{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1720 <br>KARAR NO\t: 2024/1847<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t       ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/168 E.  -  2021/969 K.<br><br>DAVACILAR\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/12/2021 Tarih ve 2018/168 Esas - 2021/969 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  Davacılar ...'a velayeten, kendi adlarına asaleten ... ve ..., Davalı ..., Davalı ..., Davalı ...,  Davalı ... Turizm AŞ.  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacılar vekili, 18/05/2006 doğumlu davacı ...'un, 08/11/2017 tarihinde davalılardan ...' nin işlettiği, ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki, rehber personel bulundurmayan ... plakalı servis aracından, ters yönde yolun orta refüjüne indirildiğini, çocuğun karşıya geçmeye çalıştığı sırada yine karşı yol bölümünde (ters yönde) hızlı seyreden ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın çarpması sonucu yere düşerek sağ bacağının kırıldığını, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, ... lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, geçici ve sürekli iş göremezlik  kaybı  ile tedavi ve geçici süreli iş görmezlik nedeniyle bakıcı masrafları karşılığı şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren tüm alacağa uygulanacak yasal faizi ile birlikte  davalılardan (sigorta şirketinin  sigorta poliçesindeki limiti ile ve faiz yönünden ihtarname tarihinden itibaren işletilmesiyle sınırlı kalmak kaydıyla)  müşterek ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00TL manevi tazminatın, 100.000,00TL'si ...'a, 50.000,00TL'si anne ...'a, 50.000,00TL'si baba ...'a ait olmak üzere kazaya karışan ... plakalı araç maliki ..., İşleten ... ile diğer davalılar sürücü ... ve ...'dan, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...vekili, davacı yanca müvekkil şirkete yapılan başvuruya istinaden şirket nezdinde hasar dosyası açılmışsa da evrakların eksik olması nedeniyle  yeterli değerlendirilme yapılamadığını,  davayı kabul anlamına gelmemekle beraber ... plaka sayılı aracın müvekkili ...nezdinde ZMMS poliçesi ile  23.03.2017/2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu,  müteselsil sorunluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralanan ...'un daimi servis öğrencilerinden olmadığını, kendi servisine binememesi nedeniyle davalı ... Turizm Taşımacılık ve Tic. A.Ş. Yetkilisi tarafından servise bildirildiğini, kazada müvekkillerine atfı kabil kusur bulunmadığını, öğrencinin kurallara uygun olarak durakta indirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkilinin, kendisine ait ... plakalı araç ile  oturduğu evin önündeki 1637.caddeye geldiğinde, davacı çocuğun bindiği davalı ... Turizm 'e ait servis aracından rafakatinde kimse olmadan indirildiğini, çocuğun karşıya kontrolsüz geçmesi esnasında müvekkilinin aracına çarparak yaralandığını, kasko poliçesinde  12.500 TL bedelli manevi zararların da teminat altına alındığını, kazanın olduğu caddede trafik ışıkları ve trafik işaret levhalarının bulunmadığını,  servis aracının durmaması gereken yerde durmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusurunun ve kazadan doğan sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Turizm Taşımacılık ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu servis aracının taşeron ...'a ait olduğunu, davalı ...'ın da ...'ın şoförlüğünü yaptığını, firmalarının çalışanı olmadığını, bu nedenle davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini,  olay Gölbaşı'nda meydana geldiğinden yetkili mahkemenin Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ...  Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal  süresi içerisinde açılmadığını, kusur ve sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sigortacının ödeme yükümlülüğü bulunduğu düşünülse dahi talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından ZMMS kapsamında sigorta edilen araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil şirketin tazminatlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu yaralamalı trafik kazasında, ... plakalı sayılı davalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu, ...'ın tali kusurlu olduğu,  davalı ... şirketlerinin (poliçe limitleri dahilinde) bu oranlar gözetilerek tespit edilecek maddi zarardan birlikte sorumlu oldukları, trafik kazası sonucunda davacı küçük ...'un ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun  08/04/2021 tarihli raporuna göre, yüzde 6 oranında kalıcı maluliyetinin oluştuğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, iyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği,  mevcut dosya durumuna uygun TRH-2010 yaşam tablosuna (progresif rant yöntemine) göre hazırlanan yargısal denetime elverişli aktüer bilirkişi raporuna  itibar edildiği,  davacının malul kalması nedeniyle 121.023,98-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı, 1.777,50-TL geçici bakıcı giderinden kaynaklı olmak üzere toplam 122.801,48-TL'nin  davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden temerrüt tarihi olan 26/12/2017 tarihinden, diğer davalılar ... Turizm.A.Ş., ..., ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, maluliyet raporu, kazaya karışan tarafların kusur durumu ve  kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü  malul kalan davacı ... ile küçüğün annesi ... ve babası ...'un yaşadığı ve ileride yaşanacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap göz önünde bulundurularak davacı ... ...'un malul kalması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00-TL manevi tazminatın; ... ...'un malul kalması nedeniyle davacılar ... ile ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ayrı ayrı 10.000,00-TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Turizm.A.Ş., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  adı geçen davacılara ödenmesine,  fazlaya ilişkin yerinde bulunmayan manevi tazminat taleplerinin reddine, maddi tazminat talebinin tam kabulü nedeniyle ... için 15616,14 TL vekalet ücreti, manevi tazminat talebinin kısmen kabul edilen bölümü için her bir davacı için ayrı ayrı maktu vekalet ücretinin davalılar  ... Turizm.A.Ş., ..., ... ve ...'dan tahsiline ve  manevi tazminat talebinin kısmen reddin nedeniyle davalılar  ... Turizm.A.Ş., ..., ... ve ... lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmiş, harç ve yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde, davalıların kusur durumu ve somut olay göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmı için kabul/ret oranına göre yargılama gideri takdirinin ve ayrı ayrı her bir davalı için vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... Turzim Taşımacılık ve Ticaret A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili firmanın bir kısım taşıma işini taşeron firmalara verdiğini, kazaya karışan aracın müvekkili firma taşeronu ...'a ait olduğunu, sıralı sorumluluk ilkesi uyarınca müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın oluşumunda üçüncü kişinin kusuru daha yoğun olduğundan illiyet bağının kesildiğini, kaza nedeniyle oluşan maluliyet durumuna ilişkin raporların çeliştiğini, stres bozukluğu nedeniyle işgücü kaybı oluştuğunun kabul edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkilinin bir servis şoförü olarak kendisine düşen yükümlülükleri, gerekli dikkat ve özeni yerine getirdiğini, mağdurun müvekkilinin daimi öğrencisi olmadığını, bu nedenle  evinin tam olarak neresi olduğunu bilmeden öğrencinin anlatımına binaen, karşıya geçmesi gerektiğini bilmeden davacıyı indirdiğini, kusur var ise öğrenciyi aracına bindiren ... Turizm'e ait olduğunu, davalı ...'ın ağır kusurlu davranışı ve müvekkilinin davacıyı indirdiği yerin yaya geçidi oluşu göz önüne alındığında meydana gelen zarar ve müvekkilinin fiili arasında illiyet bağının kesildiğini, müvekkillere atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın zararla orantılı olmadığını, ... Turirm ile yapılan taşıma sözleşmesi gereği poliçe kapsamında manevi tazminattan müvekkilinin değil, diğer davalı ... Sigorta'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile indirme- bindirme kurallarına riayet etmeyerek Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 147/b-4 maddesini ihlal ederek küçük yaştaki çocuğu indirmemesi gereken bir noktada indirdiğini, Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği 5/b maddesini ihlal ettiğini, kusur yönünden ek bilirkişi raporu alınması taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, yerel mahkeme tarafından hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilini zor durumda bırakacağını, uğranılan zarar ile hükmedilen tazminat miktarının orantılı olmadığını, müvekkili ile davalılardan ... Sigorta arasında yapılan poliçe kapsamında manevi tazminattan ... Sigorta'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br><br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tHer ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu  işlemler  ile  ilgili  diğer  kanunlarda  düzenleme  olmasının,  bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. <br>\tSomut olayda da davanın açıldığı 06/03/2018 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacılardan ...'un öğrenci okul servisinden inmesinin ardından gerçekleşen kazada, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı gözetildiğinde, dava konusu sözleşmeden kaynaklanan işbu davayı görüp incelemeye de tüketici mahkemesi görevlidir. <br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde \"ihtiyari dava arkadaşlığına\" yer verilmiş, 166/4. maddesinde \"davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı\" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu itibarla taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davalılar yönünden de, davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği muhtemel bulunduğundan, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Dolayısıyla, her ne kadar taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan davalılar yönünden davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, açıklanan nedenlerle davanın daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına  uygun düşecektir.<br>\tO halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, dava konusu uyuşmazlıkta tüm davalılar yönünden davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesi doğru görülmediğinden, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanun'un 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\t2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br><br><br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Turizm AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 23/12/2021 gün ve 2018/168 Esas - 2021/969 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,<br>\t3-Kararın bir örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için  ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 'ne gönderilmesine,<br>\t4-İstinaf kararının neden ve şekline göre  davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... Turizm AŞ. vekilinin  istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan  220,70-TL istinaf başvuru harcı ve 3 defa yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam  462,80-TL'nin istek halinde davacılara iadesine, <br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 2.934,94-TL nispi, 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t7-Davalı ...  tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 2.784,93- TL nispi, 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t8-Davalı ... Turizm A.Ş  tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 769,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, \t<br>\t10-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,\t\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  22/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"169263edb65e0a39","SID":"acc031a3a048d868"}}