{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/734 Esas<br>KARAR NO: 2024/1796<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2023<br>NUMARASI: 2021/407 Esas, 2023/62 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:10/07/2021<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı  tarafından müvekkiline karşı 31/07/2017 tarih ve 48.700-TL bedelli çeke istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin itiraz süresini kaçırdığı için taşınazı satılarak paraya çevrildiğini, takibe konu çekte keşideci kısmında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu çekin borçlusu olmadığının tespitine, ödenen paranın  aynen ve faizi ile iadesine, davalı alacaklının alacağın  %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan  raporda, davaya konu çekteki atfedilen keşideci imzasının davacıya ait olmadığını yönünde rapor tanzim edildiği,  bu haliyle davacı tarafın iddiasının sübut bulduğu, çek  üzerindeki sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olduğu, icra dosyasına 01/03/2019 tarihinde 1.936,85 TL, 11/07/2018 tarihinde 335,80 TL, 06/01/2020 tarihinde 616.731,82 TL Beykoz İcra Dairesi talimat dosyasından para girişi olduğu davaya konu takip dosyasından davalı şirket  vekili Av. ...  hesabına 06/01/2020 tarihinde dosya alacağı olan 84.583,77 TL reddiyatın yapıldığı  gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davaya konu takip dayanağı çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, 84.583,77-TL'nin 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının istirdat davası açabilmesi için öncelikle bir bedel ödemesi gerektiğini, davacının müvekkiline hiçbir bedel ödemediğini, davacının bu taşınmazı 26/04/2018 tarihinde dava dışı ...'a sattığını, taşınmazın satılması haczi ortadan kaldırmadığından icra kanalıyla satış istendiğini, yasal prosedür tamamlandıktan sonra satış işlemi gerçekleştiğini ve müvekkilinin alacağını tahsil ettiğini, davacının dava açma hakkının bulunması halinde dahi kötü niyetli olduğunu, mevcut durumda ATK raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, 3 kişilik bir heyetle yeniden imza incelemesi yapılması talebinin kabul görmediğini,  ayrıca mahkemece sadece imza incelemesi ile yetinilmeyip çek üzerindeki yazıların davacı tarafından yazılıp yazılmadığını da irdelemesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne   karar verilmiştir. Karar  davalı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Menfi tespit talebi yönünden, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK'dan alınan bilirkişi raporunda davaya konu çekte atfedilen keşideci imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, sahtecilik incelemesinin usule uygun yapıldığı,  anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince menfi tespit talebinin kabulüne dair kararı yerinde görülmüştür. İİK'nın 72/7.maddesineki \"Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.\" hükmünde açıkça görüldüğü üzere istirdat davasını açma hakkı cebri icra tehditi altında parayı ödeyen borçluya aittir. Dosya içinde bulunan tapu kaydına göre, davaya konu icra dosyasından  davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine 12/04/2018 tarihinde haciz şerhinin işlendiği, daha sonra taşınmazın 26/04/2018 tarihinde dava dışı ...'a satıldığı, taşınmaz adı geçen dava dışı 3.kişinin mülkiyetinde iken cebr-i icra yoluyla satıldığı, dolayısıyla davaya konu icra dosyasından yapılan tahsilatın davacıdan değil, dava dışı 3.kişiden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda takip borçlusu olan davacı tarafından yapılan bir ödeme söz konusu olmadığından, davacının 3.kişiye ait taşınmazın satışından elde edilen paranın istirdatını talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince istirdat davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen  kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2023 gün ve 2021/407 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davacının davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak teşkil eden... bank A.Ş. Des Şubesi'ne ait  31/07/2017 keşide tarihli, .. seri numaralı, 48.700,00 TL bedelli çekten ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine,  4-Şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat isteminin reddine, 5-Davacının istirdat davasının reddine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.326,69 TL karar ve ilam Harcından, peşin harç ve tamamlama harcının toplamı olan 1.486,70 TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 1.839,99-TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin, 59,30 TL başvuru, 1.427,40 TL tamamlama olmak üzere toplam 1.546-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Kısmen kabul kısmen red oranına göre davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 873,18 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan belgeli bir gidere rastlanılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen  30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 11-Reddedilen kısım üzerinden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen  30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>İstinaf aşamasında; 12-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya  iadesine, 13-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 91-TL posta masrafı olmak üzere toplam 583- TL'nin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 14-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  15-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1f4b2b2969d3741","SID":"cdb2296cff9f49f0"}}