{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/2360 <br>KARAR NO: 2024/1852<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2016/458 Esas -  2021/741 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı motosiklet ile davalı nezdinde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, 2.000,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 26/05/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de; davayı 175.924,11-TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 02/07/2015-02/07/2016 vadeli ZMM sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti, vadesi, tarafların kusur durum ve oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından davaya konu kaza ile ilgili hiçbir başvuruda bulunulmadığını, sigorta şirketlerinin zararı giderme yükümlülüğünü belirleyen KTK'nın 99/1.madde hükmü kapsamında, kazaya ilişkin yeterli bilgi ve belgelerin davacı tarafından müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi vekil edeninin davanın açılmasıyla kazadan haberdar olduğunu, bu nedenle temerrüde düşmesinin mümkün olmadığını, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin trafik poliçesinin teminatı içerisinde yer almadığını ve bu tür taleplerin muhatabının SGK olduğunu, davacının kalıcı işgöremezlik maluliyet talebi bakımından sigorta hukukunun genel prensibi uğranılan gerçek zararın tazmini olduğundan, kazanın oluş şekli, davacının iddia ettiği gibi uğramış olduğu cismani zararın bahse konu bu kaza nedeniyle olup olmadığının tespitinin zorunlu olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete maluliyete ilişkin herhangi bir müracaatta bulunmadığını, bu nedenlerle maluliyete ve kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının hangi sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olduğunun mahkemece araştırılması ve davacıya yapılan ödemelerin peşin sermaye değerinin yapılan hesaplamalardan mahsup edilmesinin gerektiğini, kaza tarihinden faiz talep edilmesinin temerrüd hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddi ile lehine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... plakalı motosiklet sürücü ...'nın 2918 Sayılı K.T.K.unun 47/1C (trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) kuralını ihlal etmekle kazanın meydana gelmesinde asli ve % 75 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in ise aynı kanunun 56/1C(Yakın Takip.) kuralını ihlal etmekle kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tespitin olayın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu,  adli tıp kurumunca yapılan inceleme ve muayenesi neticesinde, davacının dava konusu kazada yaralanmasından ötürü vücut engellilik oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren   18 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, kusur oranları, davacının maliyet oranı ve iyileşme süresi, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının yaşı, bakiye ömrünün aktif ve pasif evreleri, yasal asgari ücret uygulaması göz önünde bulundurularak konusunda uzman aktüeryal bilirkişi marifeti ile yaptırılan inceleme neticesinde, davacının 17.902,09 TL. geçici ve 158.022,02 TL sürekli İş göremezlik zararı hesap edildiği, raporun tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olmakla, davacının dava konusu kazada yaralanması ile uğradığı daimi maluliyetten kaynaklanan nihai maddi zararının 158.022,02 TL, iyileşmesinde geçen 18 aylık süreçte uğradığı maddi zararın ise 17.902,09 TL olduğu, davalının dava konusu kazanın meydana gelmesine sürücüsünün % 75 kusuru bulunan 09.TG.845 plaka sayılı aracı olay tarihi kapsar ve kazada oluşan rizikoyu teminat altına alır şekilde sigortalamış olduğu, davacının zararının teminat limitleri dahilinde kaldığı, davalının davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararından sorumlu olduğu...\" şeklindeki gerekçeyle; -Davacının davasının KABULÜNE, 175.924,11 TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekil tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; hükme esas alınan kusur durum ve oranına ilişkin bilirkişi raporu ve aktüer hesaplamasının hatalı olduğu, davacının askerde geçirdiği sürenin göz önünde bulundurulmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı hesaplamasında bilinen ve bilinmeyen dönem için yapılan asgari ücret ve AGİ hesaplamasının hatalı değerlendirildiği, poliçenin vade tarihi itibariyle progressif ranta göre değil, %1,8 faize göre hesaplama yapılması gerektiği, davacı sürücünün kusuru asli derecede olmasa bile bilirkişi raporunda belirtilenden fazla olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunun karar yerinde gözetilmediği, ZMMS Genel Şartları'na göre tedavi giderlerinin müvekkili şirkete yükletilemeyeceği, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatı hesaplamasında ve bilinen dönemde bilirkişi tarafından Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı olarak 1 yıl 365 gün kabul edildiğini ve geçen ay sayısı üzerinden hesap yapıldığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarının, yapılacak hesaplamada bir yıl 360 gün kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmeden karar verildiği, eksik inceleme ve değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu, davacının kaza sırasında kask takıp takmadığının tespiti ve müterafik kusur yönünden herhangi bir inceleme ve belirleme yoluna gidilmeden müterafik kusur indirimi yapılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, dava açılırken de söz konusu evraklar ile dava açılmamış olduğu ve davacının maluliyet oranı ile kusur  durumu yargılama sırasında tespit edilebildiğinden, müvekkilinin dava açıldığı tarihte de temerrüde düşmediği, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/9976 esas sayılı soruşturma dosyasında uzlaşma teklif formunun davacı ve diğer araç sürücüsü tarafından uzlaşmayı kabul ettikleri yönünde beyan bulunduğu, taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının araştırılmadığı, tüm bu nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine  ilişkin olup, davalı ... vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin \"Sağlık Giderleri Teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \"Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\"  denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, \"Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan  tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nın hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nın sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı). Bu durumda, SGK'nın sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nın 98.madde hükmüne  aykırı olacak şekilde  düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin  KTK'nın 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi  nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik mevcut olmadığından, bu yönü amaçlayan istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin ÖzelGereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı) Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; talep konusu davada kaza tarihi 30/11/2015 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri gözetilerek düzenlendiği anlaşılan, dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikteki 30/10/2020 günlü raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... vekilinin maluliyetin hatalı yönetmelik hükümlerine göre belirlendiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde olmadığı gibi aktüer raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetlenebilir nitelikte olması ve tazminat hesaplamasının ve metodunun yerleşik yargısal içtihatlara uygun olması ve hesaplamalarda her hangi bir hata yapılmamış olması karşısında, bu hususa temas eden istinaf başvurusu da yerinde bulunmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin  26.07.2023 tarih ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı  ile uzlaşma halinde tazminat davası açılmayacağına ilişkin yasa hükmünün iptal edilmesi  nedeniyle; ceza soruşturmasında uzlaşma olsa dahi davacının kazaya karışan araç sürücüsü ve  işletenine karşı tazminat  davası açma hakkının var olduğunun belirgin bulunması karşısında, bu hususa temas eden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının yaralanmasına neden olan kazaya karışan araç davalı ... nezdinde ZMM sigortalı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMMS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/15646 Esas, 2022/9040 Karar sayılı ilamı) Somut olayda; davacı tarafından sigorta şirketine yapılmış bir başvuruyu kanıtlar nitelikle dosyaya sunulmuş bilgi ve belgeye rastlanmamış ise de; dava açılmadan önce başvuru yapılmasını dava koşulu haline getiren hükmün, (25/04/2016 tarihinde açılan) davanın açılış tarihinden sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle görülmekte olan davada uygulanmasına yasal olanak bulunmadığından ve temerrüt tarihinin dava açılış tarihi olarak belirlenmesi  usul ve yasaya uygun bulunduğundan bu hususa temas eden istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır. Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla ilgili bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurdur. Somut olayda; davacı taraf, kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise kusur belirlemesinde davacı tarafın kusurunun eksik belirlendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, kazanın oluşumunda tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda  görüşüne başvurulan ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... ve Trafik Bilirkişi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 30/03/2021 günlü raporda; ... plakalı araç sürücüsünün, kazanın meydana geldiği orta refüj ile bölünmüş tek yönlü yolda, dönüşün yasak olduğu orta refüj üzerinden doğrultu değiştirip sola yönelerek dönüşe geçmek istediği sırada arkasından aynı istikamete doğru seyir halinde olan davacı motosiklet sürücüsünün bu araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada devrildiği, sürüklendiği asfalt üzerinde 37m kazıntı izinin tespit edildiği, tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda; davacı motosiklet sürücüsünün yakın takip nedeniyle tali (%25), ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde dönüşün yasak olduğu yol üzerinde yaptığı manevradan kaynaklanması nedeniyle asli (%75) kusurlu olacağı sonucuna varıldığı ve mahkemece bu kusur raporunun hükme esas alındığı görülmüş olup, bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki; zararın meydana gelmesinde mağdurun da kusurunun bulunması halinde diğer bir ifadeyle zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya zarar sorumlusunun durumunu ağırlaştırmış ise kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. Maddesinde de mevcuttur)  uyarınca  hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün kaza anında kask takıp takmadığı hususunun belirsiz olarak işaretlenmiş olmasına rağmen, mahkemece davacının yaralanmasının niteliği (-kaşta, gözde, dudakta kesiler ve orbita superiorundaki kırık-) gözetilerek, kask takmamak suretiyle kazanın meydana gelmesinde var olan kusuru dışında ayrıca müterafik kusurlu olduğu da kabul edilerek, belirlenen tazminattan yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda, %20 müterafik kusur indirimi cihetine gidilmesi gerekirken, açıklanan bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca, davalı ... vekilinin müterafik kusur indirimi dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla, müterafik kusur yönünden oluşan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı taraf yararına hüküm altına alınan maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak, müterafik kusurun mahkemece resen dikkate alınması gereken bir husus olması nedeniyle davalı ... şirketinin indirimden yararlandırılarak ve yapılan bu indirim takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilerek HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususların düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2016/458 Esas - 2021/741 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2016/458 Esas - 2021/741 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,  a/Davacının davasının kısmen KABULÜNE, 140.740,00-TL nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 9.613,95-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan peşin ve  ıslah harcı toplamı 623,24‬ TL'nin  mahsubu ile bakiye 8.990,71-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,c/Davacı tarafından  yatırılan 623,24 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç/Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 259,50 TL posta, 687,00 TL adli tıp masrafı ve 1.600 TL bilirkişi masrafı toplamı 2.575,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,d/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.662,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e/Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, f/Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd9132f0672d3d86","SID":"2d99e03169f7fca3"}}