{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1353 <br>KARAR NO: 2024/1565<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2021<br>NUMARASI: 2020/735 E. - 2021/210 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari kredi kartı kullanımından kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankadan kredi kartları kullandığını, kredi borcu ödemelerini zamanında yapmaması üzerine hesabının  kat edildiğine dair ihtarnamenin kendisine keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu ancak davalının itirazının haksız olduğunu iddia ederek, itirazının iptalini ve takibin devamına,  alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacıya takip ve dava konusu edilen sebeplere dayalı bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin Beşiktaş bölgesinde birden fazla cafenin ve renta car firmasının sahibi ve yöneticisi olduğunu, bu miktar bir ödemeyi yapmaktan kaçınmasının mümkün olmadığını,  gerek icra takibine başlanılması gerekse iş bu davanın açılması aşamalarında kötü bir şekilde hareket edildiğini, davanın  haksız ve hukuki mesnetten yoksun ikame edildiğini savunarak,  davanın reddi ile %20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 2018/681 Esas, 2020/183 Karar ve 11.02.2020 tarihli kararı ile; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2020/1672 Esas, 2020/1273 Karar ve 30.09.2020 tarihli kararı ile; ilk derece mahkeme kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, dosya kendisine gönderilen görevli asliye ticaret mahkemesince verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Uyuşmazlığın temelinin, davacı banka ile davalı arasında düzenlenen 09/06/2016 tarihli şirket kredi kartı sözleşmesi kapsamında davalının davacıya borçlu olup olmadığı, borçlu olduğu takdirde takipteki asıl alacak ve feri kalemlerle birlikte toplam borç miktarının tutarı konusunda olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilen 09/06/2016 tarihli kredi kartı sözleşmesi kapsamında davacı bankanın davalıdan ne kadar tutarda alacaklı olduğuna ilişkin olarak hesaplama yapılması için dosya bankacılık alanında uzman bilirkişi ...' a tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından 28/07/2019 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. 28/07/2019 tarihli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamında bulunan delillerle uyumlu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği görülmekle, rapor hükme esas alınmıştır.Dosya içerisindeki hesap özetleri incelendiğinde; hesap özetlerinin ... karta ilişkin olduğu görülmekte, dosya kapsamındaki 09/06/2016 tarihli şirket kredi kartı sözleşmesi, sözleşmenin sonunda ''... talep ediyorum'' kutucuğunun işaretlendiği, üyelik ücretlerine ilişkin tabloda ise ... üyelik ücretinin belirtilmiş olduğu görülmektedir. Davalı kart hamili tarafından; aylık hesap özetlerinde belirtilen asgari ödemelerin üst üste 2 ay yapılmaması üzerine davacı banka tarafından kredi kartları 01/07/2018 tarihi itibariyle kat edilerek davalıya ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamenin 05/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, böylelikle davalının 06/08/2018 tarihi itibariyle mütemerrit olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından davacı banka kayıtları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 9.980,80 TL asıl alacak, 528,48 TL akdi faiz, 26,43 TL %5 gider vergisi, 9,13 TL masraf ve ... numaralı kredi kartı borcu 7,18 TL olmak üzere toplam 10.552,02 TL talep edebileceği anlaşılmıştır. Takip talebinde fazladan talep olunan 482,21 TL asıl alacağa ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge olmaması karşısında alacağın kaynağı tespit edilemediğinden ispat edilemediği değerlendirilmiş, ayrıca bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde yapılan hesaplara göre tespit olunan miktara itibar edilerek, davacının asıl alacak, işlemiş faiz ve diğer kalemlere ilişkin fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir..\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin; 9.987,98 TL nakdi asıl alacak, 528,48 TL işlemiş faiz, 26,43 TL gider vergisi, 9,13 TL masraf olmak üzere toplam 10.552,02 TL alacak yönünden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla -takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar- 9.987,98 TL nakdi asıl alacağa %18 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan nakdi asıl alacak tutarı olan 9.987,98 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Takip talebinde fazladan talep olunan 482,21 TL asıl alacağa ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge olmaması karşısında alacağın kaynağının tespit edilemediği ispat edilmediğinin değerlendirildiğini, ayrıca bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde söz konusu miktara itibar edilerek, kısmen kabul kısmen ret kararı verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu  ve deliller toplanmadan karar verildiğini, dava dilekçesinin ekinde yer alan kat ihtarnamesinin öncelikle usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle ihtarnameyi tebellüğ eden kişinin kim olduğunun saptanması SGK ve ilgili kurumlara müzekkere yazılarak şahsın gelen tebligatları tebliğ etmeye yetkisi olup olmadığının araştırılması, ayrıca müvekkilinin banka hesap hareketlerinin celbinin gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari amaçla kullanılan kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, bankacılık hizmet sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, takip öncesinde gerçekleştirilen ihtarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, mahkeme tarafından tüm deliller toplanarak inceleme ve araştırma yapılıp yapılmadığı ile kararın usul ve yasaya   uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, Şirket Kredi Kartı Sözleşmesi, Ticari Artı Para Sözleşmesi, Çek Karnesi Sözleşmesi, Genel Kredi Sözleşmesinin 09.06.2016 tarihinde imzalandığı, davalının sözleşmeyi gerçek kişi olarak imzalamış olduğu, sözleşmede şirket adı veya şirketi temsilen sözleşmenin imzalanmış olduğuna dair herhangi bir beyanın veya şirket kaşesinin  yer almadığı, sözleşmenin 4.maddesinde, temerrüt hallerine yer verildiği, davacı banka tarafından davalı adına 01.07.2018 tarihinde ihtarname düzenlendiği, söz konusu ihtarnamede, kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden kredi kartı verildiği, toplam ana para 10.409,45 TL ile işlemiş faiz ile faizin BSMV'si toplam 10.446,92 TL borçlu olduğunun ihtar edildiği, ihtarnamenin dava dışı gerçek kişiye tebliğ edildiği, tebligatın kurye yolu ile gerçekleştirilmiş olduğu, davacı banka tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 10.09.2018 tarihinde 10.470,19 TL asıl alacak, 528,48 TL işlemiş faiz, 26,43 TL %5 BSMV ve 9,13 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.034,23 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı , davalı borçlunun icra takibine itiraz ettiği ,itirazında  borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirttiği, itiraz dilekçesinde; kat ihtarının tebliğine dair herhangi bir beyanda bulunmadığı, cevap dilekçesinde de kat ihtarnamesine yönelik herhangi bir beyan ve itirazda bulunmamış olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisine taraflarca deliller ibraz edildikten sonra görevsizlik kararı veren tüketici mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 02.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... numaralı Kredi Kartı borcunun 7,18 TL olduğu ve iş bu kredi kartı için hesaplama yapılmadığı,  davacı Bankanın ( 9.980,80 TL* 7,18 TL) toplam 9.987,98 TL olan asıl alacağı üzerinden; 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanununun faize ilişkin hükmüyle bağlantılı yapılan hesaplama kabul gördüğü takdirde, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar T.C, Merkez Bankasınca 3 er aylık dönemler halinde yayınlanmakta olan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla, belirlediği nispetlerde temerrüt faizi ve faizin gider vergisini isteyebileceği, TBK 88. ve 120. madde ve Yargıtay ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamanın kabul edilmesi halinde, (3095 sayılı   Yasa kapsamında değişen nispetlerde %18 temerrüt faizi ve %5 gider vergisini talep edebileceği belirtilmiştir. Tüketici mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece, görevsiz mahkemede ki yargılama aşamasında  alınan bilirkişi raporu kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 357/1.maddesinde; ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlenmiştir. Somut davada, davalı tarafça icra takip talebine karşı yapılan  itirazda ve cevap dilekçesinde, kat ihtarnamesinin tebliğinin usulsüzlüğüne dair herhangi bir savunmada bulunulmamıştır. Bu durumda, istinaf dilekçesinde ileri sürülen bu iddiaların ve savunmanın dinlenmesi mümkün olmamıştır. Görevsiz veya yetkisiz mahkemede yapılmış olan usul işlemlerinin tümünün geçersiz ve yok hükmünde olduğundan söz edilemez. Bununla birlikte, görevli mahkeme yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir.  Özellikle görevsiz ve yetkisiz mahkemedeki bilirkişi raporuna itiraz edilir ve görevli veya yetkili mahkemede bu raporu yetersiz bulursa yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir.  Görevsiz veya  yetkisiz mahkemede yaptırılan bilirkişi incelemesinin görevli veya yetkili mahkemede tekrarlanması için bir sebep yoksa, görevli veya yetkili mahkeme görevsiz ve yetkisiz mahkemedeki bilirkişi raporu ile yetinilebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ağustos 2017, sayfa 315). Somut olayda, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça somut gerekçeler içeren bir itiraz ileri sürülmemiştir.  Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçelidir. Bu nedenle, görevsizlik kararı veren mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 540,60 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 07.11.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0add8e09c29eab5a","SID":"e96ee8a39ae8fc1c"}}