{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1394 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1899<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/504 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ \t: 06/11/2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/11/2024<br>                    <br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/07/2024 tarih 2024/504 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı tarafın zamanaşımı iddiasının her yönünün geçersiz olduğunu, muvazaalı yapılan işlemlerde hiç bir zaman zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceğini, sürülürse geçersiz sayılacağını, karşı tarafın iddia ettiği Yargıtay kararlarının Yargıtay arşivinde bulunamadığını, iddia edilen kararların hiç birinin ...'a ait olmadığını, bu nedenlerle her an davalı kooperatifin taşınmazlarını elden çıkarmasının açıkça söz konusu olduğunu, haklarının zayi olmaması ve telafisinin imkansız duruma sebebiyet vermemek için ivedi olarak dava dilekçesinde yazılan hususların yerinde ... İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde, dosyaya sunulan belgelerde, ihtiyati tedbir isteyen davacının belgelerinde inceleme yaptırılarak, kooperatifin gerçek hissedarlarının kimler olduğunu, ihtiyati tedbir isteyen davacının hissesinin ne kadar olduğunu, 2018 yılından sonra genel kurul yapılıp yapılmadığını, 3 yıl süre ile genel kurul yapılmamış ise bu nedenle kooperatifin münfesih sayılıp sayılmayacağını, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak  davalı taraf üzerine kayıtlı pasif ve aktif taşınmazların neler olduğunun ve SPK onaylı taşınmaz değerleme uzmanlarınca değerlerinin ne kadar olduğunu, ihtiyati tedbir isteyen davacının hissesinin ve ortaklığının davalı kooperatif defterlerinde ve de İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olup olmadığını, bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesini ihtiyati tedbir isteyen davacı adına talep ettiğini, HMK 406.maddesi uyarınca davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif taşınmazlara \"Dava Şartı Şerhi\" işlenmesine, taşınmazlar hakkında teminatsız  ihtiyati tedbir  kararı verilmesine, Ticaret Odası kayıtlarında görülen tasfiye kararının iptal edilmesine ve durdurulmasına, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif  taşınmazlara davalıdır şerhi işlenmesi talep edilmiş ise de,  davalıya ait taşınmaz bilgilerinin ilk derece mahkemesine bildirilmediğini bu hususta Bornova Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye bila ikmal cevap verildiğini, davalının aktif ve pasif malvarlıklarının bu aşamada belirli olmadığı dikkate alınmak, sonraki aşamalarda yeniden değerlendirilmek üzere bu aşamada davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, mahkemece verilen kararın hukuka, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu, davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif  taşınmazlara davalıdır şerhi işlenmesi talep edilmiş ise de, bu talebin reddolunduğu, dava dilekçesinde \"Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak  davalı taraf üzerine kayıtlı pasif ve aktif taşınmazların neler olduğunun tespit edilmesi\" talebinde bulunulduğunu, mahkemece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazmak yerine Bornova Tapu Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığını, bu nedenle de istenilen bilgilerin dosyaya celp edilmediğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/504 E sayılı dosyasındaki ilgi ara kararının kaldırılmasına, telafisi imkansız zararlar doğacağından HMK 406. maddesi uyarınca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü nezdinde davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif  taşınmazlara \"Dava Şartı Şerhi\" işlenmesine, taşınmazlar üzerine teminatsız ihtiyati tedbir  kararı verilmesini istinaf nedenleri  olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE: Talep, tesbit, tescil ve usulsuz tasfiyenin durdurulması ve davacı adına hisselerin tesciline karar verilmesi istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir, dava şartı şerhi istemine ilişkindir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\t Somut olayda, davacı vekili, davalı taraf üzerindeki aktif ve pasif  taşınmazlara davalıdır şerhi işlenmesi yönünde HMK 406 maddesi uyarınca tedbir talebinde bulunmuş olup, dosya ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde Yerel Mahkemece verilen davalıya ait taşınmaz bilgilerinin ilk derece mahkemesine bildirilmediği, bu hususta Bornova Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye bila ikmal cevap verildiği, davalının aktif ve pasif malvarlıklarının bu aşamada belirli olmadığından tedbir talebinin reddine yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yargılama aşamasındaki toplanan delil ve dosya kapsamına göre konunun tekrar değerlendirilebileceği kanaatine varılmakla, istinafa gelen vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br> \tBu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b1ef71706c4512b","SID":"81a18a6ddddb98d0"}}