlı eserden intihal içerdiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,2-Toplatma ve imha taleplerinin REDDİNE,3-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile takdiren 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE...\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;  Mahkeme kararında belirlenen manevi tazminat miktarının, davalıların kusurlarının ağırlığı (tecavüzün refi ve önlenmesi hususunda gösterdikleri aleyhe tutumlar, tecavüz sonrasında kendilerine yapılan uyarılara karşın haksız eylemlerine devam konusunda ısrarları, vb...), davalıların gelir düzeyleri, güncel ekonomik koşullar çerçevesinde değerlendirildiğinde oldukça düşük kaldığını, Basit bir hesapla dahi, haksız eylemin gerçekleştiği tarih olan 23.02.2018 tarihindeki (eserin basımı ile ilgili davalılar arasındaki sözleşme tarihi) 5.000,00 TL ile karar tarihi olan 03.11.2022 tarihindeki 5.000,00-TL'nin aynı tazmini değerine sahip olmadığını, Dolar kuru ile kıyaslandığına paranın satın alma gücünün enflasyon karşısında ciddi değer kaybettiğini, neredeyse 10 yıl önce benzer davalarda büyük ölçüde benzer şekilde belirlenen tazminat miktarının bu koşullara karşın değişmemesinin, standart bir rakam gibi kararlara yansıtılmasının doğru ve adil olmadığını, manevi tazminatın bir amacının da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla haksız eyleme tevessül edecek mütecavizlere karşı caydırıcılık oluşturmak olduğunu belirterek, İstanbul 2.FSHHM 2021/66 Esas 2022/198 Karar 03.11.2022 tarihli ilamının sadece manevi tazminatın miktarı yönünden kaldırılmasına veya düzeltilmesine, işbu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın işbu yönden düzeltilmesine ve manevi tazminat talebimizin dava dilekçesinde belirtildiği şekilde 40.000,00-TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut 23/02/2018 tarihli Telif Eser Sözleşmesi incelendiğinde; davalılar arasında imzalandığı, davalı şirketin, davalı ...'a ait uygulamalı Kamera Önü Oyunculuğu ve ... isimli eserlerinin basımını üstlendiği, sözleşmenin süresini 10 yıl olduğu,  baskı sayısının sınırsız olacağı, eser sahibine telif ücreti olarak %10 brüt ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen bilgiler incelendiğinde; 23/02/2018 tarihinde ... isimli kitap için davalı şirket tarafından 1500 adet bandrol alındığı tespit edilmiştir. Davacı ve davalı ...'a ait kitaplardan birer adetinin dosyaya sunulduğu görülmekle incelendiğinde; davalıya ait ... isimli kitabın ... tarafından 2018 yılında basıldığı ve yayınlandığı, satış fiyatının 18,00 TL olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 05/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu \"...\" adlı kitabın FSEK md. 2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğunu ve davacı yazar ...'e ait anılan eserin sahibi olduğunu, davalılara ait olduğu iddia edilen \"...\" adlı kitabın %86'sının davaya konu davacı kitabı ile dava dışı özgün eserlerden FSEK m.35'e aykırılık teşkil eden usulsüz iktibaslar neticesinde meydana getirildiği ve geri kalan %14'lük bölümün davalı yazarın hususiyetini yansıtacak mahiyette olmadığını ve düşük düzeyli anlaşım içerdiğini, anılan kitabın başka özgün eserlerden intihal edilerek meydana getirilmiş olması nedeniyle davalı yazarın hususiyetini taşımadığını ve FSEK md. 1/B'deki eser tanımına girmediği için FSEK kapsamında eser vasfına haiz olmadığını, bu nedenle eser sahipliğinden söz edilemeyeceğini, davacının davaya konu eserlerinin, eserde işlenen konuların, muhteviyatının, ifade tarzının ve davalılarca çalıntı eserde kullanılan her bir bölümünün anonim nitelikte olmadığını, eser sahibi davacının hususiyetini içerdiğini, davacının kitabının 110-112-113-133 ve 212. sayfalarına davalının kitabının 44-45-46-47-48-49 sayfalarına altı (6) sayfa tutarında kaynak göstermeden alıntılama yapıldığını, iktibas serbestisi sınırlarının aşıldığını, davacı ve eserinden hiç söz etmeden alıntılama yapıldığını, izinsiz yapılan alıntılamanın kitabını bütününün %2,68'e tekabül ettiğini, FSEK md. 68/1'e göre davalıların davacıya 197,62 TL telif ödemesi gerektiğini, davacının FSEK m.15'te belirtilen manevi haklarından olan Adın Belirtilmesi Yetkisi'nin ihlal edilmiş olduğunu, bu kapsamda manevi tazminat tayin ve takdirinin Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını bildirmişlerdir.<br>G E R E K Ç E: Dava; davacıya ait eserden davalı ... tarafından intihal yapılarak yazılan eserin diğer davalı şirket tarafından basılması nedeniyle  Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan tecavüzün ref'i, önlenmesi ve maddi-manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, hükmedilen manevi tazminat tutarının  olaya uygun ve yeterli  olmadığı iddiasıyla istinaf talebinde bulunmuşsa da, alınan bilirkişi raporu ile davalı ...’a ait ... isimli eserde davacıya ait ... isimli eserden intihal yapıldığının tespit edildiği, ancak intihal oranının %2,68 olduğu, belirlenen ve taraflarca da itiraz edilmeyen bu intihal oranına, davaya konu kitabın basım sayısına, satış adetine ve satış fiyatına, davalıların olaydaki kusur derecesine göre hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 20/11/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3779dd576d928db3","SID":"6068287c43220f0e"}}