{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1633 - 2024/1850<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1633 <br>KARAR NO\t: 2024/1850<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/606 E.  -  2022/366 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/04/2022 Tarih ve 2020/606 Esas - 2022/366 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, dava dışı  sigortalı ... Dış Tic. A.Ş.'ye ait ürünlerin 526803018 numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalandığını, ürünlerin davalı taşıyıcı tarafından taşınması aşamasında hasarlanarak bu şekilde alıcısına teslim edildiğini, düzenlenen taşıma senedinde alıcı tarafından hasar kaydı tutulduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya 755- Euro hasar ödemesi yapıldığını, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğunu, buna göre taşıyıcının teslim aldığı malın, teslim edene kadar oluşacak kaybından ve hasarından sorumlu olduğunu ileri sürerek,  755 Euro hasar tazminatının (aynen) ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili,  hasar ile ilgili kayıt, belge ve şerh bulunmadığını, söz konusu ürünlerin araç bordosuna yüklenmesi ve tahliyesinin dava dışı satıcı ve alıcı tarafından gerçekleştiğini, ürünlerin paketlenmesini, istiflenmesi ve sabitlenmesi gibi hizmetlerin dava dışı alıcı ve satıcı tarafından yapılması durumunda CMR hükümleriyle hasara karşı oluşabilecek sorumluluğun sınırlandığını, bunun yanında dava dışı satıcı ... Dış Tic. A.Ş.'ye ait \"Karayolu Taşıma Teknik Şartnamesi\"  kapsamında tüm taşımalarda  yükleme ve tahliyelerin kendi şirket elamanları ve varışta  müşteri / alıcı elemanları ile gerçekleştirilmesi koşulunun bulunduğunu,  davacı sigortacının dava dışı sigortalıya yaptığı ödemenen lütuf ödemesi olduğunu, rücu edilemeyeceğini, müvekkilinin taşıma sırasında gerçekleştiği iddia edilen hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini  istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, eldeki davada aracın yükün özelliğine  uyumlu olmadığına ilişkin bir iddianın bulunmadığı, olaya  Türkiyenin taraf olduğu  CMR Konvansiyonunun uygulanmasının gerektiği, dava dışı sigorta ettirenin 2020 yılından bu yana davalı ile cam taşıma işine devam ettiği, sigorta ettiren ile davalı arasında  taşıma ile ilgili bir ihtilafın bulunmadığı,  davalı araçlarına yükleme, istifleme ve gerekli bağlantıların dava dışı gönderici tarafından yapıldığı, taşıma sırasında bildirilmiş kaza vs  iddiasının söz konusu olmadığı,  davacı ve gönderici tarafından  hasar sonrası hasarın taşımadan kaynaklandığına ilişkin düzenlenmiş bir ekspertiz raporunun bulunmadığı, sadece ihbar edilen ... Sigorta tarafından yaptırılan, hasarın hatalı istiflemeden kaynaklandığına ilişkin  bir ekspertiz raporunun bulunduğu, CMR Konvansiyonu 17/c-d maddeleri uyarınca hasardan sorumluluğun dava dışı davacı sigortalısına ait olduğu, davacı tarafından rücu talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine kesin olarak karar verilmiş, bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine mahkemece verilen 28/06/2022 tarihli ek kararla, kararın kesin olması nedeniyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  eldeki davanın hasardan sorumlu olan taşıyıcı şirketten, 6762 sayılı TTK'nın 1472. Maddesi gerekçesiyle, müvekkili şirketçe ödenen (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 755 Euro'nun (aynen) tazmini talepli olarak açıldığını, davanın açıldığı tarihte  harca esas değerin belirlenmesi açısından dava değerinin TL cinsinden 7.191,00 TL olarak belirtildiğini ancak talebin Türk parası değil döviz cinsinden ileri sürüldüğünü,  karar tarihine gelindiğinde dava değerinin TL cinsinden 11.891,21 TL olarak hesaplanmasının ve kararın kesin olmadığı sonucuna varılmasının gerektiğini, karar tarihi itibari ile istinaf sınırı 8.000,00 TL olup dava değerinin karar tarihindeki döviz kuruna göre 11.891,21 TL olduğunu,  davanın reddine karar verildiği için, talep miktarının istinaf sınırını geçtiğini, aksi kabulün Anayasamızın 36.maddesinde yer alan Adil Yargılanma Hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br> <br>GEREKÇE\t: Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde harca esas dava değeri olarak 7.191 TL (755 EURO) gösterilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>HMK.'nın 341/4. maddesi uyarınca, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü, ilk derece mahkemesinin karar tarihi  olan 2022 yılı itibariyle 8.000,00-TL.'sini geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. <br>Yargıtay 11. H.D.'nin 25.04.2022 tarih ve 2022/2578 E.- 2022/3352 K. ve 30.05.2022 tarih ve 2022/3266 E.- 2022/4175 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, döviz alacaklarında kesinlik sınırı, dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden, karar tarihindeki kesinlik sınırı dikkate alınarak belirlenir. <br>Yine Yargıtay 6. H.D.'nin 06.04.2022 tarih ve 2021/2268 E.- 2022/1937 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.<br>Somut uyuşmazlıkta da yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere, harca esas dava değeri  dava tarihindeki kur üzerinden hesaplandığında 7191,00 TL ( 755 EURO) olup,  HMK'nın 341/2. maddesi gereğince, karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 8000,00 TL'nin altında kaldığından, mahkemece istinaf isteminin HMK.'nın 346. maddesi uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, aynı nedenle Dairemiz kararının da HMK.'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin 28/06/2022 tarihli ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  22/11/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024<br><br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d131dfb19d3c32d7","SID":"0c31996713aace03"}}