{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/771 Esas<br>KARAR NO: 2024/1810<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİİSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2022<br>NUMARASI: 2021/77 Esas, 2022/637 Karar.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ: 04/02/2021<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t\t<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...bank ... Gebze Şubesine ait, 17/10/2020 düzenleme tarihli ve 20.000,00-TL bedelli çekine istinaden ihtiyati haciz kararı aldığını, daha sonra İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiğini,  takibe konu edilen çekin imzasız bir şekilde bir başka müşteriye verilmek üzere ... elinde iken çalındığını  veya kaybedildiğini, doldurulan çekin keşide yerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, takibin iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata  karar verilmesini talep ve etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin factoring işlemleri kapsamında  neticesinde devralındığını, müvekkilinin kanuna uygun olarak ekte sunmuş olunan faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan ... ile davacı arasındaki ticari ilişkiyi gösterir çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralındığını, karşılık olarak da çek bedelini müşterisi ... ödediğini, iyi niyetli müvekkili çek üzerindeki davacının imzasının sahte  olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili lehine tazminata karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ATK'dan alınan  22/07/2022 tarihli raporda, dava konusu çekin keşideci kısmındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği,  bilirkişi raporundaki tespitler ışığında, dava konusu edilen çekteki keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davaya konu takip dayanağı çek nedeniyle  davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; davalı şirketin çeki devralırken faktoring kanununun aradığı  yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ciro yolu ile üçüncü kişiden devralması nedeniyle kötü niyetli olduğuna dair her hangi bir delil bulunamadığı  gerekçesiyle, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik ve yetersiz olup, denetime ve  hükme elverişli olmadığını, rapor imza incelemesi konusunda teknik bilgi içermediğini, davayı aydınlatmaktan bir hayli uzak olduğunu, bu rapora dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK'dan alınan bilirkişi raporunda, davaya konu takip dayanağı çekteki davacıya atfedilen keşideci imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, mutlak def'ilerden olan sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalıdan alınması gereken 1.366,20 TL harçtan, peşin alınan (179,90 maktu+161,65 TL nispi) olmak üzere toplam 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak,  hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08a6ba1b1e8a7758","SID":"fc5b167d80807764"}}