{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/2115 <br>KARAR NO: 2024/2241<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2023<br>ESAS NO: 2022/297<br>KARAR NO: 2023/477<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/11/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:15/11/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2022/297 Esas 2023/477 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>  Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde ... plaka sayılı araçta yedek şoför olarak bulunan...'ın vefat ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatını almak için ... A.Ş aleyhine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1389 Esas (Bozmadan sonra 2021/66 Esas) sayılı dava ile araç sürücüsü aleyhine açılmış Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/347 Esas - 2015/395 Karar sayılı dosyalarında kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yedek şoför olarak çalıştığı/bulunduğu ... plaka sayılı aracın, kaza tarihinde davalı sigorta şirketleri nezdinde İMM/Kasko poliçesi kapsamında sigortalandığını, kasko poliçesinde yer alan, \"ihtiyari mali mesuliyet\" klozunun, trafik kazasında manevi zarar gören kişilerin zararlarını gidermeye yönelik olduğunu, bu bağlamda davalı sigorta şirketlerinden ... A.Ş'nin 27.500,00-TL manevi tazminattan, ... A.Ş'nin 500.000,00-TL manevi tazminattan ve ... A.Ş'nin ise 500.000,00-TL manevi tazminattan trafik kazasından doğan zarardan limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davadan önce davalı sigorta şirketlerine müracaat edildiğini, anlaşma sağlanamaması üzerine zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinde davalı sigorta şirketlerinden sadece ...A.Ş'nin 10.000,00-TL manevi tazminat telif edildiğini, bu talebi kabul etmediklerini, diğer sigorta şirketlerinin ise anlaşmayı kabul etmediğini, bu şekilde arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, davalı şirketler ve müvekkillerinin murislerinin kaza yaptığı aracın ticari araç olması nedeniyle ticari/avans faizinden sorumlu tutulması gerektiğini, faiz başlangıc tarihlerinin de karışıklığa sebep olmaması için her üç davalı sigorta şirketi için arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 15/09/2020 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulmalarını talep ettiklerini bildirerek müteveffa...'ın eşi ve çocuklarının manevi zarara uğraması nedeniyle müvekkillerinden ... için 327.500,00-TL, ... için 175.000,00-TL, ... için 175.000,00-TL, ... için 175.000,00-TL ve ... için 175.000,00-TL olmak üzere toplam 1.027.500,00-TL manevi tazminatın arabulucuk son tutanağının düzenlendiği 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerinden limit dahilinde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br> DAVALI ... A.Ş VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br> Müvekkili şirketin poliçede yer alan ihtiyari mali mesuliyet teminatı sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların talebinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını, davacıların desteği ...'ın hem sigortalı/işleten hem de sürücü olduğunu, başka bir deyişle 3. Kişi konumunda bulunmaması sebebiyle ihtiyari mali mesuliyet poliçesinden herhangi bir hak ve talebinin söz konusu olamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DAVALI... A.Ş VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br> İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesinden karşılanması gerektiğini, bu poliçenin teminat limitinin söz konusu zararı karşılamaya yetmemesi halinde kasko sigorta poliçesine bağlı  İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin devreye gireceğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının afaki ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabının yapılması halinde davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davacının manevi tazminat talebinde, davacının duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek, davacının  zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalıların da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 2015 yılında paranın alım gücü, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın ise kusursuz olduğu, bu kaza sonucu ... plakalı araçta yedek şoför olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat etmesi ve bunun neticesinde davacıların ruhsal dengesinin bozulmuş olması gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek ... için 60.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL ve ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ... Ltd. Şti yönünden ise olay tarihi olan 17/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine, karar vermek gerekmiştir.<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, Davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL ve davacı ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın davalı... A.Ş yönünden poliçe teminat limiti olan 27.500,00-TL ile, davalı ... A.Ş ile davalı ... A.Ş yönünden ise poliçe teminat limiti  ile sınırlı olmak üzere arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 15/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara hak ettikleri bedellerin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı... A.ş Ve ... A.ş vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı ...vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; müvekkili şirket tarafından cevap dilekçelerinde konu talebin poliçe genel ve özek şartları uyarınca teminatları dışında olduğuna ilişkin yapılan itirazlarının hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda bu hususu ilişkin itirazlarının da irdelenmeksizin şirket aleyhine hüküm kurulduğunu, davacıların talebinin teminat kapsamı dışında olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların talebinin ihtiyari mali mesuliyet poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacıların desteğinin sigortalı konumunda bulunudğunun bir başka deyişle 3. Kişi konumunda bulunmaması sebebiyle ihtiyari mali mesuliyet poliçesinden herhangi bir hak ve talebinin söz konusu olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle kaydıyla ilgili talebin müvekkili şirket poliçe teminatı dışında olduğunu, aynı zamanda manevi tazminata ilişkin olmak üzere öncelikli sorumluluğun ... plaka sayılı aracın kasko poliçesine ait olduğunu, yargılama aşamasında hususun gözetilmeksizin sıralı sorumluluk esasının dikkate alınmadan doğrudan poliçe teminat limitleri ile sorumluğa karar verilmesinin söz konusu olamayacağını, davacıların lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, tüm bu nedenlerle müvekkili sigorta şirketi yönünden poliçe teminatı kapsamında bulunmayan tazminat ile sorumluluklarına hükmedilen mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, istinaf incelemesi sonuna kadar tehr- i icra kararı verilmesini, incelemenin mürafaalı yapılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... A.ş Nin İstinaf Başvuru Dilekçesinden Özetle; yerel mahkemenin müvekkili şirketin sorumluluğunu tespit etmeksizin müvekkili şirket tarafından düzenlenen ihtiyati mali mesuliyet poliçesini incelemeksizin doğrudan manevi tazminat yönünden sorumlu tutulmasının anlaşılır nitelikte olmadığını, nitekim davacının talep etmiş olduğu manevi tazminattan sıralı sorumluluk ilkesi ve poliçe de yer alan kloz gereğince müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluklarını kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme esasında manevi tazminat miktarının kusura ve olayın niteliğine göre yüksek tespit edildiğini, müteveffanın talepte bulunan davacı çocukların her birinin reşit olduğunu, reşit olmalarına rağmen yerel mahkemenin sanki çocukların bakımı ile tamamen babaları ilgilendiğini, aynı evde yaşadıklarını düşünerek son derece yüksek bir manevi tazminata hükmetiğini, birçok yargı kararlarında tazminat tutarlarının vefat edenin bakmakla yükümlü oldukları çocukları adına bile bu denli yüksek manevi tazminat rakamları çıkarmazken bu şekilde fahiş nitelikte bir tazminat çıkmasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın son derece yüksek olduğunu, adalet ve ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeplerle davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın adalete ve ölçülülük ilkesine uygun taktir edilerek yerel mahkeme kararının bozulmasını, yerel mahkemece müvekkili şirketin sigorta şirketini avans faizle sorumlu tutmasının kabulünün mümkün olmayarak hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple de kararın bu yönden bozulması gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin usul ve yasalara aykırı kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, karar ittihazına kadar icranın tehirini, masraf ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine  ilişkindir.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; <br>Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden aldırılan 16.03.2023 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmelere, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi durumlar dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarıın makul seviyede takdir olunmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalılar ... A.Ş vekili ile ... A.Ş. vekilince yapılan istinaf  itirazlarının  hiçbirinin yerinde olmadığı görülmüştür.  <br>Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı istinaf eden davalı taraf vekillerince yapılan istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddi gerektiği değerlendirilmiş ve HMK 353/1-b-1 md uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalılar... A.Ş. vekili ile ... A.Ş. vekilinin Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2022/297Esas 2023/477Karar sayılı ilamına karşı yaptığı istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf eden davalı... A.Ş(Devrolan ... A.Ş)'den alınması gerekli 16.983,50 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı... AŞ (Devrolan ... A.Ş)' tarafından peşin yatırılmış 5.123,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 11.860,25 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden işbu davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf eden davalı... A.Ş. den alınması gerekli 16.983,50 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 5.124,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 11.859,50 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden işbu davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>4-İstinaf eden işbu davalı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 13/11/2024 <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00d7adb624e26df6","SID":"0a9548ad59120688"}}