{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1397 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1877<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/804 E. 2023/923 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ\t: 01.11.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.11.2024<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.12.2023 tarih 2023/804 E. 2023/293 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davacılar murisi  adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde yer alan, ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, ... A.Ş lehine ipotekli olup, davacılar tarafından ipoteğin fekki istemiyle Göynük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/102 esas sayılı dosyasında yargılama sırasında ... Şirketinin terkin edildiğinin belirlenmesi üzerine mahkemece, kendilerine ihya davası açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiğini, Göynük Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamaya devam edilebilmesi için terkin edilen davalı şirketin ihyasının gerektiğini belirterek, ... A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı,  terkin edilen ... Şirketinin, 6103 sayılı kanunun 20/1. maddesi uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ'in 5/a. maddesi uyarınca 22/03/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 20/08/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, terkin işlemlerinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, müdürlüğün yasal hasım olup, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusurunun bulunmadığı gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermemesi nedeni ile müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan terkin işlemleri sırasında, davalı tarafça, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı davacı tarafça bu nitelikte tebligat çıkarıldığı konusunda bir delil ve belge sunulmadığı, buna göre terkin işleminin TTK'nun geçici 7(4/a) maddesine aykırı olarak usulsüz şekilde yapılmasına bağlı olarak davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; ...'nün ...-... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca resen sicil kaydı kapatılan ... - ... Şirketinin Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/102 esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı işlemleriyle ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, ihya kararına konu dava dosyası ile ilgili işlemlerde şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin terkinden önceki yönetim kurulu üyesi ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı, ihyası istenen şirketin 22/03/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 25/04/2013 tarih 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 20/08/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, bu hususun da 29/08/2013 tarih 8394 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından gerçekleştirilen işlemlerin yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirildiğini, Müdürlüğün işbu davada zorunlu yasal hasım olup, yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yerel mahkemece şirket yetkililerine de ihtarların yollanmamış olması gerekçesiyle terkin işleminin usulsüz olarak yapıldığı gerekçesiyle Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, basiretli bir tacir olarak davranması gereken şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla yasal olarak gerekli bildirimleri yapmayan, sermayesini zorunlu miktara yükseltmeyen şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden sorumlu tutulamayacaklarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.\t<br>\tTTK'nun geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinde kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre temsil ve ilzama yetkili kişilerine ihtar yollandığı, yapılacak ihtarın ilan  edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğünde ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğini, Münfesih durumda olan şirketin tescilli adresine gönderilen ihtarnamelerin 6102 Sayılı Yasa'nın geçici 7. Maddesinin yukarıda bahsedilen (4 ) kısmının a) bendi gereği tebliğ edilmiş sayılacağını, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicilin kusurlu olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesince yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmişse de, dosya içinde yer alan ticaret sicil evrakında davalı müdürlüğün ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine tebligat çıkarıldığı, tebligatın “Bu sokak yok” şerhi ile bila döndüğü, 07/10/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığı ve 28/01/2014 tarihinde şirketin terkin edildiği anlaşılmaktadır.<br>\t İhyası istenen şirkete gönderilen tebligat yapılamamış ise de 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7/4. maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, dava konusu terkin işleminde usulsüzlük bulunmamakta olup, aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.  <br>\tGEREKÇE : Dava, TTK'nun geçici 7/4-a maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda TTK'nun geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre temsil ve ilzama yetkili kişilerine ihtar yollandığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalı müdürlüğün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.<br>\tDosyanın incelenmesinde, davalı müdürlük tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında, davalı tarafça şirketi temsil ve izama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığına dair delil ve belgelerin dosyaya sunulamadığı, buna göre  TTK'nun geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre temsil ve ilzama yetkili kişilerine usulüne uygun olarak ihtar yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalı Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, buna göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının  yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0b974f8b8749d56","SID":"8a21e74e757ecef4"}}