{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi  2024/179 Esas - 2024/1332 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/179 <br>KARAR NO\t: 2024/1332<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/104 Esas  2022/288 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN\t<br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/11/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Davacı vekili, 29.05.2013 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu davacının aracında hasar meydana geldiğini, tamir süresince aracının kullanamadığını, davalı şirkete ait eksper raporu ile belirlenen 1.600 TL hasar bedelinin kaza tespit tutanağında kusur oranları belli olmadığı için davalı tarafından ödenmediğini, araç hasarı ve mahrumiyeti için davalı aleyhine açtıkları Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1228 Esas sayılı dosyasını davayı takip etmediklerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek 1.600 TL hasar bedeli ile 400 TL araç mahrumiyeti olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın hakkediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 17.11.2012-17.11.2013 tarihleri arasında davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazanın maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, araç mahrumiyeti zararının poliçe kapsamında olmadığını,  davadan önce başvuru bulunmadığından kaza tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>Mahkemece davanın maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğu, Mahkemenin 06.09.2016 tarihli 2015/766 Esas 2016/528 Karar sayılı ilamı ile; davanın zaman aşımına uğradığından reddine karar verilmiş olmakla, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk dairesinin 2017/1080 esas 2017/1844 sayılı kararı ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1228 esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediği, davacıya bu kararı kesinleştirmek üzere süre verilmesi, kesinleşmesi halinde davanın derdest olmaktan çıkacağı, ve dosyanın incelenerek sonuçlandırılması yönünde kaldırma kararı verilmiş olmakla dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yargılama yapıldığı, davacıya Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen açılmamış sayılma kararını kesinleştirmek üzere süre verildiği kesinleştirme işlemi yapılmış olmakla, davanın derdest olmaktan çıktığı, yapılan incelemede davanın maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, 2918 sayılı yasanın 109/1 maddesi gereği zararın ve tazminat hükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl süre içinde davanın açılmadığı, kaza tarihinin 29.05.2013 tarihi olduğu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kesinleştiğinden bu davanın zamanaşımını kesmeyeceği, yine müteselsil borçlulardan ...'nın 50 TL kısmi ödeme yaptığı, bu ödemenin zaman aşımını kestiği belirtilmiş ise de; zaman aşımından dolayı karar verilmeden ve istinaf aşmasından önce böyle bir ödeme iddiası olmadığı, ödemeye ilişkin bir belgede sunulamadığından,  davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre 2022 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 8.000 TL olarak belirlenmiştir.<br>Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 8.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) <br>HMK'nın 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi HMK'nın 352/b maddesi gereğince istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından 1.600 TL hasar bedeli ile 400 TL araç mahrumiyeti olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiş; mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup  davacının dava dilekçesinde davanın kısmi dava yada belirsiz alacak davası olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, alacağın tamamının dava konusu edildiği anlaşıldığından istinafa başvuran davacı yönünden reddedilen miktar itibariyle kesin olan bu karara karşı davacı istinaf yasa yoluna başvuramaz.<br>Bu durumda; dava dilekçesi ile alacağım tamamının dava edildiği anlaşılmakla  HMK'nın 341/2.maddesinde açıklanan karar tarihi itibariyle 8.000 TL'yi aşmayan dava değerinin istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,<br>2-Davacının Adli Yardım Talebi kabul edilmiş olup istinaf karar ve ilam harcı alınmadığından iadesi konusunda karar verilmesine yerolmadığına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, HMK'nın 352. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d924af85eaaba94","SID":"dbe78331bffaf9a6"}}