{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2023/3846 <br>KARAR NO:2024/3017<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/06/2023<br>NUMARASI:2021/483 E - 2023/444 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:12/11/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   davalı aleyhine ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirketin hiçbir  gerekçe göstermeksizin borca  itiraz ettiğini, taraflar arasındaki  Elektrik Enerjisi Sözleşmesinin 9.1 maddesine göre davalıya elektrik satışının 01.06.2018 tarihi itibariyle başladığını, sözleşmenin de sona erme  tarihinin 01.06.2020 tarihi olduğunu, buna göre davalı sözleşmenin sona erme  tarihi olan 01.06.2020 tarihinden 60 gün evveline kadar yani en geç 01.04.2020 tarihinde feshedileceğine dair sözleşme kapsamına göre bildirimde bulunmadığından sözleşmenin aynı şartlarla 1 yıl uzadığını ve sözleşmenin bitim  tarihinin 01.06.2021 tarihi olduğunu, ancak somut olayda davalının müvekkili şirkete usulüne uygun ve süresinde bir bildirim yapmaksızın 01.06.2020 tarihinde tedarikçi değişikliği yaptığını, davalı tarafça arabuluculuk sürecindeki görüşmelerde sözleşmenin feshedileceğine dair ihtarnamenin gönderildiği beyan edilmiş ise de, ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ olmadığını, davalının söz ettiği Yalova ... Noterliğinin 16.04.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmeksizin iade olduğunu, davalının ihtarnamenin iade dönmesine rağmen tekrar ihtarnameyi tebliğe çıkarmadığını, sözleşme şartları kapsamında alıcının sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde satıcıya son iki aylık fatura tutarında bedeli cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının usulüne uygun bildirim olmaksızın ve fesih bildirim sürelerine uymaksızın tedarikçi değişikliği yaparak sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edilip gönderildiğini, faturaya Silivri ... Noterliğinin 02.07.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtamamesi ile itiraz edilerek müvekkili şirkete iade edildiğini, Kadıköy ... Noterliğinin 07.07.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek, faturaların iadesinin hukuka aykırı olduğunun, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarına alınacağının ve yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini beyanla, davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin bitiş tarihinin 01.06.2020 değil 30.06.2020 tarihi olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen bütün faturalarda sözleşmenin bitiş tarihinin 30.06.2020 olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan satış sözleşmesinde özellikle daha sonra kalemle doldurulan bölümlerde oynamalar yapıldığını, sözleşme düzenlendikten sonra sözleşme tarihinin davacı tarafından değiştirildiğini, ayrıca cezai şart kısmının da davacı tarafından sonradan düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisine sadece sözleşmenin son sayfasında imzasının bulunduğunu, müvekkili şirketin imzasının bulunmadığı sayfada belirtilen cezai şart bedelinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihinin 30.04.2020 tarihi olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından 16.04.2020 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin davacı şirkete süresinde gönderildiğini, ayrıca ihtarnamenin elektronik posta yolu ile de davacıya bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından süresinde gönderilen ihtarnamenin iade olmasında kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak noter kanalı ile davacı şirketin elektrik satış sözleşmesinde belirtilen “... Ümraniye/ İstanbul” adresine fesih ihtarnamesinin gönderildiğini, davacı şirketin müvekkili mağdur etmek amacıyla tebligatı almadığını, ayrıca bugüne kadar müvekkiline bir adres değişikliği de bildirmediğini, bu nedenle ihtarnamenin iade olmasında müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, tebligat kanun'u uyarınca gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun olduğunu, fesih nedeninin korona virüs gibi sebeplerle oluşan ekonomik kriz döneminde ticari faaliyette bulunan şirketlere sağlanan ekonomik iyileştirmelerin müvekkili şirkete sağlanmaması olduğunu, davaya konu aboneliklere ilişkin tüm faturalar incelendiğinde taahhüt edilen indirimlerde müvekkili şirkete tam olarak yansıtılmadığını, bu hususun da bilirkişiler tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirmediğini, ek ödeme kalemleri ile müvekkilinin fazla fatura ödemesine sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkilinin tüm faturalarda belirtilen sözleşme bitiş tarihi olan 30.06.2020 tarihinden 60 gün öncesine kadar herhangi bir sebep göstermeden fesih hakkının bulunduğunu beyanla,  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda;  Davanın KISMEN KABULÜ ile; Merkezi Takip Sistemi 2020/492085 E. sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 162.758,02 TL asıl alacak ve 89,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 162.847,20 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 162.847,20 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket basiretli bir tacir gibi davranmamıştır. Davacı şirket tarafından müvekkil adına düzenlenen bütün faturalarda sözleşmenin bitiş tarihinin 30.06.2020 tarihi olduğunun belirtildiğini, davaya konu edilen aboneliklere ilişkin bütün faturalar dosyaya celp edildiğinde faturalarda sözleşme bitiş tarihinin 30.06.2020 olarak belirtildiğinin  görüleceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bitiş tarihi 30.06.2020 tarihi olduğundan müvekkili şirketin fesih hakkının son gününün 30.04.2020 tarihi olduğu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından 16.04.2020 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin davacı şirkete süresinde gönderildiği,  ayrıca ihtarnamenin  elektronik posta yolu ile de davacıya bildirildiği, müvekkili şirket tarafından süresinde gönderilen ihtarnamenin iade olmasında kusurun  tamamen davacı şirkete ait olduğu,  müvekkili şirketin, usulüne uygun olarak noter kanalı ile davacı şirketin elektrik satış sözleşmesinde belirtilen \"... Ümraniye/İstanbul\" adresine fesih ihtarnamesi gönderdiğini,  davacı şirketin müvekkilini  mağdur etmek amacı ile tebligatı almadığını, ayrıca bugüne kadar müvekkiline bir adres değişikliği de bildirmediğini,ihtarnamenin iade dönmesinin öğrenilmesinden sonra da davacı şirketin müvekkili  şirket tarafından elektronik posta yolu ile bilgilendirildiği,müvekkili şirket tarafından da sözleşmede belirtilen adrese tebligat gönderildiği, sözleşmede bildirilen adreste bulunulmaması üzerine, başka bir geçerli adres bildirilmediğinden  ihtarnamenin tebliğ olamayıp iade dönmüş olsa da tebliğ olmuş varsayılarak ihtarnamenin geçerli olduğunun Yargıtay'ın emsal kararı ile  belirtildiği,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 52.(2) maddesine göre; \"Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.\"düzenlemesi bulunduğu,dosyadaki faturalar incelendiğinde de anlaşılacağı üzere davacı taraf faturalara hitam tarihini farklı yazarak müvekkilini  yanlış bilgilendirdiğini, bu nedenle davacı tam kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği,Müvekkili şirket yetkilisinin sadece sözleşmenin son sayfasında imzası bulunduğu,  müvekkili  şirketin imzasının bulunmadığı sayfada belirtilen cezai şart bedelinden sorumlu tutulmasının  mümkün olmadığı, Yerel Mahkeme kararında cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağının  tartışılmadığı,  davacı şirketin sözleşmenin bitiş tarihi ve cezai şart hakkında iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirketin cezai şartta indirim talep etme hakkı da bulunduğu, kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceğinin uygulamada kabul edildiği,  davacı tarafın talebinin  özellikle pandemi döneminde zor durumda olan müvekkili şirketi ekonomik olarak sıkıntıya sokabilecek bir talept olduğu,Müvekkili şirket aleyhine  icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de; icra inkar tazminatına konu asıl alacağı oluşturan cezai şart alacağının miktarının tayini yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesinin de doğru olmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali    talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan  ... sayılı dosyası (Merkezi Takip Sistemi 2020/492085 E.) ile başlatılan icra takibinde , toplam 162.918,55 TL tutarlı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  taraflar arasında 01.06.2018  tarihli \"Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi\" imzalandığı, davalı şirket  tarafından Yalova... Noterliğinin 16.04.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile  davacıya gönderdiği ihtarnamede” Taraflar arasında akdedilmiş olunan taahhüt süresi 24 ay olan ve 30.06.2020 tarihinde sözleşme bitiş süresi dolacak olan elektrik enerjisi satış sözleşmesi aşağıda izah edilen hususlar nazarında süresi sonunda fesih edileceği ve sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunda ihtarname keşide edilmektedir. ...” şeklinde ihtar ettiği, ihtarnamenin tebliğ parçasının dosya içerisinde mevcut olmadığı görülmüştür.İhtarname incelendiğinde, ihtarname üzerinde yazılı olan davacının adresinin sözleşmede belirtilen adres olduğu anlaşılmakla birlikte, davacının düzenlediği faturalar incelendiğinde fatura üzerindeki davacı adresinin değiştiği anlaşılmaktadır. Davalı çalışanı...'un 06.05.2020 tarihinde davacı çalışanı ...” a gönderdiği e- posta yazısında 16.04.2020 tarihli ihtarnamenin ekte gönderildiği ve noter kanalıyla da ulaşmış yada ulaşacak olduğunun bildirildiği görülmüştür.Davacı, sözleşmenin 9.1 maddesine göre fesh bildirimin süresi içerisinde yapılmadığı iddiasıyla sözleşmenin 9.3 maddesi uyarınca davalı adına 08.07.2020 tarihinde dava konusu ... nolu KDV dahil 162.758.02 TL tutarında ceza faturası düzenlemiştir. Sözleşmeye konu olacak davacının, davalı adına düzenlemiş olduğu son iki fatura ; 05.05.2020 | ...,(09) Verilen Hizmet Faturası, 80.466,43 ,02.06.2020 | ...,(09) Verilen Hizmet Faturası, 82.292,73 TL olmak üzere Toplam 162.759,16 TL lik faturalardır.Davalı tarafça keşide edilen ihtarnamenin davacı şirkete tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının dosyada bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar  davalı tarafından 06.05.2020 tarihli e-mail ile sözleşmenin feshedildiğinin e-mail olarak bildirildiği ve Noter ihtarının mail eki olarak e-posta ile gönderildiği bildirilmiş ise de ,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.7 maddesinde bildirim şekilleri düzenlenmiş olup,alıcının bildirimlerini iadeli taahhütlü posta veya noter aracılığı ile yapacağının düzenlendiği görülmüştür.Bu sebeple, iddia edilen şekilde fesih bildiriminin e-mail yolu ile yapılması sözleşmeye aykırı olduğundan ,geçersiz bildirimdir.Davaya konu taraflarca imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden  davalı şirkete 01.06.2018 tarihinden itibaren elektrik  verilmeye başlandığı,  sözleşme süresinin elektrik enerjisinin verildiği tarihten itibaren  24 ay olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre taraflardan birisinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 60 gün öncesine kadar sözleşmeyi feshedebileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir. Sözleşme kapsamında elektrik enerjisinin davalı şirkete  verildiği 01.06.2018 tarihi esas alındığında sözleşmenin bitiş tarihinin 01.06.2020 tarihi olduğu ve 60 gün öncesi olan 01.04.2020 tarihine kadar sözleşmenin feshi talebinin davalı tarafından davacı şirkete yazılı olarak bildirilmediğinin belirlendiği,ayrıca  davalı  şirketin  iddia ettiği gibi sözleşmenin faturalarda yazılı olduğu  üzere bitiş tarihinin 30.06.2020 tarihi olarak kabul edildiğinde ise, davalı şirket tarafından sözleşmenin feshine dair Yalova ... Noterliğinin 16.04.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edildiği varsayıldığında bu kez   feshin  60 günlük süreden sonra yapıldığı, ... sistemine sözleşmenin bitiş tarihi olarak 01.06.2020 tarihinin bildirildiği, sözleşmenin feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre sözleşmenin 1 yıl uzadığı,dosyadaki deliller itibarıyla ;  davalı tarafından 01.06.2020 tarihinden itibaren tedarikçi değişikliği yapıldığı, tedarikçi değişikliği yapılarak davacı ile olan elektrik satış sözlemesinden çıkış yapıldığı, ... sistemine davacı şirket ile olan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin bitiş tarihini 01.06.2020 tarihi olarak bildirdiği, bu tarihten itibaren yeni tedarikçiden elektrik enerjisi alımı gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. ... sistemine sözleşmenin bitiş tarihi olarak 01.06.2020 tarihinin bildirildiği, sözleşmenin feshinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıl uzadığı, davacı şirket tarafından sözleşmenin 9. maddesine göre cezai şart talep edebileceği,Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi  heyet raporunda özetle; \"..davacının incelenen 2019-2020 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil niteliği haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında 10/07/2020 icra takip tarihli olarak davalıdan 162.758,73 TL tutarında alacaklı görüldüğü, davacı şirketin 162.758,02 TL asıl alacak talebinin, davalı adına düzenlenen sözleşme feshi öncesindeki son iki fatura tahakkuk toplamı olduğu, davalı şirket davalı adına düzenlenen sözleşme feshi öncesindeki son iki fatura  tahakkuk toplamı olduğu, davalı şirket adına düzenlenen son iki fatura EPDK onaylı ... ulusal tarifesi gözetilmek suretiyle sözleşme hükümlerinde taahhüt edilen indirim oranı uygulanmak suretiyle, sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlinmiş olduğunun tespit edildiği..\"  şeklinde görüş bildirilmiştir.Tarafların tacir olduğu,tacir olan davalı yönünden cezai şart tutarı olan takip konusu edilen miktarın  paranın alım gücü değerlendirildiğinde davalı şirket açısından ticari faaliyetinin mahvına sebep olacak tutar olarak öngörülmediği,bu nedenle davalı şirket hakkında cezai şart bedelinden indirim yapılmamasının da aykırılık oluşturmadığı değerlendirilmiş,bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; sözleşmenin tüm sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı  değerlendirilmiş ,alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmış,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak,  özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların  karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 11.124,09 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  2.781,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.3433,09 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3698a18cfb9ebd76","SID":"3fc20a9caa62fbd6"}}