{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1739 <br>KARAR NO: 2024/1504<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2024<br>NUMARASI: 2024/552 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi ;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket ile ... Güvenlik Koruma Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi (“... Güvenlik”) arasında 01.05.2017 başlangıç tarihli “Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi”  başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirket asıl işveren olarak, ... Güvenlik ise alt işveren olarak personellerine karşı yükümlülüklerinden müteselsilen sorumlu olduğunu, sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçi, davalılar ve müvekkil aleyhine takip başlatmış olup asıl borçlu olan davalılarca icra borcunun ödenmemesi üzerine müvekkil şirketçe icra dosyasına haciz tehdidi altında icra dosyası bakiyesi olan 65.169,93 TL ödenmek zorunda kalındığını, bu itibarla müvekkil şirketin icra dosyasına mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı 65.169,93 TL’nin rücuen tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosya ile ... Danışmanlık ve ... Güvenlik aleyhine icra takibi yapıldığını, ne var ki ... Danışmanlık tarafından müvekkilin alacağı sürüncemede bırakılmak kastı ile kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiş olup yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için ihtiyati haciz talepli itirazın iptali davası ikame edildiğini,  ... Güvenlik’in borca batık olduğu, mallarını kaçırdığı, bu itibarla kötü niyetli bir şekilde ... Danışmanlık’ın tüzel kişiliği ardına saklanarak ... Danışmanlık üzerinden ticari iş ve işlemlerini devam ettirdiği bilindiğinden, şimdilerde ise ... adı altında yeni bir yapılanma içinde olduklarından  ve müvekkili şirketin alacağı rehinle veya başkaca bir şekilde teminat altına alınmadığından ayrıca alacak, sözleşmeye, müvekkil şirketin usulüne uygun şekilde tuttuğu ticari defter ve belgelere, icra dosyasına yapılan ödeme dekontuna ve sair yazılı belgelere dayandığından, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle teminat aranmaksızın aksi halde mahkemenizce takdir edilecek uygun teminat karşılığında ... Danışmanlık’ın, takibe konu borcunu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, 30/09/2024 tarihli ara kararı ile; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği, şartları oluşmayan  ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir. Verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak  istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dava, davacı ile dava dışı ... Güvenlik şirketi arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, sözleşmenin tarafı olan ... Güvenlik şirketi ile davalı arasında organik bağ bulunduğu iddiasına dayalı rücuen tahsili  amacıyla  başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.  İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut  olayda, talebe konu alacak dava dışı  ... Güvenlik şirketi ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçiye ödenen işçi alacağı olup, söz konusu alacaktan dava dışı güvenlik şirketi ile birlikte aralarında organik bağ bulunan davalı şirkettin müteselsilen sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Tüzelkişilik perdesinin kaldırılması istemli olarak işbu dava, davalıya yöneltildiğine göre davalı ile sözleşmenin tarafı olan güvenlik şirketi arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, tüzelkişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması mümkün olup olmadığı, öte yandan dava dışı işçiye ödenen işçi alacaklarından hangi tarafın sorumlu olduğu, varsa alacak miktarının belirlenmesi  yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek mahiyette olup bu aşamada dosyaya sunulan belgeler alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre,  İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından  ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ile  427,60 TL istinaf karar harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1c7982e48147692","SID":"3722d6069fbcc334"}}