{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/816 <br>KARAR NO: 2024/1224<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2020<br>NUMARASI: 2017/754 Esas, 2020/788 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile yaptıkları anlaşma gereğince işi yapıp teslim ettiğini, fatura kestiğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini, takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi, davacı ile yazılı sözleşme yaptıklarını ancak işi gereği gibi yerine getirmediğini ve süresinde tamamlanmadığını, eksik kalan işleri başka bir firmaya yaptırdığını, takibe konu faturanın yapılmamış işlere ilişkin olduğunu, geçici ve kesin kabulün yapılmadığını, davacının ayıplı ifası sebebiyle sözleşmenin sona erdirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacı yüklenicinin işi yaptığı ve iş bedeline hak kazandığı, usulünce ayıp ihbarının bulunulmadığı, işin teslim süresinin sözleşmede kararlaştırılmadığını,  davacının iş bedelini talep etmekte haklı olduğu, işin tesliminden sonra ortaya çıkan arızadan 7.500,00 TL nefaset kesintisi yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davalı tarafın üçüncü kişiye yaptırdığı işleri ispat edemediğini, kesin delil sunmadığını, mahkemenin alacağından bu miktarı mahsup etmesinin  hatalı olduğunu, ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinafında, mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğunu, davalı projeyi tamamlamak için sözleşmeyi feshettiğini ve işin başkasına tamamlatıldığını, davacının işi zamanında teslim etmediğini ve başka firmaya yaptırıldığını, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, işin tamamlanmadığını, işin bitiş süresinin 60 gün olarak belirlendiğini, 20.07.2011 tarihli mail ile fesih bildiriminin yapıldığını, mahkemenin buna göre karar vermesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.  Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Nakit bedel karşılığı düzenlenen eser sözleşmeleri taraflardan birinin karşı tarafa ulaşan ve kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanı ile feshedilebilir (veya dönülebilir).  Eser sözleşmeleri ani edimli olduğu için kural olarak geriye etkili olarak sona erer, yani sözleşme hiç yapılmamış gibi taraflar sözleşme tarihindeki durumuna geri dönerler. Bu durumda taraflar ifa yükümlülüğünden kurtuldukları gibi aldıklarını da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermeleri gerekir. Bunun için kusurlu olup olmadıklarının bir önemi yoktur. Ancak tarafların kusur incelemesini gerektirir tazminat (zarar) taleplerinin bulunması halinde sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin araştırılması gerekir. Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme bedel karşılığı düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup davalı iş sahibi tarafından tek taraflı olarak feshedilmiştir.Bu durumda mahkemece taraf taleplerinin feshedilmiş sözleşmeye bağlanan sonuçlara göre tasfiye kapsamında değerlendirilmesi gerekirken sözleşme ayaktaymış gibi  ifaya yönelik değerlendirme yapılarak ayıp nedeniyle nefaset kesintisi yapılmak sureti ile iş bedeline hükmedilmesi hatalı olmuştur. Sözleşmeden dönüldüğünden yüklenici sözleşmeyle kararlaştırılan iş bedelini talep edemez ise de geriye dönük sona eren sözleşme nedeniyle ancak yaptığı imalatın, yapıldığı tarihteki fiyatlarıyla belirlenmiş imalat bedelini isteyebilir. Davada açıkça iş bedeli talep edilmiş, mahkemece buna karar verilmiştir. Davacı yüklenici davasında imalat bedelini istemediğine göre  mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken  iş bedeline hükmedilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE; yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine  dair yeniden  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,3-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  2017/754 Esas, 2020/788 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4- Davanın REDDİNE,  <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 427,60- TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 678,89-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 251,29-TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 62,50-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,  3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f40eb65ef017daa","SID":"d1a2c4ba101b26d8"}}