{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2153 - 2024/1347<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2153 <br>KARAR NO\t: 2024/1347 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/41 Esas 2022/368 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/11/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 19.01.2019 tarihinde davalı ...'nın idaresindeki davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın destek ...'a çarpması ile oluşan trafik kazası sonucunda desteğin vefat ettiğini, aracın Ankara Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu belirterek davacı eş ... için 2.000,00-TL maddi tazminatın (1.000,00-TL si destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000,00-TL cenaze defin vs. gider) kaza tarihinden itibaren avans faizi ile, Selvinaz için 70.000,00-TL davacı çocuklar ..., ..., ... için ayrı ayrı 40.000,00-er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı talebini 23.892,29-TL olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı ... vekili, kazanın yayanın ağır kusuru sebebi ile gerçekleştiğini, tanık anlatımlarında araçlara yeşil ışık yanarken yayanın aniden yola çıktığını, olay yerine 25-30 m mesafede yaya geçidi olduğunu, ölenin asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı idare ile zarar arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... Sigorta vekili, davacılar tarafından kaza sebebi ile davalı şirkete başvuru yapılmışsa da başvuruya eklenmesi gereken belgelerin eklenmediğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ait aracın 23.10.2018 - 23.10.2019 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınmasını, ZMMS Genel Şartları uyarınca kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesini, tazminat tutarından indirim yapılmasını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalı sigortacının gerçek ve doğrudan zarar kalemleri için teminat verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ..., kazanın meydana gelmesinde davacılar desteği yayanın kusurlu olduğunu,  Adli Tıp Kurumu raporunda kendisine verilen tali kusuru kabul etmediğini, kullanmakta olduğu taşıtı hız sınırlarına uyarak dikkatli ve kontrollü bir şekilde kullanmakta iken yayanın yolun sağını solunu kontrol etmeden kontrolsüz bir şekilde yola çıkması ile kazanın meydana geldiğini, yayanın yola kontrolsüzce çıktığını gördüğü anda frene basıp yolun soluna kaçarak 11 metre fren mesafesinin son 1 metresinde kazanın meydana geldiğini, ölen yaya tarafından aracın çıkardığı motor sesinin duyulmamasının mümkün olmadığını, yayanın aracın çıkardığı sese dikkat etmediğini, kendisinin iki eliyle direksiyonu tuttuğu ve aracı yolun en soluna doğru yönlendirdiği için korna ile ikaz fırsatı bulamadığını, kusuru bulunmadığını, gerekli önlemleri aldığını, talep edilen tazminat miktarını ödeme gücü bulunmadığını, olay etkisi ile araç kullanamadığını, hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını, olaydan dolayı üzüntü duyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, vefat eden ...'ın olayda %85 oranında davalı ...'nın olayda %15 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruna karşılık gelen zarar miktarı yönünden hesap bilirkişisi raporunda zarar miktarı yönünden hesaplamalar yapıldığı, müteveffa yönünden davacılara kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanmadığı, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplamaların yapıldığı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, olayın meydana geliş şekli, tarafların olaydaki kusur durumu dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği de değerlendirilerek, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 22.892,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 165,00 TL cenaze ve defin masrafları tutarı olmak üzere toplam 23.057,29 TL tazminatın, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 02.04.2019 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 19.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan haksız fiil tarihi 19.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili, davalı ... vekili  ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna ayrı ayrı başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t1-Davacılar vekil istinaf başvuru dilekçesinde, davacılar desteğinin %85, davalı sürücü ...’nın da % 15 oranında kusurlu olduğuna yönelik rapora itiraz ettiklerini, şehir merkezinde, bölünmüş yol yüzeyi kuru olduğunu, sürücünün görüş açısını engelleyen bir durum olmadığını, hava durumu nedeniyle elverişsiz koşullar olmadığını, gündüz vakti, meskun mahal hız sınırının 50km olduğunu, kaza noktasının 28 m ilerisinde trafik ışıkları ve yaya geçidi olduğunu, sürücünün kullandığı aracın 11 m fren izi oluştuğunu, kaza anı ile ilgili mobese görüntüleri bulunduğunu, kaza noktasının yaklaşık 7-8 metre ilerisinde, daha trafik ışıkları ile yaya geçidine varmadan sola dönüş bulunduğunu, kusur bilirkişileri tarafından davalı ... aleyhine Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/614 Esas sayılı dosyası ile açılan ceza davasındaki mobese görüntülerinin incelenerek rapor düzenlenmişse de  verilen kararın Ankara BAM 12. Ceza Dairesi'nin 04.01.2022 tarih, 2020/2981E. 2022/58K sayılı  kararı ile kaldırıldığını, mobese görüntülerinin mahkemece izlenmediğini, sürücünün yayayı yolda görmesine rağmen hızını hiç azaltmadan devam ettiğini, yayanın karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzereyken yolun geçiş noktasının sonunda aracın yayaya çarparak yayayı kaldırıma fırlattığını, çarpma noktası ile yayanın kaldırıma fırlatıldığı yer arasında yaklaşık 4-5 metre mesafenin bulunduğunu, sürücünün hızını yavaşlatmadan ve geç fren yapması sonucu yayaya çarptığını, sürücünün sol şeritte yüksek hızla seyredip hızını azaltmaması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, etkili ikaz ve fren tedbirine başvurmadığını, yayaya karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzere iken çaparak sağa direksiyonu kırabilecekken bunu yapmayıp yolun solunda geçişin tamamlandığı yerde yayaya çarptığını, 11 metre fren izinin bulunması aracın saatte en az 53 km/h ile seyrettiğini gösterdiğini, bilirkişilerin KGM Trafik G.D.Başkanlığından ya emekli oldukları ya da halen görevde olduklarını, davalı ...'nın polis memuru olduğu, diğer davalının ... olduğu hususları gözönüne alınarak itirazları doğrultusunda dosyanın Üniversiteden bir heyete verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinildiğini, mevzuatta asli kusur ve tali kusur şeklinde bir belirleme mevcut olduğunu, destek için kusur oranını % 15 olarak belirtmesinin hiçbir yasal dayanağı olmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olup yaşanan acıyı, üzüntüyü dindirmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.<br>\t2-Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne dair eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı kurum Harçlar Kanunu gereğince harçtan muaf olduğundan yerel mahkemenin “844,46-TL harcın davalılardan alınmasına” şeklinde tesis ettiği hükmün kanuna aykırı olduğunu, ölümlü trafik kazasının destek ...’ın ağır kusuru ile meydana geldiğinden, idare ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini, idarenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tanık beyanları ile araçlara yeşil, yayalara kırmızı ışık yanarken, maktulün bir anda araç sürücüsünün karşısına çıktığını, araç sürücüsünün hız sınırlarına uygun şekilde seyir ettiği, kaza tespit tutanağındaki fren izlerinden de hızının kurallara uygun olduğunun anlaşıldığını, desteğin karşıdan karşıya geçme kuralını ihlal ettiği, 25-30 m mesafede yaya geçidi bulunduğunu, davalı polis memuru ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın resmi görevli araç olduğunu, KTK 71. ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 141. maddesinde belirtilen geçiş hakkı bulunduğunu ileri sürmüştür.<br>\t3-Davalı sigorta şirketi istinaf başvuru dilekçesinde, kusur raporunun hatalı olduğunu,  sigortalı araç sürücüsünün hızının yasal hız limitinin altında olduğunu, ani şekilde yola çıkma sebebi ile mutlak kaçınılmazlık söz konusu olduğunu, ölenin tam kusurlu olduğunun rapor içerisinde yapılan açıklamalarla sabit olduğunu, sigortalının kusursuz, müteveffanın asli kusurlu olması sebebiyle davalı şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, aktüer rapor hesabında kullanılan yöntemin hukuka aykırı olduğunu, bakiye ömrü TRH tablosuna göre belirlenmişse de progresif ranta göre hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile hesap yapılması gerektiğini, davalı şirkete yapılan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, Trafik Sigortası Genel şartlarında düzenlenen başvuru belgesine eklenmesi gereken belgelerin, davacı tarafın davalı şirkete başvurusunda eksik olduğunu, başvurucudan  eksik olan  evrak talep edildiği halde tamamlanmadığını, usulüne uygun bir başvuru bulunmaması sebebiyle davalı şirketin temerrüte düşmediğini ileri sürmüştür.<br>\t4-Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, tespit edilen kusur oranına göre aleyhine hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu davrandıklarından bahisle haklı ya da haksız olarak yargı mercileri önüne çıkarılmasını önlemek, kamu hizmetini sekteye uğratmamak, zarara uğrayan kişi yönünden de ödeme gücü daha yüksek olan devletin muhatap alınmasına dair yasal düzenlemeler bulunduğunu, davalının görevi dışında kalan kusura dayanılmaması eylemin görev sırasında ve görevle ilgili olmasına göre hizmet kusuru niteliğinde olduğundan husumetin idareye ait olduğunu ileri sürmüştür. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili, 19.01.2019 tarihinde davalı ...'nın idaresindeki, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı resmi aracın, davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası yaya ...'a çarpması sebebiyle desteğin vefat ettiğini belirterek davacı eş ... için maddi tazminat, tüm davacılar için manevi tazminat talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davalı sigorta şirketinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve hesaplama yöntemine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde, dava konusu kaza 19.01.2019 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi  tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 23.10.2018 - 2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.<br>Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalının da kabulünde olduğu gibi, dava açılmadan önce, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile hasar dosyasının açıldığı anlaşıldığından, KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. <br>2-Kazadan sonra düzenlenen 19.01.2019 tarihli kaza tespit tutanağında saat 12.06, İnönü Bulvarı, KGM önü, gündüz, bulutlu, düz yol, yaya geçidi var (28m), köprü üstü, sinyalize geçit, kaza yeri hız limiti 50 km, şerit genişliği 11,50m, 11m fren izi bulunduğu tespiti ile, sürücü ...'nın ... plakalı resmi polis aracıyla Kızılay istikametinden Dumlupınar istikametine seyir halindeyken seyrine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayayı farkettiğinde 11m fren izi tedbirine rağmen duramayarak yayaya çarptığı, sürücü KTK 52/1-b maddesini ihlal ettiği, yayanın ise 28 m ileride ışıklı yaya geçidi olduğundan KTK 68/1-c maddesini ihlal ettiği, mobese görüntüsünün mevcut olduğu tespit edilmiş, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 25.11.2020 tarihli raporda sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Kızılay istikametinden Dumlupınar Bulvarı istikametine İnönü Bulvarı üzerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, seyrine göre sağından soluna olmak üzere karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...’a karşı zamanında ikazla birlikte etkili fren ve uygun direksiyon tedbiri almamış olmakla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile alt düzeyde tali kusurlu olmakla %15, yaya ...'ın olay mahallinde karşıdan karşıya geçiş yapmak istediğinde 28 m mesafede bulunan ışıklı yaya geçidinden yapmayıp, seyir halinde olan araçların seyir durumlarını kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını kaplama üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araca vermesi gerekirken, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde, koşar adımlarla yolun karşı tarafına kontrolsüzce geçtiği, gerekli korunma tedbirlerine başvurmadığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olmakla %85 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, rapora itirazlar üzerine mahkemece KGM fen heyetinden alınan kusur raporunda, müteveffa yaya ...'ın kendi can güvenliği yönünden geçiş yaptığı kesime 28 metre mesafede bulunan sinyalize trafik ışığı ile kontrollü yaya geçidini kullanmamakla, geçiş yaptığı kesimde taşıt yoluna girmeden önce yaklaşmakta olan taşıtların uzaklık ve hızlarını yeterince dikkatle kontrol etmemekle, geçişi sırasında da kontrollü geçişini sürdürmemekle, buna bağlı olarak CD izleme tutanağında görülen fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere solundan yaklaşan araca rağmen yolun karşısına geçmeye çalışmakta ısrar etmekle, orta refüj aralığında durup yakın mesafedeki aracın geçişini beklememekle, ilk geçiş hakkını araçlara vermemekle, can güvenliği yönünden tedbir almamakla, KTK 68. maddesi (b) bendi, Yönetmeliğin 138/b maddelerini ihlali nedeniyle %85, davalı sürücü ...'nın yerleşim yeri içinde seyretmekte iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, buna bağlı olarak hava ve görüşün açık olduğu gündüz koşullarında seyrine göre sağdan taşıt yoluna girip sola doğru geçmekte olan yayayı fark edip tedbir almakta gecikmekle, buna bağlı olarak 11 metre fren izini takiben aracının sol ön kesimi ile yayaya çarpmakla, sağa direksiyon manevrası ile çarpmayı önlemeye çalışmamakla, KTK 47. maddesi (d) bendi ihlali nedeniyle %15 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup mahkemece alınan raporların olay anını gösterir kamera kayıtları incelenmek suretiyle, kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlenmiş olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br> \t3- Davalı sigorta şirketinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde;<br>Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, davacının destekten yoksun kalma tazminatı hesabına ilişkin hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>4-Tarafların, hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. <br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tSomut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı sürücünün kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2019) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu kanaatine varılmış, tarafların hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, hükme esas alınan kusur raporlarıyla tespit edilen kusur oranları, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiş,  davacılar vekili ile davalı ... ve davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden  istinaf başvurularının HMK’nın 353/1.b.1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>II- Davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesinde;  mahkemece \"844,46TL harcın davalılardan alınmasına\" şeklinde tesis edilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmuş olup, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/j maddesi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan hükümde davalının yargılama harçlarından sorumluluğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yargılama harçları yönünden davalı Ankara Valiliğinin istinaf başvurusunun kabulü ile  HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince istinaf sebebi yapılmayan ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davacılar vekilinin, davalı ...'nın ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>II-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\tA-)Maddi tazminat talebi yönünden,<br>  1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 22.892,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 165,00 TL cenaze ve defin masrafları tutarı olmak üzere toplam 23.057,29 TL tazminatın, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 02.04.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 19.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.575,04-TL harçtan Mahkememiz veznesine peşin yatırılan 655,78-TL harç ile ıslah suretiyle yatırılan 74,80-TL harcın mahsubu ile kalan 844,46-TL harcın davalı sigorta şirketi ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 451,20-TL posta ve tebligat gideri, 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 750,00-TL bilirkişi ücreti, 400,00-TL ek bilirkişi ücreti, 323,00-TL Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi rapor ücreti, 7,80-TL vekalet tasdik harcı olmak üzere toplam 3.732,00-TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 96,51 kabul) 3.601,75-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, kalan miktarın davacı ... üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacının dava açarken ödediği 655.78-TL peşin harç 54,40 TL başvurma harcı ile 74,80-TL ıslah harcının davalı sigorta şirketi ve davalı ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>5-Kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine,<br>6-Davanın reddedilen bölümü için kendisini vekille temsil ettiren davalı sigorta şirketi, davalı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 835,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı sigorta şirketine ve davalı Ankara Valiliğine verilmesine, <br>7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.273,94-TL sinin davalılardan, 46,01-TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>B-)Manevi tazminat talebi yönünden,<br>1-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 15.500,00 TL manevi tazminatın 19.01.2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>2-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 10.500,00 TL manevi tazminatın 19.01.2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 10.500,00 TL manevi tazminatın 19.01.2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>4-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 10.500,00 TL manevi tazminatın 19.01.2019 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>5-Manevi tazminat için yapılmış yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Davacıların dava açarken ödediği ve mahsup edilen 3.210,57-TL peşin harcın davalı ...'dan  alınarak davacılara ödenmesine,<br>7-Kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>8-Kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>9-Kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>10-Kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 2.456,00TL' den mahsubu ile bakiye 2.028,40 TL harç ile davacı ... tarafından mükerrer yatırılan istinaf başvuru ve maktu karar ilam harçlarının talebi halinde davacılara iadesine,<br>2-Davalılar ... ve ... Sigorta AŞ’den alınması gereken 4.785,61 TL  istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan (393,77 TL+ 394 TL)’nin mahsubu ile bakiye  3.997,84 TL harcın ( davalı sigorta şirketi 1.181,27TL kısmından sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, <br>\t3-Başvuran davacılar, davalı ... ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı  ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"676a4227cfb367d8","SID":"1b59b5d90dd0d86e"}}