{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1767 Esas<br>KARAR NO: 2024/1814 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2024/39 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİH:  02/10/2024 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı-birleşen dosya davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı-birleşen davalı şirket, müvekkili ...'ün ortaklıktan çıkartılması için eldeki davayı müvekkiline yönelttiğini,  müvekkil ...'ün ikame etmiş olduğu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/123 Esas sayılı Şirketin feshi davası ise eldeki dosyayla birleştirildiğini, ortaklıktan çıkartma ve şirketin feshi davasının mevcudiyeti karşısında; her iki dava yönünden de yargılamanın ilerleyen aşamasında şirket malvarlığının hesap edileceği açık olduğunu,  şirket tarafından aile arasındaki şahsi ihtilaflar ön planda tutulmuş, müvekkilinin imza yetkisinin olmaması da kötüye kullanılarak; şirkette %25 pay sahibi olan müvekkili ...'e hiçbir bilgi verilmeden ve rızası aranmadan, aksi yönde genel kurul kararı olmasına rağmen; Kağıthane İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel'de mevcut şirket arsası ...com adlı sitede hiçbir ihtiyaç ve zorunluluk olmadan satışa çıkartıldığını, şirket malvarlığının dava sırasında boşaltılmakta olduğunu, eldeki dava ve genel kurul kararına rağmen arsanın satışa çıkartılması tamamen kötü niyetli olup müvekkile bilgi verilmeden yapılacak satışta bedelin düşük gösterilmesi, müvekkilin hak kaybına uğratılması kuvvetle muhtemel olduğundan mahkemece gözetilecek nedenlerle; İstanbul ili Kağıthane İlçesi ... Mahallesi ... Ada .. Parsel'de mevcut taşınmazın 3. Kişilere devrinin, kiralanmasının, tasarrufu etkileyecek herhangi bir işlem tesis edilmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/09/2024 tarih ve 2024/39 Esas sayılı ara kararında; \"Dava; davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemine dairdir. 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir. (Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877). Somut durumda, 05/07/2024 tarihli genel kuruldan sonra 02/09/2024 tarihinde genel kurulun oy birliği ile verilen, arsanın satışına gerek olmadığına ilişkin 3.kararına rağmen satışa çıkartıldığı, birleşen dosyanın davalı-birleşen davacı Bekir tarafından şirketin tasfiyesinin talep edildiği, söz konusu dava açısından talep edilen tedbirin verilebileceği, tedbir açısından yukarıda açıklandığı gibi gereken şartların oluştuğu anlaşılmakla talebe konu İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın 3.kişilere satışının engellenmesi için 210.000.000,00-TL'nin %15'i oranında teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, kiralamaya ilişkin tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. \"gerekçesi ile, ''İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE, 210.000.000,00-TL'nin %15'i oranında (31.500.000,00-TL) teminatın mahkememiz veznesine yatırılması karşılığında  İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın  3.kişilere satışının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, davacı vekiline HMK 393/1 maddesi uyarınca teminatı yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmaması halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, Kiralamaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, Kararın taraflara tebliğine, masrafın dosyada mevcut gider avansından karşılanmasına, 6100 sayılı yasanın 392.maddesi gereğince  ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla dava değerinin % 15'i oranında teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir kararının geçerli olduğunun işbu ara kararın tebliği ihtar edilmesine, 6100 sayılı yasanın  393.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olunmakla aksi durumda tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının kararın tebliği ile ihtarına, 6100 sayılı yasanın 393/2 maddesi gereğince tedbirin uygulanması hususunda; teminat bedellerinin süresi içerisinde yatırılması ve yazılı talep halinde ihtiyati tedbir kararının ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesine, 6100 sayılı yasanın 394.maddesi gereğince karşı taraf dinlenmeden tedbir kararı verildiğinden,  tedbirin uygulanması sırasında hazır bulunulması halinde bu tarihten; hazır bulunulmaz ise tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak dilekçe ile, itiraz sebepleri açıkça gösterilmek ve itirazın dayanağı olan tüm deliller dilekçeye eklenmek zorunluluğu altında mahkememize itiraz edilebileceğinin, kararın tebliği ile birlikte karşı yana ihtarına, 7-6100 sayılı yasanın 395/1.maddesi gereğince  aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişinin, mahkemece kabul edilecek teminatı göstermesi halinde mahkememizce, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği ; 6100 sayılı yasanın 396/1.maddesi gereğince ise  durum ve koşulların değiştiğinin sabit olması halinde talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğinin işbu karar ile ihtarına, 8-6100 sayılı yasanın 397/2.maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının etkisinin, nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, 9-6100 sayılı yasanın 397/3.maddesi gereğince tedbirin kaldırılması halinde ilgili yerlere bildirilmesine, '' karar verilmiştir.Davalı-birleşen dosya davacı ... vekili tarafından teminat miktarının kaldırılması veya düşürülmesine karar verilmesi talebi üzerine; İlk Derece Mahkemesi 02/10/2024 tarih ve 2024/39 Esas sayılı ara kararında; \"Taşınmaz değerinin daha düşük olabileceği ihtimaline yönelik itiraz, daha yükseğe satılmak istenmesine göre tedbir için gerekli olan zarar görme ihtimaline yaklaşık ispatın ortadan kaldırılabilecek nitelikte olmakla ve ayrıca şirketin %25 pay sahibi olması buna göre teminat miktarının azaltılmasını gerektirmediği gibi, payın teminata denk sunulmadığı gibi, payın teminat olarak kabul edilebileceğine ilişkin kararımız da bulunmamakla TEMİNAT MİKTARININ DÜŞÜRÜLMESİ TALEBİNİN REDDİNE,...\" karar verilmiş ve karara karşı davalı-birleşen dosya davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen dosya davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir tesis edilecek taşınmazın kıymetinin mahkemece henüz tespit edilmediğini, taşınmazın 210.000.000 üzerinden ...com adlı sitede satışa çıkartılması, taşınmazın gerçek değerinin 210.000.000 TL olduğunu gösterdiğini, Yerel Mahkemece \"Taşınmaz değerinin daha düşük olabileceği ihtimaline yönelik itiraz, daha yükseğe satılmak istenmesine göre tedbir için gerekli olan zarar görme ihtimaline yaklaşık ispatın ortadan kaldırılabilecek nitelikte olmakla\" şeklinde bir gerekçeyle itirazımızı reddetmiş ise de burada dikkat edilmesi gereken husus talep konusu taşınmazın kıymetini mahkemenin henüz tespit etmediğini, mahkeme denetiminden geçmemiş bir hususta ihtiyati tedbir kararı tesis edilirken bu denli yüksek miktarda teminat belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Eldeki davada taşınmazın değeri henüz tespit edilmediğinden, mahkemece makul görülecek bir teminat miktarıyla ihtiyati tedbir tesis edilmesinin akabinde taşınmazın kıymeti takdir edildiğinde teminat miktarının arttırılmasın her zaman mümkün olacağını,  Müvekkilin, davalı şirketin %25 hissedarı olduğu ve taşınmaz değerinin %15'ini her halükarda karşılayacak miktarda hissesi olduğu da göz ardı edilmesi gerektiğini, Benzer bir olayda; Şirketin %25 hissedarı olan davacı şirketin feshi için dava ikame etmiş ve şirket taşınmazının devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesini talep ettiğini, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi, taşınmazın kıymeti henüz takdir edilmediğinden 30.000,00 TL tutarında teminat karşılığında taşınmazın devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis ettiğini, davalı tarafın, teminat miktarının düşük olduğunu, başka bir icra dosyası marifetiyle taşınmaza dair kıymet takdiri yapıldığını, gerekçeleriyle istinaf kanun yoluna başvurduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1517 Esas. - 2022/1667 Karar sayılı kararıyla;  \"Somut olayda, davacının davalı şirketin hissedarı olduğu, şirketin tasfiyesini, aksi halde hissesinin gerçek değerinin belirlenmesi ve bu bedelin kendisine ödenmesini talep ettiği eldeki davada, tasfiye netiesinde alacağını garanti almak amacıyşa şirkete ait taşınmazların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla talep ettiği tedbirin mahkemece kabul edildiği, şirketin malvarlığı henüz belirlenemediğinden alınan teminat miktarının yargılamanın sonraki aşamalarında mahkemece her zaman değiştirilebileceği de nazara alınarak bu aşamada yerinde olduğu, davacının hissedar olması sebebiyle bu aşamada yaklaşık ispat olgusunun da oluştuğu anlaşılmakla HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı şirket vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine\" karar vermiştir. ( EK: İstinaf ilamı.) Sunulan emsal bölge adliye mahkemesi kararında; başka bir icra dosyasında yapılan kıymet takdiri dahi yeterli görülmediğini ve teminat miktarının mahkemece yapılacak kıymet takdirinin akabinde arttırılabileceği vurgulandığını, buna karşın eldeki dosyada davalı tarafın sahibinden.com adlı sitede yazdığı satış rakamı ihtiyati tedbire dair teminat miktarının belirlenmesi açısından ölçüt kabul edilemeyeceğini, İleri sürerek ; İzah edilen ve ilk derece mahkemesince gözetilecek nedenlerle; 20.09.2024 tarihli ara kararda belirlenen 31.500.000,00 TL teminat miktarının kaldırılmasına, aksi halde teminat miktarının düşürülmesine ihtiyati tedbir kararı korunmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, birleşen davada davalı şirketin hakli sebeple feshi ve tasfiyesi talepli davada tedbire konu taşınmazın devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 20/09/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, birleşen dosya davacı vekili tarafından alınan teminat miktarının yüksek olduğu gerekçesi ile teminatın kaldırılmasına veya düşürülmesine karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece 02/10/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve teminat miktarının kaldırılması veya düşürülmesi talep edilmiştir. Mahkemece 20/09/2024 tarihli ara kararı ile birleşen davada davacı vekilinin taşınmazın devrine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve taşınmazın ilana çıkarılan bedeli üzerinden % 15 oranında teminat alınmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından teminatın düşürülmesi ilk derece mahkemesinden talep edilmiş, Mahkemece 02/10/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 395/1 maddesine göre aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebileceği, 395/3 maddesinde itiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Birleşen dosya da davacının talebi HMK'nın 395 maddesi kapsamında değerlendirilecek husus olup, davacı vekili tarafından talep edilmesi üzerine Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. HMK'da teminat karşılığında ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin talepler üzerine verilen kararların istinafa tabi olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karardaki teminatın değiştirilmesi talebi ile teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talebinin reddine ilişkin karar HMK'nın 341/1 maddesi kapsamında istinafa tabi kararlardan olmayıp, birleşen davada davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 352 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri  gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf  eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 341. 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b444ebf11c874913","SID":"f8536a3c72de15b4"}}