{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/673 Esas<br>KARAR NO: 2024/1818<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2020/60 E. - 2021/419 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;  \"...\" ibareli markaların müvekkiline ait tanınmış markalardan olduğunu, davalı yanın müvekkili olan firmaya ait ... asli unsurlu markalar ile iltibas yaratacak kullanımlar gerçekleştirdiğini, bu itibarla, davalının müvekkili olan firma aleyhine yaratmakta olduğu marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve bu sebeple uğranılan maddi zararların ve markaya ilişkin itibar kaybının tazmininin gerekmekte olduğunu, davalının bu fiilleri ile müvekkilinin uzun soluklu bir çaba, emek ve para harcayarak edindiği ününden, halk nezdindeki kalite ve güven algısından faydalanmak ve bunun üzerinden ticaret yapmak amacıyla gerçekleşmiş kötü niyetli bir kullanım olduğunu, bu bağlamda, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Sınai Mülkiyet Kanunu Md. 151/2' deki seçimlik haklardan (a) fıkrasının seçimi ile “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin belirlenerek şimdilik 1.000 TL maddi, 5000-TL  tazminata hükmedilmesine,  Davalı yan aleyhine manevi tazminata hükmedilmesini, Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve hükmün ilanına ve ihtiyadi tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.6.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 60.128.10 TL olarak talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı SMK 151/2-A maddesine göre 60.128 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın 20/10/2017 (ihtarın tebliğ tarihinden ) itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalıya ati kurum binası içerisinde davacı kuruma ait herhangi bir kitap, dergi gibi ... ait bir tabela bulunmadığını, ... Kursu 2016 tarihinde ... Kursları ile yapmış olduğu Franchısıng Sözleşmesinde 4 yıl süre ile Franchısıng verilmiş olup ... Öğretim Kursları tarafından tek taraflı olarak haksız fesih yapılmış olup bu minvalde ... Kurumuna herhangi bir ihtaname veya tebligat yapılmadığını, tek taraflı yapılan bu fesih sonrasında kurum tarafından sonu olmayan maddi ve manevi zararlar meydana gelmekle beraber mağdur durumda bırakıldığını, Yapılan tespit sonucunda delil elde edilemediğini, Davacı şirketin ne şekilde gelirden yoksun kaldığının anlaşılamadığını, Doğufinalist adı altında 15 yıl boyunca faaliyet gösterdiklerini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının, ''...'' ibareli markaların sahibi olduğu görülmüş olup, eldeki davada; davalı kullanımlarının markasına tecavüz oluşturduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacının eğitim öğretim hizmetleri sınıfında faaliyet gösterdiği ve davacı markasının tanınmış bir marka olduğu, davalıya ait işyerinde yapılan tespitlerde; binanın ana giriş kapısında “... ÖĞRETİM KURSU” ibareli tabela asılı olarak gözlemlendiği, binanın girişi kısmında bulunan yapılan incelemelerde, tanıtım masası üzerinde eğitim kurumunun reklamı amaçlı çeşitli broşürler olduğu ve üzerinde “...” ibaresi ve “...@hotmail.com” e-mail adresi bulunduğu, binanın giriş kısmında sağ tarafta bulunan idari odalarda '... ÖĞRETİM KURSU” ibareli broşürlere rastlanıldığı, başka bir idari odada yapılan incelemelerde duvarda asılı vaziyette çerçeve içerisine alınmış T. Komutanlığı tarafından ... Dershaneleri adına düzenlenen 2001 yılına ait bir teşekkür belgesi ve T.C. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nci Ordu Komutanlığı'nca ... Dersaneleri kurucusu ...'a ithafen teşekkür belgesi tespit edildiği,  davalı yanın davacının markasının tanınmış olduğu “eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde”“...” ve “...” asli unsurlu kullanımlar yaptığı, ilgili kullanımları gören ortalama tüketicinin davacı yana ait marka ile davalı yanın “...” ibaresini birebir olarak ihtiva eden kullanımlarını karıştırabileceği, bu kullanımların davalının davacının izni ile veya aldığı lisans ile faaliyette gösterdiği izlenimi uyandırabileceği, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait tanınmış markanın asli unsuru olan ... ibaresini aynen ihtiva ettiği, ilgili kullanımların davacı yana ait tanınmış markadan yararlanma sonucunu doğuracağı ve SMK'nın 7/2. ve 29.maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde; davacı şirketin 2016-2017 Eğitim ve Öğretim Dönemi için Franchise bedeli olarak davalı 15.606,01-TL tutarlı Faturayı düzenlediğinin  tespit edildiği, dava dosyasında Doğubeyazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi istinabe edilmek suretiyle rapor alındığı, rapor içeriğindeki broşürlerden davalının KPSS, DGS kursu, TYT-AYT Üniversiteye Hazırlık Kursu ve ile Temel Lise Eğitimi verdiğinin anlaşıldığı, emsal  olarak alınan taraflar arasındaki lisanslı kullanım yönünden yapılan sözleşmede, isim hakkı bedelinin bir kez ödeneceği, her yıl cironun sözleşme bedelinin  %3'ü bir bedel olarak kararlaştırıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunun 14. Sayfasında da bu hususun açıklandığı ve rapor ekinde 31/12/2016 tarihli davalı şirket tarafından düzenlenen %3 ciroya ilişkin tablodan o yıl için 7.803 TL royalty bedeli ödendiğinin anlaşıldığı, davalının sonraki yıllara ilişkin cirolarının değerlendirilmediği, bilirkişi tarafından Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) kapsamında davaya konu döneme ilişkin Eğitim ve Öğretim Franchise KDV dahil bedelleri de incelenerek hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelirin  60.128,10-TL olacağının  tespit edildiği, bu bedelin davacı yanca ıslah edildiğinin görüldüğü, davacının talebini, SMK'nun 151/2 maddesindeki seçimlik haklardan (a) fıkrasının seçimi ile ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir' üzerinden ileri sürdüğü, bu kapsamda, davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılacak araştırma sonucunda varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında sona eren sözleşmedeki isim hakkı bedeli üzerinden her yıl TEFE ve TÜFE ortalaması esas alınmak suretiyle bulunan miktarın tazminata esas alınmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince  esasa  münhasır  delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2020/60 E. 2021/419 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4b6e177f0a3c421","SID":"41717f3a34c29ee2"}}